close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 102. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kad seelehâ kavmun min kablikum śümme asbehû bihâ kâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sizden önce de bir kavim onları sordu da sonra kafir oluverdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sizden önce bir topluluk da bunun (gibi gereksiz konuları ve samimiyetsiz bir merakla) sormuştu da sonra (açıklanan hükümler ağır geldiği için inkâr edip) kâfirler olup gitmişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sizden önceki insanlar da, böyle sorular sormuş ve sonuçta Allah'tan gelen gerçekleri, örtbas etmişlerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sizden öncekikavimler böyle şeyleri sordular da, verilen cevapların, vahyedilen hükümlerin gereğini yerine getirmeyip terk ederek kâfir durumuna düştüler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/109-111.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizden önceki bir topluluk bunları sormuş sonra da onları inkar etmişlerdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sizden önce bir topluluk onu sormuştu da sonra kafir olmuşlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu, sizden önce bir kavim, öyle (lüzumsuz) şeyleri sordu da, sonra o yüzden kâfir oldular.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sizden önce bir kavim (toplum,) o meseleleri sordu, sonra onları inkâr etmeye başladılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sizden önceki insanlar da böyle sorular sormuş ve sonuçta onları inkâr etmişlerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizden önce, bir ulus da bunları sormuş idi, sonra bu yüzden onlar kâfir oldular
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey inananlar!) Sizden önceki bir toplum da böyle sorular sormuş ve sonuçta hakikati inkâr etmişti.
Cemil Said
swap_vert close
Sizden evvel bir kavim bunları öğrenmek istedi bildiği şeyler ânları kâfir itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizden önce bir millet onları sormuştu, sonra da onları inkar etmişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kâfir oldu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu tür soruları sizden önce de bir topluluk sormuş, fakat sonunda bunları inkâr eder olmuşlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sizden önce de bir toplum onları sormuş, sonra da bunları inkâr eder olmuştu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizden önce bir topluluk o tip soruları sordu da, o sorularından dolayı inkarcı oldular.
Yahudiler, kendilerine her şeyi açıklayan, tam detaylı olan Allah'ın kitabını (6:154; 7:145; 37:117) yetersiz görerek sordukları sorulara cevaplar olarak Mişna (Söz) ve Gamara (Uygulama) adında dini kaynaklar oluşturdular. Böylece, Allah'ın dinini tahrif ederek inkarcı oldular. Müslümanlar da aynı hataya düşerek, kendilerine herşeyi açıklayan, tam detaylı Kuran'ı (6:38; 114; 12:111; 16:89) yetersiz görerek Hadis (Söz) ve Sünnet (Uygulama) adında dini kaynaklar oluşturdular ve böylece mezhep mezhep olarak inkarcı oldular (23:52-56; 25:30). Kuran'a insan yapısı öğretileri ortak koşanlar tarafından hurafeler ve çelişkilerle dejenere edilen bu dine muhatap olan bir çok kişi de agnostizm veya ateizmi seçmekte.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sizden önce gelen bir kavim bunları sormuştu da sonra inkâr etmişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Filvakı' öyle mes'eleleri sizden evvel bir kavm sordu da sonra o yüzden kâfir oldular
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey îmân edenler!) Sizden önceki bir toplum da böyle sorular sormuş ve sonuçta (kendilerine cevap verilip bazı mükellefiyetler yüklenince) hakikati inkâr etmişlerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten, sizden önce de onları bir halk sormuştu da sonra onları inkâr edenler olmuşlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sizden evvel de bir kavm onları sordu da sonra o yüzden kâfirler oldular.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu sizden önce bir kavim onları sormuştu (da), sonra (kendilerine verilen hükümleri kabûl etmeyip) o yüzden kâfir kimseler olmuşlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki, sizden önce bir topluluk, öyle (lüzumsuz) şeyleri sordu da, sonra da o (lüzumsuz) şeyler yüzüden kendileri inkârcı oldular.*
(*) Burada sorulması istenmeyen şeyler mü’minleri ilgilendirmeyen cahiliye adetleriyle ilgili boş ve faydasız olanlardır. Mesala: Bunlardan biri, Nisa-103.ayette gelen ve cahiliyet adetlerinden olan (bahira, saibe, vasıle ve ham) adı altında hayvanlarla ilgili batıl inançları hakkında lüzumsuz yere soru sormalarıdır. İşte bu ayetle mü’minlerin boş, lüzumsuz ve faydasız şeylerle değil, lüzumlu ve faydalı şeylerle meşgul olmaları isteniyor. Yani bu ayetle mü’minlerin insanlık için yararlı ve güzel şeylerle ilgilenmeleri gerekiyor. Boş, lüzumsuz ve faydasız şeylerle değil. Ayrıca ayetlerden anlaşılacağı gibi geçmişte bazı insanlar kendilerine gönderilen Elçilere onları küçük düşürmek ve alay etmek niyetiyle bu tür sorular (Bakara, 2/67-71- Bakara 2/246-247-Nisâ, 4/153. ayetlerinde olduğu gibi) sormuşlar ve istekte bulunmuşlardı. İstekleri yerine getirildikten sonra da inkârcılıklarına devam etmişler ve bu durum onların helak edilmesine sebep olmuştur. Resulullah döneminde de bu tür benzer istek ve sorulara kalkışanlar olunca Mâide 101 ve 102. ayetler indirilmiş ve geçmişe atıfta yapılarak bundan uzak durmaları istenilmiştir… Hâlbuki insanın bilmediği hususları bilenlerden sorup öğrenmeye çalışması Kur’an’ın bir emridir. Âyet-i kerîmede: “Bilmiyorsanız, bilenlere sorun!” (Enbiyâ’ 21/7) buyrulur. İlim bir hazine, sorular o hazinenin anahtarlarıdır. Dolayısıyla bu âyetlerde yasaklanan, yersiz ve faydasız hususlarda sorulan sorulardır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizden önceki topluluklarda bu şekilde sorular sormuş, sonra da inkârcı olmuşlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten bunları sizden önce başka bir ulus da sormuştu. Sonra bu yüzden Allah’ı tanımaz olmuştu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sizden evvel bir kavim de onu sormuştu. Sonra onu yapmayarak kâfir olmuşlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sizden önce bir topluluk [kavm] onları sormuş sonra da onları inkâr etmişlerdi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizden önce gelen bir topluluk, onları sormuştu da sonra da onları inkâr ediciler olmuşlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sizden önce de bazı insanlar bu tür sorular sormuş(2. Bakara: 67-71 ve 57. Hadid: 27) ve sonuçta, Allah’ın bütün hükümlerini inkâr eder duruma gelmişlerdi. Din âlimleri, kılı kırk yararcasına ortaya koydukları kurallarla, insanların yükümlülüklerini gereksiz yere ağırlaştırmışlardı. Öyle ki, dînî hükümler, zamanla uzmanların bile içinden çıkamadığı karmakarışık sorunlar yumağı hâline gelmiş ve bu da, halkın ve yöneticilerin Allah’ın kanunlarından büsbütün uzaklaşarak inkârcı sistemlerin kucağına düşmesine yol açmıştı.İşte, böyle bir anlayışın ürünü olarak uydurulan haramlardan çarpıcı bir örnek:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu, sizden önce bir kavim sordu; sonra onu inkâr etmeye başladılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizden önceki milletler, bu tür bağlayıcı sorular sordular ve altından kalkamadılar...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bilin ki sizden önceki bir millet sürekli sorular sordu. Sorularına karşılık hükümler verildikçe inkâr ederek kâfir oldular.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elbette sizden önce de bir toplum onları sormuş, sonra da bunları inkâr eder olmuştu.
Mehmet Türk
swap_vert close
Nitekim sizden önce bir toplum bunları sormuştu da sonra bu (soruları) sebebiyle, kâfir olmuşlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Sizden önceki insanlar da böyle sorular sormuş ve sonuçta hakikati inkara varmışlardı. ¹²³
123 İbni Hazm’ın geliştirdiği yasama prensiplerini esas alan Reşid Rıza yukarıdaki ayeti şöyle açıklar: “Birçok hukukçumuz (fukahâ’), kendi sübjektif kıyas yöntemleriyle insanların dinî yükümlülüklerini (tekâlîf) gereksiz yere genişletmişler, böylece, [Kur’an’ın] apaçık dilinin sona erdirdiği güçlüklere ve karmaşıklıklara yeniden hayatiyet kazandırmışlardır: Bu da, birçok Müslümanın ve yönetimlerinin İslam Hukuku’nun bütünlüğünden uzaklaşmalarına yol açmıştır” (Menâr VII, 138).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sizden önce gelen kimi insanlar yerli yersiz birtakım sorular sordular. Sonra da onun gereğini yapmayarak kâfir oldular. 58/5, 62/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sizden önceki insanlar da bu türden sorular sormuşlar, en sonunda hakkı inkâra kadar varmışlardı.[⁹⁹⁵]
[995] Veya: ”Ardından da işi, üzerini kapatmaya kadar vardırmışlardı.” Sûrenin 99. âyetiyle doğrudan bağlantılıdır. Allah Rasûlü’nün misyonunun sadece tebliğ olduğu hatırlatılarak, kullara mutlak sorumlulukları ancak Allah’ın yükleyeceği ifade ediliyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nitekim) Sizden önceki bir toplum da (peygamberlerinden) öyle şeyleri sordu! (fakat itaat etmediklerinden kafir oldular)
Osman Fırat
swap_vert close
Sizden önceki bir topluluk o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Filvaki öyle şeyleri sizden evvel bir kavim sordu da sonra o sebeple kâfir oldular.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizden önce bir topluluk o kabîl şeyleri sormuş, sonra da onlar sebebiyle kâfir olmuşlardı. [6, 109-111]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizden önce gelen bir toplum da onları sormuştu da sonra onları tanımaz olmuşlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizden evvel bir kavim, (peygamberlerinden) böyle şeyler sordılar ve sonra bunı inkâr ile kâfir oldılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizden önce bir topluluk böyle sorular sormuşlar sonra o yüzden kâfir olmuşlardı[*].
[*] Muhammed Esed Meali ayet açıklaması : İbni Hazm'ın geliştirdiği yasama prensiplerini esas alan Reşid Rıza yukarıdaki ayeti şöyle açıklar: "Birçok hukukçumuz (fukahâ'), kendi sübjektif kıyas yöntemleriyle insanların dinî yükümlülüklerini (tekâlîf) gereksiz yere genişletmişler, böylece, [Kur'an'ın] apaçık dilinin sona erdirdiği güçlüklere ve karmaşıklıklara yeniden hayatiyet kazandırmışlardır: Bu da, birçok Müslümanın ve yönetimlerinin İslam Hukuku'nun bütünlüğünden uzaklaşmalarına yol açmıştır" (Menâr VII, 138).  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizden önce gelen bir toplum onu sordu sonra da onu inkar ettiler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizden önce bir topluluk böyle şeyleri sormuş, sonra da sordukları şeyler yüzünden kâfir olmuştu.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sizden önceki bir toplum da onları sormuştu; sonra tutup hepsini inkâr ettiler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ śordı anı bir ķavm sizden ilerü andan oldılar aña kāfirler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṣordı anı niçe ḳavm sizden öñdin andan ṣoñra aña kāfir oldılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizdən əvvəl bir tayfa (belə lüzumsuz şeyləri) soruşmuş, sonra da buna görə (onlara aid olan hökmləri inkar edib yerinə yetirmədikləri üçün) kafir olmuşdu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
A folk before you asked (for such disclosures) and then disbelieved there in.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Some people before you did ask such questions,(808) and on that account lost their faith.
808 For example, the merely fractious questions asked of Moses by the Jews; 2:68- 71. They showed that they had no faith. When foolish questions are asked, and there is no answer, it also shakes the faith of the foolish ones.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَدْ
ger- çekten
سَاَلَهَا
onları sormuştu
قَوْمٌ
bir toplum
مِنْ قَبْلِكُمْ
sizden önce
ثُمَّ
sonra
اَصْبَحُوا
olmuşlardı
بِهَا
onunla
كَافِر۪ينَ
kâfirler
Sizden önce de bir toplum onları sormuş sonra da (kendilerine verilen hükümlerin gereğini yerine getirmeyip) onunla kâfir olmuşlardı.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَصْبَحَ
Fiil-IV
ص ب ح
Oldu, sabahladı
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler