close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż kâle mûsâ likavmihi yâkavmi-żkurû ni’meta(A)llâhi ‘aleykum iż ce’ale fîkum enbiyâe vece’alekum mulûken veâtâkum mâ lem yu/ti ehaden mine-l’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hatırla o zamanı ki Musa, kavmine, ey kavim demişti, anın Allah'ın size verdiği nimeti ki içinizden peygamberler gönderdi ve padişahlar çıkardı ve size, alemlerde, hiçbir kimseye vermediğini verdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani o vakit Musa kavmine (şöyle) demişti: "Ey kavmim, Allah’ın üzerinizdeki nimetini anın; (ki) içinizden peygamberler çıkardığı, sizden (bazılarını topluma) yöneticiler kıldığı ve âlemlerden hiç kimseye vermediğini size verip (çeşitli imkânlar sağladığı zamandaki durumunuzu hatırlayıverin)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir zamanlar Musa halkına: “Ey halkım” demişti. “Allah'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayın ki O, aranızda peygamberler çıkarmış ve sizi Firavun'un zulmünden kurtarıp kendi işlerine hakim olan, egemenlik sahibi yapmış ve dünyada kimseye vermediğini size vermişti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani Mûsâ kavmine: "Ey kavmim, Allah'ın üzerinizdeki nimetini, size tevdi ettiği ilâhî değerleri, şeriatı koruyup kollayarak zâyi etmeyin, şükredin. Allah içinizde peygamberler görevlendirdi. Sizi hürriyetlerinize kavuşturup, kendinize, dininize, işlerinize, ailelerinize, toplumunuza sahip çıkabilecek hale getirerek, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî haklarını kullanabilen özgür insanlar, aileleriniz içinde otoriteler seviyesine yükseltti; aranızdan bir kısım melikler de çıkardı. Milletlerden hiçbirine verilmeyen nimetleri, imkânları size ihsan etti." demişti.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/47, 122, 143; 3/110; 45/16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Musa milletine şöyle demişti: "Ey milletim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Aranızdan peygamberler çıkardı ve sizi krallar yaptı. Alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani, Musa kavmine (şöyle) demişti: 'Ey kavmim, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın; içinizden peygamberler çıkardı, sizi yöneticiler kıldı ve alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir vakit Mûsâ, kavmine şöyle demişti: “- Ey kavmim, Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Zira içinizden size peygamberler gönderdi ve sizi hükümdarlar yaptı, âlemlerden hiç birine vermediği şeyi size verdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hatırlayın ki, Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Çünkü sizden peygamberler kıldı ve sizi hükümdar yaptı. Ve insanlardan hiç kimseye vermediği şeyleri size verdi.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bir zamanlar Mûsâ, kavmine, “Ey kavmim!” demişti, “Allah'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayınız; zira O, içinizden peygamber çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Dünyada başka hiç kimseye vermediğini size verdi.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ne zaman Musa, ulusuna demişti ki: «Ey ulusum! Allahın size olan nimetini anınız, o sizlerden peygamberler, padişahlar yarattı, âlemlerden hiç kimseye vermediği bir şeyi, o size vermiştir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir zamanlar Musa, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah'ın size geçmişte lütfettiği nimetini hatırlayın! Zira O, içinizden nebîler çıkarmış, sizi (özellikle Yusuf nebi zamanında) yöneticiler ve hükümdarlar yapmış ve dünyada başka hiçbir topluma vermediği nimetleri size vermişti.”
Kur’an bu âyetle, 12 ve 13. âyetlerde işaret edilen, kesin taahhütlerini bozan ve Allah’a olan inançlarından rücu eden İsrailoğulları kıssasına yeniden dönüyor. İsrailoğullarına, kendi içlerinden peygamber çıkardığını, bu peygamber aracılığı ile onları Firavun’un zulmünden kurtardığını, onlara hâkimiyet ve özgürlük verdiğini, bulutları üzerlerine gölge yaparak kendilerine kudret helvası ve bıldırcın nimeti lütfettiğini, taşlardan her kabile için su fışkırttığını, Hz. Yusuf zamanında hükümdarlık ihsan ettiğini hatırlatıyor. Bir sonraki âyetteki “Allah’ın size vaat ettiği kutsal topraklara girin” ifadesi bu âyetle doğrudan bağlantılıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
20, 21, 22. Mûsâ kavmine "Ey kavmim Allâh’ın size olan ni’metlerini tahattur idiniz sizin içinizden enbiyâ zuhûr itdi. Allâh size büyük ni’metler virdi size itdiği lütufları kimseye yapmadı. Ey kavmim size Allâh’ın ta’yîn itdiği arz-ı mukaddese dâhil olunuz geriye dönmeyiniz. Sizi felâket istikbâl ider." didiği vakit "Yâ Mûsâ orada bir kavm-i cabbâr oturuyor. Ânlar orada bulundukca biz girmeyiz ânlar çıkarlar ise biz dâhil oluruz" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa, milletine: "Ey milletim! Allah'ın size olan nimetini anın: içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdar yapmıştır, dünyalarda kimseye vermediğini size vermiştir".
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani Mûsâ, kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Allah’ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı[147] ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti.”
Âyetin bu kısmı, “Sizi kendi kendinizin efendisi kılmıştı” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir zamanlar Mûsâ kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size lütfettiği nimeti hatırlayın. Zira O, içinizden peygamberler çıkardı, sizi hükümdarlar yaptı ve âlemlerde hiç kimseye vermediğini size verdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir zamanlar Musa, kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın; zira O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa, halkına şöyle demişti: "Ey halkım, ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: aranızdan peygamberler çıkardı, sizi özgür kimseler kıldı ve toplumların hiçbirine vermediğini size verdi."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. O, içinizden peygamberler çıkardı. Sizi hükümdarlar yaptı. Ve âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir vakit de Musâ kavmine şöyle demişti: Ey kavmim, Allahın size olan ni'metini düşünün, zira içinizde Peygamberler vücude getirdi ve sizi mülûk yaptı, ve size âlemînden hiç birine vermediği şeyi verdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bir zamanlar Mûsâ, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim, Allah’ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın, zira O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı (içinizden melikler çıkardı). Âlemlerde (kendi yaşadığınız dönemde) hiçbir kimseye vermediği (nimetleri) ni size verdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani Musa, kavmine: “Ey kavmim! Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Hani O, içinizden nebiler seçti; sizi melikler¹ yaptı ve âlemlerden hiç kimseye vermediği birçok şeyi size verdi.” dedi.
1- Güç sahibi. Özgür olma.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir zaman Musa, kavmine (şöyle) demişdi: «Ey kavmim, Allahın, sizin üzerinizdeki ni'metini düşünün ki içinizden peygamberler gönderdi, sizi hükümdarlar yapdı, size kâinâtdan hiç birine vermediğini verdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir zaman da Mûsâ, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah'ın üzerinize olan ni'metini hatırlayın! Hani içinizde peygamberler kıldı ve sizi hükümdarlar yaptı. Hem âlemlerden hiçbirine vermediğini size verdi.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bir zaman Musa, halkına şöyle demişti: “Ey halkım! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: ki O, içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi (Firavun’un zulmünden kurtarıp Mısır’da) idareciler yapmıştır. Ayrıca (çağdaşlarınız arasında) âlemlerden hiç kimseye vermediğini size vermiştir.*
(*) Kur’an bu âyetle, 12 ve 13. âyetlerde işaret edilen, kesin taahhütlerini bozan ve Allah’a olan inançlarından rücu eden İsrailoğulları kıssasına yeniden dönüyor. İsrailoğullarına, kendi içlerinden peygamber çıkardığını, bu peygamber aracılığı ile onları Firavun’un zulmünden kurtardığını, onlara hâkimiyet ve özgürlük vs. verdiğini hatırlatıyor. (C. Külünkoğlu Meali 20. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa kavmine şöyle demişti “Ey kavmim! Allah’ın üzerinize olan nimetlerini hatırlayın. İçinizden peygamberler seçip göndermiş ve yine içinizden lütfuyla hükümdarlar çıkarmış ve şimdiye kadar âlemlerde hiçbir kimseye vermediği zenginlikleri size vermişti.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir gün Musa ulusuna şunları demişti: "Ey benim ulusum! Allah’ın size karşı olan bunca iyiliğini bir düşünün: içinizden peygamberler gönderdi, içinizden hakanlar yetiştirdi, kimseciklere vermediklerini size verdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani Musa kavmine demişti: «Ey kavmim! Allah/ın hakkınızdaki nimetini yâdedin, o vakit ki içinizden birtakım peygamberler gönderdi, sizlerden padişah kıldı [⁶], zamanınızdaki mahlûkattan bir ferde verilmeyen büyük mucizeleri size verdi».
[6] Veya hadem ve haşem sahibi kıldı, esaretten kurtarıp hür kıldı veya sizlerden bir çok padişah yaptı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani Musa kavmine demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size olan nimetini hatırlayınız. Çünkü O, aranızda peygamberler var etti ve sizi hükümdarlar/krallar yaptı ve âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani Musa, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah'ın size olan nimetini anın: içinizden peygamberler çıkarmış, sizi hükümdarlar yapmış ve âlemlerde kimseye vermediğini size vermişti.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani bir zamanlar Mûsâ, halkına demişti ki:“Ey halkım! Allah’ın size geçmişte lutfedip bahşettiği nîmetleri bir düşünün; hani aranızdan Peygamberler çıkarmış, sizi özellikle Yûsuf Peygamber zamanında yöneticiler, hükümdarlar yapmış ve dünyada başka hiç kimseye vermediği nîmetleri size vermişti. İşte, bugün yine bu nîmetlere sahip olabilirsiniz.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, kavmine Musa dedi ki: “Ey kavmim! Allah’ın size nimetini hatırlayın / anın! İçinizden nebiyyler çıkardı, sizi melikler / krallar / yöneticiler yaptı. Size Âlemler’den hiçbirine vermediği şeyleri verdi”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir gün Musa kendi halkına şöyle seslendi: " sevgili milletim! Allah'ın size yaptığı iyilikleri düşünün: hani içinizden nebiler krallar çıkarmak suretiyle, dünyada kimselere yapmadığı iyiliği sadece size yapmıştı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani Mûsâ kavmine demişti ki; "Ey kavmim! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani içinizden Nebiler çıkarmıştı! Sizi yeryüzüne hükümdarlar kılmıştı! Diğer toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani Musa, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın! Zira O, içinizden peygamberler görevlendirmiş ve sizi hükümdarlar kılmıştı. Âlemlerden (insanlardan) hiç kimseye vermediğini size vermişti. [*]
Burada Hz. Musa’nın İsrailoğulları’na seslenişine yer verilmekte, onlara yönelik çeşitli nimetleri hatırlattığı bildirilmektedir. Bu çerçevede içlerinden pek çok peygamber belirlediğini, köle gibi yaşadıkları topraklarda onları esaretten kurtarıp orada yöneticiler kıldığını, dahası başka insanlara verilmeyen daha nice nimetleri onlara verdiğini ifade etmektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2/40, 47, 49, 50, 56, 58, 60, 61; A’râf 7:129, 137138, 141, 160, 161; İsrâ’ 17/104; Kasas 28:5-6; Secde 32:24; Dühân 44/30-32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa, toplumuna: “Ey kavmim! Allah’ın Size içinizden Peygamberler çıkarma, sizleri hükümdarlar¹ yapma ve dünyada hiç kimseye vermediğini size verme nîmetini hatırlayın.” dedi.
1 Bu ifâdeden her ne kadar Hz. Davud ve Süleyman (a.s)’ın Peygamberliği ve saltanatı anlaşılırsa da “kılmak” fiili Peygamberlik ve saltanat için ayrı ayrı kullanılmaktadır. Bu sebeple saltanatı; “Mısır’daki kölelikten kurtulup hürriyetlerine kavuşarak, kendi başlarına bir devlet olmaları” şeklinde anlamak da mümkündür. Hattâ böyle anlamak daha doğrudur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BİR ZAMAN Musa, halkına ³¹: “Ey halkım!” demişti, “Allah’ın size bahşettiği nimetleri hatırlayın ki O, aranızdan peygamberler çıkarmış, sizi kendi-kendinizin efendisi yapmış ³² ve dünyada başka hiç kimseye göstermediği [lütfu]nu size göstermişti.
31 Kur’an, bu sözler ile 12 ve 13. ayetlerde işaret edilen İsrailoğulları kıssasına yeniden dönmektedir -yani, onların “kesin taahhütlerini bozmuş” olduklarını ve Allah’a inançlarından geri döndüklerini anlatan kıssaya. Daha sonra gelen kıssa, ayrıca, önceki ayet ile doğrudan bağlantılıdır, çünkü Hz. Musa burada İsrailoğulları’na “bir müjdeci ve uyarıcı” olarak seslenmektedir.32 Lafzen, “sizi melikler yapmış”. Müfessirlerin çoğunluğuna göre (mesela, Taberî, Zemahşerî, Râzî), İsrailoğulları’nın “efendiliği/melikliği”, onların Mısır’daki köleliklerinden sonraki özgürlüklerine ve bağımsızlıklarına mecazî bir işarettir ve “melik/efendi” terimi burada “kendi işlerine hakim olan” ve bu nedenle seçtiği herhangi bir hayat tarzını serbestçe uygulayabilen “özgür kişi”yi ifade eder (Menâr VI, 323 vd.).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani Musa kavmine demişti ki: “Ey kavmim, Allah’ın size lütfettiği onca nimetini hatırlayın, hani içinizden nebiler çıkarmış ve sizi hükümdarlar yapmış, ve toplumlardan kimseye vermediği nimeti size vermişti.” 2/49, 28/4, 14/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BİR zamanlar Musa halkına, “Ey Halkım! Allah’ın size lutfettiği nimeti hatırlayın ki, O aranızdan nebiler çıkarmış, sizi kendi kendinizin efendisi kılmış[⁹¹¹] ve başka hiçbir topluma vermediğini size vermişti.
[911] Yani: “sizi özgürleştirip âlemin kralı yaptı”. Süddi’nin tercihine uygun olarak (Nkl: Râzî). Eski Ahid’deki benzer ibare için bk: Sayılar 13.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir zamanlar, Musa kavmine: "Ey kavmim, Allah’ın size olan nimetini hatırlayın ki O, içinizden peygamberler çıkardı, size saltanatlar ihsan etti, diğer milletlere vermediği üstünlüğü size verdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Mûsâ, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, Allâh’ın size olan ni’metini hatırlayın; zira (O), aranızda Enbiyalar var etti, sizi melikler yaptı ve size Dünyâ’da hiç kimseye vermediğini verdi. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir vakit de Mûsa kavmine dedi ki: «Ey kavmim! Allah Teâlâ'nın üzerinize olan nîmetini yâdediniz ki, içinizde peygamberler vücuda getirdi ve sizleri hükümdarlar kıldı ve âlemlerden hiçbir ferde vermediğini sizlere verdi.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir vakit de Mûsâ kavmine şöyle demişti. “Ey kavmim! Allah'ın size lütfettiği nimetlerini bir düşünün; zira o içinizden peygamberler çıkarttı, sizi hür insanlar yaptı ve devrinizde hiç kimseye vermediğini size verdi. ” [2, 47-122; 45, 16; 2, 143; 3, 110] {KM, Sayılar 13, 17; 14, 38}
İsrail oğulları Hz. Mûsâ’dan önce de, mesela Hz. Yusuf döneminde ve ondan sonra Mısır’da büyük bir güce sahip olmuşlardı. Uzun süre medenî dünyanın en üstün gücü kalıp paraları Mısır’da olduğu gibi, çevresinde de geçerli olmuştu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın; zira (O), aranızda peygamberler var etti, sizi krallar yaptı ve size dünyalarda hiç kimseye vermediğini verdi."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zikr idin şu vakti ki Mûsâ kavmine "Ey Kavmim, Cenâb-ı Hakk'ın, içinizden peygamberler ve pâdişâhlar kılması ve size 'âlemlerden kimseye virilmeyen şeyleri virmesi ile üzerinize olan ni'metlerini tahattur idiniz."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün Musa halkına dedi ki “Ey halkım, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. İçinizden nebîler çıkardı ve sizi melikler (önderler) yaptı. Bu alemde[*] kimseye vermediğini size verdi.
[*] Çağdaşlarınız arasında  
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa kavmine:- Ey kavmim, Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın, içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdarlar yapmıştır. Alemde kimseye vermediğini size vermiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani, Musa kavmine, “Ey kavmim,” demişti. “Aranızdan peygamberler göndermekle, sizi hükümran kılmakla ve dünyada kimseye vermediğini size vermekle Allah'ın size lütfettiği nimeti hatırlayın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mûsa, kavmine şöyle demişti: "Ey toplumum! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. İçinizde peygamberler vücuda getirdi, sizi krallar yaptı, âlemlerden hiç kimseye vermediklerini size verdi."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim eyitti mūsā ķavmına “iy ķavmum! anuñ Tañrı ni'met in üzerüñüze ol vaķt kim ķıldı sizüñ içünüzde peyġamber daħı ķıldı sizi pādişāhlar; [55a] daħı virdi size anı kim virmedi kimseye 'ālemlerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyle ol vaḳtı ki eyitdi Mūsā ḳavmine: İy ḳavm, ẕikr eyleñüzTañrınuñ ni‘metlerini sizüñ üstüñüze ki sizden nebīler yaratdı, daḫı sizdenmelikler yaratdı. Daḫı virdi size ol nesneyi kim kimseye virmedi ‘ālemler‐den.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bir zaman Musa öz camaatına belə demişdi: “Ey camaatım, Allahın sizə olan ne’mətini xatırlayın ki, sizdən peyğəmbərlər göndərdi, padşahlar tə’yin etdi və aləmlərdən (bəşər övladından) heç birinə vermədiyini sizə verdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (remember) when Moses said unto his people: O my people ! Remember Allah's favour unto you, how He placed among you Prophets, and He made you Kings, and gave you that (which) He gave not to any (other) of (His) creatures.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Remember Moses said to his people: "O my people! Call in remembrance the favour of Allah unto you, when He produced prophets among you,(721) made you kings,(722) and gave you what He had not given to any other among the peoples.(723)
721 There was a long line of patriarchs and prophets before Moses, e.g., Abraham, Isaac, Isma'i1, Jacob, etc. 722 From the slavery of Egypt the Children of Israel were made free and independent, and thus each man became as it were a king, if only he had obeyed Allah and followed the lead of Moses. 723 Cf. Exod. 19:5: "Now, therefore, if ye will obey my voice indeed, and keep my covenant, then ye shall be a peculiar treasure unto me above all people." Israel was chosen to be the vehicle of Allah's message, the highest honour which any nation can receive.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve bir zaman
قَالَ
demişti
مُوسٰى
Mûsâ
لِقَوْمِه۪
kavmine
يَا
ey
قَوْمِ
kavmim
اذْكُرُوا
hatırlayın
نِعْمَةَ
nimetini
اللّٰهِ
Allah'ın
عَلَيْكُمْ
üzerinizdeki
اِذْ
o za- man ki
جَعَلَ
kıldı
ف۪يكُمْ
içinizde
اَنْبِيَٓاءَ
nebîler
وَجَعَلَكُمْ
ve sizi kıldı
مُلُوكاًۗق
efendiler
وَاٰتٰيكُمْ
ve size
verdi
مَا
o şey- leri ki
لَمْ يُؤْتِ
vermedi
اَحَداً
hiçbirine
مِنَ الْعَالَم۪ينَ
âlemlerden
Hani bir zamanlar Mûsâ, kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'ın üzerinizdeki (iman) nimetini hatırlayın! Zira O, içinizde nebîler var etti, sizi (kendi kendinizin) efendileri kıldı ve (bu zamanda vahyi taşıma şerefini size bahşederek) âlemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi."
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مَلِك
İsim
م ل ك
Melik (Allah'ın ismi, esmasıdır. Mülkündeki herkesi ve her şeyi idare eden demektir), hükümdar, efendi, kral
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler