Onlar (ölüm uykusuna) yattıkları[²³⁶²] halde sen onları uyanık sanırdın;[²³⁶³] dahası, Biz onları bir sağa bir sola döndürüp duruyorduk.[²³⁶⁴] Köpekleri ise, girişte ön ayaklarını yaymış öylece duruyordu: Eğer onların üzerine çıkagelseydin, kesinlikle dönüp ardına bakmadan kaçardın; zira bu (manzara)dan dolayı içini bir ürperti kaplardı.
[2362] Rukûd, “uykuya yatmak” ya da mecazen “ölmeye yatmak”. Kur’an’da aynı kökten türetilen merkad, “kabir” anlamında kullanılır (36:52). Unutmayalım ki bu mucizevî olay, ölümden sonra dirilişe bir örnek olarak gösterilir. Parantez içi açıklamamızın gerekçesi için bkz: Âyet 12, not 11.
[2363] Bir yoruma göre: “açık gözlerinden dolayı” (Râzî). Olayın Kur’an’daki anlatımı içerisinde uykuyla tek bağlantısı bu eykâzan (uyanık) kelimesidir ve bu da gerçek bir durumu değil, bir sanıyı, bir yanılsamayı ifade eder. Zaten “sanırdın” ile kastedilen budur.
[2364] Böylesine sıradışı bir olayda, çürümemesi için cesetlerin “Bir sağa bir sola döndürüldüğünün” dile getirilmesi dikkat çekicidir. Bütününe bakıldığında olağanüstülüğü ve mucizevî oluşu açık olan böylesi bir olayda, bu bütünü oluşturan parçaların tabiat yasalarına uygun olduğunun vurgulanması, Allah tarafından eşya için konular yasaların, yine O’nun tarafından gerçekleştirilen “ilâhî kudret delilleri” (âyât) için de carî olduğunun dikkat çekici bir örneğidir.