close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Venumekkine lehum fî-l-ardi venuriye fir’avne vehâmâne vecunûdehumâ minhum mâ kânû yahżerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İstiyorduk ki onları yeryüzünde yerleştirip kuvvetlendirelim ve Firavun'la Haman'a ve askerlerine de, onlardan çekindikleri şeyleri gösterelim.
Hâman, Firavun’un veziridir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve (yine istiyoruz ki) onları (sebat ve sadakat ehli kullarımızı) kuvvet ve hâkimiyet sahibi olarak yeryüzünde (ve iktidar mevkiinde) yerleştirip (onurlandıralım, böylece) Firavun’a, Haman’a ve bunların ordularına (zalim hükümet ve hükümdarlara, hain bürokratlara ve bunların keyfi ve şahsi menfaati için halka baskı ve barbarlık yapan kiralık asker ve polis şefleri takımına en çok) korkup kaçındıkları (iktidarlarını kaybetmenin acısını onlara) gösterip başlarına getirelim. (Ezdikleri ve hıyanet ettikleri mü’min mücahitlerin zafere erdiklerini, kendi devlet ve düzenlerini ele geçirdiklerini görüp kahrolsunlar ki, böylece intikamımızı alıverelim.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İstiyorduk ki, onları yeryüzünde yerleştirip, kuvvetlendirelim ve Firavun'la, Hâmân'ı ve ordularını, İsrailoğulları eliyle korktukları şeye uğratalım.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O ülkede onları hâkim kılalım, kudret ve itibar sahibi yapalım; Firavun'a, Hâmân'a ve kurmaylarına onların eliyle, çekinmekte oldukları şeyi gösterelim, istiyorduk.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/137; 26/59; 29/39; 40/24.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve onları o yerde hakim kılmak; Firavun'a, Haman'a ve o ikisinin askerlerine onlardan [1] sakınmakta oldukları şeyi kendilerine göstermek (istiyorduk).
1.Yani İsrail oğullarından. Çünkü sözü edilenler kahinlerin, İsrail oğullarının içinden bir erkek çocuğun çıkıp Firavun`un saltanatına son vereceği yolundaki haberleri dolayısıyla bir korku içine düşmüşlerdi. Firavun`un İsrail oğullarının erkek çocuklarını öldürmesinin sebebi de buydu.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve (istiyorduk ki) onları yeryüzünde 'iktidar sahipleri olarak yerleşik kılalım', Firavun'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan sakındıkları şeyi gösterelim.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de o ezilmekte olan İsrailoğullarına Mısır ve Şam'da kuvvet ve üstünlük verelim de hem Firavun'a, hem (veziri) Hâmân'a ve ordularına, onlardan (Mûsa ve İsrailoğullarından) korktukları şeyi (helâklerini) gösterelim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onları memlekete yerleştirip, Firavun ve Haman’a(*) ve askerlerine, İsrail Oğullarından sakındıkları şeyi (iktidarlarının ellerinden gitmesini) onlara göstermek istiyorduk.
(*) Kral ve başbakan..  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onları o yerde iktidara getirelim de Firavun'a, Hâmân'a ve onların askerlerine, ezdikleri gruptan korktukları şeyi gösterelim.
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünde, yerleştirerek, Firavunla, Hâman'a, bunların ordularına da, onlardan korktukları şeyi gösteririz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve onları güvenlik içinde iktidar sahipleri olarak yeryüzünde yerleştirelim. Firavunu, (veziri) Hâmâ'ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğullarının) eliyle korktukları şeye uğratalım (saltanatlarını onların elinden alalım).
Bkz. 7/137, 26/59, 29/39, 40/24  
Cemil Said
swap_vert close
Ânları memleketde kuvvetlendirmek ve Fir’avn’a ve vezîri Hâmân’a ve ordularına korkdukları belâları yağdırmak arzu itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
5,6. Biz, memlekette güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler kılmak, onları varis yapmak, memlekete yerleştirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, çekinmekte oldukları şeyleri göstermek istiyorduk.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onları belli bir yere yerleştirmek, Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, sakındıkları şeyi onların eliyle başlarına getirip göstermek (istiyorduk).
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve o yerde onları hakim kılmak; Firavun ile Hâmân'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğullarından gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk).
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve onları yeryüzüne yerleştirelim, Firavun, Haman ve ordularına, korktukları şeyi gösterelim.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve o yerde onları hakim kılalım, Firavun ile Hâmân ve ordularına, onlardan çekinmekte oldukları şeyi gösterelim.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Arzda onlara kuvvet ve müknet verelim de Fir'avne ve ordularına onlardan kortukları şeyi gösterelim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve ayrıca onlara o yerde kudret (ve hâkimiyet) verelim, Firavun’a, (veziri) Hâmân’a ve askerlerine de *korkmakta oldukları şeyi (başlarına getirmek sûretiyle) gösterelim.
* “Korkmakta oldukları şey”; İsrâiloğullarından doğacak bir çocuk vasıtası ile devletlerinin yıkılacağı ve kendilerinin yok olacağıdır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve onları yeryüzünde iktidar yapalım, Firavun'a, Hâmân'a ve ikisinin ordusuna, onlardan çekindikleri şeyleri gösterelim.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara o yerde kudret (ve haakimiyyet) verelim, Fir'avna, Hâmâne ve bunların ordularına da onlardan kocunmakda oldukları şey'i (başlarına getirib) gösterelim.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onlara (İsrâîloğullarına) o memlekette imkân sağlayalım (oraya hâkim kılalım); Fir'avun ile (vezîri) Hâmân'a ve ordularına da, onlardan (İsrâîloğullarından) sakınmakta oldukları şeyi gösterelim!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yine istiyorduk ki) yeryüzünde onları (o ezilen, sömürülen, her türlü şiddet ve baskıya maruz kalanları) kudret sahibi kılalım ve onların eliyle (o azgın, zalim, despot ve diktatör) Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İsrail oğullarını yeryüzünde bir mekâna yerleştirdik. Sonra Firavun’un, Haman’ın ve ikisinin ordusunun, İsrail oğullarından neden korktukları (çekindikleri) şeyin ne olduğunu gösterelim istedik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onları ülkede yerleştirelim, Firavun’un, Haman’ın, bunların ordularının korktuklarını başlarına getirelim. (Onları o toprağa yerleştirelim, Firavun’un, Haman’ın ve bu ikisinin ordularının korktuklarını başlarına getirelim.)
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara yeryüzünde bir yer vermek; Firavun/a, Haman/a ve ordularına, İsrail oğullarından kaçındıkları şeyi [¹] göstermek istedik.
[1] Mülkünün zevalini, helâklerini.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ayrıca) onları o ülkede güçlendirelim/hâkimiyet verelim [numekkin], (tâ ki) Firavun’a Hâmân’a¹ ve askerlerine korkmakta oldukları şeyleri gösterelim.
1 Hâmân, Mısır dininde tanrı “Amon” kültünün en yüksek rütbeli rahibidir. “Ha-Amen” unvanı, Arapçaya “Hâmân” olarak geçmiştir (M. Esed).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onları yeryüzünde iktidar sahipleri olarak yerleşik kılmak; Firavun'a, Hâmân'a ve askerlerine, onlardan (İsrail oğullarından yana) sakınmakta oldukları şeyi (devrimi) göstermek (istiyorduk).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yani istiyorduk ki, onlara yeryüzünde kudret ve egemenlik bahşedelim ve onlar vasıtasıyla, Firavun ile baş danışmanı Haman’a ve onların bütün ordularına korktukları şeyi gösterip saltanatlarını başlarına geçirelim.Bunun için:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara Arz’da / Ülke’de güç ve iktidar vermek; çekinip korkuyor oldukları şeyi, onlardan Firavun’a, Hâmân’a ve ikisinin ordularına göstermek de (istiyorduk).
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kendilerini yeryüzünde iktidar sahibi yapalım istedik, Bir yandan da Fıravun’a, Hâmân’a ve ordularına, korktukları şeyin nasıl başa gelebileceğini gösterelim istedik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yerleştirdiğimiz yerde onları hâkim kılmak, Firavunla dostları Haman ve ordularına korktukları şeyi göstermek istiyorduk. Onlar köleleştirdikleri toplum güçlenip düzenimizi yıkmasınlar diye oğullarını öldürürken biz de köleleştirdikleri toplumun elleriyle düzenlerini yıkmak istiyorduk.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ayrıca onları o yerde hâkim kılmak; Firavun, Haman [*] ve ordularına korktukları şeyi göstermek de (istiyorduk).
[Hâmân] kelimesi isim değil de bir “unvan” olarak, yüksek sınıftan rahiplere verilen “Hâ Amen” unvanının Arapça’ya geçmiş şeklidir. hâmân, Firavun’un veziriydi, Kasas 28:38. ayette de yer aldığı üzere tuğla işleri yapmayı bilen birisiydi.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onları oraya yerleştirmek, Firavun’a, Hâmân’a¹ ve ordularına, (İsrail oğullarından) korktukları şeyi² kendilerine göstermek, (istiyorduk).
1 Hâmân: Bu konudaki âyetlerden anlaşıldığına göre; Firavun’un emri altında, geniş yetkilerle donatılmış, güçlü ve üst düzey bir kimsedir. Bu yüzden, Hâmân’ın Firavun’un vezirlerinden veya komutanlarından birisi olma ihtimâli vardır. Ayrıca Hâmân kelimesi, Hâmân’ın özel isim mi, işgal ettiği makamın ismi mi? olduğu da kesin değildir.2 Yani İsrâil oğullarından birisinin çıkıp, kendi saltanatlarını yıkma korkusu.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onları güvenlik içinde yeryüzünde yerleştirelim; Firavun’u, Hâmân’ı ⁶ ve onların ordularını da onların [İsrailoğulları’nın] eliyle korktukları şeye uğratalım. ⁷
6 Kur’an’da, Firavun’un baş danışmanı olarak muhtelif yerlerde sözü geçen “Hâmân” Tevrat’ta bahsedilen Persli Haman’la karıştırılmamalıdır. (Ester’in Kitabı iii, vd.) Kur’an’da kullanılan “Hâmân” sözcüğü, büyük bir ihtimalle, özel bir isim değil, fakat eski Mısır dininde tanrı Amon’a nisbet edilen yüksek sınıftan rahiplere verilen Hâ-Amen ünvanının Arapça’ya mal olmuş şeklidir. Hz. Musa’nın yaşadığı çağda Mısır’da Amon kültü hakim olduğuna göre, bu kültü temsil eden en yüksek dereceli rahibin de yönetimde Firavun’dan sonraki ikinci adam olması tabiidir. Kur’an’da bahsi geçen Hâmân’ın gerçekten Amon kültünün baş rahibi olduğu görüşünü, Firavun’un bu Hâmân’dan (hem bu surenin 38. ayetinde, hem de 40:36-37’de bahsi geçtiği gibi) “çıkıp Musa’nın tanrısını görmek için” kendisine “yüksek bir kule” yapmasını istemesi de destekler gözükmektedir. Ayrıca, Hâmân’dan “kule yapıcısı” olarak söz edilmesi, büyük Mısır piramitlerinin dinsel amacına ve baş rahibin piramitlerin baş mimarı olarak üstlendiği fonksiyona işaret ediyor olabilir. (Ayrıca bkz. 37. not.)7 Mısır’ın yerlileri, belli ki, Mısır’ı istila eden ve sonra da İbranîler’le ittifak kuran (bkz. 12. sure, 44. not) önceki Hiksos hanedanını hatırlayarak, İbranîler’in gelecekte de yabancı istilacılarla işbirliği içine gireceğinden korkuyorlardı (karş. Çıkış i, 10); işte böyle bir tehlikeye karşı kendilerini korumak için -Kur’an’da muhtelif yerlerde ve Tevrat’ta bahsedildiği gibi- İbranîler’in erkek çocuklarını öldürmeye karar vermişlerdi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ayrıca biz onları bu ülkede güçlendirmek suretiyle Firavun, Haman ve onların ordularının korktukları şeyi başlarına getirmek istiyorduk. 43/46...52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
dahası onları yeryüzünde güvenli biçimde yerleştirelim; Firavun’u, Hâmân’ı[³³⁷¹] ve bunların ordusunu, berikilerin eliyle korktukları şeye uğratalım.[³³⁷²]
[3371] Hâmân için 38. âyetin notuna bkz. [3372] İndiği hassas zaman göz önüne alınırsa, bu âyetin ilk muhatapların yüreğini nasıl serinlettiği daha iyi anlaşılır. Allah Rasûlü’nün o zor ve kor günlerde ashabına çağın iki imparatorluğunun başkentini vaad etmesinin arkasında, vahyin verdiği bu mesaj yatıyordu. Zımnen: İnancınız uğruna köle edildiğiniz bir ülkeden sürgünü göze alırsanız, efendisi olacağınız bir ülke size ödül olarak sunulur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O beldeye yerleştirip hakim kılmak, Firavun ile Hâmân'a askerlerine de, korktukları şeyin başlarına geleceğini göstermek istiyorduk. (Ki korktukları şey Musa'nın doğması ve onların egemenliğine bir son vermesi idi. Zaten bu yüzden İsrailoğullarının doğan erkek çocuklarını öldürüyorlardı)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, çekine geldikleri şeyleri gösterelim.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yeryüzünde onlara kudret vermek ve Fir'avun ile Haman'a ve ordularına onlardan kaçındıkları şeyi (bizler) göstermek istedik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
5, 6. Biz ise o ülkedeki güçsüzlere ihsanda bulunmak, onları dünyada örnek şahsiyetler yapmak ve ülkeye onları vâris kılmak, onlara dünya hâkimiyeti vermek; Firavun'u, Haman'ı ve onların ordularını ise korktuklarına uğratmak istiyorduk. [7, 137; 26, 59; 29, 39; 40, 24]
Haman, muhtemelen, özel bir isim olmayıp eski Mısır dininde tanrı Amon’a mensup başrahibe verilen Ha Amen ünvanının Arapçasıdır. Bu sûrenin 38. âyeti ile 40,36-37. ayetleri de bunu destekler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onları o yerde iktidara getirelim de Fir'avn'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan (ezdikleri zümreden) korktukları şeyi gösterelim.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara arzda kuvvet ve temkîn virir, Fir'avn ve Hâmân (en büyük vezîr) ile 'asker ve kavmine onlardan hazr iyledikleri şeyi gösteririz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar için o topraklarda bir vatan oluşturacak ve Firavun’un, Haman’ın ve bunların ordularının korktuklarını başlarına getirecektik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları ülkeye yerleştirip, Firavun, Haman ve ordularının korktuklarını onlara göstermek istiyorduk.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onları o ülkede egemen kılalım; Firavun ile Hâmân'ı ve ordusunu da korktukları âkıbete uğratalım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve yeryüzünde onlara imkân ve kudret verelim. Firavun'a, Hâmân'a ve onların ordularına da korkmakta oldukları şeyleri gösterelim.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yir virevüz anlara yirde daħı gösterevüz fir'avn’a daħı ḥāmān’a daħı ol ikinüñ sülerine anlardan anı kim oldılar ķorķarlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yirlendürür‐biz yir yüzinde anları. Daḫı gösterür‐biz Fir‘avna, daḫıHāmāna, daḫı çerilerine anlardan ol nesneyi ki anlardan ḳorḳarlardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və onları yer üzündə (Misirdə, Şamda) yerləşdirib möhkəmləndirək, Fir’ona, (vəziri) Hamana və ordularına onların qorxub çəkindikləri şeyi (İsrail oğullarından birinin əli ilə məhv edilib hakimiyyətlərinə son qoyulmasını) göstərək.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And to establish them in the earth, and to show Pharaoh and Haman and their hosts that which they feared from them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To establish a firm place for them in the land, and to show Pharaoh, Haman,(3331) and their hosts, at their hands, the very things against which they were taking precautions.(3332)
3331 Haman was evidently Pharaoh's minister, not to be confounded with a Haman who is mentioned in the Old Testament (Esther 3:1), as a minister of Ahasuerus (Xerxes) King of Persia, the same who invaded Greece, and ruled from B.C. 485 to 464. 3332 Pharaoh was trying to kill the Israelites. Instead, the Plagues of Egypt, invoked by Moses, killed thousands of Egyptians (7:133. and notes 1091-92), because "they were steeped in arrogance,-a people given to sin." In pursuing the Israelites in their flight, Pharaoh and his army were themselves overwhelmed in the sea.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَنُمَكِّنَ
ve imkân vermemizi
لَهُمْ
onlara
فِي الْاَرْضِ
o yerde
وَنُرِيَ
ve göster-memizi
فِرْعَوْنَ
Firavun'a
وَهَامَانَ
ve Hâmân'a
وَجُنُودَهُمَا
ve o ikisinin ordularına
مِنْهُمْ
onlardan
مَا
o şe-yi ki
كَانُوا
idiler
يَحْذَرُونَ
korkuyorlar
Ve orada onlara imkân sağlayalım (oraya onları hâkim kılalım), Firavun ile Hâmân'a ve ordularına da korktukları şeyi (İsrâîloğulları'nın onlara galip gelmesini) gösterelim (istiyorduk).
مَكَّنَ
Fiil-II
م ك ن
Yerleştirdi, yetki verdi, imkân verdi, sağlamlaştırdı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
هَامَان
Özel isim
هَامَان
Hâmân
جُنْد
İsim
ج ن د
Ordu, taraftar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
حَذِرَ
Fiil-I
ح ذ ر
Sakındı, çekindi, hazırlandı, korundu