close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vevudi’a-lkitâbu feterâ-lmucrimîne muşfikîne mimmâ fîhi veyekûlûne yâ veyletenâ mâ li hâżâ-lkitâbi lâ yuġâdiru saġîraten velâ kebîraten illâ ahsâhâ(c) ve vecedû mâ ‘amilû hâdirâ(an)(c) velâ yazlimu rabbuke ehadâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kitap ortaya konmuştur, suçluları görürsün ki o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden korku içinde ve eyvahlar olsun bize derler, ne biçim kitap bu, ne küçük bir şey bırakmış, ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş ve ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez.
Bahsedilen kitap, herkesin dünyada yaptığı işlerin yazılı olduğu amel defteridir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Herkesin önlerine bütün amellerinin kayıtlı olduğu) Kitap konulmuştur; artık suçlu-günahkârların, onda (amel dosyasında kayıtlı) olanlardan dolayı dehşetle-korkuya kapıldıklarını göreceksin. "Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp her şeyi sayıp-döküyor?" diye (pişmanlık göstereceklerdir. Bütün) yapıp-ettiklerini (önlerinde) hazır bulacaklar (ve şaşkınlık geçireceklerdir.) Rabbin hiç kimseye (ve hiçbir şekilde) zulmetmeyendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Herkesin dünyada yapıp ettiğinin kaydedildiği kitap, ortaya konulmuştur. Suçluların o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden, irkildiklerini görürsün. Onlar eyvah derler. Nasıl bir kitapmış bu! Ne küçük birşey bırakmış, ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş. Ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve böylece Rabbinin kimseye haksızlık etmediğini anlarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kitap, amel defteri ortaya konmuştur. İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların amel defterinde yazılı olanlardan korktuklarını, çekindiklerini görürsün. “Vay başımıza gelenlere, bu nasıl kitapmış, nasıl amel defteri imiş? Büyük küçük hiçbir şey bırakmadan yaptıklarımızın hepsini sayıp dökmüş.” derler. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiçbir kimseye haksızlık etmeyecek, zulmetmeyecektir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/30; 4/40; 21/47; 75/13.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kitap (önlerine) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden dolayı korkuya kapıldıklarını görürsün. "Yazık bize! Bu kitaba da ne oluyor ki, küçük büyük hiçbir şey bırakmayıp saymış" derler. Yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu-günahkarların, onda olanlardan dolayı dehşetle-korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki: 'Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp her şeyi sayıp-döküyor?' Yapıp-ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Amel defterleri (ellerine) konmuştur. Artık o mücrimleri göreceksin ki, (defterlerinde yazılı) günahlardan korkmuşlar ve şöyle diyorlar; “-Eyvah bize! Bu deftere ne olmuş, (günahlarımızdan) küçük büyük bırakmayıp hepsini toplamış!” Onlar, bütün yaptıklarını (defterlerinde) hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin, hiç kimseye zulmetmez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve o gün kitap ortaya konulur, suçluların içinde oldukları ortamdan korktuklarını görürsün. “Ne oluyor bu kitaba! Küçük büyük, kapsamadığı hiçbir şey bırakmıyor” derler. Ve yaptıklarını önlerinde hazır bulurlar. Ve Rabbin hiç kimseye asla zulmetmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kitap ortaya konunca, suçluların orada yazılı bulunanlardan korktuklarını görürsün. Onlar, “Vay halimize! Ne oluyor bu kitaba! Küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıyor?” derler. Yaptıklarını hazır bulurlar. Ama Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Defterleri konulacak, günah etmiş olanları görürsün, defterde olanlardan korkarak diyecekler ki: «Yazık bize! Ah, bu defter yok olaydı; küçük, büyük bırakmamış, hep saymış!»; ne iş yapmışlarsa, hazır bulurlar, hiç kimseye Tanrın haksızlık etmez!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Amellerin bulunduğu) kitap (Hard Disk) ortaya konur. Suçluları, kitabın (Hard Diskin) içindekilerden dolayı korkuya kapılmış görürsün. Bir yandan da: “Vay başımıza gelenlere! Ne biçim kitapmış bu; küçük büyük hiçbir davranışımızı atlamamış” derler. Onlar (bütün) yaptıklarını (en ince detayına kadar önlerinde) hazır bulurlar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Bkz. 45/28İnsanların bütün yaptıklarının kaydedildiği manevi aygıt ne ise, Kur’an’da sürekli “kitap” olarak geçer ve yapılanların kaydedilmesi de “yazmak” sözcüğü ile ifade edilir. Gerek Kur’an’ın ilk muhataplarının yaşadığı devirde ve gerekse daha sonraki zamanlarda insanların yaptıkları kalemle yazılır ve yazılanlar da kitap haline getirilirdi. “Kitap” ve “yazmak” kelimeleri insanların anlaması için bu anlamda en uygun seçimdi. Ancak bugün teknolojinin geldiği noktada bu konunun daha iyi kavranması için “kitap” ve “yazmak” yerine “kamera” ve “Hard Disk” kelimelerini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira esas olan kelimelere takılmak değil, maksadın anlaşılmasını sağlamaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Herkesin a’mâlinin yazılı oldığı kitâb ellerine virilecek orada yazılmış olan şeylerden dolayı mücrimînin dûçâr-ı havf olarak "Hayf bize" didiklerini göreceksin Bu kitâbda en küçük ef’âlden en büyük ef’âle kadar hepsi yazılıdır. Hepsini görecekler Allâh kimseye zulüm itmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün, "Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!" derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, “Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kitap ortaya konmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. «Vay halimize! derler, bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!» Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kitap ortaya konmuştur. Suçluların onun içeriğinden korkuya kapıldığını ve "Bize yazıklar olsun, meğer bu kitap küçük büyük hiç bir şeyi bırakmayıp saymış," dediklerini görürsün. Yaptıkları her şeyi önlerinde hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gün herkesin amel defteri ortaya konulmuştur. Ey Muhammed! Günahkârların, amel defterlerinden korkarak: "Eyvah bize! Bu nasıl deftermiş ki, büyük küçük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış dökmüş" dediklerini görürsün. Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Defter de konulmuştur, artık o mücrimleri görürsün bulundukları haileden halecanlar içinde titreşiyor ve diyorlardır: «Eyvah bize! bu defter de ne acayib ne küçük komuş ne büyük hepsini zaptetmiş» ve bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır, Rabbın kimseye zulmetmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Herkesin, bütün amellerinin kayıtlı olduğu) kitap (ortaya) konulmuştur. Suçluları, kitabın içindekilerden (dolayı), korkuya kapıldıklarını görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Ve Rabbin, hiç kimseye (hiçbir şekilde) zulmetmeyendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve kitap ortaya kondu. O zaman suçluların onda olanlardan ürperdiklerini görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap ki, büyük-küçük saymadık hiçbir şey bırakmamış.” derler. Yaptıkları her şeyi hazır buldular. Senin Rabb'in, hiç kimseye haksızlık yapmaz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kitab (meydana) konmuşdur. Görürsün ki günahkârlar onun içinde (yazılı) olanlardan (müdhiş) korkudadırlar. «Eyvah bize, derler, bu kitaba ne olmuş, küçük büyük hiç bir şey bırakmayıb onları saymış»! Onlar (bütün) işlediklerini hazır bulmuşlardır. Rabbin hiçbir (kimseye) haksızlık etmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve kitab (amel defteri, ortaya) konulmuştur. Artık günahkârları görürsün ki onda(yazılı) olanlardan korkan kimseler olarak: “Vay hâlimize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş?” derler.(2) Böylece yaptıklarını hazır olarak bulmuşlardır. Rabbin ise hiç kimseye zulmetmez.
(2)“Görmüyor musun ki, koca baharın hep çiçekli, meyveli bütün mevcûdâtı (varlıkları) (...) ve sûretlerinin timsâlleri (benzerleri); mahdud (sınırlı) bir mikdar tohumcuklar içlerinde yazarak, muhâfaza ediliyor. İkinci bir baharda, onlara göre bir muhâsebe içinde sahîfe-i amellerini neşredip (amel defterlerini yayıp), kemâl-i intizam ve hikmet (mükemmel bir düzen ve hikmet) ile koca diğer bir bahar âlemini meydana getirmekle, hafîzıyetin (Allah’ın herşeyi muhâfaza etme kānûnunun) ne derece kuvvetli ihâta(kuşatma) ile cereyân ettiğini gösteriyor. Acabâ geçici, âdî, bekāsız, ehemmiyetsiz şeylerde böyle muhâfaza edilirse, âlem-i gaybda (görünmeyen âlemlerde), âlem-i âhirette, âlem-i ervahta (ruhlar âleminde) rubûbiyet-i âmmede (Allah’ın bütün kâinâta bakan terbiye ve idâresinde) mühim semere(meyve) veren beşerin (insanın) amelleri hıfz (muhâfaza) içinde gözetilmek sûretiyle, ehemmiyetle zabtedilmemesi (kayıd altına alınmaması) kābil midir? Hayır ve aslâ!” (Zülfikār, 10. Söz, 30)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Herkesin dünyada yapıp ettiğinin kaydedildiği) kitap (sicil, hayat filmi) önlerine konur. Artık suçluların o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden, irkildiklerini görürsün. Onlar eyvah derler. Nasıl bir kitapmış bu! Ne küçük birşey bırakmış ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş. Ve ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve böylece Rabbinin kimseye haksızlık etmediğini anlarlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kitap ortaya konulduğunda, içinde olanlardan dolayı suçluların, korku içine düştüklerini görürsün. Sonra onlar “Vay halimize! Bu nasıl bir kitap ki? Büyük dememiş, küçük dememiş bırakmadan, hepsini sayıp içine almış” derler. Onlar yaptıkları her şeyi karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin asla haksızlık yapmaz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kitap ortaya konur. Görüyorsun, suçlular onun içindekilerden dolayı korkuya düşmektedirler. Derler ki: "Başımıza gelenler! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük ne varsa hepsini sayıp dökmüş. Onlar bütün ettiklerini karşılarında bulurlar. Senin çalabın hiç kimseye karşı kıyıcılık etmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Âmal defterleri ortaya konulur. Günahkârları görürsün kî oradaki yazılardan korkarlar, «— Eyvah! Bize, neye bu âmal defterleri küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini saymış dökmüş, derler. Yaptıklarını hep önlerinde hazır bulurlar. Senin Rabbin hiçbir ferde zulüm etmez [⁴].
[4] Hiçbir kimseye ukubet etmez, sevabı da eksiltmez.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kitap/amel defteri, ortaya konur. Suçluların/günahkârların, orada yazılı olanlardan dolayı dehşete kapıldıklarını/ şafaklarının attığını [muşfikîn] görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap/amel defteri ki, sayıp dökmediği büyük küçük hiçbir şey bırakmamış” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. (Ey Peygamber!) Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez!
Kadri Çelik
swap_vert close
(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu günahkârların, onda olanlardan dolayı dehşetle korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki: “Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük her şeyi sayıp döküyor?” Yapıp ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken, bütün iyiliklerin, kötülüklerin kaydedildiği kitaplarortaya konacak; bunun üzerine suçluların, orada yazılı olanları görünce, bundan dolayı korkudan titrediklerini göreceksin; “Vay başımıza gelenler!” diye feryat edecekler, “Bu nasıl bir kitapmış ki, küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş!” Böylece, dünyada iken ne yapmışlarsa, hepsini karşılarında görecekler ve Rabb’in hiç kimseye zerre kadar haksızlık etmeyecek.Çünkü Allah, insanı iyilik yapabilecek özelliklerde yaratmış, dostunu ve düşmanını da ona önceden tanıtmıştı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kitap ortaya konulmuştur. İçindeki şeylerden korkarak Suçlular’ı titremiş / ürpermiş görürsün. Diyorlar ki: -“Eyvah bize! Bu kitap ne acayip! Ne küçük bırakıyor, ne de büyük, hepsini tek tek sayıp döküyor!”. Ne işledilerse hazır buldular. Senin rabbin kimseye zulmetmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! o gün herkesin sicili ortaya çıkacak, Hatta sicilin içeriğinden dolayı sen,suçluların şaşkın şaşkın: " Allah Allah! N'oluyor bu kitaba! Büyük küçük saymadık bir şey bırakmamış " dediklerini duyacaksın. O gün herkes, yaptığını ve Rabb'inin kimseye haksızlık etmediğini bizzat görecek...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünde yaşarken yasalarına uymanız için gönderilen kitap; hesap günü ortaya konulur. Sonra yaşadığınız hayatın kayıtlarının yapıldığı kendi kitaplarınız ortaya konulur. Kitaplar ortaya konulunca; suçluların kendi kitaplarının içinde bulunduğu şeylerden korkuya kapıldığını görürsün! "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar! Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kitap (amel defteri) ortaya konulacaktır. [*] Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmakta olduklarını göreceksin. (Onlar) “Ah, vay hâlimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Yaptıklarını (karşılarında) hazır bulacaklardır. Rabbin, kimseye haksızlık etmeyecektir.
Benzer mesajlar: İsrâ 17:13-14, 71; Hâkka 69:19-24.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve amel defter(ler)i¹ (önlerine) konur. (İşte o zaman) günâhkârların, onda olanlardan dolayı dehşete kapıldıklarını ve: “Vay başımıza gelenlere! Bu nasıl bir kitapmış (böyle?) Küçük büyük demeden (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş.” dediklerini görürsün. (İşte onlar) böylece tüm yaptıklarını karşılarında tastamam hazır bulurlar. (Şunu iyi bil ki) Rabbin hiç kimseye asla zulmetmez.
1 Burada bahsedilen kitap, bütün insanlara âhirette verilecek olan dünyada yaptıklarının kaydedildiği kitaptır ve buna “amel defteri” de denilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [o Gün, herkesin dünyada yapıp-ettiklerine dair] sicil(ler) önlerine konduğunda, suçluların orada (yazılı) olanlardan irkildiklerini görürsün; “Vah bize! Nasıl bir sicilmiş bu! Küçük, büyük hiçbir şey bırakmamış, her şeyi hesaba geçirmiş!” derler. Ve yapıp-ettikleri her şeyi (kaydedilmiş olarak) önlerinde bulurlar; ve Rabbinin kimseye haksızlık yapmadığını [anlarlar].
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonunda tutulan kayıtlar amel defterleri ortaya konulduğunda günahkârların orada yazılanlardan dehşete düşüp şöyle dediklerini görürsün: “Eyvahlar olsun bize bu nasıl bir kitapmış ki büyük küçük dememiş ne varsa hepsini sayıp dökmüş.” Ve yapıp ettikleri her şeyi orada kayıtlı bulacaklar. Zira senin Rabbin kimseye haksızlık etmez. 21/47, 69/18, 75/10...19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonunda tutulan kayıt (önlerine) konulur; bunun üzerine suçluların orada gördüklerinden dolayı dehşetle irkildiklerini[²⁴⁰¹] ve şöyle dediklerini görürsün: “Vah başımıza gelenleeer! Bu nasıl bir kayıtmış ki küçük büyük dememiş, hepsini bir bir sayıp dökmüş!”[²⁴⁰²] Ve yapıp ettikleri her şeyi (kayda alınmış olarak) önlerinde bulurlar; zira senin Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
[2401] “Aklı başına geldi” anlamında kullanılan “şafağı attı” ifadesi, muşfikînin Türkçede aynen deyimleştiğini gösterir. Biz deyimsel karşılığı yerine dilsel karşılığı olan “dehşetle irkildiklerini” tercih ettik. [2402] Bkz: Zelzele sûresi 7-8. âyetler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve o gün kitap (herkesin amel defteri) ortaya konur. Günahkarların amel defterlerinde yazılı olanlardan dehşete kapıldıklarını görürsün. Onlar: "Eyvah bizlere (Ey helakimiz, nerdesin? Gel, artık şu korkunç sonu görmeye takatimiz kalmadı) Bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük amelimizin hepsini saymış, tesbit etmiş?" diye feryad ederler. İşte onlar (dünyadayken) yapmış oldukları (iyi kötü) herşeyi (amel defterlerinde) hazır (yazılmış) bulurlar. Rabbin hiçbir kimseye haksızlık etmez. (Herkese hak ettiği mükafat veya cezasını verir.) (Ey kafirler bu uyarılardan ibret alın da, sizi cehenneme sürükleyen şeytanın peşinden gitmeyin)
Osman Fırat
swap_vert close
Kitap (ortaya) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden korkarak: "Vah bize, bu Kitaba da ne oluyor, ne küçük ne de büyük hiçbir şey bırakmıyor, her (yaptığımız) şeyi sayıp döküyor!" dediklerini görürsün. Yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Rabbin kimseye zulmetmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kitap (suhuf-u âmâl) meydana konmuştur. Artık günahkârları, onda olanlardan dolayı korkar kimseler görürsün ve derler ki: «Eyvah bizlere! Bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bir şey bırakmaksızın hepsini saymış, tesbit etmiş!» Ve yapmış oldukları şeyleri hazır buldular ve Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte herkesin hesap defteri önüne konuldu. Mücrimlerin defterdeki kayıtlardan korktuklarını ve şöyle dediklerini görürsün: “Eyvah bize! Bu deftere de ne oluyor? Ne küçük komuş, ne büyük, yazılmadık şey bırakmamış! ”Böylece yaptıkları her şeyi yanlarında buldular. Şu kesin ki Rabbin kimseye zulmetmez. [3, 30; 75, 13; 4, 40; 21, 47]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kitap (ortaya) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden korkarak: "Vah bize, bu Kitaba da ne oluyor, ne küçük ne de büyük hiçbir şey bırakmıyor, her (yaptığımız) şeyi sayıp döküyor!" dediklerini görürsün. Yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Rabbin kimseye zulmetmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve defter-i a'mâl ortaya vaz' olunur. Mücrimleri görirsin ki o defterdeki şeylerden korkarlar ve "Vah başımıza! Bu nasıl bir defter ki ne küçük ve ne büyük bir şey terk itmeyüb hepsini saymışdır" dirler ve onda, işlediklerini kâmilen yazılı bulurlar. Rabbin kimseye zulüm itmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Defterleri önlerine konur. Günahkarların, defterde olanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki "Eyvah! Bu nasıl defter ki küçük büyük bırakmadan hepsini sayıp dökmüş.“ Yaptıkları her şeyi karşılarında hazır bulurlar. Senin Rabbin kimseye yanlış yapmaz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kitap ortaya konulduğunda suçluların onda (kayıtlı) olandan korktuklarını görürsün. Eyvah bize, bu kitap büyük küçük demeden hepsini olduğu gibi ortaya koyuyor. Yaptıklarını hazır bulurlar, Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kitap ortaya konmuştur. Mücrimleri onda yazılı olandan korkar halde görürsün. “Eyvah bize,” derler. “Bu kitabın hali ne? Küçük büyük hiçbir şeyi eksik bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” Böylece, yaptıkları herşeyi önlerinde bulurlar. Rabbin ise hiç kimseye haksızlık yapmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kitap ortaya konulmuştur. Günahkârların, onun içindekilerden korkup ürpererek şöyle dediklerini görürsün: "Vay başımıza! Ne biçim kitap bu! Ne küçük bırakmış ne büyük. Hepsini sayıp dökmüş!" Yapıp ettiklerini hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmiyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķonıldı nāme pes göresin yazuķluları ķorķıcılar andan kim anuñ içindedür daħı eyidürler “iy vāveyli bize! “ne oldı uşbu nāmeye ķomaz giçi yazuķdan ne daħı ulu yazuķdan illā śaydı anı!” daħı buldılar anı kim işlediler ḥāżır daħı eylemez [154b] çalabuñ kimseye.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı kitāblar ḳonula mīzāna, pes göresin yaman kişileri ḳorḳarlar anuñiçinde olandan. Daḫı eydürler: Helāklik oldı bize, ne oldı bu kitāba ki ḳoymaz kiçi günāhı ve daḫı ulu günāhı, illā anı ṣaymışdur. Daḫı işledükleri[n] ḥāżırṭapdılar. Daḫı sizi yaradan Tañrı hīç kimseye ẓulm eylemez.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Qiyamət günü hər kəsin) əməl dəftəri qarşısına qoyulacaq. (Ya Rəsulum! O zaman) günahkarların orada (yazılmış) olanlardan qorxduqlarını görəcəksən. Onlar belə deyəcəklər: “Vay halımıza! Bu necə bir kitab imiş! O Bizim heç bir kiçik və böyük günahımızı gözdən qaçırmadan hamısını sayıb yazmışdır ki!” Onlar (dünyada) etdikləri bütün əməllərin (öz qarşılarında) hazır durduğunu görəcəklər. Rəbbin heç kəsə haqsızlıq etməz! (Hər kəs öz əməlinin cəzasını alacaqdır!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the Book is placed, and thou seest the guilty fearful of that which is therein, and they say: What Kind of a book is this that leaveth not a small thing nor a great thing but hath counted it! And they find all that they did confronting them, and thy Lord wrongeth no one.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the Book (of Deeds) will be placed (before you); and thou wilt see the sinful in great terror because of what is (recorded) therein; they will say, "Ah! woe to us! what a Book is this! It leaves out nothing small or great, but takes account thereof!" They will find all that they did, placed before them: And not one will thy Lord treat with injustice.(2391)
2391 Personal responsibility, for all deeds in this life, will then be enforced. But it will be done with perfect justice. Expressed in the forms of this world, it will amount to a clear statement of all we did in this life: the record will be put before us to convince us. As it will be a perfect record, with no omissions and no wrong entries, it will be perfectly convincing. Where there is punishment, it has been earned by the wrongdoer's own deeds, not imposed on him unjustly.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَوُضِعَ
ve konul- muştur
الْكِتَابُ
kitap
فَتَرَى
artık gö- rürsün
الْمُجْرِم۪ينَ
mücrimleri
مُشْفِق۪ينَ
korkan kim- seler olarak
مِمَّا
o şey- den ki
ف۪يهِ
ondadır
وَيَقُولُونَ
ve derler
يَا وَيْلَتَنَا
yazıklar olsun bize
مَالِ
ne (olmuş) ki
هٰذَا
bu
الْكِتَابِ
kitaba
لَا يُغَادِرُ
bırakmıyor
صَغ۪يرَةً
küçük bir şey
وَلَا كَب۪يرَةً
ve ne büyük
اِلَّٓا
ancak
اَحْصٰيهَاۚ
onları sa- yıp dökmüş
وَوَجَدُوا
ve bulmuş- lardır
مَا
o şey- leri ki
عَمِلُوا
yaptılar
حَاضِراًۜ
hazır olarak
وَلَا يَظْلِمُ
ve asla zulmetmez
رَبُّكَ
Rabbin
اَحَداً۟
hiçbir kimseye
(O gün) Kitap (ortaya) konmuştur, mücrimlerin onda (yazılı) olanlardan dolayı (dehşetle) korkuya kapıldıklarını görürsün. Onlar derler ki: "Yazıklar olsun bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!" Böylece onlar (dünyadayken) yaptıklarını (karşılarında) hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye asla zulmetmez.
وَضَعَ
Fiil-I
و ض ع
İndirdi, koydu, düşürdü
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu
مُشْفِقُون
Etken fiil-IV
ش ف ق
korkanlar, korkudan titreyenler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
غَادَرَ
Fiil-III
غ د ر
Bıraktı
صَغِيرَة
İsim
ص غ ر
Küçük
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَبِيرَة
İsim
ك ب ر
Büyük
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَحْصٰى
Fiil-IV
ح ص ي
Saydı, döktü, kuşattı, hesap etti, sayıp yazdı
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
حَاضِر
Etken fiil
ح ض ر
Hazır olan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir