close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kıyâme Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne ‘aleynâ cem’ahu ve kur-âneh(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki onu toplayıp unutturmamak da bize düşer, okumak ve tertib etmek de.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Çünkü şüphesiz, Onu (Kur’an’ı kalbinde) toplamak ve Onu (Sana) okutmak Bize ait (bir iş)tir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü O'nu senin kalbine yerleştirmek ve gerektiğinde okutturmak bizim işimizdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kur'ân'ın telifi, hâfızana yerleştirilmesi, bütünlük kazandırılarak okunması ve okutulması bize aittir.
bk. et-Tefsîru’l-Kebir, 30/224  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak bize düşer.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak bize ait (bir iş)tir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü O Kur'an'ı (kalbinde) toplamak ve dilinde okuyuşunu sağlamak bize aiddir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çünkü onu derlemek de okutmak da Bize aittir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz onu kalbinde toplamak ve sana okutturmak yalnızca bize aittir.
Besim Atalay
swap_vert close
Çünkü onu toplamak, onu okumak bizim işimizdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz bütün yaptıklarını bir araya getirmek ve onları sana okumak Bize aittir.
Cemil Said
swap_vert close
(Biz Kur’ân’ı) kalbinde cem’ idüb lisânınla okutacağız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu zihninde toplayıp okumanı sağlama işi bize aittir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu toplamak da okutmak da bize düşer.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü bize aiddir onun cem'i ve Kur'anı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, O’nu senin kalbine yerleştirmek ve (sana) okutturmak bize aittir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz, onun toplanması ve okunması Bize aittir.¹
1- Hesaba çekilen kişinin yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin bir bir okunması, ortaya konması Bizim işimizdir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onu (göğsünde) toplamak, onu (dilinde akıtıb) okutmak şübhesiz bize âiddir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki onu (senin kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak bize âiddir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz ki, onu (o bütün yaptıklarını da yapmadıklarını da) bir araya getirmek ve (sana) okumak (senin için ortaya koymak) bize aittir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onun (sana ait kitabın) toplanıp bir araya getirilmesi ve onun okutulması bize aittir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü onu derlemek de, okutmak da Bize düşer.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Çünkü O/nu kalbinde toplamak ve lisanında kıraatini sabit kılmak bize aittir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki onun toplanması ve okunması Biz’e düşer.⁵
5 Kur’an’ın cem’ini zaten Hz. Peygamber sağlığında yapmıştı. Mescid-i Nebevi’deki nüsha bunun delilidir. Cebrail’le her Ramazan’da arz etmelerinden ayet ve sûrelerin belli bir sırada olduğu anlaşılıyor. Çünkü karşılıklı arz bir sıraya göre olur. O da elimizdeki Mushaf’ın sırasıdır. Hz. Ebu Bekir döneminde bir komisyon kurularak yapılan cem ise, herkesin elindeki Kur’an parçalarının, Mescid-i Nebevî nüshası örnek alınarak tekrar bir araya getirilmesi ve bu Kur’an parçalarının sahiplerine iade edilmeyip yakılmasıdır. Çünkü onlarda kaldığı sürece yok olup kaybolma ve savaşlarda esir düşenlerin üzerinde bulunarak, düşman eline geçip bazı ayetlerin değiştirilebilme riskleri vardı. O zaman Kur’an İncillerden farksız olurdu. Birbirini tutmaz nüshalar ortaya çıkardı. (Geniş bilgi için bkz. Hz. Peygamber’i Anlamak isimli kitabımızın 92-107’nci sayfaları)  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz onu (kalbinde) toplamak ve onu (diline salarak) okumak bize aittir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Korkma, onu senin yüreğine ve zihnine yerleştirmek ve gerektiğindeokutmak Bize düşer.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bize aittir, onun toplanması ve okunması!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kuran’ı sana yükleyip okutmak bizim işimiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen insanlara sözlerimizi iletmen için seçilen elçisin. Elçi olarak sana güç verdik. Söylenenleri aklına kalbine yazman, hafızanda tutman, anlamlarını anlaman konusunda seni yalnız bırakmadık. Senin hafıza gücünü anlama gücünü destekledik. Sen diğer insanlar gibi değilsin. Bizim elçimizsin. Sana gönderilen ayetleri, ayetlerin anlamlarını, nasıl uygulayacağını aklına, kalbine biz yazarız. Senin; ayetin anlamı ne demek, nasıl uygulanacak gibi sorular sormana, sorularının peşinden gitmene ihtiyacın yok. Sen katımızdan sana gönderdiğimiz ayetlerimizi unutmaktan muaf tutulacaksın ve asla unutmayacaksın! Onun için acele etme! Anlayıp hafızana kaydetmek için tekrar etme! Kaldı ki sen bunu yapsan da bizim istediğimiz şekilde anlayamaz, hafızana kaydedemezsin. Onun için kendini bırak! Sadece sana okunanı dinle! Andolsun ki hafızana eksiksiz olarak ayetleri anlamlarıyla birlikte yazacağız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki onun toplanması ve okunması sadece bize aittir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz onu, (Kur’an halinde) toplayarak okutmak, Bize aittir.
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü onu [senin kalbine] yerleştirmek ve [gerektiğinde] okutturmak Bizim işimizdir. ⁷
7 Yani, “Sana onu hatırlatmak ve onun zihin ve kalp ile okunmasını sağlamak Bize düşer”. Önceki notta işaret edildiği gibi, Kur’an, ancak düşünerek, sanki bölünmez bir bütünmüş gibi okunması halinde (doğru) anlaşılabilir, yoksa sadece ahlakî ilkeler, kıssalar ve bölük-pörçük kurallar kolleksiyonu olarak değil.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün yaptıklarını bir araya toplamak ve onu sana okumak bizim işimiz. 18/49, 54/50.55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphesiz onun toplanması da, okunuşu da bize düşer;[⁵⁴⁵³]
[5453] Buradaki kurâneh isim değil mastardır ve “okunuş” anlamına gelir bkz: 10:15, not 26.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki onu (Kur'an ayetlerini kalbinde) toplamak ve okutmak da bize aittir.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz onu bir araya getirmek ve okumak bize aittir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, onu toplamak da, onu okutmak da Bize aittir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çünkü vahyi senin kalbinde toplamak ve onu okutmak Bize ait bir iştir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu (senin kalbinde) toplamak ve (sana) okumak bize düşer.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onun kalbinde cem'i ve lisânında isbâtı bize 'âiddir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Yaptığını da yapmadığını da) toparlayıp bir araya getirmek bizim işimizdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz, onu toplayıp, okumak bize düşer.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onu toplamak da, okutmak da Bize aittir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onu toplamak ve okumak bize düşer.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ üzerümüzedür dirmegi daħı oķımaġı ya'nį dilüñde.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bizüm üstümüzedür anı dirmek, daḫı anı oḳumaḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Çünki onu (sənin qəlbində) cəm etmək, (dilində) oxutmaq Bizə aiddir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! upon Us (resteth) the putting together thereof and the reading thereof.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is for Us to collect it and to promulgate it:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak-kak
عَلَيْنَا
Bize aittir
جَمْعَهُ
onu top-lamak
وَقُرْاٰنَهُۚ
ve onu okutmak
Muhakkak ki onu (senin kalbine yerleştirerek) toplamak ve onu (hem sana okumak hem de) okutmak Bize aittir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
جَمْع
İsim
ج م ع
Topluluk
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş