close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle raculâni mine-lleżîne yeḣâfûne en’ama(A)llâhu ‘aleyhimâ-dḣulû ‘aleyhimu-lbâbe fe-iżâ deḣaltumûhu fe-innekum ġâlibûn(e)(c) ve’ala(A)llâhi fetevekkelû in kuntum mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İçlerinden, korkan ve Allah tarafından nimetlere mazhar olmuş bulunan iki kişi, kapıdan girip saldırın üstlerine demişti; oraya girerseniz şüphe yok ki üst olursunuz siz ve ancak Allah'a dayanın inanmışsanız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun üzerine) Bu korkaklar (ve kolaycı kaypaklar) arasında bulunup da, Allah’ın kendilerine nimet (fazilet ve gayret) verdiği iki kişi, (İsrailoğullarına dönüp şunları) söylemişti: "(Korkaklığa ve kahpelik yapmaya yönelmeyiniz, gevşeklik göstermeyiniz. Kutsal vatanınızı işgal eden zalim ve zorba topluluğun) Üzerine kapıdan (cepheden ve cesaretle hücum edip) giriniz. Böyle (bir gayret ve hareketle) girerseniz, şüphesiz siz galip geleceksiniz. Eğer (sahte değil samimi) mü’minlerseniz, sadece Allah’a tevekkül ediniz (şeytani kuşku ve kuruntularınızın peşinden gitmeyiniz!)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun üzerine, Allah'ın nimet verdiği ve Allah'tan korkan iki kişi: “Onların üzerine kapıdan girin” dediler. “Çünkü, unutmayın siz oraya girerseniz, mutlaka galip geleceksiniz ve eğer gerçek mü'minler iseniz, Allah'a güven duymalısınız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Korkanlar arasından, Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu iki cesur insan; “Kapılardan, şehrin giriş noktalarından ansızın onların üzerine varın. Eğer o taraftan varırsanız mutlaka galip geleceksiniz. Eğer gerçekten mü'minseniz Allah'a dayanıp, güvenin, gerisini ona havale edin." dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'tan korkanlardan, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: "Onların üzerine kapıdan girin. Oradan girerseniz siz üstün gelirsiniz. Eğer gerçekten iman etmiş iseniz Allah'a güvenin" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Korkanlar arasında olup da Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: 'Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, şüphesiz sizler galibsiniz. Eğer mü'minlerdenseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin.' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'dan korkanlardan, Allah'ın kendilerine ihsan ettiği iki adam şöyle dedi: “- Zâlimlerin şehrine ait kapıdan girin. Oraya girince muhakkak galibsiniz. Artık gerçek müminlerseniz Allah'a tevekkül edin.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın kendilerine nimet verdiği, (Allah’tan) korkanlardan iki adam dediler ki: “(Ey arkadaşlar!) Düşman üzerine kapıdan girin. Eğer girerseniz, muhakkak siz üstün gelirsiniz. Eğer inanmışsanız, yalnızca Allah’a tevekkül edin.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu iki kişi şöyle dedi: “Onların üzerine kapıdan giriniz; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz sadece Allah'a güveniniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Korkanların içlerinden sakınç olan ikisi, Allahın nimetine ermiş idiler, dediler ki: «Kapıdan bastırınız, hemencek girer iseniz, herhalde yenersiniz, eğer inanmışsanız, Allaha dayanınız»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bunun üzerine) Allah'ın nimetine mazhar olan ve sorumluluk bilinciyle yaşayanlardan iki kişi şöyle dedi: “Onların üzerine (yürüyün. Şehre) kapıdan girin! Oraya girerseniz muhakkak ki galip gelirsiniz! Ve eğer gerçekten inanıyorsanız Allah'a güvenmelisiniz!”
Âyette geçen “sorumluluk bilinciyle yaşayan iki kişi”nin 12. âyette geçen İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak üzere “Kenan topraklarına” gönderilen on iki istihbaratçı arasında bulunan Yeşu ile Kaleb olduğu söylenmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’dan korkan ve Allâh’ın in’âmına nâil olan iki kişi "Şehrin kapusına kadar gidiniz, oradan dâhil olur olmaz gâlib olursunuz eğer mü’min iseniz Allâh’a tevekkül idiniz" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Korkanlar arasında bulunan, Allah'ın nimete erdirdiği iki adam: "Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz şüphesiz galip gelirsiniz; eğer inanıyorsanız Allah'a güvenin" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Korkanların içinden Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: “Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü’minler iseniz, yalnızca Allah’a tevekkül edin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Korkanlar arasından Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu iki (yiğit) adam şöyle dedi: “Kapıdan üzerlerine hücum edin; oraya girdiğiniz an artık kesinlikle siz galipsiniz. Eğer müminler iseniz ancak Allah’a güvenin.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufda bulunduğu iki kişi şöyle dedi: Onların üzerine kapıdan girin; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz ancak Allah'a güvenin.  
 20-26. âyetler Hz. Musa zamanındaki İsrailoğulları ile ilgili bulunduğuna göre gerek onların «âlemlerde hiçbir kimseye verilmemiş nimetlere mazhar olmaları» ve gerekse «arz-ı mukaddes’in onlara vatan olarak yazılmış bulunması» da o zamana aittir. Yüzlerce âyet ve hadis Hâtemü’l-enbiyâ (s.a.) Efendimiz’in gelmiş geçmiş ve gelecek bütün insanlık için Allah’ın eşsiz bir nimeti ve lütfu olduğuna delâlet etmektedir. Arzın, belli bir toprak parçasının bir topluma vatan olarak yazılması da şartlıdır; o toplumun salâhına, Allah yolunda doğru dürüst yürümelerine bağlıdır. Yukarıda meâli geçen 13. âyet ve benzeri âyetlerin delâletinden anlaşılıyor ki, İsrailoğulları bu vasıflarını kaybetmişlerdir. Mukaddes topraklara kimin vâris olacağını ise Enbiyâ sûresinin 105. âyeti tayin etmektedir: Andolsun ki Tevrat’tan sonra Zebûr’da da: «Arza iyi, salih, (lâyık) kullarım elbette vâris olacaktır» diye yazdık.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Korku duyanların arasında, ALLAH'ın kendisine nimet verdiği iki kişi, "Üstlerine kapıdan yürüyün. Kapıdan girerseniz kesinlikle siz yeneceksiniz. İnanıyorsanız ALLAH'a güvenin," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'tan korkan ve Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle dedi: "Onların üzerlerine kapıdan girin. Oradan girerseniz muhakkak galip gelirsiniz. Eğer layıkıyla inanıyorsanız yalnız Allah'a dayanın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onların o, korktukları kimselerden Allahın ni'metini iymanına kavuşturduğu iki er çıktı dedi ki «üzerlerine hücum edin kapıyı tutun bir kerre ona girdiniz mi muhakkak galibsinizdir, haydin Allaha mütevekkil olun gerçekten mü'minlerseniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
İçlerinde, (Allah’tan) korkan ve Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu iki adam şöyle demişti: “Onların üzerine (şehrin) kapısından girin. Oraya bir girdiniz mi şüphesiz siz galip gelirsiniz. Eğer mü’minler iseniz, yalnızca Allah’a tevekkül edin.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: “Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül¹ edin.”.
1- Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Peygamberlerine muhaalefetden) korkmakda olan kimselerden Allahın, kendilerine (İslâm) ni'met (ini) ihsan etdiği iki er. «Onların üzerine (şehrin) kapı (sın) dan girin. (Bir kerre) ona girdiniz mi hiç şübhesiz ki siz gaalibsiniz. Artık ancak Allaha güvenib dayanın, (gerçekden) îman etmiş kimselerseniz» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah'dan) korkanlardan, Allah'ın kendilerine ni'met verdiği (emre uymayı nasîb ettiği) iki adam (Yûşa' ile Kâleb) şöyle dedi: “Onların üzerine (şehrin) kapı(sın)dan girin! İşte oraya bir girdiniz mi, artık şübhesiz siz galib kimselersinizdir; artık (gerçekten)mü'minler iseniz, o hâlde ancak Allah'a tevekkül edin!”(2)
(2)“Îman tevhîdi (Allah u Teâlâ’yı bir olarak kabûl etmeyi), tevhid teslîmi, teslim tevekkülü (Allah’a güvenerek işin sonunu O’na bırakmayı), tevekkül saâdet-i dâreyni iktizâ eder (iki cihan saâdetini gerektirir). Fakat yanlış anlama! Tevekkül, esbâbı (sebebleri) bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbâbı, dest-i kudretin (Allah u Teâlâ’nın kudretinin) perdesi bilip riâyet ederek esbâba teşebbüs ise, bir nevi‘ duâ-yı fiilî telakkī ederek, müsebbebâtı (sebeble meydana gelenleri) yalnız Cenâb-ı Hakk’tan istemek ve netîceleri ondan bilmek ve O’na minnetdâr olmaktan ibârettir.” (Sözler, 23. Söz, 104)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O zorba toplumdan) korkanlar arasından Allah’ın kendilerine (sağlam bir iman, cesaret ve irfan) nimetini verdiği iki adam (çıkıp) dediler ki: (Korkaklığa yönelmeyiniz, gevşeklik göstermeyiniz. Kutsal vatanınızı işgal eden zalim ve zorba topluluktan kurtarmak için) onların üzerine (azim ve cesaretle) kapıdan (cepheden ansızın) girin; böyle (hep birlikte aynı gayret ve hareketle) girdiğiniz zaman şüphesiz siz galip geleceksiniz. Eğer inanmış kimseler iseniz yalnız Allah’a güvenip dayanın.*
(*) Ayette geçen “sorumluluk bilinciyle yaşayan iki kişi”nin 12. ayette geçen İsrailoğulları’nın işgalinden önce, bilgi toplamak üzere Hz. Musa tarafından o zorba toplumun diyarı olan ‘’Eriha’’ya gönderilen on iki istihbaratçı arasında bulunan Yeşu ile Kaleb olduğu söylenmektedir. Aşağıdaki tefsir metinine bakılabilir. (Taberani Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Daha önce kendilerine nimet verdiklerimizden ve (Rablerinden) korkanlardan iki kişi onlara “ Şu kapıdan girip, onlara baskın yapın, Eğer oradan girerseniz onlara galip gelirsiniz. Eğer inanıyorsanız. Allah’a güvenip dayanın” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Korkanlar arasında Allah’ın iyilikte bulunduğu iki er dedi: "onların üzerine kapıdan yürüyün. Bir yol içeri girdiniz mi, ne de olsa onları yenmiş olursunuz. Eğer inanıyorsanız Allah’a dayanırsınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Korkan kimselerden olup Allah/ın in/am ettiği iki kişi [⁹] «onları ansızın kapıdan bastırın, kapıdan bastırınca mutlak galip olursunuz. Mü/min iseniz yalnız Allah/a mütevekkil olun» demişlerdi.
[9] Allah'tan korkup nimetine nail olanlardan veya korkanlardan iken Allah'ın nimetine nâil olanlardan iki kişi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın kendisine nimet verdiği ve (kendisinden) korkan iki adam¹³ dedi ki: “Onların üzerine kapıdan giriniz/saldırınız. Eğer oradan girerseniz, muhakkak siz galip gelirsiniz. Eğer mü’minler iseniz Allah’a güvenmelisiniz!”
13 Tefsirlerde, bu iki kişinin Yuşâ bin Nûn ile Kaleb bin Yafûne olduğu rivayet edilmektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Allah'tan) Korkanlardan olup da Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, “Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz şüphesiz galip gelirsiniz; eğer iman etmişseniz Allah'a güvenin” demişlerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine, Rablerinin azâbından korkan ve Allah’ın iman ve ilim nîmeti bahşettiği iki adam, Müslümanca ileri atılıp dediler ki:“Arkadaşlar! İnkârcılar, ekonomik ve sosyal açıdan, silah ve sayı bakımından bizden güçlü görünseler de, unutmayın, Allah bizimle beraberdir. O hâlde, düşman üzerine yürüyün. Şehre kapıdan girin. Kapıyı tutun ve üzerlerine hücum edin, saldırın. Size düşen görev bu kadar. Bunu yaptınız, kapıdan girdiniz mi korkmayın. Artık kesinlikle siz galipsiniz. Eğer gerçekten inanmış iseniz, haydi, yalnızca Allah’ı vekil kabul edin ve sadece ona güvenin, sözlerini dinleyin, dediğini yapın!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın nimetlendirdiği, korkanlardan iki adam: “Üzerilerine Kapı’dan girin! Oraya girdiğiniz zaman siz, galip geleceksiniz. Mümin iseniz, sadece Allah’a tevekkül edin!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tam bu sırada korkaklar arasından Allah'ın bilgi yüklediği iki adam ileri atılıp: " şehre şu kapıdan yüklenin, buradan girdiniz mi artık galipsiniz demektir, eğer inanıyorsanız artık gerisini Allah'a havale edin " müdahalesinde bulundu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Böylece korktuklarını ortaya çıkardılar. Bunun üzere onlara elçi olarak gönderdiğimiz iki adamdan biri olan Musa şöyle demişti; "Onların üzerine kapıdan girin! Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer Müminler iseniz sadece Allah’a güvenin!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah’tan) korkanlar içinden Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu iki adam şöyle demişti: “Onların üzerine (yanlarına) kapıdan girin! Oraya girdiğinizde (artık) şüphesiz ki siz galip gelirsiniz. Müminlerseniz yalnızca Allah’a güvenin!”
Mehmet Türk
swap_vert close
(O zorba toplumdan) korkanlar arasından Allah’ın kendilerine nîmet verdiği iki adam:¹ “Onların üzerlerine kapıdan girin. Eğer oradan girerseniz, kesinlikle galip gelirsiniz. Eğer gerçekten inanıyorsanız, sadece Allah’a güvenin.” dediler.
1 Bu olayla ilgili rivâyetler Kitab-ı Mukaddes olduğu iddiâ edilen kitaba dayandığı için, hikâye edilmeğe değer görülmemiş ve bu rivâyetlere itibar edilmemiştir. Bk. (Mâide: 12)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bunun üzerine] Allah’ın nimetine mazhar olan ve [O’ndan] korkanlar arasından iki kişi: “Onların üzerine kapıdan gidin!” ³⁴ dediler, “Çünkü, unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz! Ve eğer [gerçek] müminler iseniz Allah’a güven duymalısınız!”
34 Yani, cepheden saldırarak. Kitâb-ı Mukaddes’e göre (Sayılar xiv, 6-9, 24, 30, 38) Allah’tan korkan iki kişi, Kenan’ı araştırmak için gönderilen ve dehşete düşmüş İsrailoğulları’nı yalnızca Allah’a güvenmeleri için ikna etmeye çalışan oniki casus arasında bulunan Yeşu ile Kaleb idi. Kur’an’da bu kadar sık yer almakla bu İsrailoğulları kıssası, gerçek, samimi iman ile dünyevî bencillik arasındaki farklılığı göstermeye hizmet eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Düşmandan korkan kişiler arasında bulunan, Allah’a iman eden cesaretli iki adam: “Üstlerine ön kapıdan saldırıp şehrin ana kapısını tutun, zira oradan girerseniz, muhakkak galip gelirsiniz. Eğer, müminler iseniz Allah’a güvenin.” demişlerdi. 3/160
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’ın lutfuna mazhar olan ve O’ndan korkanlar arasından iki kişi, “Onların üzerine (mertçe) kapıdan gidin!” dediler; “zira unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz. Eğer gerçek mü’minlerseniz, artık yalnızca Allah’a dayanmak zorundasınız.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Rablerinin azabından) Sakınan, Allah’ın nimetine erdiği iki kişi ise "Onların üzerlerine şehrin kapısından girerek saldırın! (Sahraya kaçmalarına engel olun) Eğer siz o kapıdan girerseniz muhakkak siz galip geleceksiniz, (Ey İsrailoğulları) Siz mümin kimseler iseniz, (onlardan korkmayınız) sadece Allah'a güvenip dayanınız" dediler, (onları uyardılar, fakat onlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Korkanların içinden Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü’minler iseniz, yalnızca Allah’a tevekkül edin. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kendilerine Allah Teâlâ'nın in'amda bulunmuş olduğu korkanlardan iki er dedi ki: «Onların üzerlerine kapıdan giriveriniz, siz ona girdiğiniz zaman şüphe yok ki, galiplersiniz. Artık siz mü'min kimseler iseniz Allah Teâlâ'ya tevekkül ediniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın buyruğuna uymamaktan korkan ve Allah'ın kendilerine iman ve yakin nimeti ihsan ettiği iki yiğit çıkıp dediler ki: “Üzerlerine hücum edin, kapıyı tutun. Kapıyı tutup da dışarıda savaş meydanına çıkmalarını önlediniz mi muhakkak siz galipsinizdir. İmanınızda samimî iseniz yalnız Allah'a dayanın. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah'tan) korkanlardan Allah'ın ni'met verdiği iki adam dedi ki; "Onların üzerine kapıdan girin, eğer kapıdan girerseniz, muhakkak ki siz galib gelirsiniz. Haydi eğer inanıyorsanız Allah'a dayanın!"
Tefsîrler bu iki zâtın Nûn oğlu Yeşû' ile Yefunne oğlu Kaleb olduğunu yazar. Kitapı Mukaddes'in Sayılar, 14/6-10 ncu âyetlerinde şöyle deniliyor: " Ve memleketi çaşıtlamış olanlardan Nun oğlu Yeşû' ve Yefunne oğlu Kaleb, esvaplarını yırttılar; ve bütün İsrâîl Oğulları cemâatine söyleyip dediler: Çaşıtlamak için içinden geçtiğimiz memleket, çok çok iyi bir memlekettir. Eğer Rab sizden razı olursa o zaman bizi o diyara götürecek ve onu bize verecektir. Siz memleketin kavminden korkmayın...Ve Rab bizimledir, onlardan korkmayın."  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'dan korkanlardan ve kendilerine Allâh'ın in'âm iylediklerinden iki kişi: [²] "O kavm-i cabbâr üzerine şehrin kapusından giriniz. Girer iseniz muhakkak gâlib olursunuz. Eğer Allâh Te'âlâ'nın va'd iylediği nusrete mü'minlerden iseniz Allâh'a tevekkül idiniz" didiler.
[2] Keşif içün gönderilen oniki kişiden ikisi ki Yuşa' bin Nûn ve kâlib bin Yuknâ.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O korkanlardan Allah’ın nimet verdiği iki kişi dedi ki “Onlara şu kapıdan hücum edin; oradan girerseniz galip gelirsiniz. Eğer inanıp güveniyorsanız yanlız Allah’a dayanın.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Korkanlar arasında bulunan Allah'ın nimete erdirdiği iki adam:-Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz, muhakkak galip gelirsiniz. Eğer, mümin iseniz Allah'a güvenin, demişlerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'tan korkanlardan, Onun nimetine ermiş iki adam dedi ki: “Onların üzerine kapıdan girin. Siz oraya girdiniz mi onları yenmişsiniz demektir. Mü'min iseniz yalnız Allah'a tevekkül edin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçine ürperti düşenlerden, Allah'ın nimet verdiği iki adam dedi ki: "Onların içine kapıdan girin. Oraya girdiğinizde galip geleceksiniz. Eğer inananlar iseniz yalnız Allah'a güvenin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti iki er ya'nį mūsā’ daħı ķālib, anlardan kim ķorķarlar kim eylük eyledi Tañrı ol iki üzere “girüñ anlaruñ üzere ķapuya pes ķaçan kim giresiz aña bayıķ siz yinicilersiz. daħı Tañrı üzere tevekkül eyleñ, eger olasız mü’minler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi iki kişi anlardan kim ḳorḳarlar Tañrıdan, ni‘metler virmişdür TañrıTa‘ālā ikisine: Girüñüz anlar üstine ḳapudan, pes ḳaçan andan girseñüz siz ġālib olursız, daḫı Tañrı Ta‘ālāya ṣıġınuñuz eger siz mü’minler‐iseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allahdan) qorxanlardan Allahın ne’mət verdiyi iki nəfər dedi: “Onların üstünə (qəflətən) qapıdan (yaşadıqları şəhərin qapısından) girin. Əgər (qapıdan) girsəniz, onlara mütləq qələbə çalarsanız. Əgər mö’minsinizsə, Allaha təvəkkül edin!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then outspake two of those who feared (their Lord, men) unto whom Allah had been gracious: Enter in upon them by the gate, for if ye enter by it, lo! ye will be victorious. So put your trust (in Allah) if ye are indeed believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(But) among (their) Allah.fearing men were two on whom Allah had bestowed His grace:(726) They said: "Assault them at the (proper) Gate: when once ye are in, victory will be yours; But on Allah put your trust if ye have faith."
726 Among those who returned after spying out the land were two men who had faith and courage. They were Joshua and Caleb. Joshua afterwards succeeded Moses in the leadership after 40 years. These two men pleaded for an immediate entry through the proper Gate, which I understand to mean, "after taking all due precautions and making all due preparations". Cf. 2:189 and n. 203. But of course, they said, they must put their trust in Allah for victory.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
رَجُلَانِ
iki adam
مِنَ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
يَخَافُونَ
korkuyorlar
اَنْعَمَ
nimet verdi
اللّٰهُ
Allah
عَلَيْهِمَا
ikisine
ادْخُلُوا
girin
عَلَيْهِمُ
onların üzerine
الْبَابَۚ
kapıdan
فَاِذَا
ne za-man ki
دَخَلْتُمُوهُ
oraya girdiniz
فَاِنَّكُمْ
artık şüp- hesiz siz
غَالِبُونَ
galip kimselersiniz
وَعَلَى اللّٰهِ
ve Allah'a
فَتَوَكَّلُٓوا
o hâlde tevek- kül edin
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
مُؤْمِن۪ينَ
mü'minler
(Onların içinden Allah'tan) Korkanlardan, Allah'ın kendilerine (ilim ve iman) nimet(ini) verdiği iki kişi ise şöyle dedi: "Onların üzerine (şehrin) kapı(sın)dan girin, oraya bir girdiniz mi artık siz galip kimselersiniz (demektir). Eğer mü'min iseniz ancak Allah'a (güvenip) tevekkül edin!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَجُل
İsim
ر ج ل
Erkek, adam
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
اَنْعَمَ
Fiil-IV
ن ع م
Nimet verdi, nimet bahşetti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَاب
İsim
ب و ب
Kapı
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
غَالِب
Etken fiil
غ ل ب
Ğâlib (Allah'ın ismi, esmasıdır), galip gelen, galip olan
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
تَوَكَّلَ
Fiil-V
و ك ل
Tevekkül etti
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan