(Ey insanoğlu!) Bilmez misin ki, şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O dilediği kimseyi (lütfuyla) bağışlar, dilediği kimseye de (adaletiyle muamele ederek, cezaya müstahak olduğu için) azap eder. Allah her şeye kâdirdir.
Mü’min ya da kâfir bir kul, henüz hayatta iken, yapmış olduğu itikâdî ya da amelî günahlarına kalben, samimi bir şekilde tövbe ederse, tövbe ettiği o günahları Allah Teâlâ tarafından bağışlanır.
Amelî günahlarına tövbe etmeden ölen mü’min bir kulun, âhiretteki durumu; Allah Teâlâ, âhirette o mü’min kula, ya lütfuyla muamele ederek amelî günahlarını bağışlar ya da o mü’min kula adaleti ile muamele ederek amelî günahlarının karşılığı olarak geçici bir süre cehennem azabına uğratır.
Küfrü mucip olmayan itikâdî günahlarına tövbe etmeden ölen mü’min bir kulun, (Ehl-i Bidatin) âhiretteki durumu; Küfrü mucip olmayan itikâdî günahları sebebiyle âhirette affa uğramaz, itikâdî günahlarının karşılığı olarak geçici bir süre cehennem azabı gördükten sonra cennete girecektir.
Kâfirlerin âhiretteki durumu; Kâfir olarak ölenler, âhirette affa uğramazlar. Yerleri ebedî cehennemdir.