Allah, rızasını kazanmak isteyenleri bu kitap sayesinde barış, esenlik ve kurtuluş yollarına ulaştıracaktır. Onları kendi izni ve iradesiyle (dalalet ve cehalet) karanlıklarından (kurtarıp) aydınlığa çıkaracak (ve sonu cennet olan) dosdoğru yola iletecektir.
Bkz. 2/2, 3/103, 6/155, 10/57, 14/1“Kur’an sayesinde Allah’ın rızasını gözetenlerin kurtuluşa ermesi” tanımlaması, insanın hem maddi hem de manevi her türlü kötülükten emin olması ve iç huzuru yakalaması demektir. Yunus sûresinin 10/57. âyetinde de ifade edildiği gibi Kur’an insan için genel anlamıyla bir “şifa” kaynağıdır, selamet ve saadeti için bulunmaz bir hazinedir. Kâinat kitabını doğru okuyan ve hayatını Kur’an’a göre programlayan insanın önündeki yolların kapanması mümkün değildir. Şirk, iftira, fitne, yalan, hırsızlık, aldatma, kayırma, zulüm gibi kötülüklerin her türlüsünden uzak kalarak, huzurla dolu, barış ve esenliğin hâkim olduğu bir hayatın tesisi ancak Kur’an’la mümkündür. Kur’an’la hayatın dizayn edilmesi için, onun çok iyi anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyi okumanın kimseye bir faydası yoktur. “Kur’an ziyafeti” diye insanlar merasimlere davet ediliyor fakat Kur’an mesajını anlamak yerine sadece “lafız tilaveti” yapılıyor. Kur’an’daki deruni mesajların beyinlere kazınması ve yüreklere nüfuz etmesi gerekirken, sadece lafız tilavetiyle duygulanarak ve gözyaşı dökerek Kur’an’dan istifade edilmeye çalışılıyor. Yani Kur’an’la uyandırılması gereken toplum, şanına hiç de yakışmayacak bir şekilde Kur’an’la uyutulmaya çalışılıyor.