close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 78. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle hâżâ firâku beynî vebeynik(e)(c) seunebbi-uke bite/vîli mâ lem testati’ ‘aleyhi sabrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O zat, işte dedi, seninle benim aramda artık ayrılık bu. Sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereyim sana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun üzerine Hz. Hızır:) "İşte bu (son itirazın) artık ikimizin arasının açılmasının ve ayrılmamızın (sebebidir). Ama şimdi sana, (o itiraz ve isyan ettiğin ve) sabretmeye tahammül edemediğin şeylerin te’vilini (iç yüzünü, kader ve gayb hikmetini) haber vereyim" buyurmuşlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O zat: “İşte” dedi. “Seninle benim aramda, artık ayrılık bu… Şimdi sana, dayanamadığın şeylerin içyüzünü haber vereceğim:
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hızır: “Bu, benimle senin aranda yolumuzun ayrılma sebebidir. Senin sabredemediğin şeylerin iç yüzünü sana haber vereceğim.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dedi ki: "İşte bu benimle senin aranda ayrılma (vakti)dir. Haklarında sabır gösteremediğin şeylerin yorumlarını sana bildireceğim.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dedi ki: 'İşte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız. Sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hızır şöyle dedi: “-İşte bu itiraz, seninle benim aramın ayrılmasına sebep olmuştur. Sana, o sabredemeğin şeylerin iç yüzünü haber vereyim:
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Abd: “İşte bu, ikimizin arasındaki ayrılış(ın işaret ve sebebi)tır. Ben, sabredemediğin şeylerin yorumunu sana söyleyeceğim” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O kul şöyle dedi: “İşte bu, artık ayrılmamızın sebebidir. Şimdi sana, sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereceğim.”
Besim Atalay
swap_vert close
Cevap verip dedi ona: «Ayrılık göründü ikimize de, sabredemediğin şeyin iç yüzünü bildireyim
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bunun üzerine kul:) “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatayım” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
O didi ki: "Burada ayrılacağız şimdi sana ma’nâsını sabırsızlıkla beklediğin şeyleri îzâh ideceğim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O şöyle söyledi: "İşte bu, seninle benim ayrılmamızı gerektiriyor; dayanamadığın işlerin yorumunu sana anlatacağım"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Adam, “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir” dedi. “Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım.”[334]
Âyetlerde söz edilen bu üç olay, insanın dünya hayatında karşılaştığı her işte, ilâhî hikmetlerin nasıl tecelli ettiğini göstermektedir. Tabiatta ortaya çıkan hiçbir olay şer olarak nitelendirilemez. Her olayda mutlaka hayır hedeflenmiştir. Bunlardan bazılarının zararlı ve şer gibi görünmesi, kişinin kendi iradesini kötüye kullanmasından kaynaklanmaktadır. Bu, kâinatta işleyen ilâhî rahmeti gölgelemez.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O cevap verdi: “İşte bu, beraberliğimizin sona ermesidir. Şimdi sana, sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereceğim” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Hızır) şöyle dedi: «İşte bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana, sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim.»
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki: "İşte bu, benim seninle olan beraberliğimin sonudur. Dayanamadığın şeylerin açıklamasını ise sana bildireceğim."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hızır dedi ki: "İşte bu, seninle benim aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana o sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte dedi: bu, seninle benim aramın ayrılması. Sana o sabredemediğin şeylerin te'vilini haber vereyim.
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Hızır) şöyle dedi: “İşte bu (soruyu sorman), beraberliğimizin sona ermesidir (yollarımızın ayrılma vaktidir. Şimdi) sana sabretmeye dayanamadığın şeylerin (o üç olayın) iç yüzünü haber vereceğim:
Erhan Aktaş
swap_vert close
“İşte bu yollarımızın ayrılma vaktidir. Sabırlı olmaya güç yetiremediğin şeylerin içyüzünü sana açıklayacağım.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«İşte, dedi, bu benimle senin ayrılışımızdır. Sana üzerinde asla sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereceğim»:
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Hızır) şöyle dedi: “İşte bu (soruyu sorman) benimle senin aramızın ayrılmasıdır.(Şimdi) kendisine sabretmeye dayanamadığın şeylerin içyüzünü sana haber vereceğim.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunun üzerine o bilge kul:) “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatayım” dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O kul “İşte bu soru, seninle beni ayıran sorudur. Sabretmeye tahammül edemediğin olayların yorumunu sana haber vereceğim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimse dedi: "İşte artık benim için senden ayrılmak var. Şimdi sana katlanmaya gücün yetmeyen bu işlerin içi yüzünü bildireyim.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, işte benim ile senin aranda ayrılık baş gösterdi. Zahirde fena görmekle dayanamadığın şeylerin içyüzünü haber vereyim dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“İşte bu, seninle benim aramın ayrılmasıdır!²¹ Şimdi sabredemediğin şeylerin yorumunu/içyüzünü [te’vil] sana haber vereceğim/açıklayacağım” dedi.
21 Demek ki bu işin bir ücreti yok. Allah için manevi bir hikmeti gerçekleştirmek maksadıyla yapılan işlerde ücret söz konusu değildir. Hâlbuki hukuki açıdan bakıldığında her türlü işçilik ücrete tabi bir eylemdir. İşte iki bilgiyi ayıran nokta burasıdır. Birinde emeğin karşılığını alırsın, diğerinde hikmetini öğrenirsin, ücretini istemediğin gibi beklemezsin de.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Dedi ki: “İşte bu benimle senin aranı ayırıcı nedendir. Şimdi sana hakkında sabretmeye güç yetiremediğin işlerin yorumunu anlatacağım.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine Hızır, “İşte bu, yollarımızın ayrılmasına sebep olan son itirazın oldu!” dedi, “Şimdi sana, dayanamayıp itiraz ettiğin olayların iç yüzünü anlatacağım:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dedi ki: “Bu benim ve senin aramızın ayrılışıdır. Şimdi sana bir türlü sabredemediğin şeylerin te’vîlini / yorumunu bildireceğim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Adam: " Artık yeter! ayrılma zamanımız geldi. Bak şimdi, sabredemediğin şeylerin içyüzünü sana bir bir anlatayım: "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin iç yüzünü anlatacağım!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bunun üzerine melek): “İşte bu (durum) benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin açıklamasını bildireceğim.” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
O da: “İşte bu, benimle senin aramızın ayrılma (zamanı)dır. (Ama ben) sana, (sırrına) sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereceğim.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bilge:] “İşte böylece seninle yol ayrımına gelmiş olduk.” dedi, “Şimdi sana, sabır göstermediğin [bütün o olayların] iç yüzünü açıklayacağım:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bilge kişi: – Artık seninle benim ayrılma vaktimiz geldi ama katlanamayıp müdahale ettiğin olayların iç yüzünü sana açıklayacağım, dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O (kişi) “İşte böylece seninle yol ayrımına gelmiş bulunuyoruz” dedi; “şimdi sana, hakkında bir türlü sabır gösteremediğin olayların arkasında yatan gerçeği[²⁴¹⁹] bir bir açıklayacağım:
[2419] Te’vîl, olayları aslına irca etmek ya da iç yüzüne döndürmek. Kur’an eşyanın ve olayların dış ve iç gerçekliğine dünya ve âhiret bağlamında Rum 7’de de değinir (Bkz: İlgili not).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bu kez Hızır: "İşte bu (soruyu sorman) benimle senin aramızın ayrılmasına sebep oldu. (Ayrılmadan evvel) Şimdi sana sabredemeyerek soru sorduğum o işlerin içyüzünü haber vereyim.
Osman Fırat
swap_vert close
Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «İşte bu, benimle senin aramızın ayrılışıdır. Üzerine sabra muktedir olamadığın şeylerin izahını sana haber vereceğim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hızır: “İşte” dedi, “seninle ayrılmamızın vakti gelmiş bulunuyor. Şimdi sana hakkında sabırsızlık gösterdiğin o meselelerin içyüzlerini tek tek bildireceğim:
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte, dedi bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana sabredemeğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hızır: "İşte bu suâlin seninle benim aramda sebeb-i müfârakatdır. Benimle oldığın zamân sabra kâdir olamadığın şeylerin ma'nâsını sana haber vireyim."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dedi ki "İşte bu, benimle seni ayırır. Ama ben, dayanamadığın şeylerin içyüzünü sana bildireceğim.
Şaban Piriş
swap_vert close
-bu aramızdaki ayrılık noktasıdır. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin Gerçek yüzünü haber vereceğim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hızır “İşte bu seninle ayrılışımızdır,” dedi. “Şimdi sana, benim beraberliğimde tahammül edemediğin şeylerin yorumunu bildireceğim.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dedi ki: "İşte bu, seninle benim aramın ayrılmasıdır. Şimdi sana tahammül edemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “uşbu ayrılmaķdur aramda daħı arañda. ħaber viremi saña tefsįrini anuñ kim gücüñ yitmedi anuñ üzere ķatlanmaġa.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḥıżr eyitdi: Bu ayrılmaḳdur benümle senüñ arañda. Ḫaber vireyin sañate‘vīlini ol nesnenüñ ki sen aña ṣabr eylemek bilmedi‐sen.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Xızır) dedi: “Bu artıq mənimlə sənin aranda ayrılıq vaxtıdır. (Zahirən naməqbul olduğunu gördüyün üçün) dözə bilmədiyin şeylərin yozumunu (batinini, iç üzünü) sənə xəbər verəcəyəm!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: This is the parting between thee and me! I will announce unto thee the interpretation of that thou couldst not bear with patience.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He answered: "This is the parting between me and thee: now will I tell thee the interpretation of (those things) over which thou wast unable to hold patience.(2421)
2421 The story and the interpretation are given with the greatest economy of words. It would repay us to search for the meaning in terms of our own inner and outer experience.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
هٰذَا
bu
فِرَاقُ
ayrılma- sıdır
بَيْن۪ي
aramın
وَبَيْنِكَۚ
ve senin aranın
سَاُنَبِّئُكَ
sana haber vereceğim
بِتَاْو۪يلِ
yorumunu
مَا
o şey- lerin ki
لَمْ تَسْتَطِـعْ
güç yetiremedin
عَلَيْهِ
kendi- sine
صَبْراً
sabret- meye
(Hızır) Şöyle dedi: "İşte bu (bana son itirazındır ve) benimle senin aranın ayrılmasıdır. Şimdi sana, sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin iç yüzünü haber vereceğim."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
فِرَاق
Fiilimsi-III
ف ر ق
Ayrılma, ayrılış
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
نَبَّاَ
Fiil-II
ن ب ا
Haber verdi
تَاْوِيل
Fiilimsi-II
ا و ل
Tevil, netice, yorum
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اِسْتَطَاعَ
Fiil-X
ط و ع
Gücü yetti, güç yetirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
صَبْر
İsim
ص ب ر
Sabır