close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyevme nuseyyiru-lcibâle veterâ-l-arda bârizeten vehaşernâhum felem nuġâdir minhum ehadâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve o gün dağları yerinden sökeriz ve görürsün ki yeryüzü dümdüz olmuş ve onları diriltiriz, haşrederiz, hiçbir tanesini bırakmayız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kıyamette) Dağları (yerinden söküp) yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün (de şaşırıp kalırsın, artık) onları (bütün insanları haşredip) bir arada toplamışız da, içlerinden hiçbirini dışarıda bırakmamışızdır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün dağları yerinden ayırıp yürütürüz de, yeryüzünü düz ve pürüzsüz görürsün; o gün kimseyi bırakmaksızın herkesi diriltip, mahşer alanına toplayacağız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Dağları yürüteceğimiz, yerin, içindeki ağırlıkları ve ölüleri dışına atacağı, yeryüzünü çıplak göreceğin ve bütün insanları haşredip toplayacağımız gün, onlardan hiçbirini mahşerin dışında bırakmayacağız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 20/105-107; 27/88; 101/5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O gün dağları yürütürüz, yeri dümdüz görürsün, onların hepsini bir yere toplarız ve hiçbirini bırakmayız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dağları yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları bir arada toplamışız da, içlerinden hiç birini dışarda bırakmamışızdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kıyamet gününü hatırla ki, dağları yürüteceğiz ve arzı çırılçıplak göreceksin. İnsanları, hesap yerine toplamışız da onlardan hiç bir kimse bırakmamışız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Dağları yürüttüğümüz, yeryüzünü çırılçıplak gördüğün ve onları mahşerde topladığımız gün, hiçbirini (toprak içinde) bırakmakla mağdur etmeyeceğiz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dağları yürüttüğümüz gün, yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın insanların hepsini bir araya getiririz.
Besim Atalay
swap_vert close
O gün biz dağları yürütürüz de, yeryüzünü apaçıkça görürsün, içlerinden hiçbirini bırakmadan, onları toparlarız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O gün dağları (yerlerinden) yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak ve dümdüz göreceksin. Tek bir kişiyi gözardı etmeksizin tüm insanları (mahşerde) toplayacağız.
Bkz. 20/107, 101/5, 27/88, 101/5“Dümdüz göreceksin” ifadesi, “içindekileri dışarı atmış, açığa çıkarmış” demektir. Âyetin son cümlesindeki “tüm insanları toplayacağız” söylemi bunu teyit etmektedir. Yani kıyamet kopunca insanlar yeniden dirilmiş olacak ve bir tek kişi dışarda kalmamak kaydıyla bütün insanlar Allah’ın huzurunda toplanacaktır. “O gün, yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.” (İbrahim 14/48)  
Cemil Said
swap_vert close
Dağları yürütdiğimiz gün arzın dümdüz oldığını göreceksin mahşerde tekmîl insânları cem’ ideceğiz bir dânesini unutmayacağız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bir gün dağları yürütürüz de yeri dümdüz görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın diriltip bir araya toplarız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir gün dağları yürüteceğiz ve yeryüzünü dümdüz göreceksin. Hiçbirini geride bırakmaksızın onları da mahşerde toplarız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Düşün) o günü ki, dağları yerinden götürürüz ve yeryüzünün çırılçıplak olduğunu görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın onları (tüm ölüleri) mahşerde toplamış olacağız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dağları silip götürdüğümüz ve yeri çıplak bıraktığımız gün onları toplarız; bir tanesini bile bırakmadan.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O kıyamet gününü hatırla ki, dağları yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Bütün insanları, mahşerde toplayacağız hiçbir kimseyi bırakmayacağız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Düşün o günü ki dağları yürütürüz, Arzı görürsün çır çıplak ve onları hep mahşere toplamışızdır da hiç bir kimse bırakmamışızdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kudretimizle) dağları (yerinden söküp) yürüteceğimiz (o kıyamet) gün (ü), yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün. Biz onlardan (mü’min, kâfir) hiçbirini bırakmaksızın hepsini (dirilterek) mahşerde toplarız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O gün dağları yürüteceğiz. Ve yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiç kimseyi bırakmaksızın onların tamamını¹ mahşerde toplarız.
1- Tüm ölüleri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Düşün) o gün (ü) ki biz dağları yürüteceğiz ve sen yeri (çırçıplak) bir çöl göreceksin. Onları da mahşerde toplamışızdır da içlerinden hiç birini bırakmamışızdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Öyle bir gün ki, dağları yürütürüz de yeri dümdüz görürsün; artık onların hiçbirini bırakmaksızın hepsini (mahşerde) toplamışızdır!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yerkabuğunda meydana gelecek çok şiddetli volkanik patlamalar nedeniyle) dağları (yerinden söküp) yürüttüğümüz gün, yeryüzünü düz ve çıplak görürsün ve (insanlardan) hiçbirini bırakmaksızın onları (tüm insanları diriltip) mahşerde toplamış olacağız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O gün dağları biz yürütürüz, arzı da tamamen boş olarak görürsün. İnsanları diriltilmiş olarak bir araya toplarız ve onlardan hiçbirini (diriltirken) unutmayız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün biz dağları yürüteceğiz. Sen yeri dümdüz göreceksin. Onları da derleriz de hiç birini bırakmayız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün, dağları yerinden koparıp yürütürüz de yeri dümdüz görürsün. Onları da [²] toplarız, onlardan hiç birini bırakmayız.
[2] Mü'minleri de, kâfirleri de.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dağları yürüttüğümüz/ortadan kaldırdığımız gün yeryüzünü dümdüz/çırılçıplak görürsün. Hiç kimseyi bırakmadan herkesi (diriltip) bir araya toplarız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dağları yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (içi boşaltılmış) görürsün; onları bir arada toplamışız da içlerinden hiç birini dışarıda bırakmamışızdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Gün, dağları yerinden söküp hallaç pamuğu gibi atacağız; öyle ki, yerin paramparça edildiğini ve onun yerine yaratılan dünyanın (14. İbrahim: 48) dümdüz, çırılçıplak olduğunu göreceksin. Sonra da, bütün insanları yeniden dirilterek bir araya getirecek, bir tekini bile geride bırakmayacağız.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O gün Dağlar’ı yürütürüz; Yer’i dümdüz görürsün. Onları bir araya topladık; onlardan kimseyi bırakmadık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün dağları yürüteceğiz. Yeryüzü dersen cascavlak olacak. Hiç kimseyi atlamadan insanları bir araya toplayacağız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü hatırla! Hayalinde canlandır! Biz insanları hesap günü toplarız! Hiç birini bırakmayız! Hiç kimse hesap gününden kaçamaz! Yoksa onlar şöyle mi düşünüyor? Hesap günü toplanacak bunca insan arasında Allah bizi mi görecek? Aradan sıvışırız mı diyorlar? Hayır! Onlar o gün başlarında nöbetçiler olmasa bile kendiliklerinden hesaba doğru gelecekler. Bu bizim yasamızdır. Yasamızı değiştirebilecekler mi?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dağları yürüteceğimiz gün yeryüzünü çıplak (dümdüz) görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın onları (mahşerde) toplayacağız.
Mehmet Türk
swap_vert close
O dağları yürüteceğimiz gün, yeryüzünün içerisindekilerin yüze çıktığını ve Bizim, bir tanesini bile bırakmaksızın (tüm insanları) diriltip bir araya topladığımızı görürsün.¹
1 Bu âyet, “Dağları yürüteceğimiz (kıyamet) günü, yeri dümdüz görürsün. Biz hiçbirini bırakmaksızın (tüm insanları) diriltip bir araya toplarız.” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, dağları ortadan kaldıracağımız o Gün yeryüzünü boş ve çıplak görürsün; [o Gün] kimseyi bırakmaksızın herkesi [diriltip] bir araya toplayacağız.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O gün dağları yerlerinden söküp yürüttüğümüzde yeryüzünün dümdüz olduğunu göreceksin ve o gün geride tek bir kişi bile bırakmadan insanların hepsini bir araya toplayacağız. 20/105...107, 52/10, 84/3, 6/51-94, 36/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve dağları yürütüp düzleyeceğimiz o gün, yeryüzünü düz ve çıplak görürsün;[²⁴⁰⁰] nitekim geride bir tek kişi bırakmadan onların tümünü toplayacağız.
[2400] Bârizeten: “ortalıkta olan, açığa çıkan” anlamına gelir. Bu dilsel kökeninden dolayı bu ibâre “yeryüzünün içindekileri dışarı attığını görürsün” şeklinde de anlaşılmıştır (Taberî). Kelime aynı zamanda “düz ve çıplak” manasına gelir ki, bağlama uygun olan da budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, hatırla) O günü ki, o gün dağları yürütürüz. (Hallaç pamuğu gibi atarız) Ve sen yeryüzünü dümdüz (bir çöl haline gelmiş) görürsün. Hiçbirini geride bırakmaksızın, onların hepsini mahşerde toplarız.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve o gün dağları yürüteceğiz ve sen yer yüzünü çırılçıplak görürsün. Ve biz onların hepsini mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yâd et (o günü ki) dağları yürütürüz ve yeri apaçık görürsün. Ve onları haşretmiş oluruz. Artık onlardan bir ferdi bile terketmemişizdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gün gelir, dağları yürütürüz, yerin dümdüz hale geldiğini görürsün. İşte bütün insanları mahşer meydanına topladık, eksik bıraktığımız bir tek kişi bile kalmadı. [20, 105-107; 27, 88; 101, 5]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Yalnız kalıcı eylemlerin yarar sağlayacağı) O gün dağları yürütürüz; yeri al açık (çırılçıplak) görürsün (dağlar savrulup dümdüz olmuş, engebeler kalkmıştır) onları (hep bir yere) toplamışız, hiçbirini bırakmamışızdır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) O gün ki biz dağları yürüdiriz. Arzı dümdüz görirsin. İnsânları haşr ider, toplarız ve onlardan bir kimseyi unudub kabirde bırakmayız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dağları yürüteceğimiz gün yeri çıplak (bitkisiz) bir halde göreceksin. Bir tek eksik bırakmadan onları bir araya toplamış olacağız.
Şaban Piriş
swap_vert close
O gün dağları yürütürüz de yeri dümdüz görürsün. Onlardan hiç birini bırakmadan, toplarız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün dağları yürütürüz; yeri ise dümdüz görürsün. Hiçbirini eksik bırakmadan onları huzurumuzda toplarız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gün olur, dağları yürütürüz de yeryüzünü çırılçıplak görürsün. İnsanları huzurumuzda toplamış, içlerinden hiçbirisini hesap dışı bırakmamışızdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol gün yüridevüz ŧaġları daħı göresin yiri çıķmış görinür daħı dirdük anları pes ķomaduķ anlardan kimseyi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyle ol güni ki ḳoparur ṭaġları yirlerinden, daḫı göresin yir yüzinidümdüz olmış. Daḫı bir yire süre‐biz ḫalḳı anlardan bir kimesne ḳomaz‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O gün (qiyamət günü) dağları (yerindən qoparıb) hərəkətə gətirəcəyik. (O vaxt) yeri düzdüz görəcəksən, (mö’minləri və kafirləri) bir yerə toplayacaq, onların heç birini (kənarda) qoymayacağıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (bethink you of) the Day when We remove the hills and ye see the earth emerging, and We gather them together so as to leave not one of them behind.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
One Day We shall remove the mountains, and thou wilt see the earth as a level stretch,(2388) and We shall gather them, all together, nor shall We leave out any one of them.
2388 On the Day of Judgement none of our present landmarks will remain.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَوْمَ
ve o gün ki
نُسَيِّرُ
yürütürüz
الْجِبَالَ
dağları
وَتَرَى
ve gö- rürsün
الْاَرْضَ
yeryüzünü
بَارِزَةًۙ
dümdüz
وَحَشَرْنَاهُمْ
onları toplamışızdır
فَلَمْ نُغَادِرْ
ve bırakmadık
مِنْهُمْ
onlardan
اَحَداًۚ
hiçbirini
(Resulüm!) Öyle bir gün(ü düşün) ki Biz dağları yürütürüz de sen yeryüzünü dümdüz görürsün. Artık onların hiçbirini bırakmaksızın hepsini (mahşerde) toplamışızdır!
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
سُيِّرَ
Fiil-II
س ي ر
Gezdirildi, yürütüldü
جَبَل
İsim
ج ب ل
Dağ
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
بَارِزَة
Etken fiil
ب ر ز
Ortaya çıkmış dümdüz
حَشَرَ
Fiil-I
ح ش ر
Topladı, haşrettti, bir araya getirdi
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
غَادَرَ
Fiil-III
غ د ر
Bıraktı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir