close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 86. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ kunte tercû en yulkâ ileyke-lkitâbu illâ rahmeten min rabbik(e)(s) felâ tekûnenne zahîran lilkâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sana ancak Rabbinden bir rahmet olarak kitabın vahyedilmesini umuyordun, artık kafirlere arka olma.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm, Sen bu) Kitabın (Kur’an’ın) Sana (kalbine vahy ile) bırakılacağını umut edip beklemiyordun; (buna) Rabbinden ancak bir rahmet (ve fazilet olarak kavuşturuldun). Öyleyse (en yakınların bile olsa) sakın (zalim ve hain) kâfirlere arka çıkma. (Onlardan asla korkma ve bir şey umma; çünkü her şey Allah’ın elinde ve takdirindedir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sen, sana bu kitabın vahyedileceğini ummuyordun, ama bu ancak Rabbinden bir rahmet olarak sana verilmiştir. O halde, sakın Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere arka çıkma, destekçi olma.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sen peygamberlikle görevlendirilmeden önce, Kur'ân'ın sana vahyolunacağını ummuyordun. Bu, kesinlikle Rabbinden bir rahmet olarak gelmiştir. O halde sakın kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere arka çıkma.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen Kitab'ın sana vahyedileceğini umuyor değildin. Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (vahyedildi). Şu halde asla inkarcılara arka olma.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kitabın sana (kalbine vahy ile) bırakılacağını umud etmezdin; (bu,) Rabbinden ancak bir rahmettir. Öyleyse sakın kafirlere arka olma.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm) Kur'an'ın sana vahy olunacağını ummuyordun; ancak Rabbinden bir rahmet (olarak sana indirildi). O halde sakın kâfirlere yardımcı olma...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen, bu kitabın sana tebliğ edileceğini ummuyordun. Bu Kur’an, ancak Rabbinden gelen bir rahmettir. Artık, sakın o kâfirlere yardımcı olma!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bu kitabın sana indirileceğini ummuyordun. Ancak Rabbinin bir merhameti gereği sana indirildi. Artık asla inkâr edenlere destek olma!
Besim Atalay
swap_vert close
Sana kitap gelmesini, sen ummuyordun, bu ancak Tanrıdan rahmettir, kâfir olanlara arka çıkma sen
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bu kitabın senin kalbine indirileceğini ümit etmiş değildin. (Bu,) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak indirilmiş)tir. O halde (gevşeklik göstererek ya da ödün vererek) sakın inkârcılara arka çıkma!
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Kur’ân’ın sana gönderileceğini ümîd itmez idin. Bu rabbinin bir rahmetidir. Kâfirlere zahîr olma.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sen, sana bu Kitap'ın verileceğini ummazdın. O ancak Rabbinin bir rahmetidir. Öyleyse sakın inkarcılara yardımcı olma.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu kitabın sana vahyolunacağını ummazdın; ama o, rabbinden bir rahmet olarak geldi. Öyleyse asla inkârcılara destek verme!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sen, bu Kitab'ın sana vahyolunacağını ummuyordun. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak gelmiş) tir. O halde sakın kâfirlere arka çıkma!
Edip Yüksel
swap_vert close
Sana bu kitabın verileceğini ummazdın; ancak bu Rabbinden bir rahmettir. Kafirlere arka olma.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen, bu kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. Bu ancak Rabbinden bir rahmettir. O halde sakın kâfirlere arka çıkma!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sen, sana kitab indirileceğini ümid eder değildin fakat rabbından bir rahmet, o halde sakın kâfirlere zahîr olma
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sen bu Kitâb’ın (Kur’ân’ın) sana ulaşacağını ummuyordun, fakat işte Rabbinden bir rahmet olarak (sana ulaştı). O hâlde sakın inkârcılara destek olma!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sen, Kitap'ın sana iletileceğini beklemiyordun. O, ancak Rabb'inden bir rahmet olarak verildi. Öyleyse sakın gerçeği yalanlayan nankörlere destek¹ olma.
1- Onlara ödün vererek, gevşeklik göstererek yardımcı olma.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sen (bu) kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. (Bu), ancak Rabbinden bir rahmetdir. O halde kâfirlere arka olma sakın!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki (sen) bu Kitâb'ın sana vahyedileceğini ummuyordun; (bu) ancak Rabbinden bir rahmet olarak (sana vahyedildi); öyle ise sakın kâfirlere arka çıkma!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve sen Kitab’ın (Kur’an’ın) sana vahyedileceğini umuyor değildin. Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (vahyedildi). Şu hâlde asla inkârcılara arka olma. Öyleyse, artık (tebliğ görevinde gevşeklik ederek bu durumunla adeta) inkâr edenlere yardımcı (gibi) olma.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen kitabın yalnızca Rabbinden bir rahmet olarak verileceğini zaten umuyordun. Sakın ola ki doğruları reddedenlere arka çıkıp ta destekleme.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu kitap’ın sana verileceğini ummuyordun. Ancak, çalabın bunu sana esirgeyiciliğinden ötürü gönderdi. Onun için sakın tanımazlara arka olmıyasın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen kendine Kitabın gönderileceğini ummuyordun. Ancak Rabbin, kendi rahmetinden sana bunu gönderdi. Sakın kâfirlere arka olma [³].
[3] Dediklerini yapma, onlara müdara etme.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. O sana Rabbinden ancak bir rahmettir. O hâlde kâfirlere asla arka çıkma!
Kadri Çelik
swap_vert close
Kitabın sana (kalbine vahiy ile) bırakılacağını ummazdın; (bu,) senin Rabbinden ancak bir rahmettir. Öyleyse sakın kâfirlere arka olma.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Senin Peygamberliğini inkâr edenler, şunu bir düşünsünler: Sen, günün birinde bir Peygamber olacağını ve sana bu ilâhî Kitabın indirileceğini umuyor değildin; ancak Rabb’inin lütuf ve rahmeti sayesinde sana Kitap ve Peygamberlik verildi. Mekke halkı içerisinde, senin bir Peygamber olmaya hazırlandığını veya böyle bir heves ve beklenti içinde olduğunu söyleyecek kimse yoktu. O hâlde, Hira mağarasındaki o büyük değişimden bir gün öncesine kadar sâkin ve kendi hâlinde hayat süren bir insanın, hiçbir dünyevi menfaat gözetmeksizin, her şeyi göze alarak bu mesajı tebliğ etmesi onlar için bir şey ifâde etmiyor mu?O hâlde, ey şanlı elçi, Rabb’inin sana verdiği bu görevi lâyıkıyla yerine getirmeye çalış ve sakın inkârcıların propagandalarına aldanıp da, kâfirlere arka çıkma! Öyle ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de rabbinden bir rahmet hariç, Kitap sana ilkâ edilir / indirilir diye umuyor değildin. Kâfirler’e arka çıkma!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Bu Kuran’ın sana indirileceği, senin aklının ucundan bile geçmezdi, Bu, Rabb'inin sana bir sevgi gösterisidir. Bu nedenle sakın ola inkarcılara arka çıkma!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen kitabın sana gönderileceğini bilmiyordun! Böyle bir şey aklına bile gelmezdi. Ancak Rabbinden bir rahmet olarak bu kitap sana gönderildi. O halde onlara karşı kalbinde duyduğun sevgi veya başka nedenlerle ayetlerimi inkâr edenlere arka çıkma! Onlar kendilerine göre ne kadar iyi insan olurlarsa olsunlar fark etmez. Ayetlerime karşı çıkan, yasalarıma uymayanlar katımda suçludur. Sen benim suçlu gördüklerime arka çıkamazsın! Rabbin onlara da düşünüp öğüt almaları için akıl vermiştir. Onlara da dünya hayatında yeterli süre vermiştir. Onlara da gerçeği görmeleri için birçok işaret vermiştir. Ancak onlar inatları ve ön yargıları yüzünden gerçeği görmek istemezler! Onun için onları bana bırak! Sakın iyi niyetlerle onlardan yana olma!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bu Kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. [*] (Bu) ancak Rabbinden sana bir rahmet olarak (verilmiş)tir. Kâfirlere sakın arka çıkma!
Bu cümle Hz. Muhammed’in peygamberlik öncesi dönemde risaletle görevlendirileceğini bilmediğinin delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hem sen, sana kitap vahyolunacağına ancak Rabbinden bir rahmetle ulaşacağını umuyordun.¹ Öyleyse sakın kâfirlere, kuvvet verme!²
1 Genellikle tüm meallerde bu âyetteki “kasr” görülmeyerek, “Sen bu kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. Bu, ancak Rabbinden bir rahmettir.” şeklinde tercüme edilmiştir. Bu tercümeler her ne kadar doğruya yakınsa da yukarıdaki tercüme en doğrusunun bu olduğu kanaatiyle “kasr” yansıtılarak yapılmıştır. 2 Bu ve yukarıdaki âyet Peygamberimiz’in hicret ederken Cuhfe’ye gelince, Mekke’yi arzulamaya başlaması üzerine nazil olmuştur. (Suyuti)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [sen ey inanan kişi,] bu kitabın sana ulaşacağını ummazdın; ⁹⁸ fakat işte Rabbinden bir rahmet olarak [sana ulaştı]. Öyleyse, artık hakkı inkara kalkışan kimselere asla arka çıkma;
98 Lafzen, “ümit etmezdin” ya da “beklemezdin”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nitekim sen, bu ilahi vahyin sana indirileceğini bilmiyordun, bu sadece Rabbinin rahmeti sayesinde oldu öyleyse kâfirlere arka çıkma! 42/52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve sen (ey bu vahyin muhatabı);[³⁴⁶⁴] bu ilâhî mesajın sana kadar ulaşacağını ümit etmezdin! Sadece Rabbinin rahmeti sayesinde oldu bu: o halde inkâr edenlere asla arka çıkma![³⁴⁶⁵]
[3464] Parantez içi açıklamanın gerekçesi için bkz: Âyet 85, not 100. [3465] Zımnen: Ey muhatap! Servetini koruma güdüsüyle hakkın değil de gücün yanında yer alıp Karunlaşma! Zira o, Musa’nın yakınlarından olmasına rağmen Firavun gibi bir zalime servetiyle arka çıkmıştı. Servetini Firavun’un sayesinde kazandığını düşünüyor olsa gerekti.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen bu Kitab'ın sana vahyolunacağını ummuyordun, bu ancak Rabbinden bir rahmettir. O halde sakın kafirlere yardımcı olma! (Aksine onlardan ayrıl ve onlara karşı kov)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sen kendine kitabın gönderileceğini ummuyordun. Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (sana gönderilmiş) oldu. Binaen-aleyh sakın kâfirlere arka olma.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen bu kitabın senin kalbine indirileceğini hiç ümid etmiş değildin. O, ancak Rabbinden bir rahmet eseri olarak gönderildi. O halde sakın kâfirlere arka çıkma!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sen, o Kitabın, senin kalbine bırakılacağını ummazdın. Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (Kitap senin kalbine bırakıldı). O halde kafirlere arka olma.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Sen (ba'sden evvel) sana Kur'ân gönderileceğini ümîd itmezdin. Ancak rabbin, rahmetinden olarak sana Kur'ân'ı gönderdi. İmdi kâfirlere zahîr ve yardımcı olma.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Böyle bir kitabın sana verileceğini hiç beklemiyordun. Bu, sadece Rabbinin bir ikramı olarak sana verildi. Sakın o nankörlere arka çıkma.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen, kitabı sana indireceğimizi ummuyordun. Ancak o, Rabbin'den bir rahmettir. Öyleyse inkarcılara arka çıkma.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana kitap verileceğini aslında sen hiç ummuyordun. O Rabbinden bir rahmet eseri olarak sana indirildi. Onun için, sakın kâfirlere arka çıkma.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen bu Kitap'ın sana indirileceğini ummuyordun; Rabbinden bir rahmet olarak geldi. O halde, gerçeği örten nankörlere/inkârcılara sakın destekçi olma.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı olmaduñ-ıdı ümid dutar kim vaḥy olına-y-ıdı şendin yaña ķur’ān illā raḥmet eylemek çalabuñdan. pes olma arķa virici kāfirlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sen yā Muḥammed, ummazduñ ki saña bu Ḳur’ān virile‐y‐di, illā TañrıTa‘ālā raḥmeti‐y‐le. Pes yā Muḥammed kāfirlere yardım idici olma.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən Qur’anın sənin özünə nazil olacağına ümid etmirdin. Ancaq o, Rəbbindən bir mərhəmət olaraq sənə göndərildi. Buna görə də heç vaxt kafirlərə arxa olma! (Kafirlər Peyğəmbər əleyhissəlama cürbəcür və’dlər verməklə onu öz atalarının dininə də’vət edirdilər. O isə kafirlərin bu və’dini Allahın köməyi ilə həmişə rədd edirdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thou hadst no hope that the Scripture would be inspired in thee; but it is a mercy from thy Lord, so never be a helper to the disbelievers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And thou hadst not expected that the Book would be sent to thee except as a Mercy from thy Lord:(3418) Therefore lend not thou support in any way to those who reject (Allah´s Message).(3419)
3418 Revelation and the preaching of Truth may in the beginning bring persecution, conflict, and sorrow in its train; but in reality it is the truest mercy from Allah, which comes even without our expecting it, as it came to the Prophets without their consciously asking for it. This is proved in the history of Moses related in this Surah, and the history of the Holy Prophet which it is meant to illustrate. 3419 If Allah's Message is unpalatable to Evil and is rejected by it, those who accept it may (in their natural human feelings) sometimes wonder that such should be the case, and whether it is really Allah's Will that the conflict which ensues should be pursued. Any such hesitation would lend unconscious support to the aggressions of evil and should be discarded. The servant of Allah stands forth boldly as his Mujahid (fighter of the good fight), daring all, and knowing that Allah is behind him.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا كُنْتَ
ve olmadın
تَرْجُٓوا
umuyorsun
اَنْ يُلْقٰٓى
ilka edilmesini
اِلَيْكَ
sana
الْكِتَابُ
Kitâb'ın
اِلَّا
an- cak
رَحْمَةً
bir rahmettir
مِنْ رَبِّكَ
Rabbinden
فَلَا تَكُونَنَّ
o hâlde sakın olma
ظَه۪يراً
arka çıkıcı
لِلْكَافِر۪ينَۘ
kâfirlere
Sen bu Kitâb'ın sana ilka (edilip vahy)edileceğini ummuyordun. (Bu Kur'ân) Ancak Rabbinden bir rahmettir. O hâlde sakın kâfirlere arka çıkma!
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
رَجَا
Fiil-I
ر ج و
Umdu, ümit etti, arzu etti, umut bağladı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ظَهِير
İsim
ظ ه ر
Arka çıkan, destekçi
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler