close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 48. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve’uridû ‘alâ rabbike saffen lekad ci/tumûnâ kemâ ḣalaknâkum evvele merra(tin)(c) bel ze’amtum ellen nec’ale lekum mev’idâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hepsi de safsaf Rabbine arz edilir, andolsun ki der, önce nasıl yarattıysak sizi öylece geldiniz tapımıza; size muayyen bir zaman tayin etmedik mi sandınız?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ahirette insanlar) Sıra sıra saflar halinde Senin Rabbinin (huzuruna) arz olunacaklardır (ve onlara şöyle buyrulacaktır): "Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (şimdi tekrar diriltilip) Bize gelmiş oldunuz. Fakat siz, Bizim size bir kavuşma-zamanı tespit etmediğimizi sanmıştınız (değil mi?)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve saf saf Rablerinin huzuruna çıkarıldıklarında, Rableri onlara şöyle diyecek: “İşte sizi ilk kez yarattığımız günkü gibi, bütünüyle yapayalnız ve boyun eğmiş olarak huzurumuza geldiniz. Oysa siz, size verdiğimiz sözü yerine getirecek bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız değil mi?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hepsi saf halinde, sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılacaklar. Allah onlara: “Andolsun ki, sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size va'dedilenlerin gerçekleşeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?” buyuracak.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 78/38; 89/22.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Saflar halinde Rabbine sunulurlar. "Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi bize geldiniz. Hayır, sizin için buluşma vakti belirlemeyeceğimizi sanmıştınız (değil mi)?"
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar senin Rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. Andolsun, siz ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Hayır, size bir kavuşma-zamanı tesbit etmediğimizi sanmıştınız değil mi?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, saf halinde Rabbine arzedilmişlerdir. (Sonra onlara şöyle denir): Yemin olsun ki, sizi ilk önce yarattığımız gibi (çıplak olarak) bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmiyeceğiz, sanmıştınız; değil mi?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O gün sıra sıra olarak Rabbine sunulacaklardır. Rableri onlara: “İşte ilk sefer sizi yarattığımız gibi, yine Biz’e geldiniz. Hâlbuki size hiçbir randevo vermediğimizi sanmıştınız” der.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsanlar, sıra sıra Rabblerinin huzuruna çıkarılırlar. Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz. Fakat, size bir buluşma sözü vermediğimizi sanmıştınız, değil mi?
Besim Atalay
swap_vert close
Sıra sıra sunulurlar Tanrına, «Önce, nice yarattıksa öylecene geldiniz siz katımıza, size karşı sözümüzü yerine getirmez sanırdınız!» denilecek onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(O gün) sıralar halinde hepsi Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar. Onlara: “Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi (şimdi de çırılçıplak olarak, hiçbir şeyiniz olmaksızın) bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız değil mi” denecek.
Cemil Said
swap_vert close
Rabbinin huzûrunda saflar teşkîl iderek dizilecekler Allâh ânlara: "İlk def’a sizi yaratdığım halde huzûruma geliyorsunuz va’adlerimi îfâ itmeyeceğim zan idiyordunuz" buyuracak.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Dizi dizi Rabbine sunulduklarında onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi Bize geldiniz. Sizi bir yere toplamak için söz vermediğimizi iddia etmiştiniz değil mi?" denir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, “Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız” denir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık hepsi sıra sıra rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır (onlara): “Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız gibi (tek başınıza) bize geldiniz. Oysa size asla bir buluşma zamanı tayin etmediğimizi sanmıştınız.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır: Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size vâdedilenlerin tahakkuk edeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?  
 Bu âyetle ilgili olarak Kurtubî bir hadis nakleder ve hadisi bu âyete en özlü tefsir sayar: «Kıyamet günü Allah Teâlâ yüksek bir sesle seslenir ve şöyle der: Ey kullarım! Ben Allah’ım, benden başka ilâh yoktur. Ben acıyanların en acıyanı, hüküm verenlerin en âdili ve hesap görenlerin en süratlisiyim. Bugün size korku yok. Üzülmeyeceksiniz de. Delillerinizi hazırlayın, kolay cevap verin. Çünkü sorumlusunuz, hesaba çekileceksiniz. Ey meleklerim! Hesapları görülmek üzere kullarımı ayak parmakları üzerinde sıra sıra dikin.»  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve sırayla Rabbine sunulurlar. Bize, ilk başta sizi nasıl yarattıysak öyle gelirsiniz. Oysa, böyle bir buluşmayı gerçekleştirmeyeceğimizi ileri sürüyordunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, saf halinde Rabbine arz edilmişlerdir. Allah, onlara şöyle diyecektir: "Şüphesiz sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve hepsi saffolarak Rabbına arz edilmişlerdir, işte buyurur celâlim hakkı için ilk def'a yarattığımız gibi bize geldiniz, fakat size hiç bir mev'id yapmıyacağız zuummetmiştiniz değilmi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Âhirette insanlar, hesap vermek üzere) sıra sıra saflar hâlinde (zaman ve mekândan münezzeh olan) Rabbine (O’nun manevi huzuruna) arz olunacaklar. (Ve onlara şöyle buyrulacaktır:) “Kasem olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi (tekrar dirilterek, çıplak vaziyette ve hiçbir şeye sâhip olmayarak) bize (manevi huzurumuza) geldiniz. Oysa size (kıyamet için ve yeniden diriltileceğinize dair) yaptığımız vaadi yerine getirmeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Saf saf Rabb'ine arz olunacaklar. Ant olsun ki siz, ilk yarattığımız gibi Bize geldiniz. Hayır, size yaptığımız uyarıları, gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hepsi saf (lar) haaline Rabbine arz edilmişlerdir. Andolsun ki sizi ilk defa yaratdığımız gibi bize geldiniz. Hayır, size va'dimizi yerine getirecek bir zaman ta'yîn etmediğimizi sandınız değil mi?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (hepsi) sıra sıra Rabbinin huzûruna arz olunmuş (çıkarılmış)lardır. (Onlara:)“And olsun ki, sizi ilk def'a yarattığımız gibi (çıplak ve hiçbir şeye sâhip olmayarak) bize geldiniz. Hayır! Size (söylenenlerin gerçekleşeceği) bir va'd zamânı(nı) aslâ ta'yîn etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?” (denir).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve dizi dizi Rablerinin huzuruna çıkarıldıklarında (Rableri onlara şöyle diyecek:)" İşte, sizi ilk kez yarattığımız günkü gibi (bütünüyle yapayalnız ve boyun eğmiş olarak bizim) huzurumuza geldiniz; oysa sizin için böyle bir buluşmayı gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz hep!"
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sıralar halinde insanlar Rablerinin huzuruna getirilir ve “Sizi ilk yarattığımız gibi, bizim karşımıza geldiniz. Hâlbuki siz, bizim size vaat ettiğimiz, yeniden diriltmeye gücümüzün yetmeyeceğini zannediyordunuz” denir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar çalaplarının önüne dizili olarak gönderilmişlerdir. "Gerçekten, işte ilkin sizi nasıl yarattıksa Bize yine öyle geldiniz. Belki de sizin için gün ayırmayacağız sandınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar saf saf olarak Rabbinin huzuruna getirilirler. Onlara denir ki * ilk defa sizi yarattığımız gibi bize geldiniz [³], hayır, siz bu vaadimizi asla yapmayacağız za/mında bulunuyordunuz.
[3] Veya çırılçıplak, çocuksuz çoluksuz, mal – mülkten âri.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sıra sıra Rablerinin huzuruna çıkarılırlar ve onlara, “Andolsun sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz! Bilakis/oysa siz, (dünyada iken) sizin için (hesap görmek üzere) bir zaman tayin etmeyeceğimizi sanıyordunuz!” (deriz).
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar senin Rabbine sıra sıra sunulurlar. Şüphesiz sizi ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş olursunuz. Hayır, bizim size bir buluşma zamanı tayin etmediğimizi sandınız, değil mi?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece, hepsi derecelerine göre bölük bölük Rabb’inin huzuruna çıkarılacaklar. Ve Allah inkârcılara seslenecek: “İşte şimdi yapayalnız, çırılçıplak ve âciz bir şekilde huzurumuza geldiniz, tıpkı sizi ilk başta yarattığımız gibi! Oysa, sizin için böyle bir buluşmayı gerçekleştiremeyeceğimizi ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere asla diriltilmeyeceğinizi iddia ediyordunuz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Senin rabbine saff halinde sunuldular. And olsun ilk defa sizi yarattığımız gibi yine bize geldiniz! Oysa sizin için mev’id / vaad edilmiş bir süre kılmayacağımızı ileri sürmüştünüz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonunda bütün insanlar, senin Rabb'ine sıra ile kendilerini arz edecekler. Hepiniz, taa ilk yarattığımızda olduğu gibi kuzu kuzu huzurumuza geleceksiniz. Halbuki sizler, size asla böyle bir buluşga veremeyeceğimizi iddia edip duruyordunuz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü hepsi saflar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun! Sizi ilk önce yarattığımız gibi, öldükten sonra dirilttik! İşte huzurumuza geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekilme zamanı belirlenmedi sanmıştınız!" denir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılacak ve (kendilerine) şöyle denecektir: “Şüphesiz ki sizi ilk yarattığımız şekilde bize geldiniz. [*] Aslında sizin için böyle bir buluşmayı asla gerçekleştiremeyeceğimizi sanmıştınız.”
Benzer mesajlar: En‘âm 6:94; Meryem 19:80, 95.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O gün;) onların hepsi, sırayla Rabbinin huzuruna çıkarılırlar ve onlara: “(işte sonunda) Bize, sizi ilk defa yarattığımız gibi geldiniz. Oysa siz, bir yere toplamak için Bizim size söz vermediğimizi iddiâ etmiştiniz.” denir.¹
1 Bu âyetin son bölümü, “Oysa sizi bir süre (sonra) toplamak için söz vermediğimizi sanmıştınız denir.” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve dizi dizi Rablerinin huzuruna çıkarıldıklarında [Rableri onlara şöyle diyecek: ⁵⁰] “İşte, sizi ilk kez yarattığımız günkü gibi [bütünüyle yapayalnız ve boyun eğmiş olarak] huzurumuza geldiniz; ⁵¹ oysa, sizin için böyle bir buluşmayı gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz hep!”
50 Yani, hayattayken, ölümden sonra dirilme gerçeğini inkara kalkışanlara.51 Karş. 6:94.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve insanlar Rablerinin huzuruna sıra sıra getirilecekler. Biz de onlara diyeceğiz ki: “Bakın sizi daha önce nasıl yarattıysak öylece teker teker huzurumuza geldiniz, oysa siz, bizim böyle bir buluşmayı gerçekleştiremeyeceğimizi zannediyordunuz.” 6/94, 34/31, 78/37...40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonunda saf halinde Rabbinin huzuruna çıkarıldıklarında: “İşte, nihayet sizi ilk yarattığımız günkü gibi Bize geldiniz; fakat (dünyadayken) sizin için böylesi bir buluşmayı gerçekleştiremeyeceğimizi düşünüyordunuz!” (denilecek).
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hepsi saflar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılır. (Kafirlere) "Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz (kıyamet ve tekrar diriltmek olan) va'dimizi (umursamadınız) yerine getireceğimiz bir gün tayin etmediğimizi sandınız değil mi?" buyurulur.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve hepsi sıra sıra senin Rabbine sunulmuşlardır: "Muhakkak, sizi ilk defa yarattığımız gibi (çırılçıplak, yalnız, malsız, mülksüz) bize geldiniz! Oysa siz, size (yaptıklarınızdan hesap sorulacak) bir zaman tayin etmeyeceğimizi sanmıştınız!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Rabbine bir saf olarak arzedilmişlerdir. Muhakkak ki siz, kendinizi ilk defa yarattığımız gibi Bize gelmiş oldunuz. Hayır. Siz zû'm etmiş idiniz ki, sizin için hiçbir mev'id tayin etmeyeceğiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna arz olundular. Ve şöyle nida edildi onlara: “İlkin sizi nasıl yarattıksa, aynen o şekilde Biz'e döndünüz. Siz ise, böyle bir buluşma belirlemediğimizi iddia ederdiniz değil mi? ” [78, 38; 89, 22]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve hepsi sıra sıra senin Rabbine sunulmuşlardır: "Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (çırılçıplak, yalnız, malsız, mülksüz) bize geldiniz! Oysa siz, size (yaptıklarınızdan hesap sorulacak) bir zaman tayin etmeyeceğimizi sanmıştınız!"
Mahşerde toplananlar, pâdişâhın denetimine, sunulan askerlere benzetilmektedir. Yüce Allah, kendisine takdim edilenlere hitâbetmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rabbine saf saf olarak arz olunurlar. "İşte sizi ilk def'a halk itdiğimiz gibi (çıplak, yalnız) huzûrumuza geldiniz. Belki siz, sizin içün bir mev'id kılmayız zu'm iderdiniz." dinilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnsanlar sıralar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara denir ki) "Karşımıza, ilk yarattığımız gibi (tek tek) geldiniz. Aslında sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız."
Şaban Piriş
swap_vert close
Saf saf Rablerinin huzuruna arz edilirler. -İlk defa sizi yarattığımız gibi yine bize geldiniz. Oysa sizi toplayacağımıza dair bir söz vermediğimizi iddia etmiştiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hepsi saf saf Rabbine arz olunur. İlk önce sizi nasıl yarattıysak, öylece huzurumuza gelmişsinizdir. Halbuki size olan vaadimiz için bir zaman belirlemediğimizi sanıyordunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hepsi, saflar halinde Rabbine arz edilmiştir. Yemin olsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi yine bize geldiniz. Ama siz, sizin için hesabın görüleceği bir zaman belirlemeyeceğimizi sanmıştınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı 'arża olındılar çalabuña ķatar iken. bayıķ geldüñüz bize nite kim yarat(t)uķ sizi ilk gez. belki śanduñuz kim hergiz ķılmayavuz sizüñ içün va'de yiri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ‘arż olalar Tañrı Ta‘ālā ḥażretine ṣaf baġlayup. Taḥḳīḳ siz bizegeldüñüz, nite kim sizi evvelde yaratduġ‐ıdı. Bel ki eyitdüñüz ki biz sizeḳıyāmet günini va‘de itmedük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar Rəbbinin hüzuruna çərgə-cərgə (səf-səf) gətiriləcəklər. (Onlara belə deyiləcək: ) “Siz Bizim yanımıza sizə ilk dəfə yaratdığımız kimi (lüt-üryan, mal-dövlətsiz) gəldiniz. Lakin siz elə güman edirdiniz ki, Biz sizə verdiyimiz və’di (öləndən sonra diriləcəyinizi) yerinə yetirməyəcəyik!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they are set before thy Lord in ranks (and it is said unto them): Now verily have ye come unto Us as We created you at the first. But ye thought that We had set no tryst for you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they will be marshalled before thy Lord in ranks, (with the announcement), "Now have ye come to Us (bare) as We created you(2389) first: aye, ye thought We shall not fulfil the appointment made to you to meet (Us)!":(2390)
2389 We shall stand as we were created, with none of the adventitious possessions that we collected in this life, which will all have vanished. 2390 The sceptics will now at length be convinced of the Reality which be upon them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعُرِضُوا
ve arz olun- muşlardır
عَلٰى رَبِّكَ
Rabbine
صَفاًّۜ
saf saf
لَقَدْ
and- olsun
جِئْتُمُونَا
Bize geldiniz
كَمَا
o şey gibi ki
خَلَقْنَاكُمْ
sizi yarattık
اَوَّلَ
ilk
مَرَّةٍۘ
defa
بَلْ
bila- kis
زَعَمْتُمْ
sanmıştınız
اَلَّنْ نَجْعَلَ
asla kılmayacağız
لَكُمْ
size
مَوْعِداً
bir vaad zamanı
Ve (hepsi) saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır. (Onlara) "Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de tek başınıza) huzurumuza geldiniz. Oysa size vaad edilenlerin tahakkuk edeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi? (denir).
عَرَضَ
Fiil-I
ع ر ض
Arzetti, teklif etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
صَفّ
İsim fiil
ص ف ف
Saf, sıra
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel
مَرَّة
İsim
م ر ر
Defa
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
زَعَمَ
Fiil-I
ز ع م
İddia etti, zannetti, sandı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مَوْعِد
İsim
و ع د
Vaad edilen yer veya zaman