close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve evhaynâ ilâ ummi mûsâ en ardi’îh(i)(s) fe-iżâ ḣifti ‘aleyhi fe elkîhi fî-lyemmi velâ teḣâfî velâ tahzenî(s) innâ râddûhu ileyki vecâ’ilûhu mine-lmurselîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Musa'nın anasına, onu emzir, bir tehlikeye uğramasından ürkersen at onu nehre ve korkma, tasalanma, şüphe yok ki biz, onu sana tekrar veririz ve onu peygamberlere katar, peygamber yaparız diye vahyettik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu nedenle) Musa’nın annesine, "Onu (Musa’yı) emzir(ip doyur). Şayet (Firavun’un adamları onu öldürecek diye) kuşkulandığın vakit, onu (akıntılı) suya bırak ve sakın korkma ve endişe edip üzülme! Çünkü Biz onu sana tekrar (kavuşturup) geri vereceğiz ve onu peygamberlerden (biri) yapacağız" diye vahyettik (ilhamla bildirdik.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bunun içindir ki, Musa doğduğu zaman annesine, O'nu bir süre emzir diye ilham ettik, ama O'nun başına birşey gelmesinden korktuğun zaman, O'nu nehre bırak ve O'nun için korkma üzülme; çünkü biz O'nu, sana geri döndüreceğiz ve O'nu peygamberlerden kılacağız diye ilhamda bulunduk.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz Mûsâ'nın annesine: “Onu emzir. Kendisine zarar geleceğinden kaygılandığında, onu ırmağa, Nil'e bırak. Korkma, hüzünlenme. Biz onu tekrar sana vereceğiz. Onu özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlerden biri olarak görevlendireceğiz.” diye ilham ettik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Musa'nın annesine: "Onu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkacak olursan onu denize [2] bırak. Korkma ve üzülme. Çünkü biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız" diye vahyettik (ilham ettik).
2.Nil ırmağına.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Musa'nın annesine: 'Onu emzir, şayet onun için korkacak olursan, onu suya bırak, korkma ve üzülme; çünkü onu biz sana tekrar geri vereceğiz ve onu gönderilen (elçilerden) kılacağız' diye vahyettik (bildirdik).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mûsa'nın anasına şöyle ilham ettik: “- Bu çocuğu (Mûsa'yı) emzir; sonra öldürülmesinden korktuğun zaman, onu denize (Nil nehrine) bırakıver, boğulmasından korkma, ayrılığından kederlenme. Çünkü biz, muhakkak onu sana geri vereceğiz; ve kendisini peygamberlerden yapacağız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Musa’nın anasına: “Onu emzir. Korktuğun zaman onu denize at. Sakın korkma ve üzülme! Biz, onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız.” diye vahyettik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ'nın annesine, “Çocuğu emzir, başına bir şey gelmesinden korkuyorsan, onu Nil nehrine bırakıver. Korkma, üzülme! Çünkü biz, onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız” diye vahyettik.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz, Musa'nın anasına: «Onu emzir, çocuğunçün korkarsan, onu suya salıver, korkarak kaygılanma, onu sana geri döndüreceğiz, peygamberler sırasına koyarız!» diyerekten vahyettik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Musa'nın annesine: “Çocuğu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkuyorsan (bir sandık içinde) suya (Nil'e) bırak! Korkma ve (ayrı kalmana) üzülme! Çünkü biz onu tekrar sana kavuşturacağız ve onu peygamberlerden biri yapacağız!” diye (ilham yoluyla) bildirdik.
Bkz. 20/38-39“Evheyna” kelimesi, “ona vahyettik, değil de ona “ilham ettik/bildirdik” anlamı taşır. Çünkü İslami Istılahta vahiy, sadece peygamberlere has bir keyfiyet içerir. “Vahiy” terimiyle anlatılan “İlham” ise; insanın kalbine gelen ilham, meleklere yapılan ilham, hatta arıya yapılan ilham gibi daha umumi bir karakter taşır. İlham, Allah’ın iyilik telkin eden bilgileri, mana ve fikirleri insanın kalbine ulaştırmasıdır. İnsan kalbine bazı bilgilerin ilham edilmesi mümkündür ancak ilhama dayalı bilgiler kontrolü mümkün olmayan sübjektif bir nitelik taşıdığı için bunlar dini konularda delil olarak kullanılmaz. Kur’an’da “ilham” kelimesi sadece Şems 91/8. ayetinde geçer.  
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ’nın vâlidesine şöyle vahy iyledik: "Âna süt vir ve hayâtını tehlikede görir isen denize bırak. Korkma ve mahzûn olma, çünki biz ânı bir gün sana i’âde ideceğiz ve peygamber yapacağız."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa'nın annesine: "Çocuğu emzir, başına gelecekten korktuğun zaman onu suya bırak; korkma, üzülme; Biz şüphesiz onu sana döndüreceğiz ve peygamber yapacağız" diye bildirmiştik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye ilham ettik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden endişe ettiğinde onu nehre bırak. Korkup kaygılanma. Biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız” diye vahyettik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Musa'nın anasına: Onu emzir, kendisine zarar geleceğinden endişelendiğinde onu denize (Nil nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız, diye bildirdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa'nın annesine: "Onu emzir, ancak ne zaman onun can güvenliğinden endişelenirsen onu ırmağa at. Korkma, üzülme. Biz onu sana döndürecek ve onu elçilerden biri yapacağız," diye vahyettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O esnada Musa'nın anasına "Onu emzir, kendisine zarar geleceğinden kaygılandığında onu denize (Nil nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu tekrar sana vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız" diye bildirdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O esnada Musânın anasına şu vahyi verdik: onu emzir, derken aleyhinde bir korku hissettin mi o vakıt onu deryaya bırakıver, hem korkma ve mahzun olma, biz muhakkak onu sana iade edeceğiz ve kendisini mürselînden yapacağız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mûsâ’nın annesine, “Çocuğu emzir. Başına bir şey gelmesinden (Firavun’un askerleri tarafından öldürülmesinden) korkarsan (bir sandık içinde onu) suya (Nil’e) bırak! (Suda boğulur, diye) korkma ve (ondan ayrı kalacağına da) üzülme! Çünkü biz onu tekrar sana kavuşturacağız ve onu peygamberlerden biri yapacağız” diye (ilham yoluyla) bildirdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mûsâ'nın annesine vahyettik: “Onu emzir! Eğer onun için korkarsan, onu nehre bırak. Ve korkma, üzülme. Biz, onu sana döndüreceğiz. Ve onu resûllerden yapacağız.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Musânın anasına: «Onu emzir, ona karşı sana bir tehlike gelirse kendisini denize bırak, (boğulacağından) korkma, (firakından) kederlenme. Çünkü biz onu yine sana geri döndüreceğiz. Hem onu peygamberlerden biri de yapacağız» diye vahyetdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mûsâ'nın annesine ise: “Onu emzir; artık onun hakkında (başına bir şey gelmesinden) korktuğun zaman, o takdirde onu denize (Nîl'e) bırak; ve korkma, hem üzülme! Çünki biz, onu sana geri verecekleriz ve onu peygamberlerden yapacak olanlarız” diye ilhâm ettik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Musa doğduğu zaman) Musa’nın annesine, “Onu emzir, (Firavun’un askerleri tarafından) başına bir şey (zarar) gelmesinden korktuğun zaman onu (sağlam bir sandık içinde) ırmağa (Nil’e) bırak, (boğulmasından) korkma ve üzülme. Şüphesiz biz onu (sağ salim) sana döndüreceğiz ve onu gönderilen (elçiler)den kılacağız”diye (zihnine) ilham ettik.*
(*) Buradaki (أوْحَيْنَأ) ‘’evhaynâ’’ fiili tebliğ yapmakla görevli muhatap bir elçi olmadığından bilinen anlamda “vahyetmek” değil de Hz. Musa’nın annesinin zihnine “ilham etmek, bildirmek veya akline getirmek gibi anlamlardad(*) Buradaki (أوْحَيْنَأ) ‘’evhaynâ’’ fiili tebliğ yapmakla görevli muhatap bir elçi olmadığından bilinen anlamda “vahyetmek” değil de Hz. Musa’nın annesinin zihnine “ilham etmek, bildirmek veya akline getirmek gibi anlamlardadır  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa’nın annesine “Bebeği emzir, korktuğun zaman da bebeği suya bırak ve korkma ve üzülme. O bebeği sana tekrar geri vereceğiz ve onu (ilerde) elçilerden birisi yapacağız” diye vahyetmiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa’nın anasının gönlüne şunu bildirdik: "Onu emzir, ona bir kötülük geleceğinden korkunca da onu denize bırak. Korkma, kaygılanma. Çünkü Biz onu yine sana döndüreceğiz, onu peygamber de yapacağız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa/nın anasına da şöyle vahiy ettik [²]: Musa/yı emzir, eğer onun için korkacak olursan onu Nil deryasına bırak, boğulacağından korkma, ayrılığından dolayı gam çekme. Çünkü biz onu sana geri döndüreceğiz, biz onu peygamberlerden biri yapacağız.
[2] İlham ile veya rüyada bildirdik.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz, Musa’nın annesine, “Çocuğunu emzir, ona bir zarar gelmesinden korktuğun zaman onu suya/nehre [yemm] bırak. Sakın korkma ve üzülme. Muhakkak ki Biz onu sana geri vereceğiz ve onu elçilerden biri yapacağız” diye vahyettik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Musa'nın annesine, “Onu emzir, şayet onun için korkacak olursan, bu durumda onu suya bırak, korkma ve hüzne kapılma; çünkü onu biz sana tekrar geri vereceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye vahyettik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Mûsâ’nın annesine, “Çocuğunu birkaç ay emzir!” diye vahyettik, “Ona Firavunun askerleri tarafından zarar geleceğinden endişelendiğinde, kendisini bir sandığın içine koy ve öylece Nil nehrine bırak. Başına bir şey gelir diye korkma, üzülme, çünkü çok yakında yavrunu sana kavuşturacağız ve ayrıca onu, ileride büyük bir Peygamber yapacağız.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Musa’nın annesine onu emzirmesini vahyettik: “Aleyhine korktuğun zaman onu Büyük Deniz (Okyanus) Suları’na bırak; korkma, üzülme! Biz, onu sana geri döndüreceğiz. Onu Gönderilmiş (Rasûl)ler’den yapacağız”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa’nın anasına: " bebeği emziredur " diye fısıldadık. Eğer onun için endişe edecek olursan, onu bir sala koyup Nil'e bırak, tasalanma " dedik. Korkma! biz onu, tekrar sana iade edecek, kendisine elçilik görevi vereceğiz " dedik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu nedenle Musa’nın annesinin aklına getirdik; "Çocuğunu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkuyorsan onu bir sandığa koy! Sonra sandığı suya bırak! Korkma! Üzülme! Biz onu tekrar sana geri vereceğiz. Onu elçilerimizden biri yapacağız."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Musa’nın annesine, [*] “Onu emzir; onun hakkında korktuğunda [*] onu denize (nehre) bırak; (başına bir şey gelmesinden) korkma ve hüzünlenme! Şüphesiz ki biz onu sana geri döndürecek ve kendisini elçilerden biri yapacağız!” diye vahyetmiştik [*] (bildirmiştik).
Bu ayetler (7-13), Tâhâ 20:38-40. ayetlerle okunmalıdır. Tevrat’a göre Hz. Musa’nın annesi, Levi kabilesinden Yokebed’dir (Kitab-ı Mukaddes, Çıkış: 2:1, 6:16-20, 7:7, 15:20; Sayılar, 26:59; I. Târihler, 23:12-14).,Buradaki korku dönem itibariyle Firavun’un erkek çocuklarını öldürtmesinden kaynaklanmaktaydı Buradaki [evhaynâ] fiili muhatap bir peygamber olmadığı için bilinen anlamda “vahyetmek” değil de “bildirmek” şeklinde yorumlanmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa’nın annesine: “Onu emzir, ona (bir zarar geleceğinden) korktuğun zaman da derhal denize bırak, sakın korkma ve üzülme. Çünkü onu sana geri verecek de onu Peygamberlerden birisi yapacak da Biziz.” diye vahyettik.¹
1 Bu vahiy “nübüvvet vahyi” değil, o şahsın özel durumuyla ilgili bir vahiydir. Her kendisine vahiy gelen peygamber değildir. Eğer öyle olsaydı, Musa’nın annesi ile beraber Hz. Meryem’in ve arıların da peygamber olmaları gerekirdi. Buna “ilham” veya “rüya” demek de mümkündür. İlham; bütün insanlar için din ortaya koyamaz, ancak sahibini bağlar. Bu bir kerâmet de sayılabilir. Benzeri bir ilham da Hz. Meryem’e gelmiştir. Bk. (Meryem: 18-26)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve bunun içindir ki, [Musa doğduğu zaman,] annesine: “Onu [bir süre] emzir” diye ilham ettik, “ama o’nun başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman o’nu nehrin sularına bırak; ⁸ ve (o’nun için) korkma, üzülme; çünkü Biz o’nu sana geri getireceğiz ve kendisini elçilerimizden bir elçi yapacağız!”
8 Zımnen, “ki, Biz o’nu kurtaralım”; karş. 20:39.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu maksatla Musa’nın annesine: – Onu emzir, şayet hayatından endişe edersen onu nehre bırak. Sakın endişelenip üzülme! Çünkü biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu elçilerden biri yapacağız, diye vahyettik. 28/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte (bunu gerçekleştirmek için) Musa’nın annesine şöyle vahyettik: “Onu (bir müddet) emzir! Fakat onun başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu suya bırak; sakın korkayım ve üzüleyim deme! Çünkü Biz kesinlikle onu sana geri döndüreceğiz ve onu elçilerden biri yapacağız!”[³³⁷³]
[3373] Zımnen: Her Firavun’un bir Musa’sı vardır. Hiçbir Firavun’un gücü Musa’ların doğumuna mani olamaz. Eğer Firavun’un zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa, orada Musa’yı Firavun’un sarayında arayın!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu arada) Musa'nın anasına; "Onu emzir (Firavunun adamları tarafından) başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil nehrine) bırak, sakın tasalanma, kuşkusuz biz onu sana geri döndürecek ve peygamber yapacağız" diye vahyettik.
Osman Fırat
swap_vert close
Mûsâ’nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu Resullerden kjlacağız" diye vahyettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Mûsa'nın validesine de ilham ettik ki: «O'nu emzir, O'nun üzerine korkunca da O'nu denize bırak ve korkma ve mahzun olma, şüphe yok ki, Biz O'nu sana geri döndüreceğiz ve O'nu peygamberlerden kılacağız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunun içindir ki Mûsâ dünyaya gelince annesine şöyle ilham ettik: “Onu bir süre emzir, şayet onun başına bir şey geleceğinden endişe edersen, ırmağa bırak, hiç endişe etme, hiç üzülme;Zira Biz onu sana kavuşturacağız ve onu resullerden yapacağız. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Musa'nın annesine, "O(çocuğu)nu emzir, başına bir şey gelmesinden korkuyorsan (bir sandık içinde) onu suya bırak, korkma, üzülme biz onu tekrar sana geri vereceğiz ve onu elçilerden yapacağız." diye vahyettik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ'nın vâlidesine: "Onı emzir, ona bir zarar gelmesinden korkdığında denize at, korkma ve mahzûn olma. Biz onı sana i'âde ideceğiz ve mürsellerden kılacağız." diye vahy itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Önce) Musa’nın anasının gönlüne şunu ilham ettik(vahyettik[*]): “Musa’yı emzir, ona karşı bir kötülük olacağından korkunca da nehre (Nil’e) bırak ama korkup üzülme; biz onu tekrar sana getireceğiz ve onu elçi yapacağız.”
[*] Nebi olmayan insanlara yapılan vahyin içeriği, insanları değil sadece vahiy edilen kişiyi ilgilendiren hususlardır. (Nisa 4/163, Araf 7/117, Araf 7/160, Enbiya 21/73, Şuara 26/52, Yusuf 12/15)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa'nın annesine:-Onu emzir, onun için korktuğun zaman onu nehre at. Korkma ve üzülme. Biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız, diye vahyettik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Böylece, Musa'nın annesine “Onu emzir,” diye vahyettik. “Başına birşey gelmesinden korktuğun zaman onu deryaya bırak. Korkma ve üzülme; Biz sana onu kavuşturacağız ve onu peygamber yapacağız.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mûsa'nın annesine şunu vahyettik: "Emzir onu! Onun aleyhinde bir korku hissedince de nehire bırakıver onu. Korkma, üzülme! Kuşkun olmasın ki, biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu resullerden biri yapacağız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ilḥam virdük mūsā anasına kim “emzür mūsā’yı pes ķaçan kim ķorķasañ anuñ üzere bıraķ anı deñize daħı ķorķmaġıl daħı ķayġurmaġıl. bayıķ biz girü döndüricivüz anı şendin yaña daħı eyleyicivüz anı cebreyil gelinmiş ħaberlerden”.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı vaḥy eyledük ilhām‐ıla Mūsā anasına ki anı emzür. Pes ḳaçan anuñüstine ḳorḳsañ deñize bıraḳ anı. Daḫı ḳorḳup ḳayġurma, biz anı saña ḳaytara‐caḳ‐biz. Daḫı anı peyġamberlerden ḳılaçaḳ‐biz didük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Musanın anasına (ilham yolu ilə, yaxud rö’yada): “Onu (Musanı) əmizdir; elə ki ondan ötrü qorxdun, onu dəryaya (Nil çayına) at. (Uşağın suda boğulacağından) qorxma və (ayrılığına da) kədərlənmə. Biz onu sənə qaytaracaq, özünü də (şəriət sahibi olan) peyğəmbərlərdən edəcəyik!” – deyə bildirdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We inspired the mother of Moses, saying: Suckle him and, when thou fearest for him, then cast him into the river and fear not nor grieve. Lo! We shall bring him back unto thee and shall make him (one) of Our messengers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So We sent this inspiration to the mother of Moses: "Suckle (thy child), but when thou hast fears about him, cast him into the river,(3333) but fear not nor grieve: for We shall restore him to thee, and We shall make him one of Our messengers."
3333 The Egyptian midwives had orders to kill Israelite babies. Moses was saved from them, and his mother nursed the infant at her breast herself. But when the danger of discovery was imminent, she put him into a chest or basket, and floated him on the river Nile . It flowed by the King's palace, and the chest with the baby was picked up, as related further on. The mother had no cause to fear or grieve afterwards, as the child grew up under her tender care and became afterwards one of the Prophets of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَوْحَيْنَٓا
ve vahyettik
اِلٰٓى اُمِّ
annesine
مُوسٰٓى
Mûsâ'nın
اَنْ
diye
اَرْضِع۪يهِۚ
onu emzir
فَاِذَا
artık o vakit ki
خِفْتِ
korktun
عَلَيْهِ
onun hak-kında
فَاَلْق۪يهِ
o takdirde onu bırak
فِي الْيَمِّ
denize
وَلَا تَخَاف۪ي
ve korkma
وَلَا تَحْزَن۪يۚ
ve üzülme
اِنَّا
şüphe-siz Biz
رَٓادُّوهُ
onu geri ve-recek olanız
اِلَيْكِ
sana
وَجَاعِلُوهُ
ve onu kıla-cak olanız
مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ
resullerden
Biz (bunları gerçekleştirmek için) Mûsâ'nın annesine, "onu emzir, onun başına bir şey geleceğinden endişelendiğinde ise onu denize (Nil'e) bırak, korkma ve üzülme; çünkü Biz onu sana geri vereceğiz ve onu resullerden yapacağız" diye vahyettik.
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اُمّ
İsim
ا م م
Anne, esas, merkez
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَرْضَعَ
Fiil-IV
ر ض ع
Emzirdi
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
يَمّ
İsim
ي م م
Deniz
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَزِنَ
Fiil-I
ح ز ن
Mahzun oldu, üzüntüye kapıldı, üzüldü, hüzünlendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَٓادّ
Etken fiil
ر د د
Geri çeviren, geri veren, iade eden
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
جَاعِل
Etken fiil
ج ع ل
Kılacak olan, kılıcı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُرْسَل
Edilgen fiil-IV
ر س ل
Resuller, gönderilenler, elçiler