close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ en yeşâa(A)llâh(u)(c) veżkur rabbeke iżâ nesîte vekul ‘asâ en yehdiyeni rabbî li-akrabe min hâżâ raşedâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak Allah dilerse yaparım de ve birşeyi unutunca Rabbini an ve de ki: Umarım, Rabbim, beni bundan daha ziyade hayra ve doğruya yakın birşeye erdirir ve başarı verir bana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak: "Allah dilerse" (inşaAllah yapacağım demen lazımdı). Unuttuğun zaman (hemen) Rabbini hatırla (euzü besmeleyi oku) ve de ki: "Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir bilgi ve başarıya (olgunluğa-rüşde) yöneltip-ulaştıracak (inayet ve hidayet buyuracaktır.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak “Allah dilerse yapacağım” de. Ve birşeyi unutunca Rabbini an ve de ki: “Umarım Rabbim beni, bundan daha yakın doğruya eriştirir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ancak Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa yapacağım” de. Unuttuğun vakit, mâsivayı kalbinden çıkardığın vakit, bir şeyi hatırlayamadığın zaman tesbih ile, tekbir ile, istiğfar ile Rabbini zikret, Rabbine şükret. “Umarım Rabbim beni doğruya, bundan daha yakın olan bir bilgiye ulaştıracak aydınlatıcı bilgiler verecek” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak, "Allah dilerse" (de). Unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki: "Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya iletir."
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak: 'Allah dilerse' (inşallah yapacağım de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: 'Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip-iletir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak sözünü, Allah'ın dilemesine bağlıyarak (Allah dilerse yapacağım) söyle. (İnşaallah demeyi) unuttuğun zaman Allah'ı an ve şöyle de: “-Olur ki Rabbim, beni, bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir muvaffakiyete ulaştırır.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Eğer Allah dilerse…” de. Unuttuğun zaman, Rabbini an ve: “Yakında Rabbim, bana bundan daha doğru bir haber verecektir,” de!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
23,24. Allah'ın dilemesine bağlamadıkça, hiçbir şey için, “Bunu yarın yapacağım” deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve “Umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olan bir yolla iletir” de!
Besim Atalay
swap_vert close
«Ancak Allah dilerse» de; unutursan Tanrını an; diyesin ki: «ola ki Tanrım bana daha yakın yol gösterir ! Doğru yoldan yana da !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bunun yerine:) “İnşaallah (ancak Allah dilerse yapacağım de). Böyle (İnşaallah) demeyi unuttuğunda ise Rabbini an ve: “Umarım ki, Rabbim beni şimdikinden daha doğru davranışa muvaffak kılar” de.
“İnşaallah” tan kasıt, her şeyin Allah’ın dilemesiyle olmasının bilinmesidir. Evet, insan her şeyi kendi iradesiyle yapar ama ona yapma iradesini veren Allah’tır. Onun için bir şeye niyet etmeden ya da o işi yapacağını söylemeden önce “Allah dilerse yapacağım” demelidir. Bu ifadeyi illa da Arapça olarak “inşaallah” şeklinde söylemek gerekmez. Esas olan Allah’ın dilemesini dile getirmek ve o bilinçle hareket etmektir.  
Cemil Said
swap_vert close
23, 24. Ve kimseyi tehcîl itme hiç bir vakit "İnşâAllâh" (yani Allâh ister ise) dimeksizin "Yârın bunı yapacağım" dime eğer unutur isen Allâh’ı hâtırına getir Ashâb-ı Kehf mes’elesinde: "Belki Allâh bu mâcerânın künhüne vâkıf olmak içün bana delâlet ider." di.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
23,24. Herhangi bir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım" deme. Unuttuğun zaman Rabbini an ve şöyle de: "Umulur ki, Rabbim beni doğruya daha yakın olana eriştirir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak, “Allah dilerse yapacağım” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır” de.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
23-24. “Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
23, 24. Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve: «Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir» de.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak, "ALLAH dilerse (yapacağım)," diyerek Rabbini an. Unutursan, o zaman da, "Belki Rabbim bir dahaki sefere beni daha iyiye ulaştırır," de.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Ve unuttuğun vakit Allah'ı an ve "Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir." de.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
23,24. Hiç bir şey hakkında da Allahın meşiyyetiyle takyid etmeden «ben bunu yarın muhakkak yaparım» deme ve unuttuğun vakıt Allahı zikret ve şöyle de: ola ki rabbım beni bundan daha yakın bir vakıtta dosdoğru bir muvaffakıyyete îysal buyur
Emrah Demiryent
swap_vert close
23-24. Allah’ın dilemesine (irâdesine/iznine) bağlamadıkça (İnşaAllah demedikçe) hiçbir şey için, “Bunu yarın mutlaka yapacağım” deme. (İnşaAllah demeyi) unuttuğun zaman (hatırına gelince hemen, “İnşaAllah” diyerek) Rabbini zikret ve şöyle de: “Rabbimin beni bundan daha yakın bir zamanda başarıya ulaştıracağını umuyorum.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak, Allah'ın dilemesiyle yapacağım de. Ve unuttuğun zaman Rabb'ini an. Ve “Umulur ki Rabb'im beni en doğru olanı yapmaya yöneltir.” de.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Meğer ki (özünü) Allahın dilemesi (ne bağlamış olasın). Unutduğun zaman Rabbini an ve (şöyle) de: «Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir hayra ve muvaffakiyyete erdirir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
23,24. (Ey Habîbim!) Sakın hiçbir şey için, Allah'ın dilemesine bağlamadıkça(inşâallah demedikçe): “Ben bunu yarın kesinlikle yapacak olanım” deme!(2) (Bunu)unuttuğun zaman ise, Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim, bundan (bu kıssadan, peygamberliğime delîl olan) daha yakın bir yola (daha nice delillere) beni eriştirir” de!
(2)Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm)’a Ashâb-ı Kehf ve Hızır (as) ile Zülkarneyn (as) hakkında suâl olundu. O ise, vahiy ile kendisine bildirileceği umûduyla bir gün sonra onlara cevab vereceğini söyledi. “İnşâallah” demediği için Peygamber Efendimiz (asm)’ın şahsında bütün ümmetine fiilî bir ders olmak üzere, ertesi gün vahiy gelmedi. Daha sonra Cenâb-ı Hakk bu sûre ile o suâllerin cevablarını indirdi. (Kurtubî, c. 5/10, 385)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak “Allah dilerse (yapacağım) de ve eğer unutursan (hatırına gelince) Rabbinin ismini an” ve “Rabbimin beni, bundan daha doğru bir bilgiye iletmesini umuyorum” de.*
(*) “İnşaallah” tan kasıt, her şeyin Allah’ın dilemesiyle olmasının bilinmesidir. Evet, insan her şeyi kendi iradesiyle yapar ama ona yapma iradesini veren Allah’tır. Onun için bir şeye niyet etmeden ya da o işi yapacağını söylemeden önce “Allah dilerse yapacağım” demelidir. Bu ifadeyi illa da Arapça olarak “inşaallah” şeklinde söylemek gerekmez. Esas olan Allah’ın dilemesini dile getirmek ve o bilinçle hareket etmektir. (C. Külünkoğlu Meali Kehf-24. Ayet Açıklaması) …Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın iradesi yeterli değildir, Allah’ın da onun olmasını dilemesi gerekir. Bu irşad ve uyarılar sebebiyle gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken işi Allah’ın iradesine bağlamak yani “Allah izin verirse” demek güzel görülmüştür. Türkçe’ de yaygın olarak kullanılan ve ayet metnindeki lafza uygun bir dilek ifadesi olan“ innşallah” deyiminin anlamı da budur… Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 548): Bu ayetlerin iniş ve Peygamberimizin uyarılış sebebi şöyle rivayet ediliyor. Mekkeli müşrikler, Nadr b. Hâris ve Utbe b. Muayt’ı Peygambere soru sormak amacıyla, Medine’ deki Yahûdî bilginlerinden bilgi almak üzere gönderirler. Yahûdî bilginleri: “Ona Ashâb-ı Kehften, Rûhtan ve Zü’l-Karneyn’den sorun. Eğer size onlar hakkında bilgi verirse nebidir, ona uyun, bilgi veremezse, ne isterseniz yapın.” derler. Bunun üzerine bu adamlar, gelip bunları Hz. Peygambere sorarlar. O da “inşaallah” demeyi unutarak; “sorduklarınıza yarın cevap veririm” der. Fakat bu hususta on beş gün vahiy gelmez. Hattâ Mekkeliler: “Muhammed bize yarına söz vermişti hâlbuki on beş gün oldu.” demeye başlarlar. Sonunda bu sûre iner.’’ Oysa bu ayetlerdeki mesaj genel olup Hz. Peygamber dâhil her insanı kapsamaktadır. Zira Hz. Peygamberin inşallah demediğinden ceza olarak 15 veya kırk gün vahyin kesilmesi düşünülemez, şayet unutarak söylemiş ise, bu defa da itâbe mazhar olmaması gerekirdi. Zaten bu rivayeti yapan İbn İshak, hicri 84 yılında doğmuş olup Hz. peygamberi görmediği gibi, vahyin iniş sürecinde de yaşamadığından onun bu ayetlerin sebebi nüzulüne vakıf olması da mümkün değildir. Ayrıca her ne kadar İbni İshak birçok konuda kaynak olarak gösterilse bile, güvenilir ve sağlam biri değildir. İbn İshak hem müdellis olmakla meşhurdur, bkz: (التبين لاسماء المدلسين – لسبط ابن العجمي الشافعي وغيره من كتب أسماء الملدلسين) hem de zayıftır, rivayetleri ve yazdığı siyer pek sağlıklı değil ve hüccet olamaz. ِAma maalesef yazdığı ve rivayet ettiği herşey sanki doğrudur diye kabul edilir. İşte onun çağdaşı olup onunla birçok tartışmaya giren ve eleştiren bazı âlimlerin görüşleri şöyledir… İmam Malik İbni İshak’ın rivayetleri Beni Kureyza Yahudilerden hiç araştırmadan getirdiğini anlattıktan sonra, İbni İshak Deccal ve münafık biri olduğunu söyler. İmam Ahmed ve daha niceleri ise, onu bir (مدلس ) ‘’müddelis’’olarak nitelendirmiştir. İmam Nesai ve Ebu Hatem Er-Razi de onun bütün hadislerini/rivayetlerini zayıf olarak nitelendirmişlerdir. Ebu Davud ise, İbni İshak hiç araştırmadan Yahudilerden zevkle rivayetleri yapardı diyor. İşte bu nedenlerle hem buradaki rivayet hem de Beni Kurayza’ya katliam yapıldığına dair ileri sürülen iddia mesnetsiz olup asla gerçeği yansıtmamaktadır. İlgili rivayetler de tamamen uydurma, iftira ve yalandır. Bkz: (Ahzap 26. ayetin Meal Açıklaması) Yani İbni İshak güvenilir ve muteber biri değildir, bu yüzden onun rivayetlerine itibar edilmemelidir. İşte aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiği gibi Kehf suresindeki bu ayetlerin mesajları genel olup sadece Hz. Peygamberi değil, herkesi İlgilendirir) Aşağıdaki tefsir metinlerine de bkz: .الأول: روي "أنه صلوات الله عليه سُئل عن أصحاب الكهف والروح وذي القرنين، فقال: أجيبكم عنها غداً ولم يستثن. فاحتبس الوحي خمسة عشر يوماً، ثم نزلت: {وَلاَ تَقُولَنَّ} الآية" . وقد زيف هذه الرواية القاضي - كما حكاه الرازي - من أوجه. والحق له. (أي للقاضي) لأنها من مرويات ابن إسحاق مجهول. كما ساقه عنه ابن كثير وغيره، والله أعلم. ( تفسير محاسن التأويل - القاسمي) وقوله - عز وجل -: {فَلاَ تُمَارِ فِيهِمْ إِلاَّ مِرَآءً ظَاهِراً} إلى قوله: {إِلاَّ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ} يحتمل الخطاب بهذا لكل الناس، ليس أحد أولى به من غيره؛ فيخرج ذلك مخرج التعليم لهم في ترك المراء مع الكفرة إلا مراء ظاهراً، وكذلك في ترك الاستفتاء، وكذلك علمهم وأدبهم ألا يعدوا عدة إلا والثنيا بها ملحقة (تأويلات أهل السنة – الامام ماتريدي)) وجائز أن يكون المراد بهذا الخطاب غير النبي؛ وهو الأشبه؛ لما لا يحتمل أن يكون النبي صلى الله عليه وسلم يعد عدة ولا يذكر الثنيا؛ لما يعرف ألا يكون شيء إلا بمشيئة الله وإرادته، وأما غير النبي فجائز ألا يعرف ذلك؛ لذلك كان {وَٱذْكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ) والمراد بالخطاب جميع المكلفين، (التبيان الجامع لعلوم القرآن ) قيل: خطاب لأمته كأنه كان عارفاً والعانت يرجع إلى غيره، فالمراد المؤمنون حتى لا يرجعوا إلى أهل الكتاب، ومتى قيل: لم نهى عن الاستفتاء منهم؟ قلنا: إن كان الى النبي فلأنه عارفاً ولا يقتضي الشك في ثبوته وإن كان الخطاب لأمته فإنه لا يحتاج اليه في الدين ولأن الرجوع اليهم إظهار تعظيم لهم - وقيل: سألوا النبي (صلى الله عليه وآله وسلم) عن المسائل الثلاث قصة أصحاب الكهف وذي القرنين والروح فوعد أن يجيبهم ولم يستثني فانقطع الوحي عنه أياماً تأديباً له عن جماعة من المفسرين، وأنكر ذلك جماعة (تفسير الأعقم) اعترض القاضي على هذا الكلام من وجهين:الأول: أنَّ رسول الله صلى الله عليه وسلم كان عالماً بأنَّه إذا أخبر أنه سيفعل الفعل الفلانيَّ غداً، فربَّما جاءته الوفاة قبل الغد، وربما عاقه عائقٌ عن ذلك الفعل غداً، وإذا كانت هذه ا الأمور محتملة، فلو لم يقل: إن شاء الله، خرج الكلام مخالفاً لما عليه، وذلك يوجب التنفير عنه الخ (اللباب في علوم الكتاب} : أما إذا قال: "إن شاء الله تعالى" كان محترزاً عن هذا المحذور المذكور، وإذا كان كذلك، كان من البعيد أن يعد بشيءٍ، ولم يقل: إن شاء الله غيره أولى به يخرج منه على التعريف لهم والعلم (تأويلات أهل السنة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak “Allah dilerse (yapacağım) de ve eğer unutursan Rabbinin ismini an” ve “Rabbimin beni, bundan (mağara insanları hakkında) daha doğru bir bilgiye iletmesini umuyorum” de.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak: "Allah dilerse yaparım" de. Unutunca da çalabını an da de ki: "Belki de çalabım beni gerçeğe daha yakın bir yola ulaştıracak."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
22, 24. Onlar [⁴] «— Eshab-ı Kehf üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir» derler. Bâzısı da «— Beş kişidir, altıncıları da köpekleridir» derler. Bu iki söz gaybe taş atmaktır [⁵] . Diğerleri ise «— Yedi kişidir. Sekizincileri köpekleridir» derler. Onlara de ki adetlerini Rabbim daha iyi bilir. Onları ancak az kimse bilir. Hakkında ancak zâhir olan şeyden fazlasıyle nizada bulunma [⁶]. Onlar hakkında onlardan hiçbir kimseye de bir şey sorma, hiçbir şey için ben onu herhalde yapacağım deme. Ancak Allah/ın dilemesiyle yapacağım de. Unuttuğun zaman Rabbini an, «— Olabilir ki Rabbim beni bundan [⁷] daha yakın bir yola [⁸] götürür» de.
[4] Eshab-ı Kehf'in kıssalarıyle meşgul olanlardan bir kısmı.[5] Zan ve tahminden ibarettir.[6] O hususta derine dalma, Kur'an'ın haberiyle iktifa et. Onları red de etme, teçhil de etme.[7] Eshab-ı Kehf'in haberinden.[8] Eshab-ı Kehf'in haberinden daha ziyade nübüvvetime delâleti zâhir olan bir yola.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ancak Allah isterse [inşallah]” (de) ve unuttuğun zaman da Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni bundan daha yakın bir doğruya ulaştırır” de.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Sadece Allah dilerse” (yapacağım, de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: “Umulur ki Rabbim beni, doğruya daha yakın olana hidayet eder.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sözlerine, “Ancak Allah izin verirse!” kaydını mutlaka ekle. Çünkü Allah dilemedikçe sen hiçbir şey yapamazsın. Onun için, geleceğe yönelik plânlar, projeler üretirken, Allah’ın rızasını, olaylara yön veren irâdesini hesaba katmayı, O’nun yardımı olmadan bir adım bile atamayacağını hiçbir zaman unutma! Böylece, mücâdelende kendini yalnız ve kimsesiz hissetmezsin; başarı kazandığında gurur ve şımarıklığa kapılmaz, başarısız olduğun zaman ümitsizliğe, yılgınlığa düşmezsin. Eğer “İnşallah” demeyi unutursan, derhal Rabb’ini an ve hatânı telâfî et. Hiçbir zaman ümidini yitirme ve doğrulukta, iyilikte kendini asla yeterli görme. Hangi durumda olursan ol, “Umarım ki Rabb’im, beni bundan daha doğru bir yola iletecektir!” de.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak Allah’ın dilemesi başka! Unuttuğun zaman rabbini an! De ki: -“Rabbimin beni rüşd olmak üzere bundan daha yakın olana eriştirmesi umulur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Allah'ın izniyle " de. Bir şeyi unutursan hemen Allah’ı hatırlayıp besmele çek: " Allah’ım! bir an önce aklımı başıma toplayabilmem için bana yol göster " de.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak, "Allah dilerse yapacağım!" de! Unuttuğun zaman Rabbini an! "Umarım Rabbim beni bundan daha doğru olana ulaştırır!" de! Eğer Rabbin sana bir şeyi unutturmuşsa; mutlaka altında yatan bir neden vardır. Onu düşün. Kendi kendine hayıflanma!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Ancak Allah dilerse (yapacağım.” de)! [*] Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana ulaştırır.” de!
Bu cümle Kalem 68:18. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ancak Allah dilerse (yapacağım.)” de. Unuttuğun zaman da Rabbini an.¹ Ve “Rabbimin beni bundan daha yakın bir zamanda başarıya ulaştıracağını umuyorum.” de.²
1 Hatandan dolayı tevbe et.2 Âyetin bu bölümü: “Rabbimin, doğruya bundan daha yakın olan bir yola beni, ileteceğini umuyorum, de” veya “Rabbimin beni bundan (Ashâb-ı Kehf’ten) daha yakın bir zamanda başarıya ulaştıracağını umuyorum de” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
(bunu) ancak “Eğer Allah dilerse” [sözcüğüyle birlikte söyle]. ³³ Ve bunu unutursan [hatırladığın zaman] Rabbini anarak de ki: “Umarım ki Rabbim beni doğru olana bundan daha yakın olan bir bilgi ve duyarlık düzeyine eriştirir!”
33 Hemen hemen bütün müfessirlere göre, bu ara pasaj (23-24. ayetler) öncelikle, bazı müşrik Kureyşliler tarafından kendisine Mağara İnsanları’nın akibeti konusunda soru yöneltilen Hz. Peygamber’e hitab etmektedir. Rivayete göre, Hz. Peygamber bu sorulara karşı “Cevabını size yarın vereceğim” demiş; bunun üzerine vahiy, Allah’ın, Hz. Peygamber’in bu tavrını tasvib etmediğinin bir işareti olmak üzere geçici olarak durdurulmuştur. Bu öğüt, Hz. Peygamber’le birlikte bütün müminlere hitab eden genel bir ilkeyi ifade etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“İnşallah Allah dilerse yaparım” de. Olur da bunu unutursan derhal Rabbini an ve “Umulur ki Rabbim beni bundan daha güzel bir bilinç ve davranışa eriştirir” de!
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ancak “Allah isterse (yapabilirim” de).[²³⁷²] Ve bunu unuttuğun zaman hemen Rabbini hatırla ve de ki: “Umarım ki Rabbim beni bundan daha yakın (ve derinlikli) bir bilgi ve bilinç düzeyine eriştirir!”[²³⁷³]
[2372] Allah’ın hayata her an müdahil olduğu gerçeğine atıf. Burada bir şeyi söylemekten daha çok bir tasavvur inşâsı vardır. Zımnen: Allah’tan bağımsız bir hayat alanı olmadığını hiç aklından çıkarma ve kariyer planlamasını yaparken Allah’ı hesaba kat! Âyetin emrettiği zihnî duruş, inşaallah (Allah isterse) cümlesinde özetlenmiştir. İslâm aklının kodlarından biri olan inşaallaha “istisna” adı verilir (bkz: 68:18 ve not 21). Kalem sûresinin 17-33. âyetleri arasında aktarılan kıssa Allah yokmuş gibi konuşmanın zararlarını işlemektedir. [2373] Sözün özü: Allah sadece hayatınıza ve uyanıklığınıza değil, ölümünüze ve uykunuza da müdahildir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Meğer ki (özünü) Allah’ın dilemesine bağlamış olasın. (İnşallah-Allah dilerse, diyesin) Bunu (İnşallah demeyi) unutacak olursan o zaman Rabbini an. (Allah’ın iradesini hatırlayarak yine İnşallah, de) ve "Umulur ki, Rabbim beni bundan (unuttuğumdan) daha büyük hayra erdirir'' diye dua ve niyaz et.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak, "İnşallah (Allah dilerse yapacağım)" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak Allah Teâlâ dileyecek olursa (yapacağım)» de. Ve unuttuğun vakit Rabbini zikret ve de ki: «Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir dosdoğru hayra (bir muvaffakiyete) eriştirir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
23, 24. Hiçbir konuda: Allah'ın dilemesine bağlamaksızın, “Ben yarın mutlaka şöyle şöyle yapacağım” deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı zikret ve: “Umarım ki Rabbim, doğru olma yönünden beni daha isabetli davranışa muvaffak kılar” de. [18, 63]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak "Allah dilerse (yapacağım)" (de). Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Rabbimin beni bundan daha doğru bir bilgiye ulaştırcağını umarım" de.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
23,24- Bir şeyi, Allâh ister ise dimeksizin, "Yârın yapacağım" dime. Eğer unudur isen hâtırına gelince söyle ve di ki: "Me'mûldur ki rabbim beni bundan hayra daha yakın bir şeye hidâyet ide. [¹]
[1] Sûre-i İsrâ'nın 86 ncı âyetindeki nota bak  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
"İnşaallah (Allah izin verirse)" de. Unutunca[*] da Rabbini hatırla ve de ki "Belki Rabbim beni bundan daha iyi bir işe yöneltir."
[*] Unutursan da anlam bütünlüğüne daha uygun düşüyor sanki.  
Şaban Piriş
swap_vert close
“Allah dilerse..” de. Bunu unuttuğun zaman da Rabbini an ve Rabbim umulur ki beni doğruya en yakın olana eriştirir, de!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak Allah'ın dilemesine bağlarsan(4) müstesnadır. Unuttuğun zaman da Rabbini an ve “Umarım, Rabbim beni bundan daha doğru bir yola iletir” de.
(4) “İnşaallah,” yani “Allah dilerse, Allah nasip ederse, Allah izin verirse” demek suretiyle.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Allah dilerse" şeklinde söyleyebilirsin. Unuttuğunda, Rabbini an. Ve de: "Umarım ki Rabbim beni, bundan daha yakın bir zamanda başarıya/aydınlığa ulaştırır."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā kim dileye Tañrı daħı aña çalabuñ ķaçan unıtduñ daħı eyit “ola kim ŧoġru yol göstere baña çalabum yaķınıraġa uşbundan ŧoġru yol göstermekdin yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā inşā’allāh dimek bile. Daḫı ẕikr eyle Tañrı Ta‘ālā[yı] ḳaçan bir nesne unut‐sañ. Daḫı eyit: Ola kim hidāyet vire baña beni yaradan Allāh, bundan yaḳındoġru yola.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ancaq: “İnşallah (əgər Allah istəsə; Allah qoysa) deyəcəyəm!” – de. (İnşallah deməyi) unutduğun zaman Rəbbinin yada salıb: “Ola bilsin ki, Rəbbim məni bundan (əshabi-kəhfin əhvalatına dair xəbərlərdən) haqqa daha yaxın olan bir yola yönəltsin (peyğəmbərliyimə daha çox dəlalət edən bir mö’cüzə vesin!)” – de.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Except if Allah will. And remember thy Lord when thou forgettest, and say: It may be that my Lord guideth me unto a nearer way of truth than this.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Without adding, "So please Allah."(2363) and call thy Lord to mind when thou forgettest, and say, "I hope that my Lord will guide me ever closer (even) than this to the right road."(2364)
2363 This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. 2364 This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّٓا
ancak
اَنْ يَشَٓاءَ
dilerse
اللّٰهُۘ
Allah
وَاذْكُرْ
ve zikret
رَبَّكَ
Rabbini
اِذَا
o va- kit ki
نَس۪يتَ
unuttun
وَقُلْ
ve de
عَسٰٓى
umulur
اَنْ يَهْدِيَنِ
beni hidayet etmesi
رَبّ۪ي
Rabb- imin
لِاَقْرَبَ
daha yakın olana
مِنْ هٰذَا
bundan
رَشَداً
rüşd bakımından
Ancak, "(inşallah) Allah dilerse (yapacağım)" (de). (Bunu) Unuttuğun takdirde Rabbini zikret ve de ki: "Umarım Rabbim beni, bundan daha yakın bir rüşde (ve doğruya) hidâyet eder."
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَقْرَب
İsim
ق ر ب
En yakın, akraba
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
رَشَد
İsim
ر ش د
Kurtuluş yolu, rüşd bakımından, rüşde eriştirme