close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kıyâme Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Bel yurîdu-l-insânu liyefcura emâmeh(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayır, insan, ilerde olanı yalanlamak ister.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak (maalesef çoğu) insan (sonunun kötü olacağını bile bile), önündeki (kalan ömür günlerini) fısk-u fücurla (günah ve ahlâksızlıkla) sürdürmek istemektedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hayır, insan ileride olacak olan kıyameti yalanlamak ister.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Fakat insan, diriltilmeyi ve hesaba çekilmeyi yalanlamak, öncelikle günah işleyip tevbeyi ileri bir tarihe tehir etmek istiyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu insan önündeki (ömrü)nü de kötülükler işleyerek geçirmek ister.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat insan, fenalığını önüne sürmek ister.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat insan, önünü boş bulup boyuna günah işlemek istiyor.(*)
(*) Nesefi.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
5,6. Doğrusu insan, önündeki kıyameti inkâr etmek ister: “Kıyamet günü ne zamanmış?” diye sorar.
Besim Atalay
swap_vert close
Hayır, insan, önünde bulunanı tanımamak istemekte
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Fakat insan (dünyada istediği gibi yaşamak için) önünde duran (kıyamet ve âhiret) gerçeğini yalanlamak ister.
Cemil Said
swap_vert close
İnsân önünde olan şeyi inkâr itmek istiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
5,6. Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.[567]
Âyete “Fakat insan geleceğinde de kötülük işlemeye devam etmek ister” şeklinde de meâl verilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Fakat insanoğlu önündeki zaman içinde de günah işlemeye (bugünden) istekli durur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.  
 Âyete «Fakat insan, ileriye doğru boyuna kötülük yapmak ister» manası da verilebilir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Doğrusu, insan her şeyin önüne sergilenmesini ister.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat insan günahı devam ettirmek ister.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat insan ister önünde fücur etmesini
Emrah Demiryent
swap_vert close
Fakat (kâfir) insan, önündekini (diriliş gününü) inkâr etmek ister.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Aslında o insan¹, ömrünü² mücrim³ olarak geçirmeyi ister.
1- O müşrik. 2- Kalan ömrünü. 3- “Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın” anlamına gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat insan, önündeki (o kıyameti) yalanlamak diler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat insan önünde(ki gelecekte) de günâh işlemek ister.(1)
(1)Bu âyet-i celîleye: “Fakat insan önündekini (kıyâmeti) yalanlamak ister!” diye de ma‘nâ verilmiştir. (Celâleyn Şerhi, c. 8, 173)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Tam aksine (genellikle inkârcı) insan, önündeki (zamanı)nı (kalan ömrünü) taşkınlık yaparak (kural tanımadan) geçirmek istiyor.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Tam aksine insan, geri kalan ömrünü (önünde kalan zamanı) taşkınlık yaparak (kural tanımadan) geçirmek istiyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak, kişi hep dürtülerine uymak ister.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hayır, insan önünde olan kıyameti yalan saymak ister [⁴].
[4] Veya istikbalde bütün ömrünü fısk ve fücur içinde geçirmek ister.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilakis, insan önündekini/kıyameti yalanlamak ister.
Kadri Çelik
swap_vert close
Fakat insan günahı devam ettirmek ister.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat bu hakîkati idrâk edemeyen insan, ahmakça tavır ve davranışlarıyla geleceğini berbat etmek ister. Şöyle ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Aksine İnsan istiyor, önündekine (Kıyâmet gününe) aldırmayarak (fücur) günah işlesin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ah şu insan! istikbalini karartma pahasına da olsa hâlâ:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Fakat nedense insan kendini bilmez. Nasıl yaratıldığını düşünmez. Bir taraftan Rabbine inandığını söyler. Diğer taraftan insanların yasalarına uyarak insana tapar. Rabbinden gelenleri inkâr eder. Kendi hayatını mahvetmek için elinden geleni yapar. İnsana; Rabbine inan, dünyada güzel işler yap, insanlara haksızlık etme demiştik. Ama o yaratılışını unuttu. Kendini bir şey zannetti. Rabbim beni yoktan var etti derken öldükten sonra diriltilmeye inanmadı. Neden? Düşünmedi mi hiç? Yoktan var eden Allah çürüyüp kemik olduktan sonra diriltemez mi? Elbette topraktan yarattığımız insan öldükten sonra tekrar toprak olacak! Biz onu topraktan tekrar hayata döndüreceğiz. İnsan bu kadar basit bir şeyi anlayamıyor mu? Doğru sözler söylerken birden bire şımararak yanılgıya düşüyor. Allah’ın yoktan yarattığına inanırken tekrar diriltebileceğine inanmıyor. Bu nasıl bir akıl yürütme, bu nasıl bir mantık? Bu ne biçim bir hüküm? Andolsun ki insan gerçek dışı hükümler vererek ancak kendine yazık etmektedir. Üstelik suç işleyerek durumunu iyice zora sokmaktadır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
5,6. Aslında (inkârcı) insan, “Kıyamet günü de ne zamanmış!” diye sorarak, önündekini (ahireti) yalanlamak ister.
Mehmet Türk
swap_vert close
Fakat o insan sürekli olarak (Rabbine karşı) terbiyesizliğini sürdürmek ister.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama yine de insan, önüne serilmiş olan şeyi inkara kalkışır,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat insan ömrünü boş arzu ve heveslerle geçirmeyi yeğler. 3/185, 57/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne var ki genellikle (inkârcı) insan, önündeki (hakikati)[⁵⁴⁴⁵] yalanlamaya bayılır;[⁵⁴⁴⁶]
[5445] “Önündeki” anlamına gelen emâmeh 1) “Günler, aylar, mevsimler ve yılların haber verdiği gözünün önündeki yeniden diriliş hakikatini”; 2) “Önünde duran istikbalini”; 3) “Fıtratına nakşedilmiş olanı”; 4) “Vaktiyle önüne konulmuş hakikati” anlamlarını içerir. [5446] Teksir için olan lâm çeviriye “genellikle” olarak yansımıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
5,6. Fakat (küfürde direnen) insan, kıyâmet gününü uzak görmek (nasıl olsa ilerde tevbe ederim diyerek günah işlemeye devam etmek) ister de "Kıyâmet günü ne zamanmış?" diye sorar.
Osman Fırat
swap_vert close
Fakat insan, suç işleyerek önündekini berbâd etmek ister.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat insan diler ki ilerisinde de isyana devam etsin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyameti inkâr etmek ister de,
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat insan, devamlı suç işleyerek ilerisini berbadetmek ister.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Buna kudretimizi bilir) ve fakat insân önündeki ba's ve neşri inkâr itmek ister.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama, günahkar kişi, ilerisi ile ilişiğini kesmek ister[*].
[*] الفجر: شق الشيء شقا واسعا  
Şaban Piriş
swap_vert close
Oysa, insan önündekini yalanlamak ister de..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat insan günahına devam etmek ister.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki diler ādemį kim ma'śįyet eyleye ileyinde.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki diler ādem oġlanı ki dāyim ola fücūr üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin insan (bundan sonra da) önündəkini (qiyaməti) danmaq (pis işlər görmək) istəyər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But man would fain deny what is before him.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But man wishes to do wrong (even) in the time in front of him.(5813)
5813 It is bad enough not to repent of past sins. But the evildoer who rejects a Day of Reckoning and has no conscience wants to go on in his career of sin and jeopardise his future also.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلْ
bila-kis
يُر۪يدُ
ister
الْاِنْسَانُ
insan
لِيَفْجُرَ
yalanlamayı
اَمَامَهُۚ
önündekini
Fakat insan, (işlediği günahların hesabını vermemek için karşılaşacağı) önündeki (kıyamet günü)nü yalanlamak ister.
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
فَجَرَ
Fiil-I
ف ج ر
Fışkırttı, yalanladı
اَمَام
Zaman zarfı
ا م م
Ön (önündekini)