close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 103. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ ce’ala(A)llâhu min behîratin velâ sâ-ibetin velâ vasîletin velâ hâmin(ﻻ) velâkinne-lleżîne keferû yefterûne ‘ala(A)llâhi-lkeżibe veekśeruhum lâ ya’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, ne bahireyi meşru kılmıştır, ne saibeyi, ne vasilayı, ne de hamı; fakat kafir olanlar, Allah'a, yalan yere iftira ederler ve onların çoğunun da aklı ermez.
Müslümanlıktan önce, Araplar, bir dişi deve beş defa doğurur da beşinci yavrusu erkek olursa o devenin kulağını yararlar, kıra salıverirlerdi. Buna ne binerler, ne yük yüklerlerdi. Bu deveye "Bahire" adını verirlerdi (al-Müfredât, s. 36. Muhammed-ibn-i Abdülmelik-ibn-i Hişâm: Sıret-ün-Nebî, Ezher Prof. lerinden Muhammed Muhyiddin Abdülhamid'in haşiyeleriyle, Kahire, 1937-1356, c. I, s. 95-98). Bir derde uğrayan, bir hastalığa tutulan, bir dileği bulunan, bir deve adardı. Derdi veya hastalığı geçince, yahut dileği olunca bu deveyi koyuverirdi. Başı boş dolaşan, yemden, sudan men edilmeyen bu deveye "Saibe" denirdi (Ragıb-ı İsfahani, bunun da bahire gibi beş batın doğurmuş dişi deve olduğunu söylüyor: s. 246. Siret-ün-Nebi, aynı cilt, aynı sahifeler). Koyun, dişi doğurursa yavrunun kendilerine, erkek doğurursa putlara ait olduğunu kabul ederlerdi. İkiz olarak dişi ve erkek yavrusu olursa dişi, erkek kardeşine kavuştu derler ve erkeği de dişi yüzünden kurban etmezlerdi. Buna "vasile" adı verilirdi (al-Müfredat, s. 446-547, Sire, s. 95-98). Erkek bir deveden on döl alınmışsa onun sırtı korunmuştur derler, üstüne binmezler, yazıyla koyuverirler, sudan, yemden menetmezlerdi. Buna da "ham" denirdi (al-Müfredat, s. 132, Sire, aynı sahifeler).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah Bahire1’den, Saibe2’den, Vasiyle3’den ve Ham4’dan hiçbirini (meşru) kılmamıştır. Ancak kâfirler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. (Dinde olmayan şeyi Allah’ın emri gibi gösteriyorlar veya Allah’ın emirlerini tersine çeviriyorlar.) İşte bunların çoğunluğu (yaptıkları işin kötülüğüne ve başlarına gelecek belanın büyüklüğüne) akıl erdirmez (ve vicdanına göre hareket etmez kimselerdi).
1Bahire: Putlara adanmış dişi deve. 2Saibe: Dilek kabulü için putlar adına salıverilmiş deve. 3Vasiyle: İkiz dünyaya gelen ve erkeği putlara kurban edilen keçi. 4Ham: Cahiliyede kutsallık atfedilen ve sırtına binilmeyen deve.  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bazı hayvan cinslerinin, batıl inanç ve düşüncelerle binilmemesi, kesilmemesi ve batıl ilahlara adanması şeklinde işaretlenmesi ve insanların kullanımından alıkonması, Allah'ın emri değildir. Ama Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, kendi uydurdukları yalanları Allah'a yakıştırırlar ve onların çoğu akıllarını asla kullanmazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Beş batın yavru veren, beşinci batın yavrusu erkek olan devenin, faydalanılmaktan vazgeçilerek kulağının yarılıp salıverilmesinin; dertten kurtuluş adağı olarak bir hayvanın faydalanılmaktan vazgeçilip putlara adanarak salma gezer halde bırakılmasının; peşpeşe birkaç dişi yavru doğuran devenin (veya koyunun) doğurduğu erkek yavrunun putlara adanmasının; on batın döl veren erkek devenin sırtına yük vurulmamasının, başıboş bırakılarak yayılmasının ve su içmesinin engellenmemesinin kutsallığının meşruiyyetiyle ilgili Allah herhangi bir hüküm koymamıştır. Fakat kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler Allah adına yalan uydurarak iftira etmektedirler. Onların çoğu akıllarını kullanarak dinin hakikatini kavrayamıyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kulağı yarılıp salıverilen, putlara adanan, erkek dişi ikizler doğuran ve on defa yavru yapmasından dolayı sırtına yük vurulmayan hayvanlarla ilgili uygulamaların hiçbirini Allah emretmemiştir. Ancak kâfirler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdiremiyor. [18]
18.Cahiliye dönemi Arapları, bir devenin beş batın doğurması ve beşinci yavrusunun dişi olması durumunda onun kulağını yarar ve salıverirlerdi. Onun hiçbir şeyinden yararlanmazlardı. Buna bahire denirdi. Hastalıktan kurtulmayı dileyen biri devesini putlara adar istediğinin olması durumunda o adak devesini sağmaz ve üstüne binmezdi. Buna da saibe denirdi. Bir koyunun dişili erkekli ikiz doğurması durumunda dişi kardeşine kavuştu diyerek dişinin hatırı için erkeği de kesmez ve buna vasile derlerdi. Bir erkek deveden on defa döl alınması durumunda o devenin sırtını haram sayar ve üstüne binmez, yük vurmazlardı. Buna da ham denirdi. İşte ayeti kerimede sözü edilen uygulamalar bunlardır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah Bahriye'den Saibe'den Vasiyle'den ve Ham'dan hiç birini (meşru) kılmamıştır. Ancak inkâr edenler, Allah'a karşı yalan düzüp-uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdirmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, (câhiliyyet devrindeki âdet üzere) kulağı yarılıp salıverilen ve putlara adak yapılan develerle, putlar için kesilen erkek koyunların ve sırtı yüke haram kılınan develerin hiç birini meşru kılmamıştır. Fakat, küfredenler, Allah'a yalan uydururlar. Onların çoğunun akılları ermez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, bahire, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey yasallaştırmamıştır. Fakat o kâfirler, Allah adına yalan uyduruyorlar. Ve onların çokları da akıl etmez.
[Cahiliyye Araplarına göre; deve beş kez doğurur, beşincisi de dişi olursa, kulağı çentilip serbest bırakılırdı. Bahire adı verilen bu deveye binilmediği gibi, sütü de sağılmazdı. Bir kimse yakalandığı hastalıktan kurtulursa, devesini putlara adardı. O deve de bahire gibi binilmez ve sütü sağılmazdı. Ona da sâibe denirdi. Bir koyun hem erkek, hem dişi doğurursa, “dişi kardeşine kavuştu” denilip dişinin hatırı için erkeği de kesmezlerdi. Buna da vasîle denirdi. Erkek bir deveden on defa döl alınsa, o devenin sırtı haram sayılır, “sırtını korudu” denilerek onu sudan ve otlaktan menetmezlerdi. Buna da hâm denirdi.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah bahîre, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey yapmamıştır. Fakat inkârcılar, kendi uydurdukları yalanları Allah'a yakıştırırlar ve onların birçoğu akıllarını asla kullanmazlar.[108]
[108] Bahîra, sâıbe, vasîle ve hâm kelimelerinin izahı için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 177-180.  
Besim Atalay
swap_vert close
Allah, sütünü sağmamakçin ayrılan, putlara adanmış olan, ikiz doğuran, yük vurulmayan develer yaratmamıştır, kâfirler yalanla Allaha iftira eder, pek çokları akılsızdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, (cahiliye devrindeki âdet üzere hayvanlar için) “bahire”, “saibe”, “vesile” ve “ham” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat inkârcılar, Allah'a yalan uydururlar. Zaten onların çoğu akıllarını kullanmazlar (körü körüne tabi olurlar).
Bkz. 6/136 ve dipnotu.Cahiliye Araplarının batıl inançlarından biri de birtakım bahanelerle bazı hayvanları putlara kurban etmeleri ya da putlar adına serbest bırakmaları idi. Bu yaptıklarını da Allah adına ve O’nun emriyle yaptıklarını söylerlerdi. Yukarıdaki ayetle, dinin bir uygulaması haline gelen bu tür cahiliye adetleri kaldırılmıştır.“Bahire”: Beşinci batında erkek doğurduğunda kulağı yarılıp salıverilen devedir. Bu durumda kimse ondan yararlanamazdı.“Saibe”: Herhangi birisinin şifa bulması ya da yakın birisinin gelmesiyle salıverilen devedir ki bundan da kimse yararlanamazdı.“Vesile”: Koyun, dişi doğurduğunda kendilerine ayırırlardı, erkek doğurduğunda ise ona isim vererek onu ilahlarına adarlardı.“Ham”: Bir erkek devenin dölünden on batın doğunca onu serbest bırakırlar ve sırtına da yük yüklemezlerdi.  
Cemil Said
swap_vert close
(Bahîra) (Sâibe) (Vehîle [Vesîle]) ve (Hâm) [2] hakkında Allâh bir şey bildirmemişdir, kâfirler bu yalanları tertîb ile Allâh’a isnâdâtda bulunurlar ekserisi akılsızdır.
[2] Bunlar muhtelif maksadlar ile kullanılan deve isimleridir.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, kulağı çentilen, salıverilen, erkek dişi ikizler doğuran, on defa yavrulamasından ötürü yük vurulmayan hayvanların adanmasını emretmemiştir; fakat inkar edenler Allah'a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akletmezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, ne “Bahîre”, ne “Sâibe”, ne “Vasîle”, ne de “Hâm” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.[162]
“Bahîre”, “Sâibe”, “Vasîle ve “Hâm”, putperest Arapların ilâhlarına kurban ettikleri veya onlar adına serbest bıraktıkları hayvanlara verilen isimlerdir. “Bahîre” beşincisi erkek olmak üzere beş batın doğuran ve sağılmayıp, binilmeyip, kulağı yarılarak salıverilen deve; “Sâibe” bir kimsenin yakalandığı hastalıktan kurtulduğu takdirde “Bahire” yapmayı adadığı deve demektir. Araplar, koyun dişi doğurursa yavruyu kendilerine saklar, erkek doğurursa bunu putlara kurban ederlerdi. Kuzuların, dişili erkekli ikiz olmaları hâlinde dişinin hürmetine, erkeği de kurban etmeyip “Vasîle” adıyla salıverirlerdi. ”Hâm” ise on nesil deveyi dölleyen ve sırtına yük vurulmayıp salıverilen erkek deve demektir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah bahîre, sâibe, vasîle ve hâm ile (diye bazı hayvanların işaretlenip kullanımdan alıkonması) ilgili bir buyruk koymamıştır. Fakat inkârcılar kendi uydurdukları yalanları Allah’a yakıştırmaya çalışıyorlar; onların çoğu akıllarını ¬kullanmıyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfirler, yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz.  
 İslâm öncesi Arapların bâtıl inanç ve âdetlerinden biri de bazı sebep ve bahanelerle birtakım hayvanları putlara kurban etmeleri, onları putlar adına serbest bırakmaları idi. Bu cümleden olarak beş kere doğuran ve beşinci yavrusu dişi olan deveye «bahîra» denir, kulağı çentilir, sağılmaz, sütü putlara bırakılırdı. Put namına serbest bırakılan ve sütünden yalnızca müsafirlerin faydalandığı develere «sâibe» denirdi. Biri erkek, diğeri dişi olmak üzere ikiz doğuran koyun veya deveye «vasîle» derler, erkek yavruyu puta kurban ederlerdi. On nesli dölleyen erkek deveye «hâm» denir, o da serbest bırakılırdı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Belli bir erkek ve dişi kombinezonuyla yavrulayanların, yemin sonucu salıverilenlerin, arka arkaya iki erkek doğuranların ve on kez döl veren erkek develerin haram edilişini ALLAH onaylamıyor; inkarcılar ALLAH'a iftira ediyor. Çoğu akletmez onların.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, ne "bahîre"yi, ne "sâibe"yi, ne "vesile"yi ve ne de "hâm"ı meşru kılmıştır. Fakat küfredenler, Allah'a yalan iftira etmektedirler. Onların çoğunun akılları ermez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ne bahıyre, ne sâibe, ne vasıyle, ne ham'dan hiç birini Allah meşru' kılmadı, lâkin küfretmekte olan kimseler, Allah namına yalan söyliyerek ona iftira ediyorlar, çoklarının da aklı irmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, (koyun ve deve gibi bazı hayvanlara kutsallık atfederek, onlara binilmemesi, kesilmemesi yahut kulaklarının yarılıp işaretlendikten sonra putlara adanması ve böylelikle insanların kullanımından alıkonmasıyla ile ilgili olarak o hayvanlara) “Bahîre”, “Sâibe”, “Vasîle” ve “Hâm” diye (isimler vermediği gibi hiç kimseye böyle) bir şey emretmiş (de) değildir. Fakat o kâfirler (bize böyle yapmamızı Allah emretti demekle) Allah adına yalan söyleyerek ona iftira ediyorlar. Onların çoğu aklını kullanmayanlardır.
Câhiliye devrinde bir deve, sonuncusu erkek olmak üzere beş doğum yaptığında, belli olsun diye onun kulaklarını yararlar ve ona binmeyi harâm sayarlardı. İşte bu deveye “bahîre” denilirdi. Bir kimse, “Yolculuğumdan evime sağ sâlim dönersem veya hastalığımdan kurtulursam, falan devem serbest olsun” der ve bu deveden yararlanmayı harâm sayardı. İşte böyle bir deveye de “sâibe” denilirdi. Eğer bir deve, bir erkek bir dişi olmak üzere iki yavru birden doğurursa onu kurban etmezlerdi ve ona “vasîle” denilirdi. Erkek devenin sulbünden on doğum meydana geldiğinde “sırtını korudu” derler ve onun sırtına yük vurmazlardı. Böyle deveye de “hâm” denilirdi.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, ne “Bahîre” ne “Sâibe” ne “Vâsile” ne de “Ham”¹ diye bir şeyi meşru kılmadı. Fakat gerçeği yalanlayan nankörler, yalan söyleyerek Allah'a iftira ediyorlar. Ve onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.²
1- Bu isimler; Arapların, putlara kurban ettikleri ya da onlar adına değerlendirdikleri hayvanlara verdikleri isimlerdir. 2- Körü kötüne tabi oluyorlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah ne «Bahıyre» den, ne «Sâibe» den, ne «Vasiyle» den, ne de «Ham» dan hiç birini (meşru) kılmamışdır. Fakat o küfredenler Allaha karşı («Bize bunları o emretmişdir» diye) yalan düzerler. Onların çoğunun (avamının) ise akılları ermez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle, ne de hâm'dan hiçbirini (meşrû')kılmamıştır;(3) fakat inkâr edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar! Çünki onların çoğu akıl erdiremezler.
(3)Tâbiînden Saîd ibn-i Müseyyeb (ra) der ki: “Bahîre, câhiliyet devri Arablarınca sütü putlara bağışlanan ve hiçbir kimse tarafından sağılmayan deveye denirdi. Sâibe, yük yükletilmeyip sırf ilâhları için salıverilen deveye denirdi. Vasîle, ilk üç doğumdan birinci ve üçüncüsü dişi olup, bu ikisi arasında erkek olarak doğan devedir. Bu da putlar için salıverilir ve hiçbir şekilde istifâde edilmezdi. Hâm ise, kendi dölünden on batın yavruya ulaşılan erkek devedir ki sâdece putlara adak olarak tahsîs edilir ve yükte kullanılmazdı.” (Kurtubî, c. 3/6, 335)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, (cahiliye dönemindeki adet üzere) bahîra’dan, sâibe’den, vasîle’den ve hâm’den hiçbirini (batıl inançlarla yaratılış amacı dışına çıkarılmaları meşru) kılmamıştır. Fakat (hakikati) inkâr etmiş olanlar, kendi uydurdukları yalanları Allah’a yakıştırıyorlar. Oysa onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.*
(*) 1- Bâhire: Putlara adanmış dişi deve. 2-Sâibe: Dilek kabulü için putlar adına salıverilmiş deve. 3-Vasıîle: İkiz dünyaya gelen ve erkeği putlara kurban edilen keçi. 4-Hâm: Cahiliyede kutsallık atfedilen ve sırtına binilmeyen deve. (Meali Kerim Açıklaması) Bâhire, Sâibe, Vasîle ve Hâm o günkü müşriklerin tanrıları için adak olarak ayırdıkları ve vurdukları işaretlere göre, hangisinin hangi tanrıya ait olduğunu belirledikleri kurbanlara verdikleri isimlerdir. Özellikle bu kurbanların Allah’ın emriyle tanrılara ayırdıklarını ve isimleri Allah’ın belirlediğini iddia ettiklerinden, bu ayetler onların bu söylemlerini reddediyor. (İ. Yorulmaz Meali 103. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah ne bahire’i, ne saibe’i, ne vesile’i ve nede Haam’ı[10] emretmemiş, yalnız gerçekleri inkâr edenler Allah adına yalan söylemişlerdir. Onların çoğu aklını kullanmayanlardır.
[10] Bahire, Saibe, vâsile ve haam o günkü müşriklerin tanrıları için adak olarak ayırdıkları ve vurdukları işaretlere göre, hangisinin hangi tanrıya ait olduğunu belirledikleri kurbanlara verdikleri isimlerdir. Özellikle bu kurbanların Allah’ın emriyle tanrılara ayırdıklarını ve isimleri Allah’ın belirlediğini iddia ettiklerinden, bu ayetler onların bu söylemlerini reddediyor.  
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah ne Bahıyre, ne Saibe, ne asıyle, ne de Ham denilen hayvanlara inanın diye buyurmadı. Ancak tanımıyanlar Allah’a karşı yalan uydurdular. Onların pek çoğu aklı yatmayan kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah ne bahire, ne sâibe, ne vasile, ne hâm/e [⁵] yapmamıştır, fakat kâfir olanlar Allah/a kendiliklerinden yalan söylüyorlar. Onların pek çoğunun da böyle olduğuna akılları ermez.
[5] Cahiliyenin ihtira ettikleri ahkâmdan biri de bu dört nevi hayvandır. 1 - Bahire; putlar hizmetine tahsis kılınıp kimsenin sütünü sağmadığı dişi devedir. 2 - Sâibe, putlar için salıverilen, üzerine yük konmayan devedir. 3 - Vasile, birinci ve ikinci batında birbiri üzere dişi doğuran devedir. 4 - Hâm, sulbünden on deve doğan erkek devedir. Maamafih bunlar başka türlü de izah olunuyor. Bunlara yük konmazdı, bunlar yenilmezdi, kulakları da yarılırdı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah ne bir “bahîre”, ne bir “sâibe”, ne bir “vasîle” ne de bir “hâm” var etmiştir³⁴. Fakat inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar/iftira atıyorlar. Onların pek çoğu akıllarını kullanmıyorlar.
34 Tefsirlerin beyanına göre, cahiliye Arapları, beş kez doğuran ve beşincisi dişi olan devenin kulaklarını çentip serbest bırakırlardı. O deve artık sütü sağılmaz ve binilmezdi. Buna “bahîre” denirdi. Cahiliyede bir Arap tutulduğu hastalıktan veya atlattığı bir felaketten dolayı, bir devesini putlara adardı. O da sağılmaz ve üstüne binilmezdi. Ona da “sâibe” denirdi, bir nevi adak deve idi. Eğer bir koyun ikiz doğurur, bunlardan biri erkek ve birisi dişi olursa, dişinin hatırına erkeği kesmezlerdi. Bu erkek koyuna “vasîle” denirdi. Kendisinden on kuşak döl alınan erkek devenin sırtı haram olurdu. Binilmez, yük sarılmazdı. Ona “sırtını korudu” derlerdi. Hayvan işaretlenip salınırdı. Buna da “hâm” derlerdi. Bu hayvanların kesilmesi, binilmesi, yük altına alınması ve sütlerinin sağılması yasaktı. Cahiliye Araplarının her ne kadar bunu Allah emretti gibi iftira atsalar da, hayvanlara bu nevi kutsallık atfetmelerini Kur’an uygun bulmadı ve bu geleneği kaldırdı.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, beşinci doğurduğu erkek olan kulağı çentilmiş deveyi, adak olarak adanan deveyi, dişi ve erkek olmak üzere ikiz doğuran koyunu ve dölünden on deve meydan gelmiş olan erkek deveyi (kesmemek, yememek ve binmemek üzere salıvermeyi) karar kılmamıştır. Fakat küfre sapanlar Allah'a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akıl etmezler.
(Bu ayette tanrılara kurban adamak ve kurbanlık hayvanları serbestçe otlamaya bırakmak gibi batıl uygulamalar yerilmektedir. İslâm öncesi Arabistan’da bu tür hayvanlara değişik adlar verilir, özel işaretler konur ve onları herhangi bir işte kullanmak, yemek için kesmek, şu ya da bu biçimde kendilerinden yararlanmak haram sayılırdı.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, İslâm öncesinde putperestlerin, Allah’ın helâl kıldığı bazı hayvanları birtakım bâtıl inançlar ve saçma geleneklerle bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye nitelendirip kutsal ilan ederek bu hayvanların etinden, sütünden, sırtından, vs. kendilerini mahrum bırakmalarını emretmiş değildir. Tam aksine, bu kâfirler, Allah adına yalanlar uyduruyorlar. Çünkü onların çoğu, akıllarını kullanmazlar.Câhiliye döneminde Araplar, sonuncusu erkek olmak üzere beş kez doğum yapan deveye bahira; tutulduğu bir hastalıktan kurtulan kimsenin putlara adadığı deveye saibe derlerdi ki, artık hiç kimse bunlara ne binebilir, ne kesebilir, ne de sütünü sağabilirdi. Koyun dişi doğurursa kendilerinin, erkek doğurursa tanrılarının olurdu. Şâyet ikisini birden doğurursa, dişiden dolayı erkeği de kurban etmezlerdi ki, buna da vasile derlerdi.Bir de, kendisinden on kez döl alınan erkek deveye hâm derlerdi ki, bunun sırtına binmeyi haram sayar ve istediği yerde serbestçe otlamasına izin verirlerdi. İşte bu kâfirler, en büyük nîmetlerden biri olan düşünebilmeyi o derece ihmal etmişlerdir ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, ne Bahîra’dan, ne Sâibe’den, ne Vasîle’den, ne Hâm’dan meşru kıldı. Ama inkâr etmiş olanlar, Yalan’ı Allah’a iftira ediyorlar. Onların çoğu akletmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, enenmiş, binme yasaklı, ikiz doğurgan ve yükten muaf hayvan diye bir sınıflama yapmış değildir. [2] Bunlar, Allah'a karşı inkarcıların uydurması. Onların çoğu akıl edemiyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah Putperestlerin "Bahîre, Sâibe, Vasîle, Hâm!" diye niteledikleri şeyleri meşru kılmamıştır. İnkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten onların çoğunun aklı ermez. Şunu bilin ki; atalar dininden gelen bu tür geleneklerin, bu tür kuralların tamamı kaldırılmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah [bahîrah], [sâibeh], [vasîleh] ve [hâm] [*] diye bir şey (haram) kılmamıştır. Fakat kâfir olanlar, Allah’a yalan uydurur. Onların çoğu akıl etmez.
Arap geleneğinde [bahîrah], “Deve beş kez yavrulayıp, en sonuncu yavrusu erkek olunca, o devenin kulağını dilip delerler, ona binmeyi ve onu kesmeyi kendilerine yasaklarlardı. Onu putları için azat ederlerdi.” [Sâibeh], “putlar adına azat edilip salıverilen hayvan demektir. Arap geleneğinde, kişi malından istediği kadar hayvanı azat eder ve onları putların hizmetçilerine verirdi. O hizmetçiler de bu hayvanların sütünü yolculara verirdi.” [Vasîleh], Arap geleneğinde “koyun, dişi doğurursa sahibinin, erkek doğurursa putların olurdu. Erkek ve dişi iki tane doğurursa onlar, “Bu kardeşine ulaştı, der ve erkek yavruyu putlarına kurban etmezlerdi. Buna göre [vasîleh], başkasına ulaştırılmış ve bitiştirilmiş anlamında [mevsûleh] kelimesinin karşılığıdır.” [Hâm], Arap geleneğinde “on sene tohumluk için kullanılan ve on seneden sonra salıverilen deve” demektir. Bu da sırtına binilmesi haram olan develerdendir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah kulağı yarılan, adak olarak bırakılan, biri erkek biri dişi olmak üzere ikiz doğuran ve on defa doğurunca yük vurulmayan hayvanların (adanmasını) hoş görmemiştir. Fakat kâfirler çoğunun akılları ermediği halde, kendi yalan(lar)ını Allah’a yakıştırıyorlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
BAZI hayvan cinslerinin bâtıl inançlarla işaretlenmesi ve insanların kullanımından alıkonması, Allah’ın emri değildir: ¹²⁴ Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, kendi uydurdukları yalanları Allah’a yakıştırırlar. Ve onların bir çoğu akıllarını asla kullanmaz:
124 Lafzen, “Allah, behîra, sâibe, vesîle ve hâm [şeklindeki hayvanlar]dan bir şey emretmemiştir”. Bu ifadeler, İslam öncesi Arapların, meralara salarak ve kullanılmalarını veya kesilmelerini yasaklayarak muhtelif tanrılarına adamayı âdet edindikleri bazı evcil hayvan cinslerini gösterir. Bu hayvanlar, sayılarına, cinsiyetlerine ve soylarına göre seçilirlerdi: ama lugatçiler ve müfessirler, bunların tanımında hiçbir şekilde anlaşamamışlardır. Bu sebepten dolayı -ve içlerinde taşıdıkları karmaşıklık nedeniyle- yukarıdaki dört terim başka herhangi bir dile çevrilemezler. Sonuç olarak, onları metin içinde, “bâtıl inançlarla işaretlenmiş ve insanların kullanımından alıkonmuş belli hayvan cinsleri” olarak çevirdim: bu, bütün otoritelerin ittifakıyla, dört cins hayvanın ortak vasfı olarak görülür. Onların burada (ve dolayısıyla, 6:138-139 ve 143-144’de) zikredilmeleri, önceki iki ayette işaret edilen ve ilgili dipnotlarında açıklanan, bazı sözde “dinî” yükümlülüklerin ve yasakların keyfî şekilde uydurulmasının bir tasvirini amaçlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah ne bahîre ne sâibe ne vasîle ve ne de hâm (Diye bazı hayvanlara) kutsallık vermedi.1 Fakat küfredenler bu sapık inançlarını Allah’a isnat ederek iftira ediyorlar.2 Onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.3 153/19...23, 210/17, 13/33, 321/10, 10/100
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne bahîra ve sâibe, ne de vasîle ve hâm[⁹⁹⁶] (adı altında, hayvanların bâtıl inançlarla yaratılış amacı dışına çıkarılmaları) Allah’ın emri değildir. Fakat hakikati inkârda ısrar edenler, kendi uydurdukları yalanları Allah’a yakıştırıyorlar. Zira onların çoğu kafalarını kullanmıyorlar.
[996] Bahîra: Beş kez doğuran ve beşinci yavrusu erkek olan dişi deve. Sâibe: Başına bir iş gelenin kurtulunca saldığı adak deve. Vasîle: Erkekli dişili ikiz doğuran koyunun sırf dişiye hürmeten yenilmeyip salınan erkeği. Hâm: Dölüyle on batın doğurtan erkek deve. Bunlar sahte bir kutsallık kılıfı ile tanınsın diye kulağı yarılıp salınırlar, etinden, sütünden ve tüyünden hiç kimse yararlanamazdı. Sâlih Nebi’nin devesi bu geleneğin köklerine işaret etse gerektir (Msl: 11:64). Bu sahte kutsallık özünde ilâhî hiyerarşiye müdâhale anlamı taşıyordu (22:36-37, not 56-58).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah, bahîre, sâibe, vasîle ve hâm gibi şeyleri (putperestlikle ile ilgili batıl inançları) meşru kılmamıştır, ancak kafirler, Allah’a iftira etmektedirler. O cahillerin buna akılları ermez, (bu batıl inançlara uyup giderler)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Ve onların bir çoğu da akletmiyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah Teâlâ bahireden, saibeden, vasileden ve hâmden hiçbirini (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfir olanlar Allah Teâlâ'ya karşı yalan söyleyerek iftirada bulunurlar. Ve onların çokları ise akıl erdiremezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle, ne de hâm diye bir şey bildirmemiştir. Fakat, o kâfirler bu inançlarını Allah'a mal ederek O'na iftira etmişlerdir. Onların ekserisinin akılları ermez.
Cahiliye arapları putlarına adadıkları hayvanları gruplara ayırmışlardı. Beş kere doğurup beşincide dişi doğuran deveye bahîra der, kulağını yarıp sütünü sağmaz, putlara bırakırlardı. Bazı hayvanları putlar uğrunda serbest bırakır, sütü yalnız misafirlere ayrılırdı ki bu deveye sâibe derlerdi. Biri erkek diğeri dişi olarak ikiz doğuran koyun veya deveye vasîle der, erkeği putlara kurban ederlerdi. On nesli dölleyen erkek deveye hâm deyip onu da putlar için serbest bırakırlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, bahire, saibe, vasile ve ham diye bir şey yapmamıştır. Fakat inkar edenler, Allah'a yalan uyduruyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.
Câhiliyye Araplarında, deve beş kez doğurur, beşinci yavru dişi olursa o deve, kulağı çentilip serbest bırakılırdı. Binilmez, sütü sağılmaz olan o deveye bahîre denilirdi. Tutulduğu bir hastalıktan kurtulan kimse, devesini putlara adardı. Bahîre gibi sağılmayan ve üstüne binilmeyen o deveye de sâibe denilirdi. Bir koyun hem erkek, hem dişi doğurursa "Kızkardeşine kavuştu" deyip dişinin hatırı için erkeği de kesmezlerdi. Buna da vasîle denilirdi. Kendisinden on kez döl alınan erkek devenin sırtı harâm sayılır "Sırtını korudu" diyerek onu sudan ve otlaktan menetmezlerdi. Buna da hâm denilirdi.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh bahîre, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey kılmadı. [²] Lâkin kâfirler Allâh'a yalan yere iftirâ iderler. Onların çoğı bunı idrâk ve ta'akkul itmezler.
[2] Zamân-ı câhiliyetde deve ve koyunlardan ba'zılarını esbâb-ı muhtelife ile başıboş bırakarak etlerinden, südlerinden hidmetlerinden istifâdeyi harâm 'add iderlerdi. Bu isimler onlara virilen isimlerdir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah ne Behireyi, ne Sahibeyi, ne Vasılayı, ne Hâm’ı meşru kılmıştır. ”Bunlar cahiliyet devrinde Arapların tapıp kurban ettikleri develerin isimleridir” ama kâfir olanlar yalanlarını Allah’a mal ederler ve çoğu aklını kullanmaz[*].
[*] Muhammed Esed Meali. Ayet Açıklaması: Lafzen, "Allah, behîra, sâibe, vesîle ve hâm [şeklindeki hayvanlar]dan bir şey emretmemiştir". Bu ifadeler, İslam öncesi Arapların, meralara salarak ve kullanılmalarını veya kesilmelerini yasaklayarak muhtelif tanrılarına adamayı âdet edindikleri bazı evcil hayvan cinslerini gösterir. Bu hayvanlar, sayılarına, cinsiyetlerine ve soylarına göre seçilirlerdi: ama lugatçiler ve müfessirler, bunların tanımında hiçbir şekilde anlaşamamışlardır. Bu sebepten dolayı -ve içlerinde taşıdıkları karmaşıklık nedeniyle- yukarıdaki dört terim başka herhangi bir dile çevrilemezler. Sonuç olarak, onları metin içinde, "bâtıl inançlarla işaretlenmiş ve insanların kullanımından alıkonmuş belli hayvan cinsleri" olarak çevirdim: bu, bütün otoritelerin ittifakıyla, dört cins hayvanın ortak vasfı olarak görülür. Onların burada ve (Enam 6/138-139) ve (Enam 6/143-144)'de zikredilmeleri, önceki iki ayette işaret edilen ve ilgili dipnotlarında açıklanan, bazı sözde "dinî" yükümlülüklerin ve yasakların keyfî şekilde uydurulmasının bir tasvirini amaçlar.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, bahîre, sâibe, vesîle ve hâm (diye bir şeyler) belirlemedi. Fakat küfredenler Allah'a yalan yere iftira ediyorlar. Onların çoğu akletmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bahîre, sâibe, vasîle ve hâm'ı(29) Allah size bildirmiş değildir; kâfirler Allah adına yalan uyduruyorlar. Zaten onların çoğunun aklı ermez.
(29) Bunlar çeşitli vesilelerle putlara adanıp salıverilen, kendilerinden yararlanılması yasaklanan hayvanlardı.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah ne bahîre yapmıştır ne sâibe ne vasîle ne de hâm. Ne var ki küfre sapanlar yalan uydurarak Allah'a iftira ediyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ķılmadı Tañrı ya'nį buyurmadı hįç deve kim biş gez botlayıcaķ ķulaġın yıralar andan hįç kimse binmeye aña daħı yük urmayalar boġazlamayalar ne daħı deve kim butlar içün yā on dişi botlayıcaķ sumaya śalı-vireler āźād ola ne daħı ķoyun kim ikiz doġura biri irkek biri dişi kim irkegi boġazlamayalar dişisi içün ne daħı buġra deve kim anuñ bilinden on köşek ola andan anı butlar içün śalıvireler kimse binmeye. velįkin anlar kim kāfir oldılar yalan baġlarlar Tañrı üzere yalanı daħı çoķı anlaruñ añlamazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā ḳılmadı ḥarām eylemedi ḳulaġı kesilen ḥayvānları, daḫı sāyibolanları, daḫı vaṣl eyleyenleri ḥimāyet eyleyen ḥayvānları daḫı. Līkin kāfirolanlar iftirā iderler Tañrı ḥaḳḳına yalanı, daḫı anlaruñ çoġınuñ ‘aḳlı yoḳdur,fehm eylemezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bəhirə, saibə, vəsilə və haminin heç birisini Allah (sizin üçün müəyyən edib) qanuni buyurmamışdır. Lakin kafirlər Allaha qarşı yalan uydururlar. Onların (kafirlərə uyan camaatın) əksəriyyəti isə (bu cür iddiaların Allaha qarşı böhtan, iftira olduğunu) dərk etmirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah hath not appointed anything in the nature of a Bahirah or a Saibah or a Wasilah or a Hami, but those who disbelieve invent a lie against Allah. Most of them have no sense.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It was not Allah who instituted (superstitions(809) like those of) a slit-ear she- camel, or a she-camel let loose for free pasture, or idol sacrifices for twin-births in animals, or stallion-camels freed from work: It is blasphemers who invent a lie against Allah. but most of them lack wisdom.
809 A number of Arab Pagan superstitions are referred to. The Pagan mind, not understanding the hidden secrets of nature, attributed certain phenomena to divine anger and were assailed by superstitious fears which haunted their lives. If a she-camel or other female domestic animal had a large number of young, she (or one of her offspring) had her ear slit and she was dedicated to a god; such an animal was a bahirah. On return in safety from a journey, or on recovery from an illness a she-camel was similarly dedicated and let loose for free pasture; she was called a saibah. Where an animal bore twins, certain sacrifices or dedications were made to idols; an animal so dedicated was a wasilah. A stallion-camel dedicated to the gods by certain rites was a ham. The particular examples lead to the general truth; that superstition is due to ignorance, and is degrading to men and dishonouring to Allah, (Cf. 6:139).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَا جَعَلَ
kılmamıştır
اللّٰهُ
Allah
مِنْ بَح۪يرَةٍ
bahîrayı
وَلَا سَٓائِبَةٍ
ve ne sâibeyi
وَلَا وَص۪يلَةٍ
ve ne vasîleyi
وَلَا حَامٍۙ
ve ne hâmı
وَلٰكِنَّ
fakat
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
يَفْتَرُونَ
iftira ediyorlar
عَلَى
karşı
اللّٰهِ
Allah'a
الْكَذِبَۜ
yalan
وَاَكْثَرُهُمْ
zaten onların çoğu
لَا يَعْقِلُونَ
aklını kullanma-yanlardır
Allah, (cahiliye devrindeki âdet üzere hayvanlar için) bahîra (beşinci doğurduğu erkek olduğu için kulağı yarılan), sâibe (putlara adak sonucu salıverilen), vasîle (erkek dişi ikizler doğuran) ve hâm (on defa doğurduğundan dolayı yük vurulamayan hayvanlar) diye bir şey(i haram) kılmamıştır. Fakat kâfirler, Allah'a karşı yalan uydurarak iftira etmektedirler. Zaten onların çoğu (hakka karşı) aklını kullanmayan (kimse)lerdir.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَحِيرَة
İsim
ب ح ر
Bahîra (beşinci doğurduğu erkek olduğu için kulağı yarılan hayvanlar)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَٓائِبَة
Etken fiil
س ي ب
Sâibe (putlara adak sonucu salıverilen hayvanlar)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَصِيلَة
İsim
و ص ل
Vasîle (cahiliye devrindeki âdet üzere erkek dişi ikizler doğuran hayvanlara verilen ad)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَام
İsim
ح م ي
Hâm (on defa doğurduğundan dolayı yük vurulamayan hayvanlar)
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi