(Ey Resulüm!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: “Size ondan bir anı okuyacağım.” *
(*) Ayet, Zülkarneyn’in şahsı, yaşadığı dönemi ve yeri hakkında herhangi bir açıklamada bulunmuyor. Bu belirsizlik, Kur’an’da yer alan kıssaların değişmez özelliğidir. Çünkü Kur’an’da yer alan kıssaların asıl amacı, tarihi tespit değildir. Amaç, kıssadan yararlı sonuç çıkarmaktır. Çoğu zaman da yer ve zaman tespitine gerek kalmadan kıssalardan istenen sonuç çıkarılabilir. (K. Çelik Meali 83. Ayet Açıklaması) Her ne kadar Zülkarneyn’in Akad Kralı Naram-Sin olduğunu söyleyenler olursa da, birçok kaynağa göre Naram- Sin’in kendini ilah olarak ilan etmesi sebebiyle onun muvahhid, adil ve salih biri olan Zülkarneyn olması mümkün görülmemektedir… Özellikle Ebü’l-Kelâm Âzâd, Koreş isminde ısrar etmiştir. Son dönemde Mevdûdî, Derveze, Tabâtabâî, Şîrâzî gibi birçok müfessir tarafından da tercih edilen bu son görüşün en önemli delillerinden biri, Zülkarneyn kıssasının nüzûl sebebiyle ilgili rivayetlere konu olan soruların yahudiler mârifetiyle sorulması, dolayısıyla kıssanın kahramanının bu yahudilerce bilinen ve önemsenen bir kişilik olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında Zülkarneyn’in Büyük Koreş olması ihtimali güç kazanmaktadır. Çünkü bu hükümdar yahudi tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Genellikle monoteist ve Zerdüştî olduğu kabul edilen Koreş milâttan önce 539’da Bâbil Krallığı’nı yıkarak yahudilerin buradaki esaretine son vermiş, ardından yayımladığı bir fermanla onların Kudüs’e dönmelerine ve dinî inançlarını özgürce yaşamalarına izin vermiştir (II. Tarihler, 36/22-23; Ezra, 1/1-4; 6/3-5). Bu sebeple Koreş, Eski Ahid’de Rab Yahve’nin çobanı ve mesîhi gibi yüceltici sıfatlarla zikredilmiş (İşaya, 44/28; 45/1), bilhassa İşaya kitabının 45. bölümünde birçok ilâhî vaade mazhar olan bir şahsiyet şeklinde takdim edilmiş (İşaya, 45/1-6) ve yahudi halk inancında kurtarıcı mesîh olarak görülmüştür. Ezra kitabının şiirsel yorumu niteliğindeki Ezrânâme’de Koreş’in doğumu Tanrı’nın bir armağanı olarak zikredilmiş, ayrıca İsrâil peygamberleri ve kralları ile aynı konumda bulunduğu, gerek adaleti gerek kahramanlığıyla diğer krallar arasında eşsiz olduğu belirtilmiştir (EIr., IX, 131). Ebü’l-Kelâm Âzâd’a göre Zülkarneyn’in büyük Koreş olduğunu gösteren bir diğer delil, Daniel’in rü’yetindeki iki uzun boynuzlu koç imgesinin Med ve Pers krallıklarını birleştiren kişi olarak yorumlanması ve tarihte bu iki krallığı birleştiren kişinin de Koreş olmasıdır. Ayrıca arkeolojik kazılarda İstahr şehrinde bulunan ve Koreş’e ait olduğu kabul edilen heykelin baş kısmında iki boynuz kabartması yer almaktadır. Öte yandan Koreş’in doğuya ve batıya seferler düzenlediği, batı seferinde Lidyalılar’ı mağlûp ederek Ege denizine kadar ilerlediği, doğu seferinde ülkesinin sınırlarını güneydoğu ve Orta Asya’ya kadar genişlettiği, kuzeyde ise İskitler/Sakalar üzerine seferler tertip ettiği bilinmektedir (Ebü’l-Kelâm Âzâd, S̱eḳāfetü’l-Hind, I/1 [1950], s. 60-62, 71; I/3, s. 26-27, 32). Bütün bunların yanında Kafkasya bölgesinde Viladikafkas’ı Tiflis’e bağlayan yol üzerindeki Daryal Geçidi eski Ermeni kitâbelerinde Koreş Geçidi adıyla anılmaktaydı (Şîrâzî, VII, 589). (Zülkarneyn TDV. İslam Ansiklopedisi) …Ayrıca Dr. Abdulhalim Hızır, üzerinde seddin yapıldığı kafkas dağlarının yapısını anlatarak şöyle der: "Kafkas dağlan sıralar oluşturur, çok yüksektir, aşılması zordur, bir boğaz dışında geçit vermez. O da ortadaki Daryal geçididir. Terk/Türk nehrinin kollarından biri bu boğazda akmaktadır. Dağlar doğuda Hazar denizinin dalgalarına ve batıda Karadenizin sularına değecek kadar uzanırlar. Sıra dağların uzunluğu 1200 km. kadardır. Bütün Avrupanın en yüksek dağlarıdır. Daryal boğazı dışında aşılmaları mümkün değildir."[311] (Yavuz Tellioğlu: PERS KRALI KURUŞ Zulkarneyn Gomer, Javan ...) bkz:
وهناك قول قاله العلامة الهندي أبو الكلام زاده وهو أنه غورش الفارسي الذي أنقذ بني إسرائيل من أسرهم في بابل، فقد وصف في التوراة التي بأيدينا في سفر دنيال وغيره بأنه لقب " ذو القرنين " لعظيم قوته واتساع ملكه وقوة سلطانه ويقرب هذا أنه ينطبق عليه الوصف المذكور في القرآن، وأن السؤال كما جاء في القرآن الكريم منبعث من اليهود (زهرة التفاسير)