close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kıyâme Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev elkâ me’âżîrah(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Özürlerini ortaya dökse de.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ahirette) Kendi mazeretlerini ortaya atması (birtakım yalan bahanelere sığınması) bile (gaflet ve cehaletinin ve Allah’ı takdir edememenin bir neticesidir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mazeretler bulup kendi yaptıklarını gizlemeye çalışsa bile.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mazeretlerini sayıp dökse de, gizlemeye çalışsa da nafiledir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 16/23; 58/18.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Mazeretlerini ortaya atsa bile.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bütün mazeretlerini ortaya dökse de, (yine nefsinde gerçeği bilir. İnsan tamamen kendini kontrol edebilecek durumdadır.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Her ne kadar mazeretleri ortaya atsa da… (Kıyametin en kuvvetli delili, Allah’ın gönderdiği vahiylerdir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Her türlü özrünü sayıp dökse de.
Besim Atalay
swap_vert close
14,15. Hayır, insan birtakım özürler sayabilse de, kendi iç özünün görücüsüdür
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Birtakım mazeretler ileri sürse de (kendi yaptıklarına karşı şahit olacak).
Cemil Said
swap_vert close
14,15. O gün insân ne kadar ’özür bulsa yine kendi kendine karşu basîreti ve hâli ile şâhid olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
14,15. Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
14,15. Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
14-15. Artık insan, mazeretlerini sayıp dökse de kendine kendisi tanıktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İsterse özürlerini sayıp döksün.
Edip Yüksel
swap_vert close
Birtakım özürler ortaya atsa da...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir takım özürler ortaya atsa da.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dökse de ortaya ma'ziretlerini
Emrah Demiryent
swap_vert close
14-15. (İnsan, hesap günü, azaptan kurtulmak için) her ne kadar birtakım mazeretler ileri sürse de aslında kendi nefsinin aleyhine (bütün azaları ile birlikte) bizzat kendisi şahittir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mazeretlerini ileri sürse bile.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Velev ki o, (bütün) ma'ziretlerini (meydana) atmış olsun.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
14,15. Daha doğrusu insan, (kurtulmak için, bütün) ma'zeretlerini ortaya atsa da, kendi nefsine (bizzat kendisi) şâhiddir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
14,15. Bilakis, (o gün) insan, (kurtulmak için, bütün) mazeretlerini ortaya atsa da, kendi şahsı aleyhine (bizzat kendisi) hüccettir (şahittir!) *
(*) Burada insanın, hakikati anlatılmaktadır. Zira insan, ne yaptığını bilmeyecek bir bedenden ibaret değil, kendisini, kendi vicdanında duyan bir varlıktır. Bu sebeple gerçekten insan olan, kendisinde olup biten, her şeyi duyar. Her ne kadar yaptıkları hakkında, başkalarına karşı kendisini mazur göstermek için mazeretler ortaya atmaya kalkarsa da aslında mazeretlerinin doğru olup olmadığını, vicdanında bilir. Bu durumda insanın hakikati, başkasına karşı görünen şekli değil, onun kendi vicdanında duyduğu ne ise odur. Âhirette Allah’ın huzurunda göreceği de ondan ibarettir. Bunlar, halkın gözünde doğru sayılsa da Hakk’ın nazarında yalancıdır. Halka iyi görünmekle, kendi vicdanında bilip durduğu hakikati değiştiremeyeceği gibi, Hak nazarındaki durumunu hiç değiştiremez. (Elmalılı) Yani insanoğlu hesap günü birtakım mazeretleri belirtse de nefsinin kötülüklerine bizzat kendisi şahittir, herkes kendi ayarını ve amacını bilmektedir. {بَلِ ٱلإِنسَـٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِ بَصِيرَةٌ } حجة بينة على أعمالها لأنه شاهد بها، وصفها بالبصارة على المجاز، أو عين بصيرة فلا يحتاج إلى الإِنباء (انوار التنزيل واسرار التأويل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Her ne kadar mazeretler ortaya atsa da.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
bütün engellerini ileri sürmüş olsa bile.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Her ne özür getirirse getirsin, yine kabul olunmayacak.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ortaya birtakım mazeretler ileri sürse de [elkâ]³.
3 Krş. Rûm, 30/57; Mü’min, 40/52  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendi mazeret ve bahanelerini (mazur görünmek için) sayıp dökse de.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Birtakım sahte mâzeretler öne sürüp kendisini kandırmaya çalışsa bile!Öyleyse, ey insanlar; gerçekleri olduğu gibi görmeli, Kur’an mesajını kendinize rehber edinerek dünya ve âhirette huzur ve esenliğe ulaşma yolunda çaba harcamalısınız. Bunun için yapmanız gereken, içtenlikle Kur’an’a yönelmek ve onu dinleyerek, okuyarak, inceleyerek anlamaya ve hükümlerini uygulamaya çalışmaktır. Başlangıçta anlayamadığınız veya yanlış anladığınız yerler olabilir; endişe etmeyin, eğer siz içtenlikle Kur’an’a yönelir ve onu anlama ve hayatınıza yansıtma yolunda çaba harcarsanız, Kur’an’ın tümünü okudukça Allah size bilmediklerinizi öğretecek ve Kur’an’ı doğru anlamanızı sağlayarak sizi büyük hatâlara düşmekten koruyacaktır. Nitekim, ayetlerimizle ilk tanıştığı sıralarda Elçimiz Muhammed bile onu öğrenme ve anlama konusunda zorluk çekeceğini sanmış, Biz de onu şöyle teskin etmiştik:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Mazeretlerini sayıp dökse bile!
Mehmet Çakır
swap_vert close
14,15. Mazeretler savursa da // insan, kendi içini ayna gibi görecek...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz insana yeryüzündeki yaşamın anlamını, neler yapmasını gerektiğini anlattığımızda, onun neler yapmadığı ortaya çıkar. İnsan yapmadığı şeyler için özür bulmaya çalışır. Çeşitli bahaneler uydurur. Hayır! Andolsun ki onların bahaneleri işe yaramayacaktır. İnsan hiç düşünmüyor mu? Dünyada mal mülk edinmek için, mevki makam sahibi olmak için, aklını, zekâsını, bilgisini, tecrübelerini, nasıl değerlendirdiğini bilmiyoruz mu sanıyor? Dünyada bolluk zenginlik içinde yaşamak için harcadığı zamanları, verdiği emekleri bilmiyoruz mu sanıyor? En küçük çıkarları için nasıl hayatlarını ortaya koyduklarını bilmiyoruz mu sanıyor? Kendi şanları, kendi şöhretleri için ölürken, dünya nimetlerini daha fazla edinmek için ölürken, insanlar arasında haksızlık zulüm yaparak ölürken, kendi zevkleri kendi sefaları için hayatlarını kaybederken, gösterdikleri azmi cesaretleri bilmiyoruz mu sanıyor? Onları yasalarımıza uymaya çağırınca yan çizdi. Bir kerecik olsun Allah ne diyor demedi. Verdiğimiz akıl, göz, muhakeme, kulak, gönül, zekâ, kalp nimetlerini kendi çıkarı için sonuna kadar kullanırken, bizim yolumuz için asla kullanmadı. Bütün bunları bilmiyoruz mu sanıyor? İnsanın emirlerimize uymaması için ne bahanesi olabilir ki? Haksızlık ederken, canlıları katlederken, yeryüzünü talan ederken, çıkarları için tüm güzellikleri yok ederken, hiçbir bahane üretmedi. Tek bir hedefi vardı; eğlenmek, çıkar sağlamak, bencilliklerini tatmin etmek! Hayır! Andolsun ki hayır! Bu gün insanın hiçbir bahanesi kabul edilmeyecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
14,15. (Birtakım) mazeretler ileri sürmeye kalkışacak olsaydı bile artık insan kendi kendinin şahididir.
Mehmet Türk
swap_vert close
14,15. Aslında insanoğlu (her ne kadar) mazeretlerini ortaya atsa da kendi kendisinin ne olduğunu, çok iyi bilir.¹
1 Burada insanın, hakikati anlatılmaktadır. Zîrâ insan, ne yaptığını bilmeyecek bir bedenden ibaret değil, kendisini, kendi vicdanında duyan bir varlıktır. Bu sebeple gerçekten insan olan, kendisinde olup biten, her şeyi duyar. Her ne kadar yaptıkları hakkında, başkalarına karşı kendisini mazur göstermek için mazeretler ortaya atmaya kalkarsa da aslında mazeretlerinin doğru olup olmadığını, vicdanında bilir. Bu durumda insanın hakikati, başkasına karşı görünen şekli değil, onun kendi vicdanında duyduğu ne ise odur. Âhirette Allah’ın huzurunda göreceği de ondan ibarettir. Bunlar, halkın gözünde doğru sayılsa da Hakk’ın nazarında yalancıdır. Halka iyi görünmekle, kendi vicdanında bilip durduğu hakikati değiştiremeyeceği gibi, Hak nazarındaki durumunu hiç değiştiremez. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
mazeretler bulup kendi (yaptıkları)nı gizlemeye çalışsa bile. ⁵
5 Karş. 24:24, 36:65 yahut 41:20-22.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Her ne kadar bir takım mazeretler ileri sürse de. 16/84-85, 45/34-35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
türlü mazeretler ortaya koymuş olsa bile…[⁵⁴⁵²]
[5452] İnsan hakikati diliyle yalanlasa ve bu inkârına tumturaklı mazeretler getirse de (Msl: “Eğer Allah isteseydi, ne biz ne de atalarımız asla şirk koşmazdık” 6:148 gibi) vicdanında itiraf edeceğine dair bir ifade.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
14,15. Artık insan (o gün) -ne kadar özür sayıp dökse de- kendi kendinin şahididir.
(Yaptığı kötülüklerin hepsi -amel defterinde yazılıdır- gözünün önüne serilmiştir, yaptıklarından çok pişmandır, fakat özür dilemeye dermânı yoktur. Çünkü o da kendisini kınamaktadır.. Keşke bu nefis muhasebesini dünyadayken yapmış olsaydı da "nefs-i emmâre" mertebesinden kurtulup, "nefs-i levvâme" -kendini kınayan nefis- mertebesine ulaşabilseydi, "Nasıl olsa tevbe ederim" demeseydi)  
Osman Fırat
swap_vert close
Mazeretler ortaya atmaya çalışsa bile.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Velev ki, mazeretlerini ortaya atmış bulunsun.
Suat Yıldırım
swap_vert close
14, 15. Türlü türlü mazeretler öne sürse de, Artık insan, kendisi hakkında şahit olur. [16, 23; 58, 18]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Birtakım özürler ortaya atsa da.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
14,15. İnsân her ne kadar ma'zeretler dermeyân ider ise kendi nefsine basîrdir. (Kendi hâlini temamiyle bilir.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Özürlerini sayıp dökse de bir şey değişmez.
Şaban Piriş
swap_vert close
İsterse özür beyan etsin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mazeretlerini sayıp dökse bile.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dökse de ortaya tüm mazeretlerini.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
14-15. belki ādemį nefsi üzere ḥüccetdür eger bıraķdı-y-ise daġı 'uzurlarını.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
eger ‘öẕrler durġursa daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O, hər cür üzrxahlıq etsə də, (qəbul olunmaz)!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Although he tender his excuses.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Even though he were to put up his excuses.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
hatta
اَلْقٰى
atsa
مَعَاذ۪يرَهُۜ
mazeretlerini
(14-15) Hatta mazeretlerini ortaya atsa da (o gün) insan kendi nefsini(n aleyhine şahidlik yaptığını) görür.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
مَعَاذِير
İsim
ع ذ ر
Mazeretler