close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Leyl Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ-btiġâe vechi rabbihi-l-a’lâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yaptığını, ancak yücelerden yüce Rabbinin rızası için yapar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O, ancak Yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (helâl kazancını hayır yolunda) harcamaktadır. (İmkânlarını Allah yolunda kullanır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Verdiğini sadece yüce Rabbinin rızasına ermek için verir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yalnızca yüce Rablerinin rızasını talep etmek için mal(lar)ından gönüllü verir(ler), âlicenaplık eder(ler).
Ahmet Varol
swap_vert close
Sırf yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (verir).
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O, ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için verir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O, ancak yüce olan Rabbinin rızasını kazanmak için verir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
19,20. Yüce Rabbinin rızasını elde etmekten başka, hiç kimseden beklediği herhangi bir karşılık da yoktur.
Besim Atalay
swap_vert close
19,20,21. Verdiği bir nimete, hiç kimseden karşılık da beklemez, ancak, yüce Tanrının, hoşnutluğunu ister, hoşnut da olacaktır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (yapar).
Cemil Said
swap_vert close
17-21. Allâh’dan korkan ve ’ind(A)llâh daha pâk olmak içün servetini hayrâta sarf iden ve mükâfâta lâyık bir iyiliği mahzâ bir kaç kişiye gösteriş olarak yapmayub, rabbi Allâh te’âlânın rızâsına mazhar olmak içün yapan âteş ’azâbından kurtılacak ve göreceği mükâfâtdan memnûn olacakdır. (*)
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
19,20. O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
19,20. O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).[584]
Rivayete göre, Hz. Ebubekir, Bilâl-i Habeşî’yi efendisinden satın alıp hürriyetine kavuşturunca müşrikler, “Ebubekir, Bilâl’den gördüğü bir iyilik karşılığında onu âzâd etti” demişlerdi. Bu âyetler işte bu olay üzerine inmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
19-20. O öyle biridir ki, hiç kimsenin kendisi üzerinde karşılığını ödeyeceği bir hakkı olmadığı halde sırf yüce rabbinin rızâsını kazanmak için yardım eder.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
19, 20, 21. Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sadece En Yüce olan Rabbinin rızasını gözetir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak rabbi a'lâsının rızasını aramak için verir
Emrah Demiryent
swap_vert close
19-20. O (muttakî kişi), hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz, (o yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için yapar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İsteği yalnızca Yüce Rabb'inin rızasını kazanmaktır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, (bunu) sırf O çok yüce Rabbinin rızaasını aramak (için yapmışdır).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O,) ancak, pek yüce Rabbisinin rızâsını kazanmak için (vermekte)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
19,20. Hâlbuki onun (bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir iyiliğe karşılık değildir; (Bunu kimseden karşılık beklemeden) ancak yüce Rabbinin rızasını talep ettiği için (yapar).*
(*) Yukarıdaki ‘arındıran, paylaşma tedbirinin olmazsa olmazı’ burada açıklanmaktadır. O da iyiliğin tamamen karşılıksız yapılması prensibidir. Zira hiçbir dünyevî nimet ve karşılık Allah’ın rızası kadar değerli değildir. İnsanî ve ahlâkî amaçların kullandığı bütün hayatın sadece maddî menfaat ve beklentiler üzerine kurulduğu, katıksız sevgi ve samimi bağlılığın artık yadırganır olduğu bir çağda, rasyonel olarak bir karşılık beklemeden yapılan iyilikler maalesef garip karşılanmış, garip bırakılmıştır. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yalnızca O’nun rızasını isteyen nimetlendirilip mükâfatlandıracaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O, ancak yüce çalabının dilediğini elde etmek ister.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ancak yüce olan Rabbinin hoşnutluğunu ele geçirmek için böyle yapar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Onun tek amacı); sadece Yüce Rabbinin rızasını [vechihi] kazanmaktır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak yüce Rabbinin yüzünü (rızasını) aramak için (verir).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sadece Yüce Rabb’inin hoşnutluğunu kazanmak için malını, servetini harcamıştır. Ona müjdeler olsun:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onun En Yüce rabbinin vechini (rızasını) isteyip aramak dışında!
Mehmet Çakır
swap_vert close
yüce Rabb'inin rızasını kazanmak için verirdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnananlar Allah’ı yüceltmek, Allah’ı razı etmek için, bütün varlıklarını ihtiyaç sahipleriyle paylaşırlar. Onların başka bir amacı yoktur. Onların derdi tasası dünyada şan şöhret kazanmak değildir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
19,20. Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onu sadece yüce Rabbinin rızasını kazanmak için yapar.
Muhammed Esed
swap_vert close
ama yalnızca yüce Rabbinin rızasını kazanmak için:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sadece yüce Rabbinin hoşnutluğunu kazanmak için yaptı. 2/204...206, 76/6...24
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
sadece Yüce Rabbinin rızasını kazanma iştiyakı iledir.[⁵⁷⁷³]
[5773] Aynı edebi telkin eden âyetler için bkz: 76:8-9.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak, yüce Rabbinin rızasını gözetir!
Osman Fırat
swap_vert close
Yalnız yüce rabbinin rızâsını aradığı için verir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak pek yüce olan Rabbinin rızasını aramak için (infakta bulunur).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sadece ve sadece yüce Rabbini razı etmek ister.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yalnız yüce Rabbinin rızası için verir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak yüksek ve 'âlî olan rabbinin rızâsını kasd ider ve onun içün virir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Aradığı sadece yüce Rabbinin iltifatıdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sadece yüce Rabbi'nin hoşnutluğunu kazanmak için..
Ümit Şimşek
swap_vert close
O ancak yüce Rabbinin rızası için verir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yüceler yücesi Rabbinin yüzünü özleyip istemek için veren hariç.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
19-21. daħı yoķdur kimsenüñ anuñ ķatında hįç ni'met kim yanud virinilür illā istemek içün [316b] çalabı’sı rıżāsını yüce. daħı bayıķ tįz ħoşnūd ola.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
illā yüce Tañrısı rāżīlıġı‐çun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O ancaq ən uca olan Rəbbinin rizasını qazanmaq üçün belə edər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Except as seeking (to fulfil) the purpose of his Lord Most High.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But only the desire to seek for the Countenance of their Lord Most High;(6174)
6174 The definition of Righteousness, Charity, or Self-sacrifice, becomes thus highly spiritualised. The Atqa are so completely identified with Allah's Will that everything else is blotted out to tern. What would seem to be sacrifice from other points of view, becomes their own highest pleasure and satisfaction. Every virtuous man will have his own bliss, for there are degrees in virtue and bliss. This supreme bliss is the portion-not the prize-of supreme virtue. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
ancak
ابْتِغَٓاءَ
aramak için
وَجْهِ
vechini
رَبِّهِ
Rabb-inin
الْاَعْلٰىۚ
E'Âla olan
E'Âlâ (yüceliği anlaşılamayacak kadar büyük) olan Rabbinin vechini (cemâlini ve rızasını) isteye(rek gerekeni yapa)n müstesna!
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِبْتِغَٓاء
Fiilimsi-VIII
ب غ ي
Aramak, arzulamak, arzu etmek
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَعْلٰى
İsim
ع ل و
E'Âlâ (Allah'ın ismi, esmasıdır. Yüceliği anlaşılamayacak kadar büyük olan demektir), üstün, yüce, e'âla olan