close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 104. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ kîle lehum te’âlev ilâ mâ enzela(A)llâhu ve-ilâ-rrasûli kâlû hasbunâ mâ vecednâ ‘aleyhi âbâenâ(c) eve lev kâne âbâuhum lâ ya’lemûne şey-en velâ yehtedûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara, gelin Allah'ın indirdiğine ve Peygambere dendi mi bize yeter atalarımızın yapageldikleri şeyler, böyle bulduk biz derler. Fakat ya ataları da bir şey bilmiyorlardı ve doğru yola gitmiyorlardıysa.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara; (bu yanlış düşünce ve davranışları bırakın!) Allah’ın indirdiğine (Kur’an’ın hükmüne) ve (Hz.) Resul’ün (sünnetine ve sistemine) gelin, denildiğinde: (Hayır) "Babalarımızı (atalarımızı) üzerinde bulduğumuz (ve keyfimize göre tâbi olduğumuz) şey bize yeter" derler. Ya babaları (ataları) bir şey bilmeyen ve Hakk yolu bulamayan (cahil ve gafil) kimseler olsalar da mı (yine şuursuzca onların izlerini takip edeceklerdi)?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Zira onlara “Allah'ın indirdiğine ve elçisine gelin” denildiğinde, “Atalarımızdan gördüğümüz inançlar ve fiiller, bizim için yeterlidir” diye cevap verirler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yoldan uzak kimseler ise de mi?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Allah'ın indirdiğine, Kur'ân'a ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah'a, sünnetine gelin" denildiği zaman: “Gördüğümüz, bildiğimiz, babalarımızın yolu, hayat tarzı bize yeter" derler. Ataları hiçbir şey bilmez ve hak yolu benimsememiş, doğruyu, aydınlığı, hayrı ve refahı bulamamış kimseler ise de mi, onların yolundan gidecekler?
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygamber'e gelin" dendiği zaman: "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. Babaları hiçbir şey bilmiyor veya doğru yolu bulamamış idilerse de mi?
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara: 'Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin' denildiğinde, 'Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter' derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara: “- Allah'ın indirdiği Kur'an hükümlerine ve Peygamberin sünnetine gelin”, denildiği zaman: “- Bize, atalarımızı üzerinde bulduğumuz din yeter”, diyorlar. Ataları bir şey bilmiyor ve doğru yola gitmiyor idiyseler de mi?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara: “Allah’ın indirdiğine ve Resulullah’a gelin” denildiğinde, “babalarımızın gittiği yol bize yeter” derler. Ya babaları bir şey bilmiyorsa veya yanlış yolda iseler…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara, “Allah'ın indirdiğine ve peygamberine geliniz” denildiğinde, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter” derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?[109]
[109] Taklit hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 180-182.  
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara: «Allahın indirdiğiyle, peygambere geliniz!» denildiğinde, «Atalarımızdan bulduğumuz bize yeter» diyorlar, ya onların itaları hiçbir şey bilmiyen, doğru yola gitmiyen kimseler olsa da mı?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara: “Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Resul'(ün size tebliğ ettiğin)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (töre, gelenek ve ideolojiler) bizim için yeterlidir” derler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan (kimseler) olsa da mı (yine onlara uyacaklar)?
“Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” demek, hayatımızdan memnunuz, yeni bir kitaba ve peygambere ihtiyacımız yok, atalarımızdan gördüklerimizle, ecdadımızın yaşadıklarıyla yaşamaya devam edeceğiz demektir. “Bugün dünyada iyi de olsa kötü de olsa yürüyen bir düzen vardır, bu düzen içerisinde herkes şöyle böyle hayatından memnundur. Kur’an kutsal bir kitap olarak kalsın, onu duvarlara asalım, yemin aracı olarak kullanalım, arabamızın torpidosuna koyalım, cenaze merasimlerinde okuyalım ama onu anlamaya çalışarak işimize karıştırmayalım, hayata müdahalesine izin vermeyelim. Hz. Muhammed peygamberimiz olsun, Müslüman kimliği için onun peygamberliğine şehadet edelim ama onun on dört asır önceki hayatını günümüze taşımaya kalkmayalım, bu kadar çağdaş paradigmalar varken tutup da onu model olarak almayalım” gibi hezeyanlarla toplum her geçen gün dinden ve dini hayattan daha da uzaklaştırılıyor, insanların inançlarındaki ve ahlakî gelişmelerindeki yetkinlik tarihî süreç içinde giderek azalıyor. İslami hakikatlerden ve Kur’an’daki mesajlardan haberi olmayan ve böylece dinî mülahazaların pratik hayata müdahalesine karşı çıkan insanlar, yaşadıklarının olması gereken olduğunu sanıyorlar. Oysa insandan istenen ve beklenen hayat bu değildir. Realite planında insanı hak ettiği makama taşıyacak ve onu cennetin varisi yapacak olan, yaratılıştan kendisine lütfedilen insanî güzellikleri diri tutarak ve bunun için ilahî düsturlardan destek alarak dosdoğru bir hayat ortaya koymasıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara "Geliniz Allâh’ın rasûlüne inzâl itdiğini kabûl idiniz" dinildiği zamân bizim ecdâdımızdan buldığımız i’tikâd bize kâfîdir, didiler halbuki ecdadları ilimden bî-behre ve hidâyete sevk idilmemiş idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara, "Gelin Allah'ın indirdiği Kitap'a ve peygambere uyun" dendiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter" derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygamber’e gelin” denildiğinde onlar, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter” derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara “Allah’ın indirdiğine ve peygambere gelin” dendiğinde, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter” derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda gitmeyen kimseler olsa da mı?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlara, «Allah'ın indirdiğine ve Resûl'e gelin» denildiği vakit, «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter» derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine, "ALLAH'ın indirdiğine ve elçiye gelin," denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter!," derler. Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara: " Allah'ın indirdiği (kitabı)ne ve peygamber'e gelin" dendiği zaman:" Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunlara gelin Allahın indirdiği ahkâma ve Peygambere denildiği zaman da «bize atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler yeter» diyorlar, ya ataları bir şey' bilmez ve doğru yola gitmezler idi ise de mi?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlara, “Allah’ın vahyettiğine ve Resûl’e gelin” (îmân edin) denildiği vakit, “atalarımızı, üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter!” derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, Allah'ın indirdiğine ve resule gelin dendiği zaman, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter.” dediler. Peki ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler ise?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara: «Allahın indirdiğine ve o peygambere gelin» denildiği zaman «Atalarımızı üstünde bulduğumuz şeyler bize yeter» dediler. Ya ataları hiç bir şey bilmiyorlar ve doğru yola gitmiyorlar idiyse?..
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem onlara, “Allah'ın indirdiğine (Kur'ân'a) ve peygambere (sünnetine) gelin!” denildiği zaman: “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter!” dediler. Ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu (da) bulamayan kimseler idiyse! (Yine de onlara mı tâbi' olacaklar?)(1)
(1)“Biz Kur’ân şâkirdleri (talebeleri) olan Müslümanlar, bürhâna (delîle) tâbi‘ oluyoruz. Akıl ve fikir ve kalbimizle hakāik-ı îmâniyeye (îman hakīkatlerine) giriyoruz. Başka dinlerin bazı efradları (ferdleri) gibi, ruhbanları (hristiyan din adamlarını) taklîd için bürhânı bırakmıyoruz.” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 404)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlara, (bu yanlış düşünce ve davranışları bırakın!) Allah’ın indirdiğine (Kur’an’ın hükmüne) ve (Kur’an’ı tebliğ eden) Resûl’e (onun Kur’an’a uygun hakemliğine) gelin" denildiği vakit, "Babalarımızı (atalarımızı) üzerinde bulduğumuz (töre, gelenek ve ideolojiler) bize yeter" derler. Ya babaları (ataları) bir şey bilmeyen ve (akıllarını kullanmadıkları için) Hakk yolu bulamayan kimseler olsalar da mı? *
[*] Hakikat önceki olanın değil sâdık olanındır. Atalar yoluna karşı tavır, körü körüne taklide karşı bir tavırdır. Çünkü taklitle değer üretilemez. Öncekilerin yanlışı sonrakilerin mazereti olamaz.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara “Allah’ın indirdiğine ve elçinin getirdiğine gelin” denildiğinde, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” derler. Eğer ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde değillerse de mi, atalarına uyacaklar?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara: "Allah’ın bildirdiğine, elçisine gelin" denilince derler: "Atalarımızdan ne gördükse o bize yeter". Ya ataları hiçbir bilgisi olmıyan, doğru yolu da tutmamış olan kimselerse?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara; «Allah/ın inzal ettiği Kitab/a, peygamberin sünnetine gelin denildiği zaman «babalarımızdan bulduğumuz din bize elverir» derler. Onların babaları hiçbir şey bilmeseler de, yolu bulmasalar da yine elverir mi? [¹]
[1] Veya yine uymalı mı?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara “Allah’ın indirdiğine ve elçiye uyunuz” denildiğinde, onlar, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!” derler. Ya babaları/ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara, “Gelin Allah'ın indirdiğine ve peygambere uyun” dendiğinde, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter” derler; babaları bir şey bilmeyen ve hidayete ermemiş kimseler olsalar da mı (onlara tabi olacaklar)?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara, “Şu saçma sapan gelenekleri bırakın da, Allah’ın indirdiği mükemmel inanç sistemine ve bu sistemin biricik kaynağı olan Kur’an’ın pratik hayata aktarılmasında en güzel örnek olan Elçisine gelin!” denildiği zaman: “Atalarımızdan gördüğümüz töre, gelenek ve ideolojiler bizim için yeterlidir!” derler. Peki, ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yoldan sapmış kimseler olsa da mı onları körü körüne taklit edecekler?Peki, şu hâlde ne yapmalı?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara, “Allah’ın indirdiği şeye ve O’nun rasûlüne gelin!” denildiği zaman: -“Atalarımızı / babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter” dediler. Şayet ataları / babaları bir şey bilmezlerdi ve doğru yolda gitmezlerdi ise de mi?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu gibilere: " Kelâmullah’a ve Resule gelin " denince hep: " Atalarımızdan gördüklerimiz bize yeter " derlerdi. Ya ataları zır cahil ve de şaşkın ise n’olacak?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara; "Allah’ın gönderdiği Kur’an’a, Resulün Allah’ın yasalarını uygularken verdiği emirlere uyun!" denildiğinde "Biz babalarımızın önceden verdiği hükümlere uyarız!” derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı aynı şeyi söyleyecekler?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara “Allah’ın indirdiğine (kitaba) ve Elçi’ye gelin!” dendiği zaman, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter!” derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi? [*]
Bu ayette taklidin “gerçeği bilmek ve doğru yolda olmak” anlamına gelmediğine dikkat çekilmektedir. Yüce Allah inkârcılara ve müşriklere hitap ederek Kur’an’a ve Elçi’ye gelmelerini onlara emredince, taklidi tercih ettiklerini bildirmektedir. Bu ayette ilahi prensipleri doğru yaşayabilmek için Hz. Muhammed’e tâbi olmanın zorunlu olduğuna özellikle bir göndermenin yapıldığı apaçık bir gerçekliktir; çünkü peygambersiz bir din anlayışı imkânsızdır ve dinsizliktir. Bu nedenle ayette hem vahye yani Kur’an’a hem de onu tebliğ edip yaşayarak ümmetine örnek olan Hz. Muhammed’e tâbi olunması emredilmektedir. Elçi’ye itaatin onu elçi kılan Allah’a itaat olduğunda kuşku yoktur. Bunun yolu ise Elçi’nin beraberinde getirmiş olduğu ilahi mesaja yani Kur’an’a uymakla mümkün olabilir. Taklitle ilgili ayetler için bkz. Bakara 2:170, dipnot 2.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara: “Allah’ın indirdiği (Kur’an’a) ve Peygamber’e gelin.” denildiğinde onlar: “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter.” derler. Onların ataları, hiçbir şey bilmeyen ve dosdoğru yolda olmayan kimseler olsa da mı?
Muhammed Esed
swap_vert close
Zira onlara, “Allah’ın indirdiğine ve Elçisi’ne gelin!” denildiğinde, “Atalarımızdan gördüğümüz inançlar ve fiiler bizim için kafidir” diye cevap verirler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yoldan uzak kimseler idiyseler de mi?
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara: “Allah’ın indirdiği Kuran’a ve Allah’ın mesajını tebliğ eden elçiye gelin.” Denildiğinde, onlar “Hayır biz atalarımızın bize bıraktığı geleneğe uyarız, o bize yeter!” derler. Peki ya ataları, hakikati bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler iseler? 2/170, 24/47…52, 31/20, 43/21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onlara “Allah’ın indirdiğine ve Rasûl’e gelin!” denildiğinde, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz inanç bize yeter!” diyorlar. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyse de mi?[⁹⁹⁷]
[997] Zımnen: Hakikat sâbık olanın değil sâdık olanındır. Atalar yoluna karşı tavır, körü körüne taklide karşı bir tavırdır. Zira taklitle değer üretilemez. Öncekilerin yanlışı sonrakilerin mazereti olamaz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara, "Allah’ın indirdiğine ve Peygambere gelin" (bu batıl inançları terkedin) denildiğinde "Atalarımızı üstünde bulduğumuz yol bize yeter" derler. Ya ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde değillerse? (onların hali nice olur)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlara: "Allah’ın indirdiğine ve resulüne gelin!" dense, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara, Allah Teâlâ'nın indirdiğine ve Peygambere geliniz denildiği vakit, «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter,» derler. Ya babaları hiçbir şey bilmiyorlar ve doğru yola gitmiyorlar idiyseler de mi?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerine: “Allah'ın indirdiğine ve Resule (onların hakemliğine) gelin denildiğinde “Atalarımızı ne halde bulmuşsak o bize yeter! ” derler. “Ataları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı onlara tabi olacaklar? ”
Müşriklerin hurafelerinden biri de, deve ve koyun gibi hayvanları, âyette sayılan adlar altında putlara adama, insanların yararlanmasını önleme ve putlara kurban etme idi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Elçi'ye gelin!" dense, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara Allâh'ın indirdiği şeye (Kur'ân'a) geliniz denilür ise "Babalarımızı üzerinde buldığımız dîn bize kifâyet ider" dirler. Eğer babaları bir şey bilmez ve hidâyete irmemiş takımdan ise yine onlara tâbi' mi olacaklardı?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara: "Allahın indirdiğine ve Elçisine gelin" dense, ”Atalarımızda gördüğümüz bize yeter” derler. Ya ataları bir şeyi bilememiş ve doğru yolu bulamamışlarsa?
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara: -Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin, denildiğinde: -Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter.” derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayanlar idiyse ya?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara “Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin” dendiğinde, “Atalarımızdan gördüğümüz şey bize yeter” derler. Ya onların ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler ise?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara, Allah'ın indirdiğine ve resule gelin dendiğinde şöyle derler: "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." Peki, ataları hiçbir şey bilmiyor, doğru yolu bulamıyor idiyseler de mi?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan eyidildi anlara “gelüñ anuñ dapa kim indürdi Tañrı daħı yalavaç dapa” eyittiler “ŧapdur bize ol kim bulduk anuñ üzere atalarumuzı.” eger oldı-y-ise daħı mı ataları anlaruñ bilmezler nesene daħı ŧoġru yol dutmazlar?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan eyidilse anlara gelüñüz Tañrı Ta‘ālā indürdügi kitāba, daḫıpeyġamber sünnetine, eydürler: Yitişür bize ol nesne kim bulduḳ atalaru‐muz anuñ üstine. Daḫı eger ataları hīç nesne bilmez olsalar daḫı mı? doġruyol üstine olmasalar daḫı mı?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara: “Allahın nazil etdiyinə və Peyğəmbərə tərəf gəlin!” – deyildiyi zaman: “Atalarımızın getdiyi yol bizə yetər”, - deyə cavab verirlər. Bəs ataları heç bir şey bilməyib doğru yolda deyildilərsə necə?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when it is said unto them: Come unto that which Allah hath revealed and unto the messenger, they say: Enough for us is that wherein we found our fathers. What! Even though their fathers had no knowledge whatsoever, and no guidance?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When it is said to them: "Come to what Allah hath revealed; come to the Messenger.: They say: "Enough for us(810) are the ways we found our fathers following." what! even though their fathers were void of knowledge and guidance?
810 Cf. 2:170. Where a Messenger of Truth comes to teach us the better way, it is foolish to say: "What our ancestors did is good enough for us."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
o za-man ki
ق۪يلَ
denildi
لَهُمْ
onlara
تَعَالَوْا
gelin
اِلٰى مَٓا
o şeye ki
اَنْزَلَ
indirdi
اللّٰهُ
Allah
وَاِلَى الرَّسُولِ
ve resule
قَالُوا
dediler
حَسْبُنَا
bize yeter
مَا
o şey- ler ki
وَجَدْنَا
bulduk
عَلَيْهِ
üzerinde
اٰبَٓاءَنَاۜ
atalarımızı
اَوَلَوْ كَانَ
ya idiyse de mi
اٰبَٓاؤُ۬هُمْ
ataları
لَا يَعْلَمُونَ
bilmiyorlar
شَيْـٔاً
hiçbir şey
وَلَا يَهْتَدُونَ
ve hidâyete ermemişler
Üstelik onlara, "Allah'ın indirdiği (Kitâb)a ve resul(ün)e gelin" denildiği zaman onlar, "atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter" derler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve hidâyete ermemiş (doğru yolu da bulmamış) idiyseler! (Yine de onlara mı tabi olacaklar?)
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
تَعَالَ
Fiil-IV
ع ل و
Gel, gelin
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
حَسْب
İsim
ح س ب
Yeter, kâfi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu