close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 81. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feeradnâ en yubdilehumâ rabbuhumâ ḣayran minhu zekâten veakrabe ruhmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine temizlikte daha ileri, merhametçe daha duygulu bir çocuğu vermesini diledik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ve böylece: Rablerinin bunun (oğlan çocuğunun) yerine, onlara (ahlâki ve akli) temizlik (ve seçkinlik)te daha hayırlısını, merhamet ve şefkate daha yakın (İslamiyet’e ve insaniyete daha yatkın) olanını vermesini diledik." (Öldürülen çocuk da, cehennemden kurtulup cennete gidecektir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Rablerinin onlara bu çocuğun yerine, ondan daha temiz, daha merhametli, ana babasına iyilik eden bir çocuk vermesini istedik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“İstedik ki, Rableri, bunun yerine onlara, daha temiz daha merhametli birini versin.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece Rablerinin onun yerine kendilerine temizlikte daha hayırlı ve merhamette daha yakın birini vermesini istedik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İstedik ki, onların Rabbi bu oğlanın yerine, kendilerine temizlikçe daha hayırlısını, merhametçe daha yakınını versin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İstedik ki; Rableri onlara, onun yerine daha sağlam ve daha şefkatli birisini versin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Rabblerinin onlara, ondan daha iyisini ve kendilerine karşı daha merhametli bir çocuk vermesini istedik.”
Besim Atalay
swap_vert close
İstedik ki, onlara Tanrın onun yerine, arılıkça ondan İyi, ondan daha iyi, ondan daha merhametli bir çocuk vere!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
80-81. “Oğlan çocuğa gelince; onun anne ve babası mü'min kimselerdi. (Bu çocuğun) onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk. Ve böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”
Cemil Said
swap_vert close
İstedik ki Allâh âna mukâbil ânlara daha hayırlı ve muhabbete lâyık bir oğul virsün."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rablerinin o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini vermesini istedik."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Böylece istedik ki, rableri onun yerine kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Devam etti:) «Böylece istedik ki, Rableri onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"İstedik ki Rab'leri onun yerine kendilerine ondan daha temiz ve merhametli birini versin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"İstedik ki Rabbleri onun yerine kendilerine ondan temizlikçe daha hayırlı ve daha çok merhamet eden birini versin."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
80,81. Oğlana gelince: ebeveyni mü'minlerdi, onun için bunları tuğyan ve küfrile sarmasından sakındık da istedik ki kendilerinin rabbı ona bedel bunlara temizlikçe daha hayırlısını ve merhametce daha yakınını versin
Emrah Demiryent
swap_vert close
Rablerinin (o mü’min aileye), onun yerine, ondan hayırlı, (ahlâken) temiz ve merhametli olanını vermesini (niyaz edip) diledik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Böylece onların Rabb'lerinin, onu, ondan daha hayırlı, daha zekât¹ ve merhamete daha yakın olanla değiştirmesini istedik.”
1- Daha temiz. 18:65 ayetin dipnotuna bak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Diledik ki bunun yerine Rableri kendilerine temizlikçe daha hayırlısını, merhametçe daha yakınını versin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Böylece Rablerinin kendilerine, (günahlardan) temiz olma cihetiyle ondan hayırlısını ve (onlara) merhametçe daha yakınını (o çocuğa) bedel olarak vermesini istedik!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Böylece (toplum olarak) diledik ki, Rableri onlara (onun ebeveynine) o (yol kesip eşkıyalık yapan ve öldüren) gençten daha temiz ve daha iyiliksever bir evlat bağışlasın.*
(*) İşte görüldüğü gibi burada geçen (غلام) ‘’ğulam’’ bir çocuk değil, yol kesen, adam öldüren genç bir delikanlı idi. İbn Abbas ve diğer âlimler de aynen böyle diyorlar. Bu bilge kul de, ona kısas hükmünü uygulamıştır. Dikkat ederseniz, ne o ğulamın ana babasının ne de oradaki halkın hiçbiri bu bilge kula itirazları olmamıştır. Eğer böyle bir durum olmasaydı, onlar bu bilge kulu linç edeceklerdi, onlardan bir çocuk öldürecek te kimse sesini çıkarmayacak! Böyle bir şey düşünülebilir mi? Demek ki, bu bilge kul oranın yöneticisi olup orada yol kesen ve cinayet işleyen bu delikanlıya hukuk/kısas hükmünü/ uygulamıştır. Ama Hz. Musa oranın yabancısı olduğundan bunları bilmiyordu. Ayrıca Hz. Musa ona (اقتلت صبيا) ‘’e katelte sabiyyen’’ demiyor, (أقتلت نفسا)’’ e katelte nefsen’’ diyor. Yani ‘’masum bir insanı mı öldürdün?’’ diyor. Eğer çocuk olsaydı, Hz. Musa ona ‘’masum bir çocuğu mu öldürdün?’’diyecekti. Demek ki, bu ğulam genç bir delikanlı idi. Zaten Arapçada 20 yaşına kadar gelenlere de ‘’ğulam’’denir. İşte buradaki ğulam da genç bir delikanlı olup yol kesiyor ve cinayet işliyordu. (الله اعلم) Bkz: قال ابن عباس : كان شابا يقطع الطريق. ،وقال الحسن : كان رجلا ...وقال الضحاك : كان غلاما يعمل بالفساد وتأذى منه أبواه (تفسير البغوي -- تفسيرالقرطبي ) فقال الكلبي : كان بالغا يقطع الطريق بين قريتين وقد أخرج ابن أبي حاتم عن سعيد بن عبد العزيز أنه كان ابن عشرين سنة، والعرب تبقي على الشاب اسم الغلام (تفسير الألوسي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Sonra biz, Rableri ikisine, o çocuktan daha temiz ve ana babasına daha merhametli bir çocukla değiştirmesini diledik.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine diledik ki, Allah’ları onun yerine arılıktan yana daha iyi, acımaya daha elverişli olanını versin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
80, 81. Öldürdüğüm oğlanın da anası, babası mü/mindi. Onun, ana ve babalarını taşkınlığa, gâvurluğa sürüklemesinden [³] korktuk. Rablerinin, ana ve babasına ona bedel daha pâk, merhamete daha lâyık bir çocuk vermesini istedik.
[3] Veya çocuk serkeşlikte, ebeveynine karşı gelmekle nankörlükte bulunmasından veya ebeveynini taşkınlık, gâvurluk sarmasından.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Bunun üzerine Rablerinden, o ikisine, bunun yerine, seciye/karakter bakımından daha hayırlı ve daha merhametli birini vermesini istedik.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Buna karşılık rablerinin onlara temizlikçe ondan daha hayırlısını, merhametçe de daha yakın olanını vermesini diledik.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve onun yerine, Rablerinin onlara daha temiz ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik. Böylece, onların biricik yavrularını ellerinden almakla, aslında onlara en büyük iyiliği yapmış olduk.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Onlara rabb’lerinin, merhamet bakımından ondan daha yakınını ve arınmışlık bakımından daha hayırlısını vermesini arzu ettik”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'ın bu aileye, bundan daha nezih ve şefkatli bir çocuk vermesini istedik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ölen çocuğun yerine Rabbimizden daha hayırlı, daha merhametli bir çocuk vermesini diledik!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Böylece Rablerinin onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini vermesini istemiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
‘Böylece (biz de) Rablerinin onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini vermesini istedik.’ (buyurdu.” dedi.)
Muhammed Esed
swap_vert close
[onu öldürürken] Rablerinin o ana-babaya onun yerine ondan daha temiz seciyeli ve merhamette ondan daha ileri [başka bir çocuk] vermesini istedik.”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Böylece Rablerinin onlara ahlakça daha temiz, ondan daha iyi, sevgi ve şefkat olarak onlara daha yakın bir evlat vermesini istedik. 25/74
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte bu yüzden istedik ki, Rableri onun yerine o ana-babaya karakter temizliği açısından ondan daha hayırlısını ve daha merhametlisini versin.”[²⁴²³]
[2423] Meselin bu kısmı Müşriklerin durumunu hatırlatır: İman ataları Hz. İbrahim’e asi olmuş evlat rolünü oynadılar. Allah onların kökünü kazıyıp yerine atalarına layık evlat getirdi. Hz. Musa’nın hayatında, Allah’a asi olan neslin bire kadar kırıldığı 40 yıllık çöl hayatına tekabül eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Böylece istedik ki Rableri onun yerine saf ve merhametli bir evlat ihsan eylesin!
Osman Fırat
swap_vert close
İstedik ki Rableri onun yerine onlara ondan daha temiz, daha merhametli (ana babasına iyilik eden) birini versin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Artık biz istedik ki, Rableri onlara ondan temizlikçe daha hayırlısını ve merhametçe daha yakınını bedel olarak versin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların Rabbinin, kendilerine, onun yerine daha temiz, daha hayırlı, merhamette ondan daha hisli bir çocuk ihsan etmesini diledik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İstedik ki Rableri onun yerine onlara ondan daha temiz, daha merhametli (ana babasına iyilik eden) birini versin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve rabbinin, bu çocuğa bedel onlara temizlikde ve ebeveyne itâ'atde daha hayırlısını virmesini murâd itdik."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İstedik ki Rableri, onun yerine daha gelişkin bir yapıda[1] ve daha merhametli olabilecek bir çocuk versin.
[1] Gelişkin yapıda diye tercüme ettiğimiz زَكَاةً kelimesinin sözlük anlamı hayırlı ve berektli bir şekilde gelişmektir. (Müfredat) Bu ayetten çocukta bir gelişme probleminin olduğu ve bunun ailesini sıkıntıya soktuğu anlaşılıyor.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Rab'lerinin ondan daha temiz ve daha merhamete yakın, hayırlı bir evlat vermesini istedik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“İstedik ki, o çocuğun yerine, Rableri onlara huyu suyu temiz ve merhametli bir evlât versin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Diledik ki, Rableri onlara o çocuktan temizlikçe daha üstün, merhametçe daha gelişmişini versin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
80-81. “daħı ammā er oġlan oldı atası anası mü’minler pes ķorķduķ kim irüre ol ikiye [156b] orandan geçmek daħı nā-sıpāslıķ eylemek. pes diledük kim degşüre ol ikiye çalabı’sı ol ikinüñ yigrek andan eyü olmaķdın yaña daħı yaķınıraķ esirgemekdin yaña.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz diledük ki tebdīl eyleye Tañrı Ta‘ālā anlara andan yigrek, arın‐mış günāhlardan, daḫı andan şefḳatlü.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və Rəbbinin onun əvəzində onlara daha təmiz və (ata-anasına qarşı) daha mərhəmətli olan başqa bir övlad verməsini istədik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We intended that their Lord should change him for them for one better in purity and nearer to mercy.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"So we desired that their Lord would give them in exchange (a son) better in purity (of conduct) and closer in affection.(2424)
2424 The son was practically an outlaw-a danger to the public and a particular source of grief to his righteous parents. Even so, his summary capital punishment would have been unjustified if Khidr had been acting on his own. But Khidr was not acting on his own: see the latter part of the next verse. The plural "we" also implies that he was not acting on his own. He was acting on higher authority and removing a public scourge, who was also a source of extreme sorrow and humiliation to his parents. His parents are promised a better-behaved son who would love them and be a credit to them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَرَدْنَٓا
böylece istedik
اَنْ يُبْدِلَهُمَا
onun yerine vermesini
رَبُّهُمَا
Rabb- lerinin
خَيْراً
daha ha- yırlısını
مِنْهُ
ondan
زَكٰوةً
temiz olma cihetiyle
وَاَقْرَبَ
ve daha yakınını
رُحْماً
merha- metçe
"Böylece istedik ki Rabbleri onun yerine kendilerine ondan daha hayırlısını, daha temizini ve (mizaç itibariyle) merhamete daha yakın olanını versin."
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَبْدَلَ
Fiil-IV
ب د ل
Değiştirdi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
زَكٰوةَ
İsim
ز ك و
Zekât, temiz olmak, temizlik
اَقْرَب
İsim
ق ر ب
En yakın, akraba
رُحْم
İsim
ر ح م
Merhamet etme, acıma