close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 97. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Femâ-stâ’û en yazherûhu vemâ-stetâ’û lehu nakbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık bu seti aşmaya da güçleri yetmez, delmiye de güçleri yetmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylelikle, (tehlikeli ve teknolojik güç sahibi zalimler, oluşturulan tunç ve bronzdan daha sağlam engeli bir daha) ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
[Not: Bu anlatılanlar yeryüzünün bir bölgesinde gerçekleşmiş olabileceği gibi, gökler âleminde ve enerji-elektrik boyutlu sistemlerde de geçmiş olabilir. Teknoloji ilerledikçe bu tür Kur’ani haber ve hadiseler daha iyi anlaşılır hale gelecektir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve böylece set inşa edilmiş oldu. Öyle ki, artık onların düşmanları, ne onu aşabildiler, ne de onda gedik açabildiler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Artık Ye'cüc ve Me'cüc bu seti ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece onlar (Ye'cuc ve Me'cuc) ne onu aşmaya ne de delmeye güç yetirebildiler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Artık onu (seddi), ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık onu ne aşmaya güçleri yetti ne de delebildiler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ye'cüc ve Me'cüc onu ne aşmaya ne de onda bir delik açmaya güç yetirebildiler.
Besim Atalay
swap_vert close
Onu geçemezler, delemezler de» dedi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve böylece (set inşa edilmiş oldu, öyle ki) artık onların düşmanları (Ye'cüc ve Me'cûc) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
Cemil Said
swap_vert close
Ye’cûc ve Me’cûc kavmi yapılan divarı ne aşabildiler, ne delebildiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Artık Yecüc ve Mecüc onu ne aşabildiler ve ne de delip geçebildiler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık onu ne aşabildiler ne de delebildiler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Artık Ye'cuc ve Me'cuc bu seti ne aşabildiler ne de delebildiler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Artık onu ne aşabilirler ne de delebilirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ve böylece set inşa edilmiş oldu, öyle ki yeryüzünde bozgunculuk yapan, Ye’cûc ve Me’cûc kavimleri) artık ne onu aşmaya ne de delmeye güç yetirebildiler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Artık onu aşmaya ve yarıp geçmeye güç yetiremediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık onu aşmıya da güc yetiremediler, onu delmiye de muktedir olamadılar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık (Ye'cüc ve Me'cüc) onu ne aşmaya güç yetirebildiler! Ne de onu delmeye tâkatleri yetti!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve böylece (sed inşa edilmiş oldu, öyle ki) artık onların düşmanları (bozguncu olan Ye’cüc ve Me’cüc kavimleri) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bundan sonra onların (Ye’cüc ve Me’cüc’ün) ne bu settin üzerini aşmaya, nede o set üzerinde bir delik açmaya güçleri yetmez” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık Yecuç ile Mecuç onu ne aşmaya ne de delmeye güç yetiremediler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık Ye/cüç ve Me/cüc/ün onu üzerinden aşmaya, ve altından delmeye güçleri kalmadı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Artık onlar/Yecüc ve Me’cüc onu ne aşabildiler ne de delip geçebildiler:
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylelikle ne onu aşabildiler, ne de onu delmeye güç yetirebildiler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece, iki dağı birleştiren mükemmel, hârika bir set inşâ etti. Öyle ki, bundan böyle saldırgan topluluklar, yüzyıllar boyunca ne bu seti aşabildiler, ne de onda bir gedik açabildiler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Artık onu ne üstünden aşabildiler, ne bir gedik / delik açabildiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık düşmanlar, ne üzerinden aşabildiler, ne de delebildiler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Zulüm yapanlar yapılan setti ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Artık [Ye’cûc] ve [Me’cûc]) o (seddi) ne aşabilmiş ne de onu delebilmişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
Böylece, (Ye’cuc ve Me’cuc) o seddi asla aşamadılar ve kesinlikle de delemediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve böylece [set inşa edilmiş oldu, öyle ki] artık onların düşmanları ⁹⁸ ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
98 Lafzen, “onlar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bundan sonra düşmanları ne o seddi aşabildi ne de orada bir gedik açabildi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Evet, artık onların (düşmanları) ne onu aşabiliyorlardı, ne de onda bir delik ve gedik açabiliyorlardı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Artık Ye'cuc ile Me'cuc o şeddi ne aşabildiler, ne de delip geçebildiler!
Osman Fırat
swap_vert close
Artık (Ye’cûc Me’cûc) onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık ne onun üstüne çıkmaya kâdir oldular ve ne de onun için delik açmaya güçleri yetti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Artık o Ye'cüc ve Me'cüc'ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Artık (Ye'cuc Me'cuc) onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ye'cûc ve Me'cûc o seddin üzerine çıkmağa ve onı delmeğe kâdir olmayalar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Artık onu aşmaya güçleri yetmeyeceği gibi delmeye de güçleri yetmez.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Artık, seddi aşmaya güçleri yetmedi ve delip geçmediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ondan sonra ne seddi aşabildiler, ne de onda bir delik açabildiler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Artık onu ne aşabildiler ne delebildiler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes güçleri yitmedi kim üstine bineler anuñ daħı güçleri yitmedi anı delmeġe.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes güçleri yitişmedi anuñ üstine çıḳmaġa, daḫı güçleri yitişmedi anı del‐mege.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yə’cuc–Mə’cuc tayfaları) artıq nə (səddi) aşa bildilər, nə də onu dəlib keçə bildilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (Gog and Magog) were not able to surmount, nor could they pierce (it).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus were they made powerless to scale it or to dig through it.(2443)
2443 The iron wall and gates and towers were sufficiently high to prevent their being scaled and sufficiently strong with welded metal to resist any attempt to dig through them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَمَا اسْطَاعُٓوا
artık güç yetiremediler
اَنْ يَظْهَرُوهُ
onu aşmaya
وَمَا اسْتَطَاعُوا
ve güç yetiremediler
لَهُ
onu
نَقْباً
delmeye
Artık (Ye'cüc ve Me'cüc) onu ne aşabildiler ne de delmeye güç yetirebildiler.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَطَاعَ
Fiil-X
ط و ع
Gücü yetti, güç yetirdi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
ظَهَرَ
Fiil-I
ظ ه ر
Açığa çıktı, ortaya çıktı, zahir oldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَطَاعَ
Fiil-X
ط و ع
Gücü yetti, güç yetirdi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
نَقْب
İsim
ن ق ب
Delme