close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Leyl Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ li-ehadin ‘indehu min ni’metin tuczâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve hiçbir kimseden, bir nimetle mükafatlanmayı dilemez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu ve geri ödenmesi gereken emaneti) yoktur. (Örnek ve yüksek ahlâklı mü’minler kendilerini hiç kimsenin minneti altına sokmayanlardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böyleleri iyiliğine karşılık hiçbir kimseden karşılık beklemez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kur'an esaslarını benimseyen takva sahibi cömert z(ev)atın yanında, hiç kimseye, mukabeleyi ve teşekkürü gerektirecek bir iyilik de söz konusu değildir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onda hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti yoktur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onda, (bu takva sahibinde) hiç kimsenin bir nimeti yoktur ki, (yaptığı hayırlı amel) o nimete karşılık tutulmuş olsun.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Başkasına ödenmesi gereken hiçbir minnet borcu olmadığı halde (verir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
19,20. Yüce Rabbinin rızasını elde etmekten başka, hiç kimseden beklediği herhangi bir karşılık da yoktur.
Besim Atalay
swap_vert close
19,20,21. Verdiği bir nimete, hiç kimseden karşılık da beklemez, ancak, yüce Tanrının, hoşnutluğunu ister, hoşnut da olacaktır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, yaptığını kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak yapmaz.
Cemil Said
swap_vert close
17-21. Allâh’dan korkan ve ’ind(A)llâh daha pâk olmak içün servetini hayrâta sarf iden ve mükâfâta lâyık bir iyiliği mahzâ bir kaç kişiye gösteriş olarak yapmayub, rabbi Allâh te’âlânın rızâsına mazhar olmak içün yapan âteş ’azâbından kurtılacak ve göreceği mükâfâtdan memnûn olacakdır. (*)
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
19,20. O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
19,20. O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).[584]
Rivayete göre, Hz. Ebubekir, Bilâl-i Habeşî’yi efendisinden satın alıp hürriyetine kavuşturunca müşrikler, “Ebubekir, Bilâl’den gördüğü bir iyilik karşılığında onu âzâd etti” demişlerdi. Bu âyetler işte bu olay üzerine inmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
19-20. O öyle biridir ki, hiç kimsenin kendisi üzerinde karşılığını ödeyeceği bir hakkı olmadığı halde sırf yüce rabbinin rızâsını kazanmak için yardım eder.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
19, 20, 21. Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Hiç kimseden de buna karşılık bir iyilik beklemez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onda hiç kimsenin mükâfat edilecek bir ni'meti yoktur
Emrah Demiryent
swap_vert close
19-20. O (muttakî kişi), hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz, (o yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için yapar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunu kimseden karşılık beklemeden yapar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onun nezdinde bir kimsenin (Allah tarafından) mükâfat edilecek — hiçbir ni'met (ve minnet) i yokdur,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onun yanında (o malını Allah yolunda sarf edenin üzerinde), hiçkimsenin karşılığı verilecek bir ni'meti (bir alacağı) yoktur.(3)
(3)Burada zikredilen kişinin İslâm’a maddî ma‘nevî hizmet eden Hz. Ebû Bekir (ra) olduğunda ehl-i sünnet âlimleri müttefiktir. (Râzî, c. 16/31, 205)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
19,20. Hâlbuki onun (bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir iyiliğe karşılık değildir; (Bunu kimseden karşılık beklemeden) ancak yüce Rabbinin rızasını talep ettiği için (yapar).*
(*) Yukarıdaki ‘arındıran, paylaşma tedbirinin olmazsa olmazı’ burada açıklanmaktadır. O da iyiliğin tamamen karşılıksız yapılması prensibidir. Zira hiçbir dünyevî nimet ve karşılık Allah’ın rızası kadar değerli değildir. İnsanî ve ahlâkî amaçların kullandığı bütün hayatın sadece maddî menfaat ve beklentiler üzerine kurulduğu, katıksız sevgi ve samimi bağlılığın artık yadırganır olduğu bir çağda, rasyonel olarak bir karşılık beklemeden yapılan iyilikler maalesef garip karşılanmış, garip bırakılmıştır. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yüce Rabbinin yanında, nimetinin karşılığını verecek hiç kimse yoktur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onun yaptığı iyiliğe kimseden bir karşılık beklediği yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, nimetine mukabil hiçbir kimseden mükâfat beklemez.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İyiliği/verdiği nimeti kimseden bir karşılık beklemeden yapar;⁹
9 Rivayete göre, Hz. Ebu Bekir; Bilal-i Habeşî’yi, efendisinden satın alıp azat etti. Müşrikler de “Ebu Bekir, Bilal’den gördüğü bir iyilik karşılığında onu azat etti” dediler. Bunun üzerine bu ayet inmiştir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü o, hiç kimseye ödenmesi gereken bir minnet borcu olmadığı hâlde,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Karşılık verilmek üzere birisi için O’nun katında hiçbir nimet yoktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim Ebûbekir verdiğini başkalarından takdir toplamak için değil, sırf
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbin katında bundan başka iş yoktur ki takdir edilsin. Rabbin dünyevi duygulardan temizlenerek varlıklarını ihtiyaç sahipleriyle paylaşanlardan hoşnuttur. Bilin ki insanı temizleyecek arındıracak başka bir yol yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
19,20. Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.
Mehmet Türk
swap_vert close
Çünkü o, yaptığı iyiliği, birisinden bir karşılık bekleyerek yapmaz. ¹
1 Ebu Kuhafe, oğlu Hz. Ebubekir’e: “Görüyorum ki, birtakım zayıf köleleri azat edip duruyorsun. Mademki bunu yaptın, bari kuvvet olacak ve önünde duracak birtakım yiğit adamlar azat etseydin” demişti. O da: “Babacığım, ben ancak murat ettiğimi istiyorum.” dedi. Bunun üzerine Leyl Suresi: 5-19. âyetler nazil oldu.  
Muhammed Esed
swap_vert close
gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak değil, ⁸
8 Lafzen, “O’nun nezdinde hiç kimsenin karşılığı ödenecek bir iyiliği yoktur”. Bu ibare, en geniş anlamıyla, geleceğe yönelik bir karşılık beklentisini de kapsamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bunu hiç kimseden bir karşılık, beklemeden. 30/38, 76/6...24
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onun (bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir hayra karşılık değildir;
Orhan Kuntman
swap_vert close
O bir hayır yaparken hiç karşılık beklemez. (Kimseye bir minnet borcu yoktur)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve O kimseden gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak değil,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Halbuki, onun yanında hiç bir kimsenin bir nîmeti yoktur ki, o mükâfaatlansın.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez. Verdiğinden ötürü hiç kimseden mükâfat da beklemez.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil),
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onun virdiği malda kimseye minneti, mükâfât maksadı yokdur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onun kimseye minnet borcu da yoktur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hiç kimseden bir karşılık, nimet beklemez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onun kimseye bir borcu yoktur ki, verirken ona karşılık olarak versin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O'nun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
19-21. daħı yoķdur kimsenüñ anuñ ķatında hįç ni'met kim yanud virinilür illā istemek içün [316b] çalabı’sı rıżāsını yüce. daħı bayıķ tįz ħoşnūd ola.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kimsenüñ ni‘meti yoḳdur anuñ ḳatında ki cezāsın virmeg‐içün,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O şəxsin boynunda heç kəsin bir minnəti (ne’məti) yoxdur ki, onun əvəzi verilsin (etdiyi yaxşılıq ona əvəz olsun; və ya: o, etdiyi yaxşılıq müqabilində heç kəsdən bir mükafat gözləməz).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And none hath with him any favour for reward,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And have in their minds no favour from anyone for which a reward is expected in return,(6173)
6173 The good man does not give in charity or do his good deeds with the motive that he is returning someone else's favour and compensating and rewarding someone for some service done to him or expecting some reward in return for his own good deed: the sole motive in his mind is that he desires the Countenance or Good Pleasure of Allah Most High. This "Countenance" or "Face" (Arabic, Wajh) implies good pleasure or approval; but it implies something more. It also means the Cause-either the "final cause" or the "efficient cause" of Aristotelian philosophy. For the Atqa would refer everything, backwards in origin and forwards in destiny, to Allah. Allah is the source of their goodness, as well as its goal or purpose.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا لِاَحَدٍ
ve yoktur hiçbir kimseye
عِنْدَهُ
O'nun yanında
مِنْ نِعْمَةٍ
bir nimetten
تُجْزٰىۙ
karşılığı verilecek
(O gün) Onun (Allah'ın) yanında hiçbir kimseye verilecek bir nimet yoktur.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi