close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ mekkennâ lehu fî-l-ardi veâteynâhu min kulli şey-in sebebâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz, gerçekten de onu yeryüzünde yerleştirip yüceltmiştik, her şeyin yolunayoradamına ait ne bilgi varsa vermiştik ona.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten, Biz ona yeryüzünde (ve göklerde) sapasağlam bir imkân ve iktidar bahşettik ve ona her şeyden bir sebep (çözüm çaresi ve manevi teknoloji projesi) verdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz gerçektende O'nu yeryüzünde yerleştirip, yüceltmiştik ve herşeyin yoluna, yordamına ait ne bilgi varsa, vermiştik O'na.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gerçekten biz Zülkarneyn'i iktidar, kudret, itibar ve imkân sahibi yaptık. Onu, her konuda maksadına doğru araçlarla ulaşma bilgisi, kudreti, imkânlarıve maharetiyle donattık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerçekten biz onu yeryüzünde güçlü bir iktidar sahibi kılmış ve ona her şeyden bir yol vermiştik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten, biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona her şeyden bir yol (sebep) verdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz, Zül'-Karneyn'i (Rûm hükümdarı İskender'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona (gayesine ulaşmak için) istediği her şeyden bir vasıta (sebep) verdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz onu yeryüzünde iktidar sahibi yaptık. Ve her şeyi ona, araç ve gereç olarak verdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz, biz, ona yeryüzünde imkan sağladık ve kendisine her şeye ulaşacağı bilgiyi verdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünde, gerçekten berkittik onu, her şeyin yolunu gösterdik ona
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
84-85. Doğrusu biz, onu yeryüzünde büyük bir kudret sahibi kıldık ve ona herşey için bir sebep verdik. O da (Batı'ya gitmek için) bir yol tuttu.
Zülkarneyn ’in büyük güç ve imkân sahibi kılınması kıssada “sebep” kelimesiyle ifade edilmiştir Müfessirler bu kelimeyi genellikle “amaca ulaştıran ilim ve kudret” diye açıklamıştır. Buna göre Zülkarneyn’e verilen sebebin akıl, irade, ilim, hikmet, kuvvet, kudret, imkân, feraset gibi amaca ulaşmayı sağlayan her şeyi kapsadığını söyleyebiliriz.  
Cemil Said
swap_vert close
Biz ânın arz üzerinde kudretini tahkîm itdik. Ve istediğini yapması içün esbâb halk iyledik
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve her şeyin yolunu ona öğretmiştik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar sahibi kıldık, ona (muhtaç olduğu) her şey için bir yol öğrettik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar ve kudret sahibi kıldık, ona (muhtaç olduğu) her şey için bir sebep (bir vasıta ve yol) verdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz ona yeryüzünde yönetim gücünü ve her türlü imkanı verdik
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçekten biz onu (Zülkarneyn'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz onun için Arzda bir müknet hazırladık ve ona her şeyden bir sebeb verdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah buyuruyor ki:) Şüphesiz biz onu yeryüzünde güçlü kıldık, ona her şeyden bir sebep (ilim, kudret ve hükümranlık gibi dilediği ve yöneldiği şeye kendisini ulaştıracak her türlü imkân) verdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu Biz, onu yeryüzünde güçlendirdik ve ona her şeyden bir sebep¹ verdik.
1- Sonuca ulaşmayı sağlayacak şey.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, biz onu yer (yüzün) de büyük bir kudret saahibi kıldık ve ona (muhtâc olduğu) her şeyden bir sebeb (bir yol) verdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki biz, ona (Zülkarneyn'e) yeryüzünde imkân verdik ve kendisine(istediği) herşeyden bir sebeb (ulaşması için bir yol) verdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah buyuruyor ki) doğrusu biz, O’na yeryüzünde sağlam bir iktidar verdik ve O’nu hedeflerine ulaşmada (akıl, ilim, kuvvet, servet ve idarecilik gibi) her türlü imkâna sahip kıldık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Zülkarneyn’i yeryüzünde bir mekâna yerleştirdik ve her şeyin nasıl ve neden yapıldığının bilgisini öğrettik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz onun yeryüzünde gücünü artırdık. Biz ona her işte başarmanın yollarını da sağladık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
84, 86. Biz, yeryüzünde ona seferi kolaylaştırmak suretiyle kudret verdik, kendisine her şeyi teshir etmek esbabını da verdik. O, bir yol tuttu [¹]. Nihayet güneşin battığı yere vardı. Onu, kara çamurlu [²] bir pınara batar buldu [³] pınarın yanında kâfir bir kavim buldu. Biz «— Zülkarneyn! Bunlar İslâm/a gelmezlerse bunları ya azaba çarparsın [⁴], yahut onlara hüsn-ü muamelede bulunursun [⁵]» dedik.
[1] Eshab-ı seferi hazırlamaya başladı.[2] Sıcak, balçığı kokar.[3] Uzaktan böyle hayâl etti, gûya güneş böyle bir pınara batıyordu.[4] Öldürürsün.[5] İrşat ve nasihat edersin. Bu iki hususta muhayyersin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz onu yeryüzünde kudretli kıldık ve ona her şeyin bir yolunu/sebebini gösterdik.²⁷
27 Zülkarneyn’in kimliği hakkında tefsir kitapları birbirini tutmaz rivayetlerle doludur. Kimine göre Hz. İbrâhim zamanında yaşamış Yemenli veya Babilli biridir. Kimisi Makedonyalı İskender derken, kimisi de Akkad Kralı Naram-Sin der. Bunların hepsi İsrâilî kaynaklı malumatlardır. Hatta bazı kaynakların Hz. İdris iddiasına karşılık bazıları da İran kralı Kuruş veya Dârâ olduğunu iddia ederler. Tarihçi İ. H. Danişment’e göre, 1685’li yıllarda Vani Mehmet Efendi “Ara’isu’l-Kur’an” adlı tefsirinde onu Oğuzhan olarak niteler. Demir dağların eritilmesi ve Ergenekon destanıyla ilişkilendirir. Bazıları da onu “Yeryüzünde kudretli kıldık” demesine rağmen, yıldızlar ve galaksiler arasında seyahat ettirir. Bütün bunlar spekülatif yorumlardan öteye geçmez. Bize göre Zülkarneyn Kur’an’da “sembolik” bir şahsiyettir. Güçlü ve meselelere vakıf bir hükümdar olarak toplumların içinde bulundukları problemlerden nasıl kurtulacağının yollarını gösteren kudretli bir şahsiyeti sembolize eder. Zira belli bir kavme gönderilmediği ve ayrı ayrı pozisyonda bulunan kavimlerin problemleriyle uğraştığı açıktır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gerçekten biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona her şeyden (hedefe ulaştıran) bir sebep verdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz ona, yeryüzünde eşi benzeri görülmemiş bir kudret ve egemenlik bahşetmiş ve kendisini, bir cihan hükümdarında bulunması gereken zekâ, cesaret, merhamet, bilgi-hikmet ve benzeri üstün özelliklerle yüceltmiş ve bilgi, güç, kuvvet, teknoloji, kültür gibi her türlü araçlarla donatmıştık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, onu Yeryüzü’nde konumlandırdık / yerleştirdik; bir sebep olarak ona her şeyden verdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onu, maddî manevî imkânlarla donattık, ayrıca yol yordam ve yöntem bilgisi yükledik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz O’nu yeryüzünde kudret sahibi kıldık! Kendisine her konuda yardım ettik! Çünkü O inananlardan biriydi! Rabbini tanır! Rabbinin yasalarına uyardı!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz onu yeryüzünde iktidar sahibi kılmıştık; ona her şey için bir sebep (bir vasıta) vermiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Biz, onu yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona (ulaşmak istediği) her şeyin bilgisini verdik.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ona yeryüzünde güvenli bir yer sağladık ve onu, [ulaşacağı] her şeye doğru araçlarla ulaşma [bilgisiyle] ⁸² donattık;
82 İbni ‘Abbâs, Mücâhid, Sa‘îd b. Cubeyr, ‘İkrime, Katâde ve Dehhâk’a göre (ki bunların hepsinden İbni Kesîr nakletmiştir), sebeb -lafzen, “[bir şeye] ulaşmak, [bir şeyi] gerçekleştirmek için başvurulan vasıta ya da araç”- tabiri, bu anlam örgüsü içinde, belirli bir amaca ulaşmak için başvurulması gerekli doğru ve meşru vasıtaya/araca ilişikin bilgi anlamındadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekten biz ona yeryüzünde geniş imkânlar güç ve kudret verdik ve ona muhtaç olduğu her şeye ulaşma imkânı ve yollarını bahşettik. 22/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Evet, onun (iktidarı) için yeryüzünde uygun bir zemin hazırladık[²⁴³⁰] ve ona eşyanın yasalarıyla uyumlu araçların (bilgisini) bahşettik;[²⁴³¹]
[2430] Mekkennâ için bkz: 12:21. Alternatif bir karşılığı şudur: “ona (iktidar) imkânı hazırladık”. [2431] “Bir şeye kendisi ile ulaşılan şey” anlamına gelen sebeb, hurma ağacının meyvesine ulaşmak için tutunularak tırmanılan ipe denir. Müfredât sahibi bu âyeti örnek gösterdikten sonra şöyle açar: “Allah ona her şeyin niteliğine ilişkin bilgiyi ve araçlarını, bunları kullanarak amacına ulaşsın diye verdi.” Çevirimiz buna dayanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçekten biz onu yeryüzünde büyük bir kudret sahibi kıldık; ona ulaşmak istediği her şey için bir sebep (bir vasıta, bir yol) verdik! (Sebebsiz hareket etmezdi, el tuttuğu her iş bir sebep olurdu, sebep olmak ise eşyanın aslına aid değildir, Allah'ın bir tahsisidir)
Osman Fırat
swap_vert close
Biz ona yeryüzünde çok imkanlar sahibi kıldık ve ona herşeyden bir sebep (istediklerine ulaşmanın yolunu, aracını) verdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Biz O'nu yeryüzünde bir kudrete erdirdik ve ona her şeyden bir sebep verdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
84, 85. Biz ona dünyada geniş imkânlar verdik ve onun ihtiyaç duyduğu her konuda sebep ve vasıtalar ihsan ettik. O da batıya doğru bir yol tuttu.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz onu yeryüzünde güçlü kıldık ve ona herşeyden bir sebep (istediği herşeye ulaşmanın yolunu, aracını) verdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz ona arzda kudret ve miknet ve her şeyden bir yol ve sebeb-i vusûl virdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Allah buyuruyor ki) Onu ülkesinde iyi bir makama getirmiş, her şeye bir yol bulma imkânı vermiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, onu yeryüzünde güçlendirmiş ve ona her şeyin yolunu öğretmiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onu yeryüzünde geniş imkânlarla yerleştirdik ve ona herşey için bir sebep(10) verdik.
(10) Her konuda onu başarıya ulaştıracak, her amaca erişmesini sağlayacak bir yol, bilgi, güç, vasıta, imkân.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onun için yeryüzünde güç ve saltanat hazırladık ve ona her şeyden bir sebep verdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz yirlendürdük anı yirde daħı virdük aña her neseneden maķśūda irürici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz aña pādişāhlıḳ virdük. Daḫı virdük aña her nesneden sebeb vāṣılolmaġ‐ıçun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz onu yer üzərində möhkəmləndirib qüvvətləndirdik və hər şey verdik (hər şeyin yolunu ona öyrətdik).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We made him strong in the land and gave unto every thing a road.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily We established his power on earth, and We gave him the ways and the means to all ends.(2429)
2429 Great was his power and great were his opportunities ("ways and means"), which he used for justice and righteousness. But he recognised that his power and opportunities were given to him as a trust by Allah. He had faith, and did not forget Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّا
muhak- kak Biz
مَكَّنَّا
imkân verdik
لَهُ
ona
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَاٰتَيْنَاهُ
ve ona verdik
مِنْ كُلِّ شَيْءٍ
her şeyden
سَبَباًۙ
bir sebep
Muhakkak ki Biz ona yeryüzünde imkân (ve iktidar) verdik ve ona (ulaşmak istediği) her şey(e ulaşabilmesi) için bir sebep (bir vasıta ve yol) verdik.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَكَّنَ
Fiil-II
م ك ن
Yerleştirdi, yetki verdi, imkân verdi, sağlamlaştırdı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
سَبَب
İsim
س ب ب
Bağ, sebep