(Ey îman edenler!) Size, leş,¹ kan,² domuz eti,³ Allah’tan başkası adına kesilen,⁴ (leş cinsinden olmak üzere) boğularak, dövülerek, yüksekten düşerek, boynuzlanarak, öldürülen, yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanıp⁵ da ölmeden yetişip kesemediğiniz ve dikili taşlar⁶ adına boğazlanan hayvanları (yemek) ve zar çekerek şâns aramanız,⁷ haram kılındı.⁸ İşte bütün bunlar, Allah’a itaatten uzaklaşmaktır. Artık bugün kâfirler, dininize karşı (koymaktan) ümitlerini kestiler. Öyleyse onlardan korkmayın, sadece Benden korkun. Bugün Ben, sizin dininizi en mükemmel haline erdirdim,⁹ böylece size olan nîmetimi tamamladım ve size (kıyamete kadar) din olarak da İslâm’ı kabul ettim.¹⁰ Kim aşırı açlık durumunda çaresiz olur da günâha istekle yönelmeden, bunlardan yemek zorunda kalırsa, elbette Allah çok bağışlayandır, pek esirgeyendir.
1 Meyte: Kendiliğinden ölen, usulüne uygun veya besmele çekilmeden kesilen hayvan demektir. Bu hayvanların etlerinin yenilmesi haramdır. Bazı müşrikler, kendiliğinden ölen hayvanı yerler ve; “kendi öldürdüğünüzü yiyorsunuz da Allah’ın öldürdüğünü niçin yemiyorsunuz?” derlerdi.2 Dem: Hayvanın damarlarındaki kanın, damardan çıktıktan sonra yenilmesi haram olduğu gibi leş de damarlarında kan kaldığı için haram olabilir. Müşrikler kanı bağırsaklara doldurup kızartır ve misafirlerine yedirirlerdi.3 Domuz eti, sadece Allah’ın haram kılması sebebiyle haramdır ve diğer sebepler ikinci plandadır.4 Kesilirken üstüne Allah’tan başkasının ismi anılan meselâ; “bismillâti ve’l-uzzâ” denilen -ki beraberinde bismillâh denilsin veya denilmesin- Allah’ın gayrısı namına kesildiği için haramdır. Hayvanı yaratan, insanın emrine amade kılan ve ona onu kesmek kudretini veren Allah olduğu halde o hayvanı Allah’tan başkasının namına kesmek büyük bir zulüm ve şirktir. Zamanımımızda türbe ve tekkeler namına kesilen hayvanlar da bu kabildendir. Böyle kesilen bir hayvan, hem manen hem de hukuken murdar ve haramdır.5 Sebu’; Sivri dişleri bulunan aslan, kaplan, kurt, köpek vesaire gibi adeten saldıran, kapan, katil her hangi bir yırtıcı hayvan demektir ki, pençesi bulunan yırtıcı kuşlar dahi ayni kategoriye dâhildir. Bunlara örfümüzde “canavar” denilir. Bu tür hayvanlar tarafından boğularak öldürülen hayvanların etleri de yenilmez. Zira bunlar kesilip kanları akıtılmamış olduğundan tamamen meyte’dirler ve haramdırlar.6 Nusub: Tapınmak veya kendisine kutsallık verilerek hürmet edilmek üzere kabul edilen ve kullanılan şekilli ve şekilsiz putlar veya putlaştırılan eşyalardır. Bu özellikleri taşıyan semboller, bayraklar, rozetler, haç Yahudi yıldızı ve şamdanı buna dâhildir. Bk. (Tevbe: 31) 7 Ezlâm: İranlıların ve Rumların kumar oynadıkları tavla zarları ile Arapların ok türünden olan zarları demektir. Câhiliyye Arapları, önemli bir işe kalkışacakları zaman torbaya koydukları üç zar ile kısmet çekerlerdi. Zarın birine “yap”, diğerine “yapma” diye yazarlar, birini de boş bırakırlardı. Torbadan çektiği zara göre hareket eder, boş zar çıkarsa, çekme işini tekrar yaparlardı.8 Bk. (Bakara: 173, En’am: 118, 119, 121, 145, Nahl: 115)9 Bu âyet, H.10. yılda Veda Haccında Arafat günü ikindiden sonra Efendimiz “Adbâ” adındaki devesinin üzerinde vakfede iken nâzil olmuştur. Bu günden sonra Peygamberimiz, seksen bir/seksen iki gün kadar yaşamış ve bu süre de kendilerine başka bir âyet indirilmemiştir. Kur’an’ın en son inen âyeti, bu âyettir. Bu âyet inince, sahabenin pek çoğunun rahatlamasına karşılık Hz. Ebû Bekir: “Bu âyet, Peygamberimizin vefatının yaklaştığına işarettir.” diyerek ağlamıştır. 10 Bu âyete göre kıyamete kadar Allah’ın kabul edeceği tek din, “İslâm Dinidir”. Diğer din denilen şeylerin, Allah katında, bir değeri yoktur. Bk. (Âlu İmrân: 19, 85)