close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 101. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tes-elû ‘an eşyâe in tubde lekum tesu/kum ve-in tes-elû ‘anhâ hîne yunezzelu-lkur-ânu tubde lekum ‘afa(A)llâhu ‘anhâ(c) va(A)llâhu ġafûrun halîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın Kur'an indirilirken bunlara ait bir şey sorarsanız hükmü açıklanır size, halbuki Allah geçmişti ondan, ona ait hükmü bildirmemişti ve Allah, suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! Size açıklandığında, sizi üzecek (kötü ve çekilmez gelecek) şeyleri (gereksiz yere) sorup durmayın; Kur’an indirildiği (ve bugün meali okunuverdiği) zaman sorarsanız, size (gereken) açıklama yapılır. (Halbuki siz gereksiz şeyleri sormasaydınız) Allah onu affedip (bırakmıştı). Allah Bağışlayandır, (kullara) yumuşak olan (Halîm)dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığı zaman sizi üzecek şeyleri sormayın. Kur'ân indirilmekte iken onları sorsaydınız size açıklanabilirdi. Yine de Allah daha önce, bu kuralı bilmeden sorduklarınızdan dolayı, sizi affetmiştir. Zira Allah, çok bağışlayıcı ve cezayı geciktirirse de ihmal etmeyip acele etmeyendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, aklınıza gelen, sizi ilgilendirmeyen, ilahi kanunların üzerlerinde cari olduğu konularda ısrarla sualler sormayın. Sualleriniz sebebiyle hayata geçireceğiniz yeni kurallar ortaya konursa, bu sizi sıkıntıya sokar, üzer. Kur'an indirilirken ısrarla sorular sorduğunuz takdirde, sizin için yeni kurallar konarak açıklanır. Kur'an ile bir düzenleme getirilmeyen sormadığınız konularda Allah sükût geçmiş, ruhsat tanımış, af ilan etmiştir. Allah kullarını daima koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, kudretli, âdil ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeylerden sormayın. Eğer bu şeylerden Kur'an'ın indirilmekte olduğu sırada sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetti. [17] Allah bağışlayıcıdır ve yumuşak davranandır.
101.Buhari`nin Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) bir konuşma yaptı. Bir adam: "Benim babam kimdir?" diye sordu. Resulullah (a.s.) da: "Filanca" diye buyurdu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet edildiğine göre bazen insanlar Resulullah (a.s.)`a şaka olsun diye soru soruyorlardı. Adamın biri kalkıp: "Benim babam kimdir?" diye soruyordu. Devesi kaybolmuş biri kalkıp: "Benim devem nerdedir?" diye soruyordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Ahmed bin Hanbel, Tirmizi ve Hakim`in Ali bin Ebi Talib (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre de Yüce Allah Müslümanlara haccı farz kılan ayeti kerimesini indirince: "Ey Resulullah (a.s.)! Her yıl mı?" diye sordular. Resulullah (a.s.) sustu. Onlar aynı soruyu tekrar ettiler. Resulullah (a.s.) da: "Hayır" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Hacer ayeti kerimenin indirilmesinin her iki olayla da bağlantısının olabileceğini ifade etmiştir.17.Bu cümlede "onları" denilirken kastedilenin ne olduğu konusunda müfessirler iki ayrı görüş ileri sürmüşlerdir. Birinci görüşe göre bu zamir ile kastedilen Müslümanların geçmişte sordukları sorularıdır. İkinci görüşe göre ise buradaki zamirle Müslümanların hoşlarına gitmeyecek durumlar kastedilmektedir.Ayeti kerimede "Kur`an`ın indirilmekte olduğu sırada..." denilirken kastedilen Kur`an`ın indirilmesinin devam ettiği dönem yani nübüvvet dönemidir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kur'an indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Allah onu affetti. Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! Öyle şeylerden Peygambere sormayın ki, size açıklanırsa fenanıza gidecektir. Halbuki Kur'an indirilirken sorarsanız onlar size açılır, meydana çıkar. (önceki ümmetlerin helâki, peygamberlerine çok soru sormaları ve ihtilâfları yüzünden olmuştur.) Allah, şimdiye kadarki sorularınızı bağışladı. Allah çok bağışlayıcıdır, azabında aceleci değildir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler, açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek meseleleri sormayın. Kur’an inerken onları sorarsanız, o meseleler açıklanır da, (hoşunuza gitmez.) Hâlbuki Allah o şeyleri affetmiştir. Şüphesiz Allah çok bağışlayan ve şefkatle muamele edendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayınız. Eğer Kur'ân indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Açıklamadığına göre Allah onları affetmiştir. Zira Allah çok bağışlayıcıdır; yumuşak davranandır.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Açığa vurulunca, hoşunuza gitmiyen şeylerden sormayınız, eğer Kur'an inerken onu sormuş bulunsaydınız, size açıklanırdı, Allah onu bağışladı, Allah bağışlayıcı, Allah halimdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın! Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. Hâlbuki Allah onları bağışlamış, sizi onlardan muaf tutmuştur. Çünkü Allah çok bağışlayandır, halimdir (affı ve müsamahası geniştir)
Hz. Peygamber; “Allah üzerinize haccı farz kıldı” buyurunca; sahabeden birisi, ‘her sene mi?’ Sonra tekrar ‘her sene mi? Ey Allah’ın Resulü!’ diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz, bir sonraki ayette görüldüğü gibi “sizden evvelkiler hep çok soru sormaktan helâk oldular, işi zorlaştıracak sorular sormayın” diye uyarıda bulundu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey Mü’minler! Size bildirilmiş olsa, mazarratınızı mûcib olacak olan şeyler hakkında suâl sormayınız, arzu itdiğiniz Kur’an size kâmilen nâzil oldığı vakit size bildirilecekdir Allâh bu tecessüsünüzi ’afv itdi çünki gafûr ve halîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken onları sorarsanız size açıklanır (ama üzülürsünüz). Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir. Allah Bağışlayan'dır, Halim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın.[161] Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Bazı kimseler Hz. Peygamber’e, “Hac her yıl mı farz, yoksa ömürde bir defa mı?”, “Benim babam kimdir?” “Babam cennette mi, cehennemde mi?” gibi sorular yöneltmişti. Bunun üzerine âyette, kişinin üzerine lazım olmayan, nezaket kaidelerine uymayan cevap verilirse, soru sahibinin üzülmesine yol açan sorulardan kaçınılması tavsiye edilmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokacak hususlarda soru sormayın. Kur’an indirilirken böyle sorular sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan sizi muaf tutmuştur. Allah çok bağışlayıcıdır, halîmdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın. Eğer Kur'an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah onları affetmiştir. (Siz sorup da başınıza iş çıkarmayın). Allah çok bağışlayıcıdır, aceleci değildir.  
 Resûl-i Ekrem (s.a.) «Allah size haccı farz kıldı, hac vazifenizi yapınız» dediği zaman birisi kalkarak «Her sene mi yâ Resûlallah?» demiş ve sorusunu üç kere tekrarlamıştı. Peygamberimiz bir müddet sükût ettikten sonra «Eğer evet deseydim her sene farz olurdu; eğer her sene farz olsaydı buna da gücünüz yetmezdi» buyurdu. Bu âyetin geliş sebebi budur. Allah unuttuğu için değil, affettiği, kolaylık dilediği için bazı şeyleri açıklamaz; sorular sorarak işi güçleştirmek, teşrî hikmetine aykırıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ışığında sorarsanız size açık olurlar. ALLAH özellikle onlardan söz etmedi. ALLAH Bağışlayandır, Yumuşaktır.
Kuran, bizim için gerekli olan her şeyi açıklıyor. Kuran'ı yeterli görmeyenler, tıpkı 2:67-71'de anlatılan Yahudiler gibi sorular sormuşlar, cevabını Kuran'da bulamayınca da uydurdukları cevapları "Hadis" diye sunarak din haline getirmişlerdir. Böylece, tırnağın hangi sırayla kesileceğinden, sakalın kaç karış bırakılacağına, helaya hangi ayakla girileceğinden, hangi taraf üzerine yatılacağına kadar yüzlerce emir ve yasağı içeren bir din oluşturulmuştur (9:31; 42:21).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur'ân indirilirken sorarsanız size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler; öyle şeylerden sual etmeyin ki size açılırsa fenanıza gidecektir, halbuki Kur'an indirilmekte iken sorarsanız onlar size açılır, Allah onlardan şimdilik afiv buyurdu, Allah gafur, halîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Size açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeylerden sormayın! Buna rağmen Kur’ân vahyedilirken (Peygamber aranızda olduğu zaman) onları sorarsanız, size (hükmü) açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah, sizi onlardan muaf tutmuştur. Allah çok bağışlayandır, (günahı sebebiyle kuluna) hemen ceza vermeyip (tövbe etmesi için) mühlet tanıyandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Her şeyi sormayın! Açıklandığında sizi zor duruma düşürecek şeyler vardır. Oysaki Kur'an indirildiği anda o şeyleri sorarsanız size açıklanır. Allah, onlardan vazgeçmiştir¹. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.
1- Kimi şeyleri detaylandırmamıştır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, Allahın afvetdiği şeyleri — ki eğer size açıklanırsa ve siz bunları Kur'an inerken sorub da hükmü kendinize izhar edilirse fenanıza gidecekdir — sormayın. Allah çok yarlığayıcıdır, cezada da aceleci değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Size açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeylerdensormayın! Buna rağmen Kur'ân indirilirken (peygamber aranızda olduğu zaman) onları sorarsanız, size (hükmü) açıklanır. Allah onları (geçmişteki sorularınızı) affetti. Çünki Allah, Gafûr (çok mağfiret eden)dir, Halîm (cezâlandırmakta hiç acele etmeyen)dir.(2)
(2)Haccın farz olduğuna dâir âyet indirilince, Sürâka bin Mâlik (ra): “Yâ Resûlallah! Her sene mi haccetmek gerektir?” diye sordu. Resûl-i Ekrem (asm) buna cevab vermedi. O zât bu suâli üç kere tekrâr edince, Peygamberimiz (asm): “Eğer evet deseydim, her sene haccetmek size farz olurdu. Buna ise gücünüz yetmeyecekti. Fakat ömrünüzde bir keredir. Ben sizi hâlinize bıraktıkça, siz de beni kendi hâlime bırakın!” buyurdu. Bunun üzerine bu âyet-i kerîme nâzil olmuştur. (Beyzâvî, c. 1, 285)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey inanmış olanlar, size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek olan o (cahiliye dönemine ait lüzumsuz ve faydasız) şeyleri sormayın. Eğer Kur’an (Kur’an ayetleri) indirilirken onların (o lüzumsuz ve faydasız olanların) dışında ihtiyaç duyduğunuz şeyleri (Kur’an’ın ışığında) sorarsanız, size (elbette) açıklanır. (Ama o lüzumsuz şeyler açıklanmadığına göre), Allah, bu konuda (sizi her türlü yükümlülükten) affetmiştir. Ve Allah, (çok) bağışlayıcıdır, halim (yumuşak davranan)dır.*
(*) … Konumuz olan âyette ve hadiste önceki toplumlardan bazılarının kendilerine bildirilen dinî yükümlülükleri âdeta yetersiz bularak daha fazla yükümlülük isteyen bir tavır içine girdiklerinden, sonra da bunlar üzerinde görüş ayrılığına düşüp asıl vecîbeleri de terkeder hâle geldiklerinden söz edilmektedir. Müslüman toplumlarda da bu psikolojinin etkisiyle zaman zaman asıl dinî vecîbeleri (farzları) bırakıp yeni yükümlülük arayışı içine girildiği ve dinin aslında (Kur’an’da) olmayan hususların temel dinî yükümlülüklerden daha önemli hale getirildiği gözlenmektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 347-348) Yani din konusunda Kur’an, bizim için gerekli olan her şeyi açıklıyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığında sizi üzecek olan konular hakkında elçiye sorular sormayın. Eğer Kur’an indirildiği sıralarda, o konular hakkında soru sorsaydınız size açıklanırdı. Allah sizi bu gibi soruları sorduğunuz için affetmiştir. Allah bağışlayıcı ve kullarına çok yumuşak davranandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Öyle nesneler vardır ki eğer onlar size açıklanacak olsa gücünüze gidecektir. Sakın bunları sormayın. Eğer bunları Kur’an bildirilirken soracak olursanız size açıklanacaktır. Allah o sorularınızı da bağışlamıştır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! Size belli olunca iç üzüntüsü verecek şeyler sormayın. Eğer Kur/an/ın indirildiği zaman onları sorarsanız sizin için onlar meydana çıkarılır. [⁴] Allah o sualinizi affeylemiştir. Allah yarlıgayandır, yavaştır.
[4] Meydana çıkarılınca sizi üzer. Artık onlardan sormayın.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayınız. Eğer Kur’an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetmiştir. Çünkü Allah Gafûr’dur, Halîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır (açıklanınca da hoşunuza gitmez ve üzülürsünüz). Allah onları (önceden sorduğunuz bu yersiz sorularınızı) affetmiştir. Allah bağışlayandır, hilim sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Size cevabı verildiği takdirde,altından kalkamayacağınız yükümlülükler getirerek, sıkıntıya düşüp üzülmenize sebep olabilecek sorular sormayın. Kur’an indirildiğinde bunları sorarsanız, onun tarafındansize gerekli ve yeterli açıklama yapılacaktır. Allah bir konu hakkında herhangi bir açıklama yapmamışsa, onu unutmuş veya gözden kaçırmış olduğundan değil, bilakis, dinini kolaylaştırmak ve böylece sizi rahmet ve merhametine ulaştırmak için bazı konularda sizleri affetmiştir. Unutmayın ki, Allah çok bağışlayıcı, çok şefkatlidir. Öyleyse, Allah’ın size açıkça bildirdiği kadarını gücünüz yettiğince yapmaya çalışın, yersiz zorlamalarla hayalî haramlar ve farzlar icat etmeye kalkmayın. Nitekim;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Eğer açıklanırsa kötü bulacağınız şeyleri sormayın! Kur’ân ineceği sırada onları sorarsanız, size açıklanır. Allah onlardan muaf tuttu. Allah halîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! İkide bir soru sorup durmayın cevap verildiği takdirde aleyhinize olabilir. Sorularınızı Kuran indirilirken sorarsanız, size açıklanacaktır. Allah geçmişi bağışlamıştır. Çünkü o, ince düşünceli ve hoşgörülüdür.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair sorular sormayın! Eğer Kur’an gönderilirken bunlara dair soru sorarsanız size yasal bir hüküm gelir. Hâlbuki Allah sorduğunuz sorulara cevap vermeyerek sizi özgür bırakmıştır. Allah’ın bildirmediği konularda dilediğinizi yapabilirsiniz. Allah çok merhamet edip bağışlayandır. İnsanların yaptıklarına karşılık, düşünme, doğruyu bulma, hatalarından özür dileme, tövbe etme süresi verir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Size açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın! [*] Kur’an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Bildirmediğine göre) Allah onları affetmiştir. [*] Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.
Bu ayette soru sorulması yasaklanmamakta, sadece bazı konularda acele edilmemesi, gereksiz soru sorulmaması, vahyin indirilmesinin beklenmesinin önemi vurgulanmaktadır. Çünkü Duhâ 93:10’da soru soranların azarlanmaması emredilmektedir Benzer mesajlar: Bakara 2:275; Mâide 5:95; Enfâl 8:38.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Kur’an inerken, sorduğunuzda size açıklanıverecek ve açıklandığında da hoşunuza gitmeyecek olan Allah’ın sizi muaf tuttuğu şeyleri sormayın.¹ Çünkü Allah, çok bağışlayandır ve (kullarına karşı) çok yumuşak davranandır.
1 Peygamberimiz: “Allah üzerinize haccı farz kıldı” buyurunca; sahabeden birisi, “her sene mi ey Allah’ın Rasûlü!” dedi ve bunu üç defa tekrar etti, bunun üzerine Peygamberimiz, “hayır, fakat evet demeyeceğime nasıl emin oldun. Vallahi evet deseydim vacip olacaktı, vacip olsaydı dayanamayacaktınız, terk etseydiniz kâfir olacaktınız. Benim sizi terk ettiğim müddetçe siz de beni terk edin, sizden evvelkiler hep çok soru sormaktan ve Peygamberlerine karşı ihtilâftan helâk oldular. Size bir şey emrettiğim zaman gücünüz yettiği kadar tutun, yasakladığım zaman da ondan sakının.” buyurdu. (Tirmîzî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! [Kesin hukukî kurallar şeklinde] açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokabilecek olan konular hakkında soru sormayın; ¹²⁰ zira, Kur’an vahyedilirken onlar hakkında soru sorsaydınız, size [hukukî kurallar şeklinde] açıklanabilirlerdi. ¹²¹ Allah, bu konuda [sizi her türlü yükümlülükten] azad etmiştir: ¹²² Zira Allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir.
120 Bu ayet, 99. ayet ile doğrudan bağlantılıdır: “Peygamber, [kendisine emanet edilen] mesajı tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir”. Yukarıdaki ifade, “Bugün dininizi sizin için kemale erdirdim” (bu surenin 3. ayetinde geçmiştir) cümlesi ile birlikte okunduğunda, müminlerin, Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in açık şekilde ortaya koydukları emirlerden “ilave” kurallar çıkarmaya çalışmamaları gerektiğine işaret eder, çünkü bu onlara “zorluk çıkarabilir” -yani, (yüzyılların akışı içinde ortaya çıktığı gibi), müminlere, Kur’an’da ve Hz. Peygamber’in mütevatir emirlerinde hukukî kurallar olarak vaz‘edilmiş olanların üstünde ve dışında ilave yükümlülükler getirir. Bazı büyük Müslüman alimler, bu ayete dayanarak şu sonuca varmışlardır: İslam Hukuku, bir bütün olarak, Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in emirlerinin zahirî anlamlarından çıkarılan açık kurallardan başka şeyleri kapsamaz. Bu nedenle, bu tür açık seçik buyrukların kapsamını sübjektif metodlar ile genişletmeye izin verilmemiştir. (Bu problemin en yararlı, aydınlatıcı bir değerlendirmesi, İbni Hazm’ın Muhallâ’sının girişinde görülebilir, cilt I, 56 vd.) Bu, elbette, Müslüman toplumu, gerekli olduğunda Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in öğretilerinin ruhu ile uyumlu, geçici her türlü düzenlemeyi yapmaktan alıkoymaz: ama açıkça anlaşılmalıdır ki bu tür ilave düzenlemeler, İslam Hukuku’nun (şerî‘at) aslî unsuru olarak görülemezler.121 Yani, arzu edilmeyecek bazı sonuçlar ihtiva eder şekilde. Bu meselenin bir tasviri, Ebû Hureyre’den rivayeten Müslim’de nakledilen şu Hadis’te görülebilir: Hz. Peygamber, vaazlarından birinde şöyle dedi: “Ey ümmetim! Allah size haccı farz kıldı: öyleyse onu ifa edin.” Bunun üzerine birisi sordu: “Her yıl mı, ey Allah’ın Rasûlü?” Hz. Peygamber sesini çıkarmadı; adam soruyu iki defa daha tekrarladı. Sonra Hz. Peygamber şunları söyledi: “Eğer evet deseydim [haccı her yıl ifa etmek] üzerinize farz olurdu: ve bu da şüphesiz gücünüzün üzerinde bir şey olurdu. Değinmeden bıraktığım konular hakkında bana soru sormayın; nitekim sizden önce, peygamberlerine çok soru sordukları ve sonra da [onların öğretileri üzerinde] anlaşmazlığa düştükleri için helak olmaya kadar giden toplumlar vardır. O halde, size herhangi bir şeyi emredersem onu gücünüzün yettiği kadar yapın ve size bir şeyi de yasaklarsam ondan uzak durun.” Bu Hadisi yorumlayan İbni Hazm şunları söyler: “Bu Hadis, dinin bütün kurallarını (ahkâmu’d-dîn) baştan sona içine alır -Hz. Peygamber’in ne emrederek ne de yasaklayarak hiç sözkonusu etmediği şeyler serbest bırakılmış (mübâh) demektir, yani, ne yasaktır, ne de zorunludur; emrettiği şeyler zorunludur (farz), yasakladığı şeyler ise gayrimeşrudur (harâm); ve bize yapılmasını emrettiği şeyler yalnızca gücümüz ölçüsünde bizi bağlayıcıdır” (Muhallâ I, 64). Ancak unutulmamalıdır ki “Peygamber” terimi, bu bağlamda Kur’an’ı ifade eder, çünkü Kur’an’ın mesajı Hz. Peygamber aracılığıyla insanlığa iletilmiştir.122 Yani, Allah, bazı konuları değinmeden bırakmak suretiyle onları insanların ihtiyârına terk etmekte; böylece insanların kendi vicdanları ve toplumun menfaatleri doğrultusunda hareket etmelerine imkan vermektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey İman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sorup durmayın. Eğer Kuran inerken onları sorarsanız, onlar size açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah, sizi onlardan muaf tutmuştur. Zira Allah, çok bağışlayandır ve hemen cezalandırmayandır. 43/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! Açıklanması hâlinde sizi zora sokabilecek şeyler hakkında soru sormayın! Nitekim Kur’an iniyorken onlar hakkında soru sorarsanız size açıklanır. (Açıklanmadığına göre), Allah onlarla sizi mükellef tutmamıştır.[⁹⁹⁴] Allah tarifsiz bağışlayandır, cezalandırmada acele etmeyendir.
[994] Zımnen: Bir şey yasak değilse serbesttir. Kur’an tefakkuhunun en temel kurallarından biri olan “Eşyada aslolan serbestliktir” ilkesi, bu âyetin zımnî karşılığıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, (Peygamberden) -açıklandığı takdirde hoşunuza gitmeyecek- (olur olmaz) şeyleri sormayın. Eğer onları, Kur'an indirilirken soracak olursanız size onlar açıklanır! (O zaman onunla amel etmek ile mükellef olursunuz) Oysa Allah, bunlardan sizi affetmiş, sorumlu tutmamıştır. Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır.
(Nitekim rivayete göre: "İnsanlar üzerine o Beyti haccetmeleri, Allah’ın hakkıdır" - Ali-i İmran/97- ayeti nazil olduğunda ümmetten biri "Her sene mi ey Allah'ın Resulü?" diye üç kere ısrarla sorunca Resulullah s.a.s. "Hayır, fakat evet demeyeceğimden nasıl emin oldun? Vallahi "Evet" desem vacip olacaktı, vacip olsaydı dayanamayacaktınız ve terkettiğiniz takdirde de kafir olacaktınız" buyurmuştur)  
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey iman edenler), açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur’ân indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân edenler! Öyle şeylerden sual etmeyiniz ki, eğer size açıklanırsa sizi müteessir eder. Ve eğer siz Kur'an'ın nüzul ettiği sırada sorarsanız onlar size açılır. Allah Teâlâ onlardan af buyurmuştur. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, halîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'ân'ın indirilmesi esnasında onları sorarsanız, size açıklanır. Halbuki Allah onları bağışlamış, sizi onlardan muaf tutmuştur. Çünkü Allah gafurdur, halimdir (affı ve müsamahası geniştir).
Hz. Peygamber (a.s.m) haccın farz kılındığını tebliğ ettiği sırada ashabından biri: “Her sene mi?” diye sorup tekrarlamıştı. İşi zorlaştıracak soruların yersizliği bildirilerek müminler eğitiliyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir.
Hac âyeti indiği zaman Sürâka ibn Mâlik, Hz. Peygamber'e: Ğ Her sene mi hac yapacağız ey Allah'ın Elçisi? diye sordu. Hz. peygamber cevap vermedi. Sürâka sorusunu üç kez yineledi. Hz. Peygamber: Ğ Hayır, dedi, evet, deseydim, hac her sene farz olurdu. (Her sene) Farz olsaydı, bunu yapamazdınız. Benim sizi (serbest) bıraktığım şeylerde siz de beni (serbest) bırakınız, dedi. İşte âyetin, bu olay üzerine indiği söylenir .  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Size ızhâr olundığı halde (esrârı bildirildiği takdîrde) gam ve kederinizi bâdî olacak şeyler sormayınız. Eğer Kur'ân nâzil oldığı zamân anlamadığınız bir şeyi sorar iseniz size bildirilür. Allâh sizi bu suâlinizden dolayı 'afv itdi. Allâh mağfiret idici ve 'ikâbda acele itmeyicidir. [¹]
[1] Hac âyeti nâzil oldukda Sürâka bin Mâlik: Yâ Rasûlallah her sene üstümüze hac vâcib midir? diye sordı. Hazret cevâb virmediler. Mumâileyh suâlini tekrâr itdi. Üçünci defasında Rasûl-ü Ekrem: "Haccın vücûbı 'ömürde bir keredir. Evet, her yılda farzdır disem farz olurdı. Buna kudretiniz olmayacağından mükedder olurdınız. Bu gibi şeyleri sormayınız" buyurmuş ve bu âyet-i kerîme nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler (müminler)! Her şeyi sormayın; açıklansa hoşunuza gitmez[*]. Kur’an indirilirken sorarsanız açıklanır ama Allah onlardan sorumlu tutmamıştır. Allah bağışlar, ikramı boldur.
[*] Bakara olayında olduğu gibi  
Şaban Piriş
swap_vert close
- Ey İman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an inerken onları sorarsanız, onlar size açıklanır. Allah, onları bağışlamıştır. Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi üzecek şeyleri sormayın. Kur'ân'ın indiği sırada soracak olursanız, o da size açıklanıverir; oysa Allah onu sizden affetmiştir. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, kullarına müsamahası pek geniştir.(28)
(28) Peygamberimiz hac âyetini tebliğ ederken, bir adam ısrarla “Her sene mi?” diye sormuş, Peygamberimiz ise buna cevap vermemişti. Adam yine ısrar edince Peygamberimiz “Evet dersem farz olur; bu defa güç yetiremezdiniz; terk edince de sapardınız. Ben birşey söylemediğim sürece siz de susun; sizden öncekileri çok sormaları ve peygamberlerine karşı olan ihtilâfları helâk etti” buyurmuştu. Konuyla ilgili bir başka vak’ada da, insanlar Peygamberimizi gereksiz sorularla bunaltmışlardı ki, bunlar arasında, “Benim babam kim?” gibi sorular da vardı. (Buhârî, Tefsir 5:12; Müslim, Fedâil: 134-138; Tirmizî, Tefsir 5:15-16.) Bakara Sûresinde de, kendilerine inek kesmelerini emreden Hz. Musa’yı sordukları gereksiz sorularla kendi işlerini ağırlaştıran Yahudilerin durumu anlatılmıştı. (Bk. 2:67-71.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! śormañ nesnelerden eger belür dile size ķayġulu eyleye sizi. daħı eger śorasız anlardan ol vaķt kim indürinilür ķur’ān belürdile size 'afv eyledi Tañrı anı daħı Tañrı yarlıġayıcıdur 'aźāba ivici degül.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, ṣormañuz nice nesneleri ki eger āşikāre olsaḫoş gelmez size ve eger ṣorsañuz andan Ḳur’ān indükde āşikāre olur size.Tañrı Ta‘ālā ‘afv eyledi anı, daḫı Tañrı Ta‘ālā yazuḳlar baġışlayıcıdur, ḥalīm‐dür tiz ‘aẕāb eylemez.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Sizə bəlli olunca qanınızı qaraldacaq şeylər barəsində soruşmayın. Əgər onlar haqqında Qur’an nazil edildikdə soruşsanız, onlar sizə aydın olar. (Lakin pis vəziyyətdə qalar və kədərlənərsiniz). Allah onları (indiyə qədər verdiyiniz bu cür sualları) bağışladı. Allah bağışlayandır, həlimdir! (Bəndələrinə əzab verməkdə tələsən deyildir!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Ask not of things which, if they were made known unto you, would trouble you; but if ye ask of them when the Qur'an is being revealed, they will be made known unto you. Allah pardoneth this, for Allah is Forgiving, Clement.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Ask not questions about things which, if made plain to you,(807) may cause you trouble. But if ye ask about things when the Qur´an is being revealed, they will be made plain to you, Allah will forgive those: for Allah is Oft- forgiving, Most Forbearing.
807 Many secrets are wisely hidden from us. If the future were known to us, we need not necessarily be happy. In many cases we should be miserable. If the inner meaning of some of the things we see before our eyes were disclosed to us, it might cause a lot of mischief. Allah's Message, insofar as it is necessary for shaping our conduct, is plain and open to us. But there are many things too deep for us to understand, either individually or collectively. It would be foolish to pry into them, as some people tried to do in the time of the Prophet. Where a matter is mentioned in the Qur'an, we can reverently ask for its meaning. That is not forbidden. But we should never pass the bounds of (1) our own capacity to understand, (2) the time and occasion when we ask questions, and (3) the part of the Universal Plan which it is Allah's purpose to reveal to us.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لَا تَسْـَٔلُوا
sormayın
عَنْ اَشْيَٓاءَ
o şeylerden ki
اِنْ
eğer
تُبْدَ
açıkla- nırsa
لَكُمْ
size
تَسُؤْكُمْۚ
hoşunuza gitmeyecek
وَاِنْ
ve eğer
تَسْـَٔلُوا
sorarsanız
عَنْهَا
onlardan
ح۪ينَ
o za-man ki
يُنَزَّلُ
indiriliyor
الْقُرْاٰنُ
Kur'ân
تُبْدَ
açıklanır
لَكُمْۜ
size
عَفَا
affetti
اللّٰهُ
Allah
عَنْهَاۜ
onları
وَاللّٰهُ
ve Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
حَل۪يمٌ
Halîm'dir
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Size açıklandığı takdirde hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında (resule soru) sormayın! Eğer Kur'ân indirilirken onları sorarsanız size (hükmü) açıklanır. Allah, (onlar hakkında bir hüküm indirmediğine göre) onları affetmiştir (siz sorup da kendinizi altından kalkamayacağınız bir sorumluluk altına koymayın). Allah Ğafûr'dur, Halîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden ve hilm sahibi olarak kullarına yumuşak muamele edendir).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
بَدَا
Fiil-I
ب د و
Taştı, açıkladı, zuhur etti, ortaya çıktı, karşılarına çıktı, belirdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
سَٓاءَ
Fiil-I
س و ا
Çok kötü, ne kötü, hoşuna gitmedi, kaygılandı, kötü etti, kötüleşti
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
بَدَا
Fiil-I
ب د و
Taştı, açıkladı, zuhur etti, ortaya çıktı, karşılarına çıktı, belirdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
عَفَا
Fiil-I
ع ف و
Affetti, bağışladı, çoğaldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
حَلِيم
İsim
ح ل م
Halîm (Allah'ın esması, ismidir. Hilm sahibi olarak kullarına yumuşak muamele eden demektir), yumuşak huylu, halîm