close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 77. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vebteġi fîmâ âtâka(A)llâhu-ddâra-l-âḣira(te)(s) velâ tense nasîbeke mine-ddunyâ(s) veahsin kemâ ahsena(A)llâhu ileyk(e)(s) velâ tebġi-lfesâde fî-l-ard(i)(s) inna(A)llâhe lâ yuhibbu-lmufsidîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın sana verdiği malmenal yüzünden ahiret yurdunu aramaya bak ve dünyadaki nasibini de unutma ve Allah sana nasıl ihsan ettiyse sen de ihsan et ve yeryüzünde bozgunculuk etmeye kalkışma; şüphe yok ki Allah, bozguncuları sevmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Öyle ise ey mü’min!) Allah’ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. (Dünya da, ahiret de Müslümanlarındır. Ey sermaye sahipleri! Allah’ın size verdiği servet ve nimetlerle, ahiret yurdunu kazanmaya çalışın. Zekât ve cihad için harcayın. Bu arada dünyadan da nasibinizi unutmayın. Meşru yollardan çalışıp kazandığınız serveti kendiniz, aileniz ve yakınlarınız için örfe, âdetlere ve standartlara uygun olarak helâl yolda harcayın, cimrilik yapmayın.) Allah nasıl sana in’am ve ihsan edip (zenginlik) verdiyse, sen de (fakir fukaraya, işçi ve memuruna) öylece iyilik ve ikramda bulun(un. Sakın fakirin, işçi ve memurun hakkını ketmederek) yeryüzünde bozgunculuk (ve anarşi) çıkarma(yın). Zira gerçekten Allah fitne fesat çıkaranları asla sevmez (ve onları felaha-başarıya da ulaştırmayacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyleyse Allah'ın sana verdiklerinden yararlanarak, yalnızca ahiret yurdunda iyi bir yer tutmanın yolunu ara; bunu kazanmak için dünyada yapman gerekenleri de unutma ve Allah sana nasıl iyilikte bulunduysa, sen de başkalarına öyle iyilikte bulun; yeryüzünde bozgunculuk etmeyi isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez!
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Allah'ın sana verdiği servet ve imkânlar içinde, Allah yolunda faaliyet göstererek, âhiret yurdunu, ebedî yurdu kazanmaya çalış. Ama dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın, sana lütuf ve ihsanda bulunduğu gibi, sen de iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan bir müslüman olarak hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yap. Yeryüzünde, ülkede bozgunculuğu, fesadı arzu etme. Allah bozguncuları sevmez.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu da ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik ettiği gibi sen de iyilik et ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Allah bozgunculuk yapanları sevmez.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ın sana verdiği mal ile ahiret yurdunu, (cenneti) iste, (servetini hayır yoluna harca). Dünyadan nashibini de unutma, (ihtiyacın kadar sakla). Allah, sana ihsan ettiği gibi, sen de (Allah'ın kullarına) ihsan et. Yeryüzünde fesad arama; çünkü Allah fesad çıkaranları sevmez.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Allah’ın sana vermiş olduğu mal ile ahiret yurdunu iste! Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap. Yeryüzünde bozgunculuğu arama. Şüphesiz Allah, bozguncuları sevmez.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Allah'ın sana verdiğinden âhiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana iyilik ettiği gibi, sen de iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Allahın, sana verdiği şeyle, son yurdu istiyesin, dünyadaki payını da unutma; Allah sana nice iyilik yapmışsa, sen dahi öylece iyilik yapasın, yeryüzünde fesatçılık isteme, Allah sevmez fesatçıyı!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Allah'ın sana verdiklerinden yararlanarak ahiret yurdunda (iyi bir yer tutmanın) yolunu ara! Dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme! Çünkü Allah, bozguncuları sevmez!”
Cemil Said
swap_vert close
76, 77. Kârûn Mûsâ’nın kavminden idi, lâkin hemşehrilerine karşu haksız mu’âmele idiyor idi. Biz âna o kadar hazîneler virdik ki anahtarlarını ancak güçli kuvvetli bir cemâ’at taşıyabilürdi. Kavmi âna: "Servetin ile öğünme çünki Allâh öğünenleri sevmez. Allâh’ın sana virdiği servet ile âhireti satun almağa gayret it ve dünyâdan nasîbini unutma! Allâh sana lütuf itdiği gibi sen de diğerlerine karşu lütufkâr ol, dünyâda fesâd çıkarmakdan hazr iyle, çünki Allâh müfsidleri sevmez" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
76,77. Karun, Musa'nın milletindendi; ama onlara karşı azdı. Biz ona, anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Milleti ona: "Böbürlenme, Allah şüphesiz ki böbürlenenleri sevmez. Allah'ın sana verdiği şeylerde, ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma; Allah'ın sana yaptığı iyilik gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk isteme; doğrusu Allah bozguncuları sevmez" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma! Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.  
 Karun gibi hazineler sahibi birinin şahsında yapılan bir öğütte dahi, Kur’an’ın, «Dünyadan da nasibini unutma» tavsiyesinde bulunması, İslâm’ın dünyaya ait çalışmaya ne kadar önem verdiğini gösteren bir nükte taşımaktadır. Bununla birlikte Kur’an, daha sonraki âyetlerde, büsbütün dünyaya dalmanın getireceği felâketleri de canlı bir şekilde gözler önüne sererek, dünya ve ahireti dengeleyen mutedil bir yol tutulmasını tavsiye etmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"ALLAH'ın sana verdiği nimetlerle, dünyadaki payını unutmadan ahiret yurdunu ara. ALLAH sana nasıl iyilikte bulunmuşsa sen de iyilikte bulun. Yeryüzünde bozgunculuk yapmayı arama. ALLAH bozguncuları sevmez."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Allahın sana bu vergisi içinde sen Âhıret evini ara ve Dünyadan nasîbini unutma da Allahın sana ihsan ettiği gibi ihsan et ve Yer yüzünde fesad arama, çünkü Allah müfsidleri sevmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’ın sana verdiğinden (O’nun rızası doğrultusunda harcayarak) âhiret yurdunu (cenneti) iste, ama dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana ihsan ettiği gibi sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuk peşinde koşma. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de insanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Allahın sana verdiği (maldan harcayıb) âhiret yurdunu ara. Dünyâdan nasıybini de unutma. Allahın sana ihsan etdiği gibi sen de (insanlara sadaka vererek) ihsanda bulun. Yer (yüzün) de fesâd arama. Çünkü Allah fesadcıları sevmez».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Allah'ın sana verdiği (servet) ile âhiret yurdunu ara (bol hayır yap); dünyadan da nasîbini unutma; Allah sana nasıl iyilik ettiyse, (sen de) öyle iyilik et! Ve yeryüzünde fesad (çıkarmaya yol) arama! Çünki Allah, fesad çıkaranları sevmez.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
‘’Öyleyse, Allah’ın sana verdiklerinden yararlanarak ahiret yurdunu da iste (ahiret için de çalış); bu arada, pek tabii, bu dünyadaki nasibini de unutma (dünya için, mal, mülk ve servet için de çalış); ve Allah nasıl sana iyilikte bulunduysa, sen de (başkalarına) öyle iyilikte bulun ve sakın yeryüzünde bozgunculuk, karışıklık çıkarmaya çalışma. Şüphesiz ki, Allah bozguncu olan kimseleri sevmez!"*
(*) Bu âyet-i kerîmede dünya ve âhiret nasibini aramada bir denge tavsiye edilmektedir. Sonraki âyetlerde, aşırı hırsın ve tamamen dünyaya dalmanın, dünyaperestliğin ve onunla böbürlenmenin felaketi bildirilmektedir. İslâm’ın bildirdiği ölçüler dâhilinde dünya ve âhiret dengesini temin için çalışmak, İslâm’ın öngördüğü yaşama biçimidir. Çünkü İslam dini, Allah’ın emirlerine uygun yaşamın yanında çalışıp helalinden kazanmayı ve helale harcamayı övmüş ve emretmiştir. Aksine haramı helali, günahı sevabı ve âhireti düşünmeden Allah’a kulluktan uzaklaşıp yalnız dünya için çalışmak, insanı aç gözlü, maddeperest, çıkarcı ve maksadı için her türlü acımasızlığı ve hainliği yapar hâle getirir. Âhiret nimetlerinden de nasibi olmaz.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ey Nebi!) Allah’ın ahirette sana vereceği şeyleri iste. Dünyadan da payını unutma. Allah’ın sana yaptığı güzel şeyleri gibi, sende güzel şeyler yap. Yeryüzünde kargaşa ve karışıklık isteme. Allah karışıklık çıkarıp bozgunculuk yapanları sevmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ının sana verdiği bu varlıkla öbür dünya yurdunu elde etmeye çalış. Dünyadan da payını almayı unutma. Allah sana nasıl verdiyse sende başkalarına öyle ver. Ortalığı karıştırmıya çalışma. Çünkü Allah karıştırıcıları sevmez."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Allah/ın sana verdiği bu servetle âhiret sarayının saadetini, araştır [⁴], dünyadaki payını da unutma. Allah sana nasıl ihsan etmişse sen de insanlara öyle ihsan et. Yeryüzünde fesat karıştırma. Çünkü Allah fesatçıları sevmez».
[4] Yani malını Allah yolunda sarfet.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Allah’ın sana verdikleri şeyler ile ahiret yurdunu (kazanmanın) yollarını ara. Dünyadan da nasibini unutma! Allah’ın sana iyilik ettiği gibi, sen de iyilik yap. Sakın yeryüzünde/ülkede bozgunculuk çıkarma/isteyip durma. Muhakkak ki Allah, bozguncuları sevmez.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Gerçekten Allah, bozgunculuk yapanları sevmez.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Allah’ın sana bahşettiği bu servet ve zenginlik ile âhiret yurdunu kazanmaya çalış, fakat dünyadan da payına düşeni Allah’ın senden istediği gibi bir hayatı bu dünyada yaşayacağını; bunun için, Allah’ın sana verdiği tüm imkan ve fırsatları, O’na ibadet ve itaat ederek, O’na kul köle olarak sadece O’nun yolunda kullanman gerektiğini; kısaca bu dünyada yaptığın, yapacağın kulluk ile, ahireti, ancak bu dünyada kazanacağını unutma. Allah sana bunca nimetler vererek nasıl iyilikte bulunduysa, sen de fakirlere, muhtaçlara öyle iyilikte bulun ve sakın yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya kalkışma! Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Allah’ın sana verdiği şeylerde Âhiret Yurdu’nu da ara / arzula! Dünya’dan da nasibini unutma! Allah’ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et! Yeryüzü’nde Bozgunculuk arama! Allah, Bozguncular’ı sevmez”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'ın sana verdikleriyle öbür dünyanı mamur etmeye bak. Ama dünyadaki nasibini de unutma! Allah'ın, sana ettiği gibi sen de iyilik et. Yeryüzünün doğal dengesini bozma. Çünkü Allah bozguncuları sevmez " dedikçe
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Allah’ın sana verdiği bu serveti iyilik yolunda kullanarak ahiret yurdunu gözet! Dünyadan da nasibini unutma! Allah sana nasıl iyilik ettiyse sende insanlarla paylaşarak iyilik et! Yeryüzünde haksızlık ve zulüm yaparak bozgunculuk yapma! Çünkü Allah kesinlikle bozguncuları sevmez!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın sana verdiği şeyler sayesinde ahiret yurdunu iste; dünyadan payını unutma! [*] Allah sana iyilik yaptığı gibi, sen de (insanlara) iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuğu arzulama! Şüphesiz ki Allah bozguncuları sevmez.”
Bu buyruk hem dünyadaki nimetler için çalışmayı, hem de ahiret hayatı için dünyada yapılması istenen görevleri yapmayı, fedakârlıklarda bulunmayı içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Allah’ın sana verdiği (bu servet) içerisinde âhiret yurdunu ara ve dünyada (âhiretin için) çalışmayı sakın unutma!¹ Allah sana nasıl iyilik ettiyse, sen de (insanlara) öyle iyilik et ve yeryüzünde sakın bozgunculuk yapma. Zîrâ Allah bozguncuları asla sevmez.” dedi.
1 Âyetin bu bölümü; “Allah’ın sana verdiği (bu servet) içerisinde âhiret yurdunu ara ve dünyadan da nasibini unutma!” şeklinde de tercüme edilebilir. Dünyadan nasibi; bazıları helâl dünya rızkı ve meşru dünya zevki şeklinde anlamışlarsa da bu pek doğru değildir. Asıl dünya nasibi; âhiret için vermek ve âhirete kalacak işlerdir. Aslında dünya nasiplerinin sonuncusu ve bizimle gideni sadece bir kefendir. Bunun da asla unutulmaması gerekir. Bu konuda “hiç ölmeyecekmiş gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi âhiret için çalış” sözü, hadis değil İbnu Ömer’e aittir. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Öyleyse, Allah’ın sana verdiklerinden yararlanarak yalnızca ahiret yurdunda [iyi bir yer tutmanın] yolunu ara; ⁸⁶ bu arada, pek tabii, bu dünyadaki nasibini de unutma; ⁸⁷ ve Allah nasıl sana iyilikte bulunduysa, sen de [başkalarına] öyle iyilikte bulun; ve sakın yeryüzünde bozgunculuk, karışıklık çıkarmaya çalışma: çünkü, şüphesiz, Allah bozguncuları sevmez!” dedikleri zaman,
86 Lafzen, hayırlı, erdemli amaçlarla harcayarak.87 Lafzen, “ve ... unutma”, vb.: cömert davranmakla birlikte, kendi ihtiyaçlarını da hesaba katarak ölçülü davran (karş. 2:143: “Biz sizin dengeli ve ölçülü bir toplum olmanızı istedik”).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve Allah’ın sana verdiği bunca mal mülk ile ahiret yurdunu kazanmanın yollarını ara ama dünyadaki nasibini de unutma! Allah’ın sana bolca ihsanda bulunduğu gibi sen de insanlara iyilikte bulun ve sakın memlekette zorbalık ve bozgunculuk peşinde koşma zira Allah, bozguncuları sevmez! 2/204- 205
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Gel sen Allah’ın sana verdiklerini doğru yolda harcayarak âhiret yurdunun (mutluluğunu) ara, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah sana nasıl iyilikte bulunduysa, sen de (başkalarına) iyilik yap ve sakın ola yeryüzünde haddi aşarak bozgunculuk edeyim deme: çünkü Allah bozguncuları sevmez!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, dünyadaki nasibini de unutma. Allah sana ihsanda bulunduğu gibi, sen de, yoksullara iyilikte bulun, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya kalkışma, çünkü Allah, bozguncuları sevmez" diyerek onu uyarmaya çalıştıysa da;
Osman Fırat
swap_vert close
"Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah'ın sana verdiğinde, ahiret yurdunu araştır ve dünyada olan nâsibini de unutma ve Allah sana ihsan ettiği gibi ihsanda bulun ve yeryüzünde fesat arama. Şüphe yok ki, Allah müfsitleri sevmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Allah'ın sana ihsan ettiği bu servetle ebedî âhiret yurdunu mâmur etmeye gayret göster, ama dünyadan da nasibini unutma! (ihtiyacına yetecek kadarını sakla). Allah sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik et, sakın ülkede nizamı bozma peşinde olma! Çünkü Allah bozguncuları sevmez. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın sana verdiği (bu servet) içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme, çünkü Allah bozguncuları sevmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Allâh'ın sana virdiği şeyle dâr-ı âhireti iste ve dünyâdan nasîbini unutma ve Allâh'ın ihsân iylediği gibi sen de 'ibâdullâha ihsân it ve yeryüzünde fesâd taleb itme, tahkîk Allâh müfsidleri sevmez" didiklerinde
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın sana verdikleri ile ahiret yurduna yönel. Dünyadan da payını unutma. Allah sana nasıl iyilikte bulunduysa sen de başkalarına, o şekilde iyilikte bulun. Buralarda bozgunculuk yapmaya çalışma, Allah bozguncuları sevmez.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara, dünyadaki nasibini de unutma. Allah sana nasıl verdiyse, sen de başkalarına ver. Yeryüzünde fesat çıkarmaya kalkışma! Allah, bozguncuları sevmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Allah'ın sana verdikleriyle âhiret yurdunu kazanmaya bak; dünyadan nasibini unutma.(11) Allah sana nasıl ihsanda bulunduysa, sen de öylece insanlara iyilik yap. Memlekette bozgunculuk yapmaya da kalkma. Çünkü Allah bozguncuları sevmez.”
(11) Söz konusu olan “dünyadaki nasip” değil, “dünyadan nasip”tir. Bununla, âhirete buradan götürülecek olan nasip kastedilmektedir. Çünkü âhiret bu dünyada kazanılacak, buradan gittikten sonra bir daha ele böyle bir fırsat geçmeyecektir. Yoksa, Karun gibi nimetler içinde yüzen birisine böyle dünya hayatından nasiplenmesi için öğüt vermenin hiçbir anlamı yoktur. Hattâ insanların en dindarı bile bu konuda bir tavsiyeye muhtaç değildir. Mutlaka dünyadaki bir nasipten söz edilecekse, o da, bu âyetin tefsirinde Elmalılı’nın dediği gibi, bir kefenden ibarettir; onu da kimse burada unutup gitmez.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Allah'ın sana verdikleri içinde âhiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana güzel davrandığı gibi sen de güzel davran/Allah'ın sana lütufta bulunduğu gibi sen de lütufta bulun. Yeryüzünde fesat isteyip durma, çünkü Allah fesat peşinde koşanları sevmez."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı iste anuñ içinde virdi saña Tañrı śoñraġı sarāyı daħı unıtma ülüñi dünyeden. daħı eylük eyle nite kim eylük eyledi Tañrı saña. daħı isteme fesādı yir yüzinde bayıķ Tañrı sevmez müfsidleri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ṭaleb it Tañrı Ta‘ālā saña virdügi ḫayr‐ıla āḫiret evini. Daḫıunutma naṣībüñi dünyādan. Daḫı iḥsān eyle Tañrı Ta‘ālā saña iḥsān eyle‐gen gibi. Daḫı fesād eylemeñ yir yüzinde. Tañrı Ta‘ālā sevmez fesād iden‐leri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın sənə verdiyindən özünə axirət qazan (malını Allah yolunda sərf et). Dünyadakı nəsibini də unutma. (O maldan qismətinin ancaq bir kəfən olduğunu bil. Pulunu mə’nasız yerə sağa-sola səpələmə; səhhətinin, sərvətinin, gəncliyinin qədrini bil. Sabah səni Allahın əzabından qurtara biləcək yaxşı əməllər et). Allah sənə (sərvət verməklə) yaxşılıq etdiyi kimi, sən də (varından yoxsullara, qohum-əqrabaya xərcləməklə) yaxşılıq et. Yer üzündə fitnə-fəsad törətməyə cəhd göstərmə. Həqiqətən, Allah fitnə-fəsad törədənləri sevməz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But seek the abode of the Hereafter in that which Allah hath given thee and neglect not thy portion of the world, and be thou kind even as Allah hath been kind to thee, and seek not corruption in the earth; lo! Allah loveth not corrupters,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"But seek, with the (wealth) which Allah has bestowed on thee, the Home of the Hereafter,(3407) nor forget thy portion in this world: but do thou good, as Allah has been good to thee, and seek not (occasions for) mischief in the land: for Allah loves not those who do mischief."
3407 That is, 'spend your wealth in charity and good works. It is Allah Who has given it to you, and you should spend it in Allah's cause. Nor should you forget the legitimate needs of this life, as misers do, and most people become misers who think too exclusively of their wealth. If wealth is not used properly, there are three evils that follow: (1) its possessor may be a miser and forget all claims due to himself and those about him; (2) he may forget the higher needs of the poor and needy, or the good causes which require support; and (3) he may even misspend on occasions and cause a great deal of harm and mischief.' Apparently Qarun had all three vices.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَابْتَغِ
ve ara
ف۪يمَٓا
o şey-de ki
اٰتٰيكَ
sana verdi
اللّٰهُ
Allah
الدَّارَ
yurdunu
الْاٰخِرَةَ
âhiret
وَلَا تَنْسَ
ve unutma
نَص۪يبَكَ
nasibini
مِنَ الدُّنْيَا
dünyadan
وَاَحْسِنْ
ve ihsan et
كَمَٓا
o şey gibi ki
اَحْسَنَ
ihsan etti
اللّٰهُ
Allah
اِلَيْكَ
sana
وَلَا تَبْغِ
ve arama
الْفَسَادَ
fesadı
فِي الْاَرْضِۜ
yeryüzünde
اِنَّ
şüp-hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يُحِبُّ
sevmez
الْمُفْسِد۪ينَ
fesad çıkaranları
"Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) âhiret yurdunu iste ve dünyadan da nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi sen de (insanlara) ihsan et! Yeryüzünde fesadı (bozgunculuğu) da arzulama! Çünkü Allah, fesad çıkaranları sevmez."
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu
نَصِيب
İsim
ن ص ب
Nasip, pay, parça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اَحْسَنَ
Fiil-IV
ح س ن
Güzellik yaptı, güzel davrandı, ihsanda bulundu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَحْسَنَ
Fiil-IV
ح س ن
Güzellik yaptı, güzel davrandı, ihsanda bulundu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
بَغٰى
Fiil-I
ب غ ي
Azgınlık etti, saldırdı, haksızlık etti, taşkınlık etti
فَسَاد
İsim
ف س د
Fesad çıkarma, bozgunculuk yapma
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُفْسِد
Etken fiil-IV
ف س د
Bozguncu, fesad çıkaran, fesatçı