close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż evâ-lfityetu ilâ-lkehfi fekâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten veheyyi/ lenâ min emrinâ raşedâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani o zaman o yiğitler, mağaraya sığınmışlardı da Rabbimiz demişlerdi, katından bir rahmet ihsan et bize ve işimizin başarıyla doğruluğa ulaşması için sebepler hazırla bize.
Umeyr oğlu Ubeyd'e göre Ashâb-ı Kehf, Dikyanus adlı bir hükümdarın zamanında Efesus'ta yaşamıştır. Bu hükümdar Mecusî imiş. Ashâb-ı Kehf, Hıristiyanlığı kabul ettikleri için zulme uğramışlar ve bir mağaraya sığınmışlardır (Mecma, 2, 90).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O gençler, mağaraya sığındıkları zaman: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet verip (kutlu amacımıza) ulaştır ve şu işimizden (dolayı sıkıntılarımızı kaldırıp) bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl)" diyerek (yalvarmışlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hani o gençler mağaraya sığındıkları zaman: “Ey Rabbimiz!” demişlerdi. “Katından bir rahmet bahşet bize. İşimizin başarıyla doğruluğa ulaşması için, sebebler hazırla bize”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani, o yiğit gençler mağaraya sığındıklarında: “Rabbimiz, bize tarafından rahmet ve merhamet ihsan eyle. Bizim şu içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmamız için, kurtuluş planımızı kolaylaştır.” demişlerdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
O gençler mağaraya sığınmış ve şöyle demişlerdi: "Ey Rabbimiz! Bize kendi katından bir rahmet ver ve bize işimizde bir başarı hazırla."
Ali Bulaç
swap_vert close
O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: 'Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hatırla ki, o vakit, o genç yiğitler mağaraya sığındılar da şöyle dediler: “-Ey Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ihsan buyur ve işimizden bize bir başarı hazırla.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bir vakit, bir grup genç mağaraya sığındılar. “Ey Rabbimiz! Kendi katından bize bir rahmet ver. Ve bize, doğru karar aldırarak durumumuzu ıslah et,” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz, bize katından rahmet ver ve bize şu durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!” demişlerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Yiğitler opruğa girdiklerinde, dediler ki: «Tanrımız katından bizlere rahmet kıl sen, işimizle erginliği yoldaş kılasın bize»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani o genç yiğitler mağaraya sığınmışlardı da “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluşa ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.
Cemil Said
swap_vert close
Bu gençler o mağraya çekildikleri vakit "Yâ rabbî bize rahmet it ve bizim harekâtımızda bizi irşâd it" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Birkaç genç mağaraya sığınmış: "Rabbimiz! Katından bize rahmet ver ve işimizde doğruyu göster, bizi başarılı kıl" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz! Bize katından rahmet gönder ve bize içinde bulunduğumuz durumdan bir çıkış yolu göster!” demişlerdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Gençler mağaraya sığındıklarında, "Rabbimiz bize merhametini yağdır ve bu durumdan bize bir kurtuluş yolu göster," demişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gençler mağaraya sığınınca şöyle dediler: "Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O vakıt ki o genç yiğitler Kehfe çekildiler de şöyle dediler: ya rabbenâ! Bizlere ledünnünden bir rahmet ihsan eyle ve bizim için işimizden bir muvaffakıyyet hazırla
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kâfir hükümdar, Dakyanus tarafından şirke zorlanan fakat ona boyun eğmeyen) o (îmânlı, yiğit) gençler, mağaraya sığındıkları/gizlendikleri zaman, “Ey Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla” demişlerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gençler, mağaraya sığındıkları zaman şöyle demişlerdi: “Rabb'imiz, bize kendi katından bir rahmet ver. İşimizde doğru olanı yapma bilinci lütfet.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O zaman o genç yiğitler mağaraya sığınmış (lar) dı da: «Ey Rabbimiz, bize tarafından bir rahmet ver ve işimizden bizim için bir muvaffakıyyet hazırla» demişlerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani o gençler, Kehf'e (mağaraya) sığınmışdı da: “Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla!” demişlerdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hani o (inançlı) gençler, (mü’minlere kan kusturan bir diktatörün zulmünden kaçıp) mağaraya sığındıkları zaman, (dua ederek) demişlerdi ki: “Rabbimiz! Katından bize bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu (sıkıntılı) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla.”*
(*) Rivayete göre olay kısaca şöyledir: putperest bir kavmin içinde Allah’ın varlığına ve birliğine inanan birkaç genç, bu inançlarını dile getirip putperestliğe karşı çıkmış, onların zulüm, işkence ve baskılarından korunmak için bir mağaraya sığınmışlar; yanlarındaki köpekleriyle birlikte mağarada derin bir uykuya dalmışlardı… Ayrıca burada bir gün veya daha kısa bir süre uyuduklarını sanan gençler, içlerinden birini yiyecek almak üzere şehre gönderdiklerinde, onların durumunu öğrenen insanlar Allah’ın vaadinin hak olduğuna ve kıyametin mutlaka geleceğine inanmışlardır. Kıssanın ana hatları bu olup ileride âyetlerin tefsirinde daha geniş olarak tekrar ele alınacaktır. Kur’ân-ı Kerîm olayın nerede ve ne zaman meydana geldiğine dair bilgi vermediği gibi, bu gençlerin sayıları hakkındaki iddiaları da, “gayba dair konuşma” yani bir bilgiye dayanmadan gelişigüzel yapılan bir tahmin olarak nitelemekte ve bunu ancak Allah’ın bilebileceğini haber vermektedir (bk. âyet 22) Ayrıca birçok müfessir bunun miladi 300 yılında insanları putperestliğe zorlayan ve putperest olmayana çok ağır cezalar veren Roma İmparatoru Dakyanos zamanında meydana geldiğinin görüşündedirler... Ayrıca kıssanın temel konusu ve amacı detay ve tarihî bilgi vermek değil, ahiret, diriliş, kevnî yasalara ve bir grup insanın tevhit mücadelesine dikkat çekmektir. Bu bağlamda inkârcılara kıyamette dirilişin hak olduğunu vurgulamakta, müminlere de tüm baskı ve zorluklar karşısında yılgınlık göstermek yerine bir bilinç ve duruş sergilemeleri gerektiğine dair bir perspektif sunmaktadır. (Kur’ânî Üslup Açısından Ashâb-ı Kehf Kıssası) Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. وأما الزمن الذى ظهروا فيه، فيرى كثير من المفسرين أنه كان فى القرن الثالث الميلادى فى عهد الإِمبراطور الرومانى "دقيانوس" الذى كان يحمل الناس حملا على عبادة الأصنام، ويعذب من يخالف ذلك (الوسيط في تفسير القرآن الكريم).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bir gurup genç mağaraya sığınmış ve demişlerdi ki “Ey Rabbimiz! Katından bize rahmet ver, işimizde en doğru olan neticeye ulaşmamız için bize destek ve kolaylık sağla.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün o yiğitlerini barınak edinmişlerdi de şöyle demişlerdi: "Çalabımız! Sen bize esirgeyiciliğini sun. Bizi işimizde başarıya ulaştır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani o yiğitler büyük bir mağaraya çekilmişler, «— Ey Rabbimiz! tarafından bize rahmet [⁵] ver, işimizde doğruyu rehber et» demişlerdi.
[5] Rızk, mağfiret, düşmandan selâmet.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani o gençler mağaraya sığınmış ve “Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizde bir çıkış/ kurtuluş yolu göster/hazırla!” (demişlerdi).
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani o gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: “Rabbimiz! Katından bize bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani o yiğitler, müminlere kan kusturan bir diktatörün zulmünden kaçıp birmağaraya sığınmış ve “Ey yüce Rabb’imiz!” diye yalvarmışlardı, “Zâlimlere karşı bize katından bir rahmet bahşet ve bu çetin mücâdelemizde, eğrilmeden, sapmadan başarıya ulaşmanın yollarını göster bize!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Gençler Kehf’e / Kaya Sığınağa sığındı: “Rabbimiz! Bize senin katından rahmet ver! Bize işimizden çıkış yolu hazırla!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Öldürülme korkusuyla mağaraya sığınan gençler şöyle yalvarmışlardı: " Ya Rab! n'olur bize acı! N'olur derdimize bir çare! "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz sana onların anlattığı hikâyelerin gerçeğini anlatalım. Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver. İçinde bulunduğumuz şu durumdan kurtar. Senin doğru yolunda, yasalarına uyarak yaşamak için şartları kolaylaştır!” demişlerdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani o gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz! Bize tarafından merhamet ver ve bize (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
O gençler¹ mağaraya sığındıklarında: “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bizi bu işimizde başarılı kıl.” diye duâ ettiler.
1 Fitye: Genç, delikanlı anlamına olan fetâ’nın cemi kılletidir. Buna göre bunların sayısı üçten az, dokuzdan çok olamaz. Zâten bu kıssanın mûcize olan yönü, bunların isimleri ve sayıları değildir. Ayrıca bu olayın Hıristiyanlıkla bağlantısından bahsedilmekteyse de çok daha önce olma ihtimâli de kuvvetlidir. Aslında bu tür yorumlar, verilmek istenen mesajı gölgelediği için biz burada sadece âyetlerde anlatılanları aktaracağız ve israiliyyat kaynaklı rivâyetlere yer vermeyeceğiz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hani, o gençler mağaraya sığındıkları zaman, “Ey Rabbimiz!” demişlerdi, “Bize katından bir rahmet bahşet; ve içinde bulunduğumuz [haricî] şartlar ne olursa olsun bizi doğruluk bilinciyle donat!” ⁸
8 Lafzen, “Bizi (bu) durumumuzdan (min emrinâ) doğru olana çıkaracak bilgiyi/bilinci bize bahşet!” -Cümlenin sonu rüşd teriminin anlamıyla ilgilidir. Bu pasaj, 13. ayete vd.’da daha geniş bir biçimde ortaya konan mesajın ana hatlarına işaret ederken, Mağara İnsanları’nın kıssasına bir tür giriş teşkil etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani zamanın birinde bir kaç imanlı genç mağaraya sığınmış ve şöyle dua etmişlerdi: – Rabbimiz, bize katından bir rahmet bahşet ve bize içinde bulunduğumuz durumdan kurtaracak bir çıkış yolu göster. 28/21-22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani, zamanın birinde o gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz!” demişlerdi, “Bize yüce katından bir rahmet bahşet ve bizi içine düştüğümüz şu durumdan dolayı doğru (sonuca) ulaştıracak bir bilinçle donat!”[²³⁵¹]
[2351] er-Raşed ve er-ruşd, “doğru yol tutturma” anlamında, “sapma ve şaşırmanın” mukabilidir. Doğruyu bulacak bir bilgi ve yolun amacını kavrayacak bir bilinç sahibi olmayı ifade eder. (Mekâyîs).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet) O yiğitler bir mağaraya sığındılar da: "Ey Rabbimiz bize katından bir rahmet ihsan eyle. (Kafirlerin zulmünden kaçıp bu mağaraya sığındık) Bize bir kurtuluş yolu nasip eyle" diye dua ve niyazda bulunmuşlardı. 
Osman Fırat
swap_vert close
O gençler mağaraya sığındılar: ’’Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir çıkış yolu hazırla!" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O vakit ki, o gençler mağaraya sığındılar da dediler ki: «Ey Rabbimiz! Bize kendi indinde bir rahmet ver ve bizim için işimizden dolayı bir muvaffakiyet hazırla.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Vakta ki o genç yiğitler mağaraya çekildiler. Şöyle niyaz ettiler: “Ulu Rabbimiz! Katından bir rahmet ver ve şu dâvamızda doğruluk ve muvaffakiyet ihsan eyle bize! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
O gençler mağaraya sığındılar: Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir çıkış yolu hazırla!" dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara zikr it şu vakti ki: Gençler mağaraya girdiler ve "Yâ Rabbî! Taraf-ı rabbâniyenden bize rahmet vir ve başımıza gelen işde bize rüşd ve sedâdı ihzâr it" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün birkaç genç, mağaraya sığınarak şöyle demişlerdi: "Rabbimiz[*]! Bize kendi katından ikramda bulun ki bu işin içinden yüzümüzün akıyla(olgunlukla) çıkalım.”
[*] Sahibimiz  
Şaban Piriş
swap_vert close
Hani bir kaç genç mağaraya sığınmıştı ve şöyle demişlerdi:-Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve işimizde doğruyu başarmayı bize nasip et!
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gençler mağaraya sığındıklarında, “Ey Rabbimiz,” demişlerdi. “Bize yüce katından bir rahmet bağışla ve işimizde doğruluk nasip et.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hani, o yiğit gençler o mağaraya sığındılar da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz, katından bir rahmet ver bize ve bizim için bir çıkış yolu lütfet işimize."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim ŧuraķ yiri eylediler yiġitler, in dapa pes eyittiler “iy çalabumuz! vir bize ķatından raḥmet daħı düzi vir bizüm içün işümüzden [151b] ŧoġru yol dutmaķ.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki niçe yigitler vardılar, bir maġāraya girdiler. Eyitdiler: İy bizi yara‐dan Tañrı, senüñ raḥmetüñden bize ni‘metler vir, didiler. Daḫı bize gös‐terdivir barça işümüzde doġru yol.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Xatırla ki, o zaman gənclər mağaraya sığınıb: “Ey Rəbbimiz! Bizə Öz dərgahından mərhəmət bəxş et və işimizə fərəc ver! (Bizi kafirlərin bəlasından, düşmənlərin təhlükəsindən qoru, bizə ruzi verib doğru yola yönəlt!)” – demişdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When the young men Red for refuge to the Cave and said: Our Lord! Give us mercy from Thy presence and shape for us right conduct in our plight
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold, the youths betook themselves(2337) to the Cave: they said, "Our Lord! bestow on us Mercy from Thyself, and dispose of our affair for us in the right way!"(2338)
2337 The bare Christian story (without the spiritual lessons taught in the Qur’an) is told in Gibbon’s Decline and Fall of the Roman Empire (end of chapter 33). In the reign of a Roman Emperor who persecuted the Christians, seven Christian youths of Ephesus left the town and hid themselves in a cave in a mountain near by. They fell asleep, and remained asleep for some generations or centuries. When the wall which sealed up the caves was being demolished, the youths awoke. They still thought of the world in which they had previously lived. They had no idea of the duration of time. But when one of them went to the town to purchase provisions, he found that the whole world had changed. The Christian religion, instead of being persecuted was fashionable: in fact it was now the State religion. His dress and speech, and the money which he brought, seemed to belong to another world. This attracted attention. The great ones of the land visited the Cave, and verified the tale by questioning the man’s Companions. When the story became very popular and circulated throughout the Roman Empire, we may wll suppose that an Inscription was put up at the mouth of the Cave. See verse 9 and n. 2336. inscription was probably to be seen for many years afterwards, as Ephesus was a famous city on the west coast of Asia Minor, about fory to fifty miles south Smyrna. Later on, the Caliph al Wathiq (842-846 A.C.) sent an expedition to examine and identify the locality, as he did about Dhu al Qarnayn barrier in Central Asi (Appendix VI at the end of this Surah). A popular story circulating from mouth to mouth would necessarily be vague as to dates and vary very much in details. Somewhere about the 6th century A.C. a Syriac writer reduced it to writing. He suggested that the youths were seven in number; that they went to sleep in the reign of the Emperor Decius (who reigned from 249-251 A.C., and who was a violent persecutor of Christians); and that they awoke in the reign Theodosius II, who reigned from 408 to 450 A.C. In our literature Decious is known as Daqyanus (from the adjectival Latin from Dacianus), and the name stands as a symbol of injustice and oppression, and also of things old fashioned and out-of-date, as res decianae must have been two to three centuries after Decius. 2338 The youths hid in the cave, but they trusted in Allah, and made over their whole case to Him in prayer. Then they apparently fell asleep and knew nothing of what was happening in the world outside.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
bir zaman
اَوَى
sığın- mıştı
الْفِتْيَةُ
o gençler
اِلَى الْكَهْفِ
mağaraya
فَقَالُوا
ve demiş- lerdi
رَبَّنَٓا
Rabb- imiz
اٰتِنَا
bize ver
مِنْ لَدُنْكَ
katından
رَحْمَةً
bir rahmet
وَهَيِّئْ
ve hazırla
لَنَا
bize
مِنْ اَمْرِنَا
(şu) işimizden
رَشَداً
bir kurtu- luş yolu
Hani o (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bize (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!" demişlerdi.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَوَى
Fiil-I
ا و ي
Sığındı
فِتْيَة
İsim
ف ت ي
Gençler
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
كَهْف
İsim
ك ه ف
Kehf, mağara
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَدُن
İsim
ل د ن
Katında, tarafında
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
هَيَّاَ
Fiil-II
ه ي ا
Hazırladı
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
رَشَد
İsim
ر ش د
Kurtuluş yolu, rüşd bakımından, rüşde eriştirme