close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 96. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Âtûnî zubera-lhadîd(i)(s) hattâ iżâ sâvâ beyne-ssadefeyni kâle-nfuḣû(s) hattâ iżâ ce’alehu nâran kâle âtûnî ufriġ ‘aleyhi kitrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Siz bana demir parçaları getirin. Dağların iki tarafı birbirine müsavi olunca üfleyin dedi. Onu ateş haline sokunca da getirin de dedi, üstüne erimiş bakır dökeyim.
Hazer ve Karadeniz arasındaki Kafkas dağlarının geçit yerinde yapılan ve hâlâ artıkları mevcut olan settir ki Araplar buna "Bab-ül-Hazer" ve "Bab-üt-Türk" derler, bizse Derbent geçidi deriz (Aynı kitap, 91-96).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Haydi) "Bana demir kütleleri getirin" (dedi). Nihayet iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra) dedi ki: (Şimdi) "Bana (bulup) getirin de, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bana demir külçeleri getirin” dedi. Zülkarneyn iki dağın arasını, demir kütleleriyle doldurup, dağlarla aynı seviyeye getirince, “Körükleyin” dedi. Tüm demirler ateş kesilince, “Bana erimiş bakır getirin de, üzerine dökeyim” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bana demir kütükleri getirin.” Demir kütükler, iki dağın zirvesiyle aynı seviyeye geldiği vakit: “Körükleyin” dedi. Demiri kor haline getirince: “Getirin bana, üzerine bir miktar bakır eriyiği dökeyim.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bana demir kütleleri getirin." İki dağ yakasının arası denkleşince: "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirdiğinde de: "Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Bana demir kütleleri getirin', iki dağın arası eşit düzeye gelince, 'Körükleyin' dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: 'Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bana demir pikleri getirin, (dağların) tam iki ucu denkleştiği vakit körükleyin” dedi. Nihayet demiri bir ateş hâline koyduğu vakit: “-Getirin bana, üzerine erimiş bakır dökeyim.” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bana demir parçalarını getirin” dedi. Nihayet iki dağın arasını düzeltince “körükleyin” dedi. Nihayet o demirleri kızdırınca: “Getirin, üzerine bakır dökeyim” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Bana demir kütleleri getirin!” Kütleler iki dağın arasını doldurunca, “Körükleyin!” dedi. Demirler akkor haline gelince, “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Demir parçaları getirin bana, iki dağın arayeri dolunca, körükleyin demir ateş olunca, yine getiriniz üstüne erimiş bakır dökeyim
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Bana (yeterince) demir (kütleleri) getirin”. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, “körükleyin!” dedi. Sonunda demir akkor halini alınca da: “Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
95, 96. Zü’l-Karneyn "Rabbimin bana virdiği kudret benim içün kâfîdir ben ücret istemem, yalnız bana yardım idiniz, ben sizin beyninize bir sed çekeyim. İki sed arasını doldıracak kadar demir parçaları getüriniz. Demir ateş gibi kırmızı oluncaya kadar ateşi üfleyiniz ve üzerine dökmek üzere eridilmiş bakır getüriniz." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
95,96. "Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir sed yapayım. Bana demir kütleleri getirin" dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: "Körükleyin" dedi. Demirler akkor haline gelince; "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Bana (yeterince) demir madeni[336] getirin” dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, “körükleyin!” dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, “Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım” dedi.
Kur’an’da “zübera’l-hadîd” şeklinde geçen ibare “demir parçaları”, “demir kütleleri” diye çevirilmiş ise de biz “demir madeni” diye çevirmeyi tercih ettik.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bana, demir kütleleri getirin.” Nihayet (vadiyi demirle doldurup) iki dağın arasını aynı seviyeye getirince, “Ateşi körükleyin!” dedi. Artık onu kor haline getirdiği vakit, “Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Bana, demir kütleleri getirin.» Nihayet dağın iki yanı arasını aynı seviyeye getirince (vadiyi doldurunca): «Üfleyin (körükleyin)!» dedi. Artık onu kor haline sokunca: «Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim» dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bana demir kütleleri getirin." Her iki barikatın arasını doldurunca, "Üfleyin!," dedi. Onu bir ateş haline sokunca da, "Getirin, üstüne erimiş bakır dökeyim," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Bana, demir kütleleri getirin." Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: "Ateş yakıp körükleyin" dedi. Demiri bir ateş koru haline getirince. "Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bana demir kütleleri getirin, tam iki ucu denkleştirdiği vakit körükleyin dedi, tam onu bir ateş haline koyduğu vakit getirin bana dedi: üzerine erimiş bakır dökeyim
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Zu’l-Karneyn sözlerine devam ederek,) “Şimdi bana, (bulabildiğiniz kadar) demir kütleleri getirin” dedi. Nihâyet, iki dağın yamaçları arasındaki boşluğu (tamamen bu demir kütleleri ile) doldurup, dağlarla eşit seviyeye getirince, (demirlerin bir ateş koru hâline gelmesi için devasa ateşler yakıldı ve dev körükler hazırlandı. Zu’l-Karneyn belli bir süre sonra,) “Körükleyin!” diye emretti, demir iyice kor hâline gelince, “Bana erimiş bakır getirin, üzerine dökeyim!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bana demir parçaları getirin. İki dağın arası eşit seviyeye gelinceye kadar körükleyin.” dedi. Onu bir ateş haline getirince, “Bana erimiş bakır getirin, onun üzerine dökeceğim.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Bana demir kütleleri getirin». (O karşılıklı iki dağın) iki yanı tam denkleşdiği vakit «üfleyin» dedi. Nihayet onu (demiri) bir ateş haaline koyduğu zaman da «Getirin bana, dedi, üstüne erimiş bakır dökeyim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Bana demir kütleleri getirin!” (dedi). İki dağ arası (bunlarla dolup) aynı seviyeye geldiği zaman: “Körükleyin!” dedi. Nihâyet onu (o demir kütlelerini) kor hâline getirince: “Getirin bana, üzerine erimiş bakır dökeyim!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bana, demir kütleleri getirin. Nihayet dağın iki yanı arasını aynı seviyeye getirince (vadiyi doldurunca): "Üfleyin (ateşi körükleyin)!" dedi. Artık onu kor haline sokunca: "Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim" dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Siz şimdi bana demir parçaları getirin” dedi. Demir parçaları ile iki settin arasını doldurdu ve “(Ateş yakıp) Demirler nar gibi oluncaya kadar körükleyin. Şimdi bana eritilmiş bakırı getirin de, bakır eriyiğini demir korunun üzerine dökeyim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Haydi, bana demir parçaları getirin." İki dağın iki yamacı bir kesime gelince de "Ateşi körükleyin" dedi. Sonunda demir ateş kesilince de dedi: "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Bana demir parçaları getirin». Nihayet onlar getirdiler, iki dağın yanları arasındaki duvar dağ boyunca oldu. Ameleye ateş koyup körükleyin dedi. Onlar da körüklediler. Demir ateş kesilince «— Bana erimiş bakır getirin de [¹³] üzerine dökeyim» dedi [¹⁴].
[13] Kızmış demir üzerine veya duvar üzerine.[14] Artık demir ve bakır birbirine karıştı, yekpare oldu. Bakır duvar delikleri nin arasını doldurmuştu.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Bana demir kütlelerini getiriniz” dedi. “Tâ ki bunlar iki dağın arasını düzleyince/doldurunca “körükleyin!” dedi. “Tâ ki onlar da ateş kütlesi hâline gelince, “Getiriniz üzerine ergimiş bakır dökeyim”³⁴ dedi.
34 Demir, “Semboller Sözlüğü”nde yer altı kaynaklarını, para ve silahı temsil eder. Bakır ise endüstrinin yani sanayinin sembolüdür. Şu hâlde insan gücünün yanına sanayi ve teknolojiyi de ikinci bir güç olarak kullanıyor. Böylece oluşturulan set, Ye’cüc ve Me’cüc’e geçit vermiyor. Toplumun ömrü daha da uzatılıyor. (Zülkarneyn sembolü hakkında geniş bilgi için bkz. “Kur’an’ı Anlamak” isimli kitabımızın 206-217 sayfaları arası.)  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bana demir külçeleri getirin.” İki dağın arası (demir külçeleriyle) eşit düzeye gelince, “Körükleyin” dedi. Onu ateş haline getirince de dedi ki: “Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Şimdi bana, bulabildiğiniz kadar demir kütleleri getirin!” Ve böylece Zülkarneyn, bu demir kütlelerini üst üste yığarak, geçidi düzgün bir şekilde kapadı; nihâyet, iki dağın yamaçları arasındaki boşluğu tamamen doldurtup dağlarla eşit seviyeye getirince, dev körükler hazırlandı, ateşler yakıldı ve Zülkarneyn, “Körükleyin!” diye emretti; demir iyice kor hâline gelince, “Bana erimiş bakır getirin, üzerine döküp onu tunç hâline getireyim!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Bana Demir’in kütlelerini getirin!”. Sonunda İki Yamaç arasını düzlediği zaman: -“Körükleyin!” dedi. Nihayet onu ateşlediği anda: -“Bana, üzerine dökeceğim bakır getirin!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" bana demir madeni getirin " dedi. Demir madeni iki tepe arasını doldurunca: " ateş yakıp körükleyin " dedi. Ateş akkor hale gelince de: " katran getirin üzerine boca edeyim " dedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Bana yeterince demir madeni getirin!" dedi. İki dağın birleştiği yerdeki geçide demirleri yerleştirdiler. Demirleri eritmek için ateşler yakıldı. Zülkaneyn körükçülere emrini verdi. “Haydi! Körükleyin ki ateşler yükselsin! Demirler erisin!” Demiri eritip kor haline getirdiler. İki dağın arasındaki geçit eriyen demirlerle kapanmaya başlayınca; “Bana erimiş bakır getirin! Demir eriyiğinin üzerine boşaltayım!" dedi. Böylece demir ve bakır karışımından sağlam bir set yaptılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bana demir kütleleri getirin!” Sonunda dağın iki yanı arasını aynı seviyeye getirince “Üfleyin (körükleyin)!” demişti. Onu kor hâline sokunca da “Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim.” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Zü’l-Karneyn): “Bana demir kütleleri getirin” dedi. İki dağın arasını doldurunca, “(ateş yakıp) körükleyin.” dedi. Onu kor haline getirince de: “Bana bir miktar erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bana demir külçeleri getirin!” Derken, demir (külçelerini) yığıp, iki yar arasındaki boşluğa doldurunca (onlara) “[Bir ocak kurun ve] körükleyin!” ⁹⁷ dedi. Nihayet, [demir iyice] kor haline gelince, “Bana ergimiş bakır getirin bunun üzerine dökeyim” dedi.
97 Lafzen, “Üfürün”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Bunun için bana demir kütleleri getirin. Nihayet iki dağın arası dolup düzleşince onlara: – Ateşi körükleyin, dedi. Sonunda demir eriyip akkor haline gelince: – Bana erimiş bakır getirin onun üzerine dökeyim, dedi. 57/25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(şimdi) bana demir plakalar getirin!” Nihayet iki dik yamaç arasındaki (boşluk) doldurulup düz hale gelince onlara “Körükleyin!” dedi. Sonunda demir akkor halini alınca, “Onun üzerine dökmek için bana ergimiş bakır getirin!” dedi.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bana demir kitleleri getirin, -onların yüksekliği- iki dağın arasında eşit bir seviyeye geldiğinde, ateş yakıp körükleyin, demir kızıp kor haline gelince de, bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim " dedi. (Zülkarneyn'in emrini yerine getirdiler ve o şeddi yaptılar)
Osman Fırat
swap_vert close
Bana demir kütleleri getirin dedi ve (Zu’lKarneyn) iki dağın arasını (demir kütleleriyle) aynı seviyeye getirince: "ateşi körükleyin !" dedi. Nihâyet o(demir kütleleri)ni bir ateş haline sokunca "Getirin bana, üzerine erimiş katran dökeyim, " dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Bana demir parçaları getirin, iki dağın arası bir seviyeye gelince körükleyin,» dedi. «Onu ateş haline koyduğu zaman da getirin bana,» dedi, «Üzerine erimiş bakır dökeyim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Demir kütleleri getirin bana! ” Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: “Körükleyin! ” dedi. Tam onu bir ateş haline getirince, “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim. ” dedi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bana demir kütleleri getirin. (Zu'l-Karneyn) iki dağın arasını (demir kütleleriyle doldurtup dağlarla) aynı seviyeye getirince: "Üfleyin!" dedi. Nihayet o(demir kütleleri)ni bir ateş haline sokunca "Getirin bana, üzerine erimiş katran dökeyim," dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Bana demir paçaları getiriniz" didi. (O demir parçaları yığılarak) iki dağın arası müsâvî oldukda: "Onı üfleyin" didi. O demir parçları ateş gibi olunca: "Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bana demir parçaları getirin." İki yakası eşitlenince "Ateşi körükleyin" dedi. Demiri ateşe çevirince "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim" dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bunlar iki dağın arasını doldurunca: -Körükleyin, dedi. Sonunda onu ateş haline getirdi. -Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Bana demir kütleleri getirin.” İki dağın arasını demir kütleleriyle düzleyince, “Şimdi körükleyin” dedi. Onu ateş haline getirince de “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Bana demir kütleleri getirin!" İki ucu tam denkleştirince, "Körükleyin!" dedi. Onu ateş haline koyunca da "Getirin bana, üzerine erimiş bakır/katran dökeyim!" diye seslendi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“getürüñ baña demür paralarını!” tā ķaçan berāber eyledi iki ŧaġ yanlaruñuñ eyitti “ürüñ!” tā ķaçan eyledi anı od eyitti “getürüñ baña dökeyin anuñ üzere erimiş baķır.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Getürüñüz baña demür kesiklerin, ḥattā ki berāber eyledi iki ṭaġ arasını. Eyitdi: Üfürüñüz, ḥattā ki ol demür od oldı. Eyitdi: Baña erimiş baḳır getü‐rüñüz, anuñ üstine dökeyin, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mənə dəmir parçaları gətirin!” (Onlar gətirdilər). O (Zülqərneyn) iki dağın arasını (dəmir parçaları ilə doldurub) bərabərləşdirən kimi: “(Körükləri) üfürün!” – dedi. (Onlar körükləri üfürdülər). (Zülqərneyn dəmiri) od halına salınca: “Mənə ərimiş mis gətirin, onun üstünə tökün!” dedi. (Dəmir və mis bir-birinə qarışdı, ərimiş mis divarın dəliklərini doldurdu və beləliklə, möhkəm bir sədd əmələ gəldi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Give me pieces of iron till, when he had levelled up (the gap) between the cliffs, he said: Blow! till, when he had made it a fire, he said: Bring me molten copper to pour thereon.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Bring me blocks of iron."(2441) At length, when he had filled up the space between the two steep mountain-sides, He said, "Blow (with your bellows)" Then, when he had made(2442) it (red) as fire, he said: "Bring me, that I may pour over it, molten lead."
2441 I understand the defences erected to have been a strong barrier of iron, with iron Gates. The jambs of the Gates were constructed with blocks or bricks of iron, and the interstices filled up with molten lead, so as to form an impregnable mass of metal. It may be that there was a stone wall also, but that is not mentioned. There was none in the Iron Gate near Bukhara ; see Appendix VI at the end of his Surah. 2442 Made it (red) as fire, what does "it" refer to? Probably to the iron, either in sheets or blocks, to be welded with molten lead.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اٰتُون۪ي
bana getirin
زُبَرَ
kütle- lerini
الْحَد۪يدِۜ
demir
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o va- kit ki
سَاوٰى
aynı sevi- yeye geldi
بَيْنَ
arası
الصَّدَفَيْنِ
iki yamacın
قَالَ
dedi
انْفُخُواۜ
üfleyin
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o va- kit ki
جَعَلَهُ
onu kıldı
نَاراًۙ
bir ateş
قَالَ
dedi
اٰتُون۪ٓي
getirin bana
اُفْرِغْ
dökeyim
عَلَيْهِ
üzerine
قِطْراًۜ
erimiş bakır
"Bana demir kütleleri getirin!" (dedi). Nihayet iki yamacın arasını aynı seviyeye getir(ip vadiyi doldur)unca, (büyükçe bir ateş yakıp) "üfle(yerek ateşi körükle)yin!" dedi. Artık o (demir kütleleri)ni kor hâline getirince, "getirin bana, üzerine (bir miktar) erimiş bakır dökeyim" dedi.
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
زُبَر
İsim
ز ب ر
Kütle
حَدِيد
İsim
ح د د
Demir, sertlik, keskin
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
سَاوٰى
Fiil-III
س و ي
aynı seviyeye geldi
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
صَدَفَيْن
İsim
ص د ف
Yamaç
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
نَفَخَ
Fiil-I
ن ف خ
Üfledi, nefhetti
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَفْرَغَ
Fiil-IV
ف ر غ
Yağdırdı, döktü
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قِطْر
İsim
ق ط ر
Erimiş bakır, katran