close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ ce’alnâ mâ ‘alâ-l-ardi zîneten lehâ linebluvehum eyyuhum ahsenu ‘amelâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz, gerçekten de insanların hangisi daha iyi ve güzel iş işleyecek, bunu sınamak için yeryüzünde ne varsa, yere biz ziynet olarak halkettik onu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz Biz, yeryüzü üzerindeki (canlı ve cansız bütün) şeyleri ona (insana) bir ziynet (lezzet ve menfaat) kılmışızdır; onların (insanların) hangisinin (inanarak) daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye (bu dünya imtihan için yaratılmıştır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, yeryüzünde güzel olan ne varsa, biz hepsini hangisinin iyi davrandığını ortaya koymak için, insanları sınamaya bir vasıta kıldık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz, onların, hangilerinin daha güzel, daha değerli, bilinçli, amaçla örtüşen niyete dayalı, devamlı ameller işleyeceğini denemek için, yeryüzündeki her şeyi, kendine has cezbedici güzelliklere sahip varlıklar olarak yarattık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz, onların (insanların) hangilerinin daha iyi amel edeceklerini deneyelim diye yeryüzünde olanları onun için bir süs kıldık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, yeryüzünde olan şeyleri, yer halkına bir süs yaptık ki, insanların hangisi daha güzel bir amelde bulunacağını imtihan edelim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Hâlbuki) yerin üstündeki her şeyi, ona bir süs yaptık. Ki hangisinin amelce daya iyi olduğunu ortaya çıkaralım.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine süs olsun diye yarattık ki, onların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim.
Besim Atalay
swap_vert close
Kimin daha güzel iş gördüğünü sınamakçin yeryüzünde olanı süs yaptık yere biz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnsanların hangisinin eylem bakımından daha güzel olduğunu tespit edelim diye, yeryüzünde olan şeyleri, ona süs yaptık. 
Bkz. 67/2, 76/2  
Cemil Said
swap_vert close
Arz üzerindeki zînetleri, insânları tecrübe itmek ve içlerinde kimin en doğrı hareket ideceğini anlamak içün halk itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanların hangisinin daha iyi iş işlediğini ortaya koyalım diye, yeryüzünde olan şeyleri, yeryüzünün süsü yaptık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz, kimlerin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi oranın süsü yaptık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir zinet yaptık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz, kimlerin erdemli davranacağını sınamak için, üzerindeki maddelerle yeryüzünü süsledik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz Yer yüzündeki şeyleri ona bir ziynet yaptık ki insanları imtihan edelim: hangisi daha güzel bir amel yapacak?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz, onları imtihân etmek ve (bu imtihân neticesinde) onların hangilerinin daha iyi amel edeceklerini (kendileri için) ortaya çıkarmak (ve âhirette, herkesi kendi ameline şahit tutmak) için, yeryüzü üzerindeki her şeyi, bir süs (bir imtihân vesilesi) olarak yarattık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, hangisinin daha iyi şeyler yapacağına sınav olsun diye, yeryüzünde olan şeyleri ilgi çekici yaptık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz yer üzerinde olan şeylere, onlara mahsus, birer zînet verdik, (insanların) hangisinin ameli daha güzel, onları imtihan edelim diye.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki biz, yeryüzündeki şeyleri kendine bir ziynet kıldık ki, (insanların)hangileri amelce daha güzeldir diye onları imtihân edelim.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten de biz yeryüzünde bulunan (canlı ve cansız bütün) şeyleri, onlardan (insanlardan) hangisinin daha güzel davranacağını sınayalım diye orası için birer süs (ve cazibe) unsuru kıldık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz yeryüzündeki güzellikleri (ziynetleri), insanlardan hangisinin daha güzel işler yaptığını belirlemek için, imtihan aracı yaptık
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz yeryüzünde ne varsa hepsini yeryüzü için süs yaptık, hangisi daha güzel işler işleyecek, sınamak için.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, yeryüzünde bulunanları yer için ziynet kıldık ki nâs/ı deneyelim, bakalım hangisi daha güzel işlerde bulunacaktır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnsanların hangisinin daha iyi iş/amel işlediğini sınamak için, yeryüzünde olan şeyleri ona bir süs/ziynet yaptık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz, onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Doğrusu Biz, yeryüzündeki bütün bu göz alıcı nîmetleri, yalnızca bu dünyaya ait gelip geçicibirer süs olarak yarattık ki, içlerinden hangilerinin daha iyi davranışlar ortaya koyacağını belirlemek üzere, insanları bu nîmetlerle imtihân edelim. Yoksa bunlar, yalnızca zevk ve eğlencenizi tatmin edesiniz diye yaratılmış değildir. Nitekim:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, amel olarak hangisi daha güzel diye onları denememiz için Arz (Yeryüzü) üzerindeki şeyleri süs yaptık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz yeryüzündeki her nesneyi, bu dünyanın değerli bir parçası olarak yarattık. İnsanlar arasında bu değerli parçayı kim daha güzel çalışacak bilelim istedik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlar nasıl davranacaklar görelim diye onlara bir hayat verdik. Yeryüzünde yaşamalarına izin verdik. Yeryüzündeki nimetlerle onları destekledik. Bu onların imtihanıdır. İster kaybederler ister kazanırlar! Seni ilgilendirmez! Sen sana düşen görevleri yerine getir. Başka şeye karışma!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz, (insanların) hangisinin daha güzel iş(ler) yapacağını deneyelim diye yerdeki her şeyi ona ait bir süs yaptık. [*]
Benzer mesajlar: Hûd 11:7; Mülk 67:2; İnsân 76:2.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Biz insanların hangisinin daha güzel işler yapacağını denemek için yeryüzündeki her şeyi, dünyanın kendine has bir süsü¹ yaptık.
1 Bu ifâdeden, dünyaya ait olan ziynetlerin, âhiret için geçerli olmayacağını anlamak mümkündür.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki, yeryüzünde güzel olan ne varsa Biz hepsini, hangisinin daha iyi davrandığını ortaya koymak üzere, insanları sınamak için bir araç kıldık; ⁵
5 Lafzen, “Yeryüzünde bulunan her şeyi ona bezek/süs kıldık ki onları [yani, bütün insanları] sınavdan geçirelim”. Bunun anlamı şudur: Allah insanlara, dünyanın kendilerine sunduğu maddî yarar ve zenginliklere karşı benimsedikleri -güzel ya da çirkin- kişiden kişiye değişen tutumları içinde her birinin kendi seciyesini ortaya koyması için fırsat tanımıştır. Son tahlilde bu pasaj, insanların Allah’ın manevî/ruhanî mesajını kabule yanaşmamalarının altında yatan gerçek saikin (bkz. önceki ayet), hemen hemen her zaman, onların dünya metaına aşırı ve körcesine bağlılık duymaları ve bunun yanında bir de onlara kendi başarıları olarak görünen şeylerde kendilerini boş ve anlamsız bir gurura kaptırmaları olageldiğini işaret etmektedir (karş. 16:22 ve ilgili 15. not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz yeryüzünde göz alıcı güzellikler meydana getirerek kim daha iyi ve güzel işler ortaya koyacak diye onları sınamak istedik. 10/14, 67/2, 21/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Gerçekten de Biz yeryüzünde bulunan şeyleri, onlardan hangisinin daha güzel davranacağını sınayalım diye oraya (cazibe katan) birer süs unsuru kıldık;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz, insanların hangisinin (dünyanın zevk ve sefasına kapılmayıp) daha güzel amel işleyeceğini denemek için, yeryüzünde olan şeyleri süslü hale getirdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine/insanoğluna ziynet/ süs olsun diye yarattık ki onların, hangisinin daha güzel iş yaptığını deneyelim.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Biz yeryzünde olanları onun için bir ziynet kıldık ki, hangisi amelce daha güzeldir diye insanları imtihan edelim.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz, yeryüzünde bulunan her şeyi bir dünya zineti kıldık. Böylece insanlardan kimin daha iyi iş gerçekleştireceğini ortaya koymak istedik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine süs olsun diye yarattık ki onların, hangisinin daha güzel iş yaptığını deneyelim.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İnsânlardan hangisinin daha iyi 'amel sâhibi oldığını imtihân içün arz üzerinde olan şeyleri arza ve sükânına zînet kıldık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Üzülmene gerek yok çünkü) Biz, yeryüzündeki her şeye bir çekicilik verdik ki kimin işi daha güzel olacak diye onları yıpratıcı bir imtihandan geçirelim.
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanların hangisi daha güzel hareket edecek diye denemek için yeryüzünde bulunanları, oranın süsü yaptık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz yeryüzünü üzerindekilerle süsledik ki, hangisi daha güzel işler yapacak diye insanları sınayalım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz, yeryüzündeki şeyleri ona bir süs yaptık ki, insanları, içlerinden hangisi amel yönünden daha güzeldir diye imtihan edelim.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz ķılduķ anı kim yir üzeredür bezek anuñ-içün tā śınayavuz anları ķanķısı dur anlaruñ gorklürek işlemekdin yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz ḳılduḳ, yir üstinde olan nesneleri zīnet ḳılduḳ ehline, biz anlarıṣınamaġ‐ıçun, ḳaysı yaḫşı ‘amel eyler görmeg‐içün.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz yer üzündə olanları onun (sakinləri) üçün (və ya onun özünə məxsus) bir zinət yaratdıq ki, onlardan hansının daha gözəl əməl sahibi olduğunu yoxlayıb ayırd edək.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We have placed all that is in the earth as an ornament thereof that we may try them: which of them is best in conduct.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That which is on earth we have made but as a glittering show for the earth,(2332) in order that We may test them - as to which of them are best in conduct.
2332 This world's goods-worldly power, glory, wealth, position, and all that men scramble for-are but a fleeting show. The possession or want of them does not betoken a man's real value or position in the spiritual world, the world which is to endure. Yet they have their uses. They test a man's sterling quality. He who becomes their slave loses rank in the spiritual world. He who uses them if he gets them, and does not fall into despair if he does not get them, shows his true mettle and quality. His conduct proclaims him.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّا
muhak- kak Biz
جَعَلْنَا
kıldık
مَا
o şey- leri ki
عَلَى الْاَرْضِ
yeryüzündedir
ز۪ينَةً
bir ziynet
لَهَا
ken- dine
لِنَبْلُوَهُمْ
onları imtihan etmemiz için
اَيُّهُمْ
hangi- leri
اَحْسَنُ
daha güzeldir
عَمَلاً
amelce
Muhakkak ki Biz, (insanlardan) hangisinin daha güzel amel edeceğini imtihan etmek için yeryüzündeki her şeyi bir ziynet kıldık.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
زِينَة
İsim
ز ي ن
Ziynet, süs, ihtişam
لَهَا
Zamir
لَهَا
Onun, ona (لَهُ Zamirinin müennes hâli)
بَلٰى
Fiil-I
ب ل و
İmtihan etti, denedi, test etti, bela verdi
اَىّ
Soru eki
اَىّ
Hangi, hangisi, nasıl
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş