Biz insana yeryüzündeki yaşamın anlamını, neler yapmasını gerektiğini anlattığımızda, onun neler yapmadığı ortaya çıkar. İnsan yapmadığı şeyler için özür bulmaya çalışır. Çeşitli bahaneler uydurur. Hayır! Andolsun ki onların bahaneleri işe yaramayacaktır. İnsan hiç düşünmüyor mu? Dünyada mal mülk edinmek için, mevki makam sahibi olmak için, aklını, zekâsını, bilgisini, tecrübelerini, nasıl değerlendirdiğini bilmiyoruz mu sanıyor? Dünyada bolluk zenginlik içinde yaşamak için harcadığı zamanları, verdiği emekleri bilmiyoruz mu sanıyor? En küçük çıkarları için nasıl hayatlarını ortaya koyduklarını bilmiyoruz mu sanıyor? Kendi şanları, kendi şöhretleri için ölürken, dünya nimetlerini daha fazla edinmek için ölürken, insanlar arasında haksızlık zulüm yaparak ölürken, kendi zevkleri kendi sefaları için hayatlarını kaybederken, gösterdikleri azmi cesaretleri bilmiyoruz mu sanıyor? Onları yasalarımıza uymaya çağırınca yan çizdi. Bir kerecik olsun Allah ne diyor demedi. Verdiğimiz akıl, göz, muhakeme, kulak, gönül, zekâ, kalp nimetlerini kendi çıkarı için sonuna kadar kullanırken, bizim yolumuz için asla kullanmadı. Bütün bunları bilmiyoruz mu sanıyor? İnsanın emirlerimize uymaması için ne bahanesi olabilir ki? Haksızlık ederken, canlıları katlederken, yeryüzünü talan ederken, çıkarları için tüm güzellikleri yok ederken, hiçbir bahane üretmedi. Tek bir hedefi vardı; eğlenmek, çıkar sağlamak, bencilliklerini tatmin etmek! Hayır! Andolsun ki hayır! Bu gün insanın hiçbir bahanesi kabul edilmeyecektir.