close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâleti-lyehûdu ve-nnasârâ nahnu ebnâu(A)llâhi veehibbâuh(u)(c) kul felime yu’ażżibukum biżunûbikum(s) bel entum beşerun mimmen ḣalak(a)(c) yaġfiru limen yeşâu veyu’ażżibu men yeşâ(u)(c) veli(A)llâhi mulku-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ(s) ve-ileyhi-lmasîr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yahudiler ve Nasraniler, biz Allah'ın oğullarıyız ve sevgilileriyiz dediler. De ki: Öyleyse neden günahlarınızdan dolayı size azap ediyor? Hayır, siz, ancak onun yarattığı insanlardansınız; o, dilediğini yarlıgar, dilediğine azap eder ve Allah'ındır göklerin, yeryüzünün ve ikisinin arasında bulunanların saltanatı ve her iş, ona aittir.
Ahd-i Atıyk'te ve bilhassa Ahd-i Cedid'de Tanrıya baba, insanlara oğullar denegelmiştir. Kur’ân, anlam bakımından iltibası bulunan bu çeşit sözleri nehyeder.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yahudi ve Hristiyanlar: (Hâşâ) "Biz Allah’ın çocuklarıyız ve O’nun sevdiği (kullarıyız)" demektedirler. De ki: "Peki (öyle ise), ne diye sizi günahlarınızdan dolayı azaplandırıyor? Hayır, siz (sadece) O’nun yarattığından birer beşersiniz. O, dilediğini bağışlar, dilediğini azaplandırır. Göklerin, yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah’ındır. Son varış O’nadır. (Bütün hayat ve kâinat; Allah’ın yaratıp donattığı ve bunlarla bize sıfatlarını ve sanatını tanıttığı harika eserleridir. Herkes ve her şey Allah’ın nuruna ve huzuruna geri dönecektir.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hem Yahudiler ve hem de Hıristiyanlar “Biz Allah'ın çocukları ve sevdikleriyiz” dediler. De ki: Dediğiniz gibi olsa ne diye günahlarınızdan dolayı size azap edilsin ki? Hayır, siz O'nun yarattığı insanlardan başka bir şey değilsiniz. O, bağışlanmasını isteyen kişileri bağışlar, günah peşinde koşarak azap edilmek isteyene de azap eder. Zira göklerde, yerde ve her ikisi arasındaki herşeyin hükümranlığı Allah'ındır. Sonunda dönüşde O'nadır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yahudiler ve hristiyanlar: “Biz Allah'ın oğullarıyız ve sevgilileriyiz" dediler. “Öyleyse, günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor?" de. Hayır, siz de onun yarattıklarından, sıradan insanlarsınız. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri koruma kalkanına alır, bağışlar, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere ceza da verir. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındaki varlıkların ve imkânların mülkü ve hâkimiyeti Allah'a aittir, Allah'ın tasarrufundadır. Sonuçta O'nun huzuruna varıp hesap verecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yahudiler ve hıristiyanlar: "Biz Allah'ın oğulları ve sevdikleriyiz" dediler. De ki: "Öyleyse size günahlarınızdan dolayı niçin azab ediyor? Aksine siz O'nun yarattıklarından olan insanlarsınız. Allah dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin mülkiyeti Allah'a aittir. Dönüş de O'nadır."
18.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bazı yahudiler Resulullah (a.s.)`a geldiler. Resulullah (a.s.) da onları İslâm`a davet etti ve Allah`ın intikamından korkmalarını istedi. Onlarsa: "Ey Muhammed! Biz korkmayız. Çünkü vallahi biz hıristiyanların dediği gibi Allah`ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Yahudi ve Hristiyanlar: 'Biz Allah'ın çocuklarıyız ve sevdikleriyiz' dedi. De ki: 'Peki, ne diye sizi günahlarınızdan dolayı azablandırıyor? Hayır, siz O'nun yarattığından birer beşersiniz. O, dilediğini bağışlar, dilediğini azaplandırır. Göklerin, yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah'ındır. Son varış O'nadır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yahudiler ve Hristiyanlar: “- Biz, Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz.” dediler. Onlara de ki, o halde neye günahlarınızdan ötürü Allah size azab ediyor? Hayır, doğrusu siz onun yarattığından bir insansınız. Dilediğini bağışlar ve dilediğine de azab eder. Göklerin ve yerin ve aralarındaki her şeyin mülkü Allah'ındır. Nihayet dönüş O'nadır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yahudi ve Hıristiyanlar: “Biz Allah’ın çocukları ve sevgilileriyiz” dediler. De ki: “Madem öyledir, neden günahlarınızdan dolayı sizi azaplandırıyor? Siz ancak Allah’ın yarattıklarından bir beşersiniz. Allah istediğini affeder, istediğini azaplandırır. Çünkü göklerin ve yerin ve aradakilerin (hayatın) mülkiyeti Allah’ındır. Ve her şey en sonunda O’na dönecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar, “Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz” dediler. De ki: “Öyle ise günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor? Doğrusu siz de O'nun yarattığı insanlardansınız. O, dilediğini bağışlar ve dilediğine azap eder. Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ne varsa, mülkiyeti Allah'a aittir. Sonunda dönüş de ancak O'nadır.”
Besim Atalay
swap_vert close
Yahudilerle, İsa'lılar diyorlar ki: «Biz Allahın oğullarıyız, dostlarıyız!», onlara diyesin ki: «Öyledir de, günahlarınız yüzünden Allah size niçin azap veriyor? Ancak, siz de Allahın yarattığı insansınız, dilediğini bağışlar, dilediğin azap eder, göklerle yerin mülkü, ikisinin arasında olan da, Allah içindir, ona dönülecektir»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yahudi ve Hristiyanlar: “Biz Allah'ın çocukları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: (madem Allah'ın çocuklarısınız) “O halde ne diye günahlarınızdan ötürü (Allah) sizi cezalandırıyor? Hayır, siz de O'nun yarattıklarından birer beşersiniz. O, kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğini bağışlar, dilediğini cezalandırır. Göklerin, yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah'ındır. (Sonunda) dönüş ancak O'nadır.”
Cemil Said
swap_vert close
Yahûdîler ve Nasârâ "Biz Allâh’ın evlâdı ve sevgilisiyiz" didiler ânlara di ki: "Öyle ise günâhlarınızdan dolayı niçün size ’azâb idiyor? Siz halk itdiği insânların bir kısmısınız" Allâh dilediği gibi ’afv ider ve ’azâb iyler. Allâh semâvâtın ve arzın ve diğer mevcûdâtın mâlikidir. Her şey âna rücû’ idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. "Öyleyse günahlarınızdan ötürü size niçin azabediyor? Bilakis siz O'nun yarattığı insanlarsınız" de, Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş O'nadır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: “Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yarattıklarından bir beşersiniz.” (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak O’nadır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yahudiler ve hıristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: “Öyleyse Allah günahlarınızdan dolayı sizi niçin cezalandırıyor? Doğrusu siz de O’nun yarattığı sıradan insanlarsınız. O, dilediğini bağışlar, dilediğini de cezalandırır. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkiyeti Allah’a aittir. Dönüş de yalnız O’nadır.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yahudiler ve hıristiyanlar «Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz» dediler. De ki: Öyleyse günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor? Doğrusu siz de O'nun yarattığı insanlardansınız. O, dilediğini bağışlar ve dilediğine azap eder. Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ne varsa mülkiyeti Allah'a aittir. Sonunda dönüş de ancak O'nadır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yahudiler ve Hristiyanlar, "Biz ALLAH'ın çocukları ve sevgilileriyiz," dediler. "Öyleyse günahlarınızdan ötürü neden sizi cezalandırıyor? Siz sadece O'nun yarattığı insanlardansınız," de. Dileyeni/dilediğini de bağışlar, dileyeni/dilediğini de cezalandırır. Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin egemenliği ALLAH'a ait olup dönüş de O'nadır
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. De ki: " O halde niçin günahlarınızdan ötürü (Allah ) size azab ediyor?" Hayır, siz de O'nun yaratıklarından birer insansınız. O dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mülkü Allah'ındır. Nihayet dönüş de O'nadır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de Yehud ve Nesârâ «biz Allahın oğulları ve sevgilileriyiz» dediler, de ki: öyle de niçin size günâhlarınızla azab ediyor? Doğrusu siz onun yarattıklarından bir beşersiniz, dilediğine mağfiret ediyor dilediğine azab, Göklerin ve Yerin ve aralarındakilerin mülkü bütün Allahındır, nihayet dönüş de onadır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yahûdîler ve hıristiyanlar, “Biz (Îsâ ve Üzeyir peygamberden dolayı) Allah’ın oğulları (durumunda) yız.” dediler. De ki: “Öyleyse niçin (Allah) günahlarınız yüzünden size azap ediyor? Bilakis siz de O’nun yarattıklarından birer insansınız. Allah dilediği kimseyi (lütfuyla) bağışlar, dilediği kimseye de (adaletiyle muamele ederek, cezaya müstahak olduğu için) azap eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü Allah’ındır. Dönüş de ancak (hesap vermek üzere, zaman ve mekândan münezzeh olan) Allah’ın (manevi) huzurunadır.”
Mü’min ya da kâfir bir kul, henüz hayatta iken, yapmış olduğu itikâdî ya da amelî günahlarına kalben, samimi bir şekilde tövbe ederse, tövbe ettiği o günahları Allah Teâlâ tarafından bağışlanır. Amelî günahlarına tövbe etmeden ölen mü’min bir kulun, âhiretteki durumu; Allah Teâlâ, âhirette o mü’min kula, ya lütfuyla muamele ederek amelî günahlarını bağışlar ya da o mü’min kula adaleti ile muamele ederek amelî günahlarının karşılığı olarak geçici bir süre cehennem azabına uğratır. Küfrü mucip olmayan itikâdî günahlarına tövbe etmeden ölen mü’min bir kulun, (Ehl-i Bidatin) âhiretteki durumu; Küfrü mucip olmayan itikâdî günahları sebebiyle âhirette affa uğramaz, itikâdî günahlarının karşılığı olarak geçici bir süre cehennem azabı gördükten sonra cennete girecektir. Kâfirlerin âhiretteki durumu; Kâfir olarak ölenler, âhirette affa uğramazlar. Yerleri ebedî cehennemdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yahudiler ve Hristiyanlar, “Bizler Allah'ın oğulları ve O'nun sevgilileriyiz.” dediler. De ki: “O halde suçlarınızdan dolayı, sizi niçin azaplandırıyor? Doğrusu, siz de yarattıklarından bir beşersiniz.¹ Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder.² Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü Allah'a aittir. Son varış O'nadır.
1- Sıradan, normal, insanüstü bir özelliği olmayan insan. 2- Uygun gördüğünü bağışlar, uygun gördüğünü cezalandırır. Bağışlanmayı gerektirecek şeyleri yapanı bağışlar, azabı gerektirecek şeyleri yapana da azap eder.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yahudilerle Nasrânîler (şöyle) dedi (ler): «Biz Allahın oğulları ve sevgilileriyiz». De ki: «öyle de niçin (Allah) sizi günâhlarınız yüzünden azâblandırıyor?» Bil'âkis, siz onun yaratdığından bir beşersiniz. O, kimi dilerse yarlığar, kimi dilerse azaba uğratır. Göklerin, yerin ve aralarında ne varsa hepsinin mülk-ü tasarrufu Allahındır. Son dönüş de ancak onadır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki yahudiler ve hris ti yan lar: “Biz, Allah'ın oğul ları ve sevdikleriyiz!” dedi(ler). De ki: “Öyleyse (Allah), günahlarınız yüzünden size ni çin azâb edi yor? Bil'a kis siz,(O'nun) yarattığından bir insansınız.”(1)(O,) dile diği kimseye (hikmetine bi nâen kendi lüt fundan) mağfiret e der, dilediği kim seye de(hak ettiği üzere) azâb eder. Hem göklerin ve yerin ve iki si arasın da bulunanların mülkü Allah'ındır. Nihâyet dönüş ancak O'na dır.
(1)“(Kur’ân) Ehl-i dalâletin bütün aksâmını (kısımlarını) susturur ve şübehâtın (şübhelerin) bütün menşe’lerini (çıkış yollarını) kapatır. Ehl-i dalâlet (haktan sapanlar) için, içine girip saklanacak şeytânî bir delik bırakmıyor, kapatıyor. Altına girip gizlenecek bir perde-i dalâlet bırakmıyor, yırtıyor. Yalanlarından hiçbir yalanı bırakmıyor, başını eziyor.” (Zülfikār, 25. Söz, 19)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yahudiler ve hristiyanlar "Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. De ki: Öyleyse günahlarınızdan dolayı size niçin (hem ahirette, hem de dünyada) azap ediyor (size de diğer suçlu toplumlar gibi dünyada da maddi sıkıntılar veriyor)? Doğrusu siz de onun yarattığından birer beşersiniz, o (Allah), dileyeni (iman ve hidayeti tercih edip affedilmenin gereğini yapanı) bağışlar, dileyene (azabı gerektiren inkâr ve sapıklığı tercih edene) de azap eder. Göklerin, yerkürenin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah’ındır. (Sonunda) dönüş de ancak O’nadır. *
(*) Hem Yahudilerin hem de Hristiyanların böyle bir iddiade bulunduklarına dair bir bilgi de metni aşağıya alınan Yuhanna incili /İshah-8/ 41.ayette bulunmaktadır.‘’yeşau’’deki zamir ise Allah’a değil,(من)’’mene’’ gider. وقد يسأل البعض: أين ومتى إدعى اليهود والنصارى أنّهم أبناء الله حتى لو كان معنى البنوة في هذه الآية هو معنى مجازي وغير حقيقي))الجواب:هو أنّ الأناجيل المتداولة قد ذكرت هذه العبارة، ويلاحظ ذلك فيها بصورة متكررة، من ذلك ما جاء في إِنجيل يوحنا في الإِصحاح 8 - الآية 41 وما بعدها، حيث نقرأ على لسان عيسى في خطابه لليهود قوله: "إِنّكم تمارسون أعمال أبيكم، فقال له اليهود: نحن لم نولد من الزنا وإِن أبانا واحد وهو الله! فقال لهم عيسى: لو كان أبوكم هو الله لكنتم احببتموني... ". وقد شهد تاريخ هؤلاء على أنّهم حتى في هذه الدنيا ابتلوا بسلسلة يمن العقوبات الإِلهية، ويعتبر هذا دلي آخر على زيف وبطلان دعواهم تلك -- ﴿فلم يعذبكم بذنوبكم﴾ أنه لو صحت دعواكم أنكم أبناء الله وأحباؤه مأمونون منالتعذيب الإلهي لا سبيل إليه فيكم لكنتم مأمونين من كل عذاب أخروي أو دنيوي فما هذا العذاب الواقع عليكم المستمر فيكم بسبب ذنوبكم؟ (الميزان في تفسير القرآن) ( (يعذب من يشاء ويغفر لمن يشاء ) يعذب من يشاءُ: و هنا يأتي السؤال ، هل يشاء تعود إلى الله أم إلى من (أي الي الإنسان) ؟ هل تعني الآية : يعذب (الله) من يشاء الله ، أم يعذب الله من يختار من البشر الضلالة والانكار ويعمل الاعمال الموجيبة للنار؟؟منطقياً ، الآية تقول : يعذب (الله) من يختارمن البشرالضلالة والانكارويعمل الاعمال الموجيبة للنار ، و هو في المقابل غير مهتم للهداية و الرغبة الحقيقية لمعرفة (الله) و لكن الله يرحم من يبحث (فعلياً) عن الهداية والايمان ويعمل الاعمال الموجيبة للرحمة ،ولم يقل الإمام الماتريدي في تفسيره “تأويلات القرآن” وهو من أقدم التفاسير أن المشيئة بمعنى الإرادة. وتفسيره للآية الرابعة من سورة إبراهيم على النحو التالي: وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلاَّ بِلِسَانِ قَوْمِهِ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ فَيُضِلُّ اللّهُ مَن يَشَاء وَيَهْدِي مَن يَشَاء أي يضل اللَّه من آثر سبب الضلال، ويهدي من آثر سبب الذي به يهتدي؛ يهديه ذلك) وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ (تأويلات القرآن، جـ. 7، صـ . 458.29) .  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” dediler. Onlara deki “Öyle ise günahlarınızdan dolayı Allah size niçin azap ediyor? Hayır, siz sadece yarattıklarından biri olan insansınız. Allah dilediğini bağışlar dilediğine azap eder. Göklerde, yerde ve her ikisi arasında olan şeylerin tamamı Allah’a aittir, dönüş O’nadır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yahudiler, hırıstiyanlar derler: "Biz Allah’ın oğullarıyız, sevgilileriyiz." De ki: "öyledir de günahlarınızdan dolayı ne diye sizi azaba uğratıyor?" Yok, siz Onun yarattığı insanoğullarısınız o kadar. Allah kimi dilerse onu yarlıgar, kimi dilerse onu da azaba uğratır. Yerlerin, göklerin, ikisinin arasında ne varsa hepsinin hakanlığı Allah’ındır. Sonunda ancak Ona dönülecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yahudiler, Nasraniler «biz Allah/ın oğulları [¹] ve dostlarıyız» dediler. Onlara de ki öyle ise neye sizi günahlarınızdan dolayı azaba duçar ediyor? Hayır, siz mahlûkatı meyanında beşersiniz [²]. Allah dilediğini yarlıgar, dilediğini azaba duçar kılar. Göklerin, yerin, aralarında ne varsa hepsinin mülkü Allah/ındır. Son varış O/nadır [³].
[1] Peygamber oğullarıyız, oğlu Mesih'in etbaıyız.[2] Size de onlar gibi muamele olunur.[3] Bütün halkın işi yalnız ona varır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar: “Biz Allah’ın çocukları ve O’nun sevgili dostlarıyız [ehibbâuhu]” dediler. De ki: “O hâlde niçin günahlarınızdan dolayı size azap ediyor? Bilakis sizler de O’nun yarattıklarından birer beşersiniz.” O dilediğini bağışlar ve dilediğine de azap eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı [mulk] Allah’a aittir ve dönüş de O’nadır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar, “Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz” dediler. De ki: “Öyleyse günahlarınızdan ötürü size niçin azap ediyor? Bilakis siz O'nun yarattığı insanlarsınız.” Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin egemenliği Allah'ındır ve dönüş O'nadır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar, “Bizler Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız, dolayısıyla her ne yaparsak yapalım, Son Elçiyi inkâr etsek bile, kesinlikle cennete gireceğiz!” diyorlar. Onlara de ki: “Öyleyse Allah, günahlarınızdan dolayı sizi niçin cezalandırıyor? Kutsal kitabınızın bildirdiğine göre nice belâlara, musîbetlere uğrayanlar sizler değil misiniz? Baba oğluna, sevgili sevgiliye böyle azap eder mi? Hayır, siz de Allah’ın yarattığı diğer insanlardan hiç bir ayrıcalığı olmayan sıradan insanlarsınız. Gerçek şu ki, Allah dilediğini bağışlar, dilediğini cezalandırır. Fakat O’nun dilemesi, mutlak adâlet ve hikmet ölçülerine göredir. İlâhî lütfa nâil olmak isteyen ve bu yolda gereken çabayı harcayan her kuluna rahmet kapılarını sonuna kadar açar. Zulüm ve haksızlığı tercih edenleri ise, kim olursa olsun cezalandırır. Unutmayın ki, Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mutlak hükümranlığı Allah’a aittir ve hepiniz dönüp dolaşıp, eninde sonunda O’nun huzuruna varacaksınız.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yahudîler ve Hristiyanlar dedi ki: “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz”. De ki: -“Niçin sizi günahlarınız sebebiyle cezalandırıyor? Aksine siz O’nun yarattıklarından bir beşersiniz. Dileyeceği kimseyi bağışlıyor, dileyeceği kimseye azap ediyor. Yer’in, Gökler’in, ikisi arasındakilerin mülkü / yönetimi Allah’a aittir. Gidip Varış O’nadır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yahudiler ve Hristiyanlar: " biz Allah'ın sevgili oğullarıyız " diyorlar. De ki: " günah işlediğinizde sizleri neden cezalandırıyor o zaman ? Yok öyle şey. Siz de Allah'ın, yerine göre bağışlayıp yerine göre cezalandırdığı bayağı insanlarsınız " Göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin tek sahibi Allah'tır. Eninde sonunda ona döneceksiniz…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yahudiler ve Hristiyanlar, "Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız!" dediler. De ki: "Öyleyse Allah size günahlarınız sebebiyle neden azap ediyor? Hayır! Sizler Allah’ın oğulları değilsiniz. Siz de Allah’ın yarattığı insanlardansınız. Bütün insanlar gibi siz de yeryüzündeki yaşamınızdan hesaba çekileceksiniz. Kim Allah’a, Resullerine, kitaplarına inanmış, Allah’ın yasalarına göre yaşamış ve iyiliklerde bulunmuşsa onlar kurtulmuştur. Unutmayın! Allah yolunda olanları bağışlar. İnkâr edip Allah’ın yolunu terk edenlere azap eder. Göklerin yerin ve bunların arasında bulunanların hükümranlığı Allah’ındır. Dünya hayatının hesabını vermek için dönüş ancak Allah’ın huzurunadır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bazı) yahudi ve hristiyanlar “Biz Allah’ın çocukları ve sevgilileriyiz!” demişlerdi. De ki: “(Öyleyse) günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor? Doğrusu siz de O’nun yarattıklarından birer insansınız. (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) bağışlar; dileyene (layık gördüğüne) de azap eder. [*] Göklerde, yerde ve ikisi arasında ne varsa hepsinin otoritesi yalnızca Allah’a aittir. Dönüş de yalnızca O’nadır.”
Bu cümle “Allah dilediğini (layık olanı) bağışlar, dilediğine (layık olana) ise azap eder” şeklinde de tercüme edilebilir. Benzer mesajlar: Bakara 2:284; Âl-i İmrân 3:129; Mâide 5:40; ‘Ankebût 29:21; Fetih 48:14.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yahûdîler ve Hıristiyanlar bir de: “Biz Allah’ın oğulları ve dostlarıyız.” dediler.¹ (Ey Muhammed!) Onlara: “O halde (Allah) günâhlarınız yüzünden niçin size azap ediyor? Aslında siz de Onun yarattığı birer insansınız. O dilediğini bağışlar, dilediğini de cezâlandırır. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan tüm varlıkların mülkü (saltanatı) Allah’a aittir ve sonunda dönüş de Onadır.
1 Yani kendilerinin başka insanlara benzemediklerini, Allah’ın katında özel bir imtiyazlarının olduğunu iddiâ ederek veya Mesih ve Üzeyr’in Allah’ın oğulları, dolayısıyla kendilerinin de Allah’ın torunları olduklarını zannederek Allah’tan korkmadılar. Buna göre Müslümanlar da; Allah’a tevekkül ve duâ ederken her ne yaparsak yapalım, Allah bizi sever zannetmemeli, böyle bir hataya düşmemeli ve Allah’ın kulları olduklarını unutmamalı. Mecâzen de olsa Allah’a “baba” tabirini kesinlikle kullanmamalı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Hem] Yahudiler ve [hem de] Hristiyanlar, “Biz Allah’ın çocuklarıyız, ³⁰ ve O’nun sevgili kulları!” derler. De ki: “Öyleyse, Allah, neden günahlarınızdan dolayı size azap çektirsin? Hayır, siz O’nun yarattığı insanlardan başka bir şey değilsiniz! O, dilediğini bağışlar ve dilediğine azap çektirir: Zira göklerde ve yerde ve ikisi arasında bulunan her şey üzerindeki hükümranlık Allah’a aittir ve bütün yolculuklar O’nda nihayet bulur.”
30 Karş. Çıkış iv, 22-23 (“İsrail Benim oğlumdur”), Yeremya xxxi, 9 (“Ben İsrail’in babasıyım”) ve İnciller’deki birçok paralel ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yahudi ve Hıristiyanlar: “Biz, Allah’ın çocukları ve onun sevgilileriyiz.” dediler. De ki: “Öyleyse, günahlarınız sebebiyle Allah, sizi niye cezalandırıyor?” Hayır, siz de Allah’ın yarattığı bir beşersiniz. Allah, hak edeni bağışlar, hak edene de azap eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin tüm hâkimiyeti Allah’ındır. Önünde sonunda dönüş de O’nadır. 41/6, 62/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar “Bizler Allah’ın çocukları ve can dostlarıyız!” dediler. De ki: “Öyleyse neden günahlarınız yüzünden sizi cezalandırıyor?” Aksine siz O’nun yarattığı insanlardan sadece bir kısmısınız. O isteyeni/istediğini bağışlar, isteyeni/istediğini de cezalandırır;[⁹⁰⁹] zira göklerde, yerde ve her ikisi arasındaki şeylerin tümü üzerinde hükümranlık Allah’a aittir ve dönüş O’nadır.
[909] Lâmın istihkak mânasıyla “müstahak olanı cezalandırır”. Cümlenin ikinci yarısının lâmsız gelmesi dikkat çekicidir. Yeşa’ fiilinin çift özneyi gören konumuna dayanan çevirimiz için bkz: 10:25; 13:27; 24:21; 47:17, ilgili notlar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. (Ey Muhammed) De ki: "O halde günahlarınızdan dolayı, size neden azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yaratıklarından, birer insanlarsınız. O, dilediği kulunu bağışlar, dilediğine azap eder, gökler, yerin ve ikisinin arasındaki her şeyin mülk ve hükümranlığı Allah’ındır, dönüş de ancak O'nadır.
Osman Fırat
swap_vert close
Yahûdiler ve hıristiyanlar; "Biz Allâh’ın oğulları ve sevdikleriyiz. " dediler. De ki: "O halde niçin günâhlarınızdan ötürü (Allâh) size azâbediyor?" Hayır, siz de O’nun yaratıklarından birer beşersiniz. O dilediğini bağışlar, dilediğine azâbeder. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan herşeyin mülkü Allâh’ındır. Dönüş de O’nadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yehûd ve Nasârâ, «Biz Allah'ın oğullarıyız ve dostlarıyız» dediler. De ki: «Ya ne için sizi günahlarınız sebebiyle muazzeb kılıyor? Siz ancak O'nun yaratıklarından bir beşersiniz. Ve dilediğine mağfiret eder ve dilediğini muazzeb kılar ve göklerin, yerin ve aralarında bulunanların mülkü bütün Allah'ındır ve nihâyet dönüş de O'nadır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem Yahudiler, hem de Hıristiyanlar “Biz Allah'ın evlatları ve sevgilileriyiz. ” dediler. De ki: “Öyleyse niçin Allah sizi günahlarınız sebebiyle cezalandırıyor? ” Hayır, bilakis siz O'nun yarattığı birer beşer topluluğusunuz. Allah dilediğini affeder, dilediğini cezalandırır. Göklerde, yerde ve ikisi arasında olan her şeyin hakimiyeti Allah'ındır. Dönüş de O'na olacaktır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yahudiler ve hıristiyanlar; "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz." dediler. De ki: "O halde niçin günahlarınızdan ötürü (Allah) size azabediyor?" Hayır, siz de O'nun yaratıklarından birer insansınız. O dilediğini bağışlar, dilediğine azabeder. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan herşeyin mülkü Allah'ındır. Dönüş de O'nadır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Di ki: Didiğiniz gibi ise Allâh sizi ne içün günâhlarınız sebebiyle 'azâb ider? (Didiğiniz gibi değildir) Belki siz de onun halk iylediklerinden beşersiniz. Allâh dilediğini mağfiret ider ve dilediğini de 'azâb iyler. Göklerin ve yerlerin ve aralarındaki şeylerin mülki ve tasarrufı Allâh Te'âlâ'yadır. En sonra gidilecek yer onadır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar: “Biz, Allah'ın oğulları ve sevdiği kimseleriz” dediler[1]. De ki “Öyleyse niçin günahlarınızdan dolayı size azab ediyor?” Hayır, siz O’nun yarattığı insanlardansınız. Allah, bağışlanmayı tercih edeni bağışlar; azabı tercih edene de azab eder[2]. Göklerde, yerde ve bu ikisinin arasında tüm yetkiler Allah'ın elindedir. Dönüş O'nadır.
[1] 22 Sonra firavuna de ki, `RAB şöyle diyor: İsrail benim ilk oğlumdur. 23 Sana, bırak oğlum gitsin, bana tapsın, dedim. Ama sen onu salıvermeyi reddettin. Bu yüzden senin ilk oğlunu öldüreceğim.>» Çıkış 4 [2] - Bunun kuralını Allah koyar.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yahudi ve Hıristiyanlar:-Biz, Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz, dediler. De ki: -Öyleyse, günahlarınız sebebiyle Allah, sizi niye cezalandırıyor? Hayır, siz de onun yarattıklarından bir beşersiniz! Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin hakimiyeti Allah'ındır. Dönüş de O'nadır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar “Biz Allah'ın sevgili oğullarıyız” dediler. De ki: Eğer öyle ise, Allah size niçin günahlarınız yüzünden azap ediyor? Siz de Onun yarattıklarından birer beşersiniz. O dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder.(8) Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin egemenliği Allah'ındır. Dönülecek yer de Onun huzurudur.
(8) 2:284’ün açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yahudiler ve Hıristiyanlar dediler ki, biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz. De ki: "O halde, niçin size günahlarınız yüzünden azap ediyor?" Hayır, siz de O'nun yarattıklarından birer insansınız. Dilediğini affeder O, dilediğine azap eder. Hem göklerin hem yerin hem de bunlar arasındakilerin mülkü/yönetimi Allah'ındır. Dönüş de O'nadır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eydür yāhūdiler daħı naśrāniler “biz Tañrı oġlanlarıvuz daħı dostlarıvuz anuñ.” eyit: “pes nişe 'aźāb eyler size yazuķlaruñuz-ıla?” ya'nį anlar kim ŧoñuz daħı būzine oldılar. belki siz ād amil arsız andan kim yarattı. yarlıġaya anı kim diler daħı 'aźāb eyleye anı kim diler. daħı Tañrı’nuñdur gökler padişāhlıġı daħı yirüñ daħı ol iki arasındaġınıñ. daħı anuñ yañadur dönecek yir.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yehūdiler eyitdiler, Naṣrānīler daḫı eyitdiler: Biz Tañrınuñ oġlanlarıyuzdidiler, daḫı dostları. Eyit yā Muḥammed: Pes niçün ‘aẕāb ider size günāh‐laruñuz‐ıla? Bel ki siz ādem oġlısız, bir niçesinden yaratduġı ḫalḳuñ. ‘Afv ey‐ler kime dilese, daḫı ‘aẕāb ider kime dilese. Daḫı Tañrı Ta‘ālānuñdur gök‐ler pādişāhlıġı, yirlerüñ daḫı, ikisinüñ arasında olan daḫı. ‘Āḳıbet varmaḳḥażretinedür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yəhudilər və xaçpərəstlər dedilər: “Biz Allahın oğulları və sevimliləriyik”. (Onlara) de: “Bəs onda Allah nə üçün günahlarınıza görə sizə əzab verir?” Xeyr, siz də Onun yaratdığı bir bəşərsiniz. (Allah) istədiyini bağışlar, istədiyinə əzab verər. Göylərin, yerin və onların arasında olan hər bir şeyin ixtiyarı Allahın əlindədir və axır dönüş də Onun hüzurunadır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The Jews and Christians say: We are sons of Allah and His loved ones. Say; Why then doth He chastise you for your sins? Nay, ye are but mortals of His creating. He forgiveth whom He will, and chastiseth whom He will. Allah's is the Sovereignty of the heavens and the earth and all that is between them, and unto Him is the journeying.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Both) the Jews and the Christians say: "We are sons of Allah, and his beloved."(718) Say: "Why then doth He punish you for your sins? Nay, ye are but men,- of the men he hath created: He forgiveth whom He pleaseth, and He punisheth whom He pleaseth: and to Allah belongeth(719) the dominion of the heavens and the earth, and all that is between: and unto Him is the final goal (of all)"
718 Sons of God: Cf. Job , 38:7: "When the morning stars sang together, and all the sons of God shouted for joy." In the 29th Psalm, 1st verse, the authorised Translation "O ye mighty" should apparently be "O ye sons of Elim". El being a name of God. Cf. also Genesis, 6:2: "The sons of God saw the daughters of men." Beloved: Cf. Psalms, 127:2: "He giveth his beloved sleep." If used figuratively, these and like words refer to the love of Allah. Unfortunately, "son" used in a physical sense, or "beloved" in an exclusive sense as if Allah loved only the Jews, make a mockery of religion. 719 This refrain in the last verse negatives the idea of sonship, and in this verse negatives the idea of an exclusive "Beloved". In both cases it means that Allah is independent of physical relationships or exclusive partiality.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَتِ
ve dedi
الْيَهُودُ
Yahudiler
وَالنَّصَارٰى
ve Hristiyanlar
نَحْنُ
biz
اَبْنَٓاءُ
oğullarıyız
اللّٰهِ
Allah'ın
وَاَحِبَّٓاؤُ۬هُۜ
ve sevgili-
leriyiz
قُلْ
de ki
فَلِمَ
öyleyse niçin
يُعَذِّبُكُمْ
size azap
ediyor
بِذُنُوبِكُمْۜ
günahlarınızdan dolayı
بَلْ
bila- kis
اَنْتُمْ
siz
بَشَرٌ
bir insan- sınız
مِمَّنْ
o kimse- lerden ki
خَلَقَۜ
yarattı
يَغْفِرُ
mağfiret eder
لِمَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُ
diler
وَيُعَذِّبُ
ve azap
eder
مَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُۜ
diler
وَلِلّٰهِ
ve Allah'
ındır
مُلْكُ
mülkü
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِ
ve yerin
وَمَا
ve o şey- lerin ki
بَيْنَهُمَاۘ
ikisi ara- sındadır
وَاِلَيْهِ
ve O'nadır
الْمَص۪يرُ
dönüş
Yahudiler ve Hristiyanlar, "biz, Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dedi(ler). (Resulüm!) De ki: "Öyleyse (Allah), günahlarınızdan dolayı niçin size azap ediyor? Bilakis siz de O'nun yarattığı insanlardansınız." (O) Dilediği kimseyi (rahmetinden dolayı) mağfiret eder, dilediği kimseye de (hak ettiği için) azap eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü (hakimiyet ve hükümranlığı yalnız) Allah'a aittir. Dönüş de ancak O'nadır.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَهُود
Özel isim
الْيَهُود
Yahudiler
نَصْرَانِيّ
Özel isim
ن ص ر
Hristiyan
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحِبَّٓاؤ
İsim
ح ب ب
Sevenler, sevgililer
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَذَّبَ
Fiil-II
ع ذ ب
Azap etti, cezalandırdı
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
بَشَر
İsim
ب ش ر
İnsan, beşer
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
عَذَّبَ
Fiil-II
ع ذ ب
Azap etti, cezalandırdı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَصِير
İsim
ص ي ر
Dönüş, varış yeri