15,16. O ateşe, ancak (hakkı) yalanlayıp yüz çevirmiş en şakî (zalim, azgın, acımasız, kötü ve suçlu) olandan başkası yaslanmaz.*
(*) Burada “eşkâ” (en sorumsuz) 17.ayetteki “etkâ”nın (en sorumlunun) zıddı olarak gelmiştir. Etkâ olmayan eşkâ olur. Eşkâ; en şakî, haydut, eşkıya gibi manalara da gelmektedir. Şakî; bedbaht, kötü hâlli anlamında Kurân’î bir kavramdır. Şakî, şekâ fiilinden ismi fâildir. Yeslâhâ, ona yaslanır manasında ‘sa-le-ye’ kökünden gelir. Türkçedeki “sallamak” ve “yaslamak” manasında kullanılmaktadır. Yaslanılıp dayanılanlar, insanî olmayan ilkel hayvanî güdülerdir. Gücünü orman kanunlarından alan kuralsızlar, hayatı da cehenneme çevirecektir. ‘Kimin gücü kime yeterse vahşeti’ ancak hakka ve hakîkate sırtını dönüp yalanlayarak yapılabilir. (Kurandan Hayata)