close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 111. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż evhaytu ilâ-lhavâriyyîne en âminû bî vebirasûlî kâlû âmennâ veşhed bi-ennenâ muslimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani Havarilere, bana ve Peygamberime inanın demiştim de inandık demişlerdi tanık ol, biz Tanrıya teslim olanlarız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani o zaman (Hz. İsa’ya tâbi olan) Havarilere: "Bana ve Elçime iman edin" diye vahy (ilham) etmiştim de; onlar da: "İman ettik, gerçekten Müslümanlar olduğumuza Sen de şahit ol" demişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve hatırla o vakti ki, havarilere “Bana ve elçime inanın” diye vahyetmiştim. Onlar da “Biz inanıyoruz şahit ol ki, kendimizi sana teslim etmişiz” diye cevap verdiklerini.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani temiz giyimli, iyi niyetli istikamet sahibi olanlara, havârilere: “Bana ve Rasulüme iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar: “İman ettik. Bizim İslâm'ı yaşayan müslümanlar olduğumuza, İslâm dininde sebat edeceğimize şâhit ol" demişlerdi.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/52; 16/68; 28/7.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Havarilere "Bana ve Peygamber'ime iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar da: "İman ettik. Sen de bizim Müslümanlar olduğumuza şahit ol" demişlerdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani Havarilere: 'Bana ve elçime iman edin' diye vahy (ilham) etmiştim; onlar da: 'İman ettik, gerçekten müslümanlar olduğumuza sen de şahid ol' demişlerdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hani Havarî'lere (Hz. Îsa'ya bağlı olanlara): “-Bana ve Peygamberime iman edin” diye ilham etmiştim de onlar: “İman ettik, bizim hakikî müslümanlar olduğumuza şahid ol” demişlerdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Ben, Havarilere: “Bana ve elçime inanın” diye vahyetmiştim. Onlar: “Biz inandık. Sen şahit ol ki, biz Müslümanlardanız!” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hani havârîlere, “Bana ve peygamberime iman ediniz” diye ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik, bizim Allah'a teslim olmuş kimseler olduğumuza sen de şâhit ol” demişlerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, on ikilere: «Hem bana, hem de benim peygamberime inan getirin» diye, anlatmış idim, «inan ettik, başeğdik, sen bize tanık ol» demiştiler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik, Hakk'a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.
Bkz. 3/51-52Beyaz ve beyazlık manasına gelen “havarî”, mecazen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmıştır. “Havarîler” peygamberlerin davetine uyarak Allah’ın dinine temiz niyet ve samimi gayretleriyle yardımcı oldukların için kendilerine “havarî” denmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Havâriyyûn’a, bana ve rasûlüme inanınız didiğim vakit "İnanırız ve sen şâhidsin ki biz müslimiz" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Havarilere, "Bana ve peygamberime inanın" diye bildirmiştim, "İnandık, bizim müslimler olduğumuza şahid ol" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani bir de, “Bana ve Peygamberime iman edin” diye havarilere[167] ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi.
Havariler, Hz. Peygamber’in sahabileri gibi; Hz. İsa’yı görmüş, ona iman etmiş ve sadakatle yardımda bulunmuş kimselerdir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Havârilere ‘Bana ve peygamberime iman edin’ diye ilham ettiğimde onlar ‘İman ettik, şahit ol ki bizler yürekten teslimiyet içindeyiz’ demişlerdi.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hani havârîlere, «Bana ve peygamberime iman edin» diye ilham etmiştim. Onlar (da), «İman ettik, bizim Allah'a teslim olmuş kimseler (müslümanlar) olduğumuza sen de şahit ol» demişlerdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Havarilere (öğrencilere), "Bana ve elçime inanın," diye vahyettiğimde; "İnandık, bizim müslüman (teslim) oluşumuza tanık ol," demişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani Havarilere: " Bana ve Resulüme iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar da: "İman ettik, bizim şüphesiz müslümanlar olduğumuza şahit ol" demişlerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve hani bana ve Resulüme iyman edin diye Havariyyûne ilham etmiştim «iyman ettik, bizim şübhesiz müslimler olduğumuza şahid ol» demişlerdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, havarilere, ‘Bana ve resûlüme (Îsâ’ya) inanın!’ diye ilham etmiştim. Onlar da, “Îmân ettik, (yâ Rabbi! Sen) şahit ol ki, şüphesiz biz müslümanlarız’ demişlerdi.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Havarilere, Bana ve Ben'im resûlüme iman etmelerini vahyettim. “İman ettik.” dediler. Ve tanık ol ki kuşkusuz, biz müslümanlarız.¹
1- Teslim olanlarız.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani havarilere : «Bana ve resulüme îman edin» diye ilham etmişdim. «Îman etdik. Hakıykî müslümanlar olduğumuza Sen de şâhid ol» demişlerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Hani Havârîlere de: 'Bana ve peygamberime îmân edin!' diye ilhâm etmiştim.(Onlar:) 'Îmân ettik, (yâ Rab!) artık şâhid ol ki gerçekten biz Müslümanlarız!' demişlerdi.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yine) bir zaman, havarilere "Bana ve benim elçime inanın!" diye (senin aracılığınla) vahiy etmiştim; onlar da "Biz inanıyoruz, sana kayıtsız şartsız teslim olduğumuza şahit ol!" demişlerdi. *
(*) Havariyyun: Havarî’nin çoğuludur, beyaz ve beyazlık anlamına gelir. Mecâzen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmış ve özellikle Peygamberlerin davetine yardımcı olanlara da iyi niyet ve temizliklerinden dolayı “havarî” denilmiştir. Fakat bu kelime daha çok İsa (a.s)’ın en seçkin yardımcıları olan kimseler hakkında kullanılmıştır ve bunlar on iki kişiden ibarettir. Hz. Îsâ bu şahısları Allah’ın dinini insanlara duyurmaları için çeşitli beldelere göndermiştir. Buradaki vahy, bazılarına göre zihne yapılan ilham anlamındadır. Maturidî, Beyzavî, Elmalılı ve Suyutî gibi müfessirler ise; Allah’ın Hz. İsa’nın lisanıyla Havarilerine emrettiği, onlara vahiy gönderdiği şeklinde yorumlamıştır. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Havarilere “Bana ve elçime inanın diye vahy etmiştim” de onlar “İman ettik ve bizim Müslüman olduğumuza şahitlik et” demişlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Ben senin yardımcılarının gönüllerine bildirmiştim: "Bana da, elçime de inanın" diye. Onlar demişlerdi: "İnandık. İşte kendimizi Allah’a vermiş olduğumuza sen de tanık ol."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani Havariyyuna «bana, peygamberime iman getirin» diye vahiy etmiştim [¹]. Onlar «İman getirdik, müslim olduğumuza şahit ol» demişlerdi.
[1] İlham etmiştim.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani Havarilere, (İsa’nın lisanıyla) “Bana ve elçime inanın” diye vahyetmiştim.³⁷ Onlar da “İnandık! Bizim teslim olanlardan/Müslümanlardan olduğumuza şahit ol!” demişlerdi.
37 Buradaki vahy, bazılarınca ilham olarak çevrilmiştir. Maturidî, Beyzavî, Elmalılı ve Suyutî gibi müfessirler; Allah’ın Hz. İsa’nın lisanıyla Havarilerine emrettiği, onlara vahiy gönderdiği şeklinde yorumlamıştır. Biz de bu yoruma katılıyoruz. Çünkü 3/52-53’te bu olay daha açıktır. Havariler vahyi, doğrudan değil Hz. İsa vasıtasıyla almışlardır. İlham diye tercüme etmeye gerek yoktur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Havarilere, “Bana ve peygamberime iman edin” diye vahiy etmiştik de, “İman ettik, bizim Müslüman olduğumuza şahit ol” demişlerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani havârîlere, senin aracılığınla, “Bana ve Elçime iman edin!” diye vahyetmiştim. Bunun üzerine onlar, “Evet, iman ettik! Şâhit ol ya Rab; bizler yalnızca Sana boyun eğen ve ancak Senin hükümlerine teslim olan kimseleriz!” demişlerdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Havâriyler’e: “Bana ve benim rasûlüme iman edin!” diye vahyettim. “İman ettik. Şahid ol ki biz, teslim olmuşuz / müslümanız!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Havarîler’e: “ bana ve elçime inanın “ diye vahyettiğimi hatırla. “ Tamam ya Rab, artık biz de Müslümanız “ derken onlarla yaptığın söyleşiyi hatırla:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani bir de "Bana ve Resulüme iman edin!" diye arkadaşın olan havarilerine ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim Müslüman olduğumuza sen de şahit ol!" demişlerdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani Havarilere [*] “Bana ve elçime iman edin!” diye vahyetmiştim [*] (bildirmiştim). Onlar da “İman ettik, bizim Allah’a teslim olmuş kişiler (Müslümanlar) olduğumuza sen de şahit ol!” demişlerdi.
[Havari] kelimesi, “beyaz giyenler”, “beyazlara bürünenler”, “tasdik edenler”, “samimi olanlar”, “tertemiz kişiler” gibi anlamlara gelmektedir.,Burada geçen [evhaytü] “vahyettim” fiili, bilinen anlamda “hakiki vahiy” değil, “bildirmek, ilham etmek” şeklinde bir bilgilendirme olarak anlaşılmalıdır. Çünkü burada söz konusu edilen vahiy fiilinde muhataplar peygamber değildir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla) “Havarilere¹ de: ‘Bana ve elçime îman edin.’ diye (seninle) vahiy göndermiştim.² Onlar da: ‘İman ettik, şâhit ol ki bizler Müslüman’ız.’ demişlerdi.”
1 Havariyyun: Havarî’nin çoğuludur, beyaz ve beyazlık anlamına gelir. Mecâzen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmış ve özellikle Peygamberlerin davetine yardımcı olanlara da iyi niyet ve temizliklerinden dolayı “havarî” denilmiştir. Fakat bu kelime daha çok Îsâ (a.s)’ın en seçkin yardımcıları olan kimseler hakkında kullanılmıştır ve bunlar on iki kişiden ibarettir. Hz. Îsâ bu şahısları Allah’ın dinini insanlara duyurmaları için çeşitli beldelere göndermiştir. Bunların isimleri ve haklarındaki bilgiler Hıristiyan kaynaklarına dayandığı için buraya almaya değerde görülmemiştir. Bazı âlimler de Peygamberimizin havarilerinin: Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hamza, Ca’fer, Ebû Ubeyde b. Cerrah, Osman b. Maz’un, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebî Vakkas, Talha b. Ubeydillah ve Zübeyr b. Avam (r.a) olduklarını ifâde etmişlerdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE [hatırla o vakti ki] beyazlara bürünmüş olanlara, ¹³⁶ “Bana ve Benim Elçim’e inanın!” diye vahyetmiştim. Onlar, “Biz inanıyoruz; ve şahit ol ki kendimizi [Sana] teslim etmişiz!” diye cevap verdiler.
136 Yani, Hz. İsa’nın havarilerine (bkz. sure 3, not 42).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve hani havarilere: “Bana ve Resulüme iman edip güvenin.” diye emretmiştim. Onlar da: “İman ettik, bizim Müslüman olduğumuza şahit ol!” demişlerdi. 3/52, 61/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve hani, havarilere (senin aracılığınla) “Bana ve Benim elçime inanın!” diye vahyetmiştim; onlar da “Biz inanıyoruz, Sana kayıtsız şartsız teslim olduğumuza şahit ol!” demişlerdi.[¹⁰⁰⁶]
[1006] Havarilerin ilâhî davete muhteşem icâbetleri için bkz: 3:51-52.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ben, Havarilere, "Bana ve peygamberime iman edin" diye ilham etmiştim de onlar: "Biz, (Allah'ın vahdaniyetine ve İsa'nın nübüvvetine) iman ettik, bizim müslümanlardan olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.
Osman Fırat
swap_vert close
(Hani Allah) Havârilere: "Bana ve elçime iman edin !" diye vahyetiğim zaman onlar da; "İman ettik , bizim müslümanlar olduğumuza şâhidol!" demişlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o zaman ki, «Bana ve peygamberlerime imân ediniz» diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da: «İmân ettik, bizim muhakkak müslimler olduğumuza şahit ol» demişlerdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve hani havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik. Hakka teslim olduğumuza şahid ol! ” demişlerdi. [3, 52; 28, 7; 16, 68] {KM, Yuhanna 14, 1}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Havarilere: "Bana ve elçime inanın!" diye vahyetmiştim (kalblerine bu düşünceyi atmıştım); "İnandık, bizim müslümanlar olduğumuza şahidol!" demişlerdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Havâriyyûna, "Bana ve rasûlüme îmân idiniz" diye vahy iylediğimizde îmân itdiler ve "Yâ İsa! bizim müslümânlardan oldığımıza şâhid ol" didiler. [²]
[2] Havâriyyûn içün Âl-i 'İmrân sûresinin 51inci âyetine bak.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün havarilere “Bana ve Elçime inanıp güvenin” diye vahyettim. Onlar da “İnanıp güvendik; sen şahit ol bizler Allah’a teslim olan (müslüman) kimseleriz” diye karşılık verdiler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Havarilerine de: -Bana ve Resûlüme iman edin, diye vahyetmiştim. Onlar da:- İman ettik, bizim müslüman olduğumuza şahit ol! demişlerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani, Havarilere de “Bana ve elçime iman edin” diye ilham etmiştim; onlar da “İman ettik, şahit ol ki biz hakka teslim olmuş Müslümanlarız” demişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Havarilere şunu vahyetmiştim: "Bana ve resulüme iman edin." Şöyle demişlerdi: "İman ettik, sen de tanık ol ki biz, müslümanlarız/Allah'a teslim olanlarız!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim ilhām eyledüm ya'nį göñüllerine bıraķdum ḥavārilere kim įmān getürüñ baña daħı yalavacuma eyittiler “įmān getürdük daħı ŧanuķ ol kim biz müsülmānlarüz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı men vaḥy eyledüm ḥavārīlere ki baña īmān getürüñüz benümpeyġamberüme daḫı. Eyitdiler: Biz īmān getürdük, ṭanuḳ ol bizüm üstü‐müze ki Müselmānlar‐biz didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xatırla ki, o zaman həvarilərə (İsanın on iki əshabəsinə): “Mənə və peyğəmbərimə iman gətirin!” – deyə əmr etmişdim. Onlar isə: “Bizim (Sənə və peyğəmbərinə) itaətkar kəslər olmağımıza şahid ol!” – deyə cavab vermişdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when I inspired the disciples, (saying): Believe in Me and in My messenger, they said: We believe. Bear witness that we have surrendered (unto Thee).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And behold! I inspired the disciples to have faith in Me and Mine Messenger. they said, ´We have faith, and do thou(823) bear witness that we bow to Allah as Muslims´".(824)
823 "Thou" refers to Jesus, who is being addressed by his Disciples. Cf. 3:52 . 824 Before or after Muhammad's life on this earth, all who bowed to Allah's Will were Muslims, and their religion is Islam, Cf. 3:52 and n. 392.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve o zaman ki
اَوْحَيْتُ
vahyet-
miştim
اِلَى الْحَوَارِيّ۪نَ
havarilere
اَنْ
diye
اٰمِنُوا
iman
edin
ب۪ي
Bana
وَبِرَسُول۪يۚ
ve resulüme
قَالُٓوا
demişlerdi
اٰمَنَّا
iman ettik
وَاشْهَدْ
ve şahid ol ki
بِاَنَّـنَا
şüphe- siz biz
مُسْلِمُونَ
Müslümanlarız
Hani havarilere de "Bana ve resulüme iman edin" diye vahyetmiştim. Onlar (da), "iman ettik (ya Rabbi), şahid ol ki biz şüphesiz Müslümanlarız" demişlerdi.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
حَوَارِيُّون
İsim
ح و ر
Havariler
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ب۪ي
Zamir
ب۪ي
Benle, bana
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
شَهِدَ
Fiil-I
ش ه د
Şahidlik etti, erişti
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren