close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ ehle-lkitâbi kad câekum rasûlunâ yubeyyinu lekum keśîran mimmâ kuntum tuḣfûne mine-lkitâbi veya’fû ‘an keśîr(in)(c) kad câekum mina(A)llâhi nûrun vekitâbun mubîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey kitap ehli, kitapta olduğu halde gizlediklerinizin çoğunu apaçık size bildiren, çoğunu da affedip yüzünüze vurmayan Peygamberimiz gelmiştir size; Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey Kitap Ehli! Kitaptan (Tevrat ve İncil’de yazılanlardan) gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve birçoğundan da vazgeçip (söz konusu yapmayan, hatırlatmayan) Elçimiz (olarak Hz. Muhammed SAV) gelmiştir. Gerçekten size Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap (olan Kur’an) gönderilmiştir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey bize de kitap verildi diyenler! Kitaptan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkca anlatan ve birçok şeyi de dile getirmeyen elçimiz gelmiştir. Doğrusu size Allah'tan bir ışık ve apaçık bir kitap da gelmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, kendi mensuplarınızdan ve başkalarından gizlemekte olduğunuz, kitaplarınızdaki hükümlerden birçoğunu, size açıklayan birçok hükmü de yürürlükten kaldıran Rasulümüz, tebliğ ve davet görevi ile kesinlikle size de geldi. Allah'tan size bir nur, Muhammed, İslâm dini, Allah, insan, kâinat ilişkilerini, ilâhî düzeni açıklayan apaçık bir kitap Kur'ân geldi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey kitap ehli! Kitap'tan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve çoğunu da geçen peygamberimiz size geldi. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap geldi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve bir çoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Yahudî ve Hristiyanlar! Şimdi size Peygamberimiz geldi; kitabınızdan gizlemekte olduğunuz şeylerin bir çoğunu size açıklıyor, bir çoğundan da geçiyor. İşte size, Allah'dan bir Nur (Hz. Muhammed Aleyhisselâm) ve aydın bir kitap (KUR'ÂN) geldi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey ehl-i kitap! Kesin olarak elçimiz size gelmiştir. Sizin kitaptan gizlediğinizin çoğunu size açıklıyor. Çoğundan da vazgeçiyor. Şüphesiz Allah’tan size bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey kitap ehli! Peygamberimiz, kitaptan gizlediklerinizin çoğunu açıklamak üzere size geldi; birçok kusurunuzdan da vazgeçiyor. Şu bir gerçek ki, size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap gelmiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey kitaplı olanlar! Kitapta gizlemiş bulunduğunuz şeylerin birçoğunu, açık bildiren birçoğunu da bağışlayan, peygamberimiz size gelmiştir, açıkça bildiren kitapta bile, Allahtan sizlere aydınlık geldi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey Ehli Kitap! Size Kitaptan (Tevrat ve İncil'den) gizlemekte olduğunuz birçok şeyi size açıkça bildiren ve birçoğunu da (gerekli görmediği için yüzünüze vurmayıp) affeden Resulümüz gelmiştir. İşte size Allah'tan bir nûr ve hakikatleri açıklayan bir kitap (Kur'an) gelmiştir.
“Kitap’tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açığa çıkaran ve birçoğunu da yüzünüze vurmayıp affeden” ifadesi, Kur’an’ın temel ilkelerinden biri olan, ilahi vahyin tarihsel sürekliliği akidesine bir işarettir. Allah, Risâlet gelmeden önce, geçmiş kitapların ve şeriatların içerdiği hükümlerden uygulanmaz hale gelenleri neshetmiş, sürekli ve kapsayıcı yeni ilave hükümlerle dinini tamamlamıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey ehl-i kitâb! Bizim rasûlümüz sizin ihfâ iylediğiniz bir çok şeyleri zâhire çıkardı ve bir çoklarını da ’afv itdi. Allâh’dan size nûr ve kitâb-ı mübîn (Kur’an) geldi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey Kitap ehli! Kitap'dan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve çoğundan da geçiveren peygamberimiz gelmiştir. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap gelmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da affediyor. İşte size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur’an) gelmiştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey Ehl-i kitap! Resulümüz kitapta bulunup da gizlemekte olduğunuz birçok şeyi size açıklamak üzere geldi; birçoğunu da açığa vurmuyor. Şüphe yok ki size Allah’tan bir ışık, apaçık bir kitap geldi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey ehl-i kitap! Resûlümüz size Kitap'tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kitap halkı, kitabın gizlediğiniz bir çok bölümünü açığa çıkaran ve bir çoğunu da yüzünüze vurmayan elçimiz geldi size. ALLAH'tan bir ışık ve apaçık bir kitap da geldi size.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey kitap ehli! Kitaptan gizlemiş olduğunuz şeylerin çoğunu açıklayan, çoğundan da vazgeçen peygamberimiz size geldi. Ayrıca size, Allah'tan bir nur ve apacık bir kitap da gelmiştir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey Ehli kitab, şimdi size Resulümüz geldi, kitabınızın gizlemekte olduğunuz bir çok yerlerini sizlere beyan ediyor, bir çoğundan da geçiyor, işte size Allahdan bir nur, bir parlak kitab geldi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey ehl-i kitap! Kitap’tan (Tevrât ve İncîl’de yazılanlardan) gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve birçoğundan da vazgeçen (emrimize uygun hareket ederek, kitaplarınızda yapmış olduğunuz tahrifatın tamamını açıklamayarak, sizi rezil etmeyen) resûlümüz gelmiştir. Size Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap (olan Kur’ân) gönderilmiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey kitap Ehli! Doğrusu, Kitap'tan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen resûlümüz geldi. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey ehl-i kitâb, size — kitabdan gizlemekde olduğunuz şeylerin bir çoğunu meydana vuran, bir çoğundan da geçiveren — peygamberimiz gelmişdir. Size Allahdan hakıykî bir nur ve apaçık bir kitab gelmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey ehl-i kitab! Muhakkak Resûlümüz (Muhammed) size geldi; Kitab'dan(Tevrât'tan, âhir zaman peygamberinin sıfatları ve recim âyeti gibi) gizlemekte olduğunuz şeylerin birçoğunu size açıklıyor, birçoğunu da (açıklamıyor) affediyor. Doğrusu size Allah'dan bir nûr ve apaçık bir Kitab (Kur'ân) gelmiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey kitap ehli! Şüphesiz (hem bütün insanlığa hem de) size (son) elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O (kendisine indirmekte olduğumuz Kur’an’daki mesajlarla) kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçok bölümü sizlere bildiriyor ve bir çoğuna da değinmiyor. Şu da bir gerçek ki size (zatım olan) Allah’tan bir nur ve (size gerekli olan tüm mesajlarımızı) açıklayan bir kitap (Kur’an) gelmiştir. *
(*) “Kitap’tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açığa çıkaran ve birçoğuna da değinmeyen” ifadesi, Kur’an’ın temel ilkelerinden biri olan, ilahi vahyin tarihsel sürekliliği akidesine bir işarettir. Allah, son Risâlet gelmeden önce, geçmiş kitapların ve şeriatların içerdiği hükümlerden uygulanmaz hale gelenleri son kitapla (Kur’an’la) neshetmiş, sürekli ve kapsayıcı yeni ilave hükümlerle kıyamete kadar devam edecek olan dinini tamamlamıştır. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Yine burada yüce Allah, verdikleri sözü yerine getirmedikleri için dışlanmış olan yahudilere ve Allah’ın kitabından ayrıldıkları için aralarına düşmanlık sokulmuş bulunan hıristiyanlara öğüt vermekte, Hz. Muhammed’e indirilen Kur’an ile onların elinde bulunan Kitâb-ı Mukaddes arasında asıl itibariyle bir aykırılık olmadığını, aksine bu ilâhî kitaplar arasında inanç ve ahlâk esasları bakımından birlik bulunduğunu bildirerek Ehl-i kitabı bu son peygambere ve yeni kitaba/Kur’an’a imana çağırmaktadır. Ehl-i kitap, başta Hz. Muhammed’in nitelikleri ve ona imanla ilgili âyetler olmak üzere Kitâb-ı Mukaddes’te bulunan birçok ahkâmı gizlemişler veya tahrif etmişlerdi. Hz. Peygamber kendisine gelen vahiyle bunlardan iman esaslarının yerleşmesi için gerekli olanları açıklamış, birçoğuna değinmemiştir. (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey kitap ehli! Kitaptan (İncil’den) gizlediklerinizi size açıklayan ve (gizlediklerinizin) birçoğunu da hatırlatmayıp bağışlayan elçimiz geldi. Allah’dan size, yolunuzu aydınlatan bir ışık ve her şeyi açıklayan bir kitap gelmiştir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey Kitap’lılar! Doğrusu Kitap’la gizlediklerinizin bir çoğunu size açıkça anlatan, birçoğunu da yüzünüze vurmadan geçen elçilerimiz geldi. Doğrusu size Allah’tan bir ışık geldi, apaçık bir kitap geldi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey ehl-i Kitap! Size Kitapta gizlediğiniz şeylerin çoğunu belli eder, çoğunu da affeyler [³]. Peygamberimiz gelmiştir. Size Allah tarafından bir nur, apaçık bir Kitap gelmiştir.
[3] Gizlediğinizin çoğunu izhar etmez veya çoğunuz affeder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Kitap ehli! Elçimiz, Kitap’tan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklamak ve (suçlarınızın) birçoğunu affetmek için geldi. Gerçekten de size Allah’tan bir ışık [nûr] ve açıklayıcı/apaçık [mubîn] bir kitap gelmiştir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey kitab ehli! Kitaptan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve (kusurunuzun) çoğunu da affeden peygamberimiz size gelmiştir. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve açıklayıcı bir kitab gelmiştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Tevrat’a ve İncil’e inandığını iddia eden Kitap Ehli! İşte size, elinizdeki Kitapta bulunan, fakat sizin yüzyıllardan beri halktan gizleyip durduğunuz bir çok hükümleri size açıkça bildiren, bir kısmını da gerekli görmediği için yüzünüze vurmayıp affeden Son Elçimiz Muhammed, nihâyet gelmiş bulunuyor! Evet, Allah’tan size aydınlatıcı bir nur ve apaçık bir Kitap olan Kur’an-ı Kerim gelmiş bulunuyor!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Kitap ehli! Size bizim rasûlümüz geldi; Kitap’tan gizliyor olduğunuz şeylerden size çokça açıklıyor; Birçoğundan da muaf tutuyor. Size Allah’tan açıkça bir kitap ve nûr geldi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey ehlikitap! bizim size gelen elçimiz, aslında İncil'de olduğu halde sizin gizlediğiniz bilgilerin açılımını yapıyor; hattâ birçoğunun da üzerinde durmuyor. Aslında size bir ışık ve aydın bir Kitap gelmiştir:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey kitap ehli! Artık size elçimiz gelmiştir. Elçimiz kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu size açıklıyor, birçoğunu da affediyor. İşte; Allah’tan size doğru yolu aydınlatan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey kitap ehli! Elbette size gelen Elçimiz, [*] kitaptan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklıyor; birçoğunu da geçiyor. Elbette size Allah’tan bir [nûr] [*] (ışık) ve apaçık bir kitap gelmiştir.
Peygamberler ve kitaplar, daha önce gizlenen gerçekleri/mesajları açığa çıkarmakta ve onları ilan etmektedirler. Benzer mesaj: Âl-i İmrân 3:187.,Benzer mesajlar: Nisâ 4:174; A‘râf 7:157; Tevbe 9:32; Hacc 22:8; Nûr 24:35; Lokmân 31:20; Şûrâ 42:52; Saff 61:8; Teğâbun 64:8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey kitap ehli olan (Yahûdî ve Hıristiyanlar!) Size, Kitaptan öteden beri gizlediklerinizin bir kısmının hükmünü¹ açıklayan, birçoğuna da değinmeyen² Peygamberimiz (Muhammed) geldi. Ayrıca size, Allah’tan bir nur ve açıklayıcı bir kitap (olan Kur’an) da geldi.
1 Bu gizlenen hükümler çok fazla olmakla birlikte bunlardan bir kaçı; Hz. Muhammed (s.a.v)’in Tevrât ve İncil’deki son Peygamber olduğunu ve onun özelliklerini belirten âyetler, Tevrât’taki recm cezâsı ile ilgili hükümler ve Yahûdîlerden Allah tarafından cezâ olarak maymuna çevrilen bir gurubun kıssasıdır. (Kurtubî)2 Yani gizlediklerinizin hepsini yüzlerinize vurup da sizleri tamamen rezil etmeyen…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ey Kitâb-ı Mukaddes’in izleyicileri! Şimdi size, [kendi kendinizden] gizlediğiniz Kitab’ın birçoğunu açıklamak ²⁸ ve bir kısmını da bağışlamak amacıyla Elçimiz gelmiştir. Şimdi Allah’tan size bir ışık ve apaçık bir ilahî kelâm ulaşmıştır,
28 Bu 15-19. ayetler, Yahudilere ve Hristiyanlara seslendiğinden, el-Kitâb teriminin burada “Kitâb-ı Mukaddes” olarak çevrilmesi yerinde bir çeviridir. Unutulmamalıdır ki hafiye fiilinin birincil anlamı, “kavranamaz oldu” yahut “görünmez” veya “gizlenir oldu” şeklindedir ve geçişli ahfâ fiiline de aynı anlamlar yüklenmektedir. Elbette, geçişli haliyle fiilin aynı zamanda “[bazı şeyleri] gizledi”, yani başkalarından gizledi anlamına geldiği de şüphesizdir: ama, “... size açıklamak için Elçimiz geldi” ibaresi karşısında, bu bağlamda işaret edilen şeyin kendinden bir şeyi gizlemek olduğuna şüphe yoktur: Başka bir deyişle bu, Kitâb-ı Mukaddes’in izleyicilerinin şimdi kendilerine bile itiraf etmeye yanaşmadıkları Kitab’ın orijinal hüviyetini tedricî olarak gizlemelerine bir işarettir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey kitap ehli, kitapta olduğu halde gizlediğiniz şeylerin birçoğunu size beyan eden, birçoğunun da üzerinde durmayan elçimiz size geldi. Yani size, Allah’tan aydınlatıcı bir mesaj ve apaçık bir kitap/Kuran gelmiştir. 5/48-49, 3/187, 7/157
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
EY önceki vahyin mensupları (olan Yahudiler)! Kitaptan gizlediğiniz bir çok hakikati size açıklamak ve (zaten bilinen) bir kısmından da geçmek üzere elçimiz gelmiştir. Artık size Allah’tan bir ışık ve net bir mesaj ulaşmıştır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
15.16. Ey kitap ehli size, -kitaptan gizlemekte olduğunuz şeylerin bir çoğunu açığa vuran ve bir çoğundan da geçiveren Peygamberimiz (Muhammed s.a.s.) geldi, size Allah'tan bir nur ve apaçık delillerle dolu bir Kitap (Kuran) geldi. Allah onunla (Kuranla), rızasını gözetenleri selamet yollarına iletir, izniyle (küfür) karanlıklarından (iman) nuruna çıkarır ve dosdoğru bir yola iletir!
(Görülüyor ki bu Ayetlerde önce yahudi ve hıristiyanların kitaplarında türlü türlü yorumlar, bozmalar ile gizlemeye uğraştıkları Resulullah (s.a.s)'ın peygamberliği meselesi kendilerine açıktan haber verilerek hepsi doğru yola davet edilmiş ve bunların yaptıkları işlerde Allah’ın rızasını hesaba katmadıkları ve selameti nur ve açıklıkta ve doğrulukta değil, karanlıklarda, sapa ve eğri yollarda aradıklarına işaret buyurulmuştur. Bu ise Allah’a imansızlıktan doğduğu için buyuruluyor ki)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da affediyor. İşte size Allah’tan bir nur/aydınlık ve apaçık bir kitap (Kur’an) gelmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey ehl-i kitâb! Muhakkak size resûlümüz geldi. Kitaptan gizlemekte olduğunuz birçok şeyleri size açıklıyor, bir çoğundan da geçiveriyor Şüphe yok ki, size Allah Teâlâ tarafından bir nûr ve bir apaçık kitap gelmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Ehl-i kitap! Kitaptan (Tevrat'tan) gizlediklerinizin çoğunu size beyan eden, bir çoğunu da yüzünüze vurmayarak affeden Resulümüz size gelmiş bulunuyor. İşte size Allah tarafından bir nûr ve hakikatleri açıklayan bir kitap geldi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey Kitap ehli, elçimiz size geldi, Kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap gelmiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Ehl-i Kitâb! Size, kitâbdan gizlediğiniz şeylerin bir çoğını beyân iden ve bir çoğını da beyândan sarf-ı nazar iyleyen rasûlümüz geldi. Ve Allâh tarafından bir nûr ve bir kitâb-ı mübîn geldi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey Ehl-i Kitap![*] size, Kitap’tan gizlediğiniz birçok şeyi ortaya çıkaran, birçoğuna da dokunmayan Elçimiz (Kitabımız) geldi. Size Allah’tan bir nur ve açık bir kitap geldi.
[*] Kitaplarında uzman olan kişiler!  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ey kitap ehli, Resûlümüz size geldi, kitaptan gizlediğiniz şeylerin bir çoğunu size açıkça anlatıyor ve bir çoğunu da geçiyor. Doğrusu size Allah'tan bir aydınlatıcı ve apaçık bir kitap gelmiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Kitap Ehli! Size Bizim elçimiz geldi ki, kitaptan gizlediğiniz pek çok şeyi size açıklar, birçoğunu da yüzünüze vurmaz. Gerçekten size Allah'tan bir nur ile hakkı açıklayan bir kitap gelmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey Ehlikitap! Resulümüz size geldi. Kitap'tan saklamış olduklarınızın çoğunu size ayan-beyan açıklıyor; çoğundan da geçiyor. Şu bir gerçek ki, size Allah'tan bir ışık ve apaçık bir Kitap gelmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy kitāb ehli! bayıķ geldi size yalavacumuz bellü eyler size çoķ anlardan kim olduñuz [54b] gizlersiz kitāb’dan ya'nį tevrįt daħı įncü daħı 'afv eyler çoķdan. bayıķ geldi size Tañrı’dan aydınlıķ daħı kitāb bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy kitāb ehli, taḥḳīḳ geldi size bizüm peyġamberümüz, beyān eyler size çoḳnesneyi kim ṣaḳlarduñuz kitābdan, daḫı ‘afv eyler çoḳ nesneden. Taḥḳīḳgeldi size Tañrıdan nūr daḫı beyān idici kitāb.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey kitab əhli! Sizə kitabda (Tövratda və İncildə) gizlətdiyiniz şeylərin bir çoxunu bildirən, bir çoxunu da sizə bağışlayıb üstünü vurmayan (və ya sizdən bir çoxunu bağışlayan) Peyğəmbərimiz gəldi. Artıq Allah tərəfindən sizə bir nur və açıq-aydın bir Kitab (Qur’an) gəldi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O people of the Scripture! Now hath Our messenger come unto you, expounding unto you much of that which ye used to hide in the Scripture, and forgiving much. Now hath come unto you light from Allah and a plain Scripture
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O people of the Book! There hath come to you our Messenger, revealing to you much that ye used to hide in the Book, and passing over much (that is now unnecessary). There hath come to you from Allah a (new) light and a perspicuous Book,-(716)
716 Mubin: I wish I could translate by a simpler word than "perspicuous". But "plain" may mean unadorned, the opposite of beautiful, and this Book is among the most beautiful that it is the privilege of mankind to read. "Clear" would be right as far as it means "unambiguous, self-evident, not involved in mysteries of origin, history, or meaning, one which everyone can understand as to the essentials necessary for him, without the intervention of priests or privileged persons". Mubin has all these meanings, but it suggests, besides, some quality of a shining light, by which we are able to make things clear, to distinguish the true from the false. This I think is suggested better by "perspicuous" than by the word "clear". Besides it is hardly good idiom to speak of "a clear Book", (Cf. 7:183 and 12:1).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا
ey
اَهْلَ الْكِتَابِ
ehl-i kitap
قَدْ
ger- çekten
جَٓاءَكُمْ
size geldi
رَسُولُنَا
resulümüz
يُبَيِّنُ
açıklıyor
لَكُمْ
size
كَث۪يراً
birçoğunu
مِمَّا
o şey- lerin ki
كُنْتُمْ
idiniz
تُخْفُونَ
gizliyorsunuz
مِنَ الْكِتَابِ
kitaptan
وَيَعْفُوا
ve affediyor
عَنْ كَث۪يرٍۜ
bir çoğundan
قَدْ
ger- çekten
جَٓاءَكُمْ
size
gelmiştir
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
نُورٌ
bir nûr
وَكِتَابٌ
ve bir Kitâb
مُب۪ينٌۙ
apaçık
Ey ehl-i kitap! Resulümüz (olan Muhammed) size kitaptan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak için geldi. O, birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nûr (olan resulü) ve apaçık bir Kitâb (olan Kur'ân) gelmiştir.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اُخْفِىَ
Fiil-IV
خ ف ي
Gizledi, sakladı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
عَفَا
Fiil-I
ع ف و
Affetti, bağışladı, çoğaldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan