close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feltekatahu âlu fir’avne liyekûne lehum ‘aduvven vehazenâ(en)(k) inne fir’avne vehâmâne vecunûdehumâ kânû ḣâti-în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendilerine düşman olması, onları tasalandırması için Firavun'un adamları, onu buldular; şüphe yok ki Firavun ve Haman'la askerleri, yanlış hareket etmedeydiler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Nihayet Firavun’un ailesi, (konakları önünden akan suda, içinde çocuk sesi duyulan sandığa rastlayınca) kendileri için (ileride) bir düşman ve üzüntü konusu olacağını (ve zulüm saltanatlarını yıkacağını bilmeksizin) onu sahipsiz görüp alarak (saraylarına götürmüşlerdi). Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir gaflet ve yanılgı içindelerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Firavun'un taraftarları O'nu suya atılmış sahipsiz bir çocuk olarak bulup, güya kurtardılar, ama ileride kendileri için bir düşman ve üzüntü olacağının farkında değillerdi. Bu çocuğu alıp saraya koymalarında, Firavun, Hâmân ve orduları yanlış hareket etmekteydiler, veya Firavun, Haman ve yandaşları, gerçekten günaha batıp giden kimselerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nihayet, Firavun ailesi onu buluntu bir çocuk olarak aldı. Sonradan, Mûsâ, onlar için bir düşman, bir üzüntü konusu olacaktı. Belli ki Firavun, Hâmân ve kurmayları yanılıyorladı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Nihayet Firavun'un adamları, kendilerine bir düşman ve üzüntü (sebebi) olması için onu bulup aldılar. Doğrusu Firavun, Haman ve askerleri yanılgı içindeydiler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Nihayet Firavun'un ailesi, onu (ileride bilmeksizin) kendileri için bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir yanılgı içindeydi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bunun üzerine (Mûsa bir müddet emzirilip Nil nehrine atıldıktan sonra), Firavun'un adamları onu bulup aldılar. Çünkü, ileride kendilerine bir düşman ve bir üzüntü olacaktı. Doğrusu Firavun, (veziri) Hâmân ve askerleri hep günahkârdılar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Musa’nın anası onu atınca,) Firavun ailesi onu (denizde) buldu. Nihayet o, onlar için düşman ve üzüntü kaynağı oldu. Çünkü Firavun, Haman ve askerleri yanlış bir yolda idiler. [İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürüyorlardı.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak nehirden aldı. Çocuk, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Çünkü Firavun, Hâmân ve askerleri yanılıyorlardı.[400]
[400] Hâmân hakkında kısa bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 294-295.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kendileriyçin, hem düşman kesilecek, hem de kaygı getirecek bulunan Musa'yı Firavun ailesi bulup götürdü, hem Firavun, hem Hâman, hem dahi orduları, yanılmış bulundular!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nihayet (annesi Musa'yı Nil Nehri'ne bırakınca) Firavun ailesi kendilerine düşman ve dert kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri (kendileri için) hata yapıyorlardı.
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn ’âilesi bir gün kendilerine büyük düşman olacak ve başlarına dürlü belâ getürecek olan Mûsâ’yı nezdine aldı. Fir’avn ve Hâmân ve ’askerleri günâhkâr idiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun'un adamları onu almışlardı. Firavun, Haman ve askerleri, suçlu olduklarından, o onlara düşman ve başlarına da dert olacaktı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nitekim Firavun ailesi onu bulup aldı. Ama sonunda o kendileri için bir düşman ve tasa sebebi olacaktı. Şüphesiz Firavun, Hâmân ve askerleri yanlış yoldalardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak (nehirden) aldı.O, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanlış yolda idiler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nihayet Firavun'un ailesi, kendileri için bir düşman ve üzüntü kaynağı olacak o bebeği aldı. Firavun, Haman ve orduları suçlular idiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nihayet Firavun ailesi onu yitik olarak aldı. Çünkü o, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanılıyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunun üzerine âli Fir'avn onu lekıyt olarak aldı, çünkü ileride kendilerine bir düşman, bir gamm olacaktı Doğrusu Fir'avn de Hamân de, askerleri de hep cânîlerdiler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Nihâyet Firavun hanedanı, kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu (suda) bulup aldı. Muhakkak Firavun, (veziri) Hâmân ve askerleri (hakkı inkâr eden, zâlim) suçlu kimselerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Derken Firavun ailesi, kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak olan onu, buluntu olarak aldı. Firavun, Hâmân ve askerleri yanılgıya düştüler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunun üzerine Fir'avnın adamları onu yitik olarak aldı (lar). Çünkü o, aakıbet kendileri için bir düşman ve bir tasa olacakdı. Çünkü Fir'avn da, Hâmân da, bunların orduları da suçlu (insan) lardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken onu Fir'avun âilesi bul(arak al)dı ki, tâ (bunun netîcesi) kendilerine bir düşman ve bir üzüntü olsun! Gerçekten Fir'avun, (vezîri) Hâmân ve orduları (bütün işlerinde) hatâ etmekte olan kimseler idiler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nihayet (annesi su kaçırmayacak bir sandık içinde Musa’yı Nil Nehri’ne bırakınca) Firavun ailesi kendilerine düşman ve dert kaynağı olacak olan onu (o çocuğu Nil Nehri kıyısında bir sandık içinde) bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri (sürekli) hata eden (yanlış işler yapan) kimseler olmuşlardı. *
(*)... Allah tarafından aldığı ilhamla Hz. Musa’nın annesi onu su kaçırmayacak sağlam bir sandık içinde Nil Nehri’ne bırakmış ve çocuk, firavun (II.Ramses)’un kızı tarafından bulunarak saraya getirilmiştir. 12. ayette de belirtildiği gibi Hz. Musa’nın kız kardeşi, saraya gelerek çocuğu emzirmesi için bir kadın bulabileceğini söylemiştir. Firavunun kızı, bu teklifi kabul edince çocuğun öz annesi saraya gelerek çocuğunu emzirmiştir. Ayette geçen Hâmân kimdir? Bu kişinin “taş ocakları işçilerinin şefi” olup inşaat işlerinden sorumlu en yetkili şahsın bu şekilde adlandırıldığı tespit edilmiştir. Şu hâlde Kur’an’da yer alan Hâmân bir şahıs adı veya inşaat işlerinden sorumlu en üst düzeydeki yetkiliyi ifade eder. Kaynak: (Hâmân (İslam)- Vikipedi) Not: (لِيَكُونَ)’’ liyeküne’’ üzerindeki’ ’lâm’’akıbet’’harfi olup ta’lil (gerekçe) harfi değildir. Ayrıca Âraf-179. ayette de bulunan (لجهنم)’’licehenneme’e üzerindeki (ل)’’harfi de bunun gibi akıbet harfi olup (تعليل) yani’’ gerekçe’’ harfi değildir. KUR’AN’DA ADI GEÇEN HÂMÂN İLE TEVRAT’TAKİ HÂMÂN AYNI KİŞİLER Mİ? Kur’ân-ı Kerîm’de Hâmân’ın adı Firavun’la birlikte geçmektedir. Hâmân, Kur’ân’da 6 defâ, Firavun’un en yakın adamlarından biri olarak zikredilir. Buna mukâbil, Yahudîlerin yazılı kutsal metinleri olan Ahd-i Atik’te ise, Nebiim (Nebiler) bölümünde yer alan “Ester” kitabında geçer (3-7. bablar). Burada Hâmân, İsrâiloğulları’na kötülük yapan Pers kralının yardımcısı olarak zikredilir. Dolayısıyla Ahd-i Atik’e göre Hâmân, Hazret-i Musa’dan sonraki dönemlerde yaşamıştır. Bundan hareketle müsteşrikler, Kur’ân’da hatâ olduğunu iddiâ etmişlerdir. Ancak bu iddiâlarının bâtıl olduğu, Mısır hiyeroglif yazısının çözülüp, eski Mısır kitâbelerinde “Hâmân” isminin bulunmasıyla bir kez daha ispat edilmiştir. Eski Mısır dilinde yazılmış hiyeroglif kitâbeler 18’inci yüzyıla kadar okunamıyordu. Çünkü Hıristiyanlığın bölgede yayılmasıyla Mısır’ın eski inancı da, dili de unutulmuştu. Hiyeroglif yazısının kullanıldığı bilinen en son târih, mîlattan sonra 394 yılına âit bir kitâbedir. Bundan sonra bu dil unutuldu, tâ ki 1799 yılına kadar. Yazının sırrı, “Rosetta Stone” adı verilen ve mîlattan önce 196 târihine âit bir kitâbenin bulunmasıyla çözüldü. Bu tabletin husûsiyeti, üç farklı yazıyla yazılmış olmasıydı: Hiyeroglif, Demotik (Hiyeroglif’in el yazısı şekli) ve Yunanca. Yunanca metnin yardımıyla tabletteki eski Mısır yazısı Jean-Françoise Champollion isimli bir Fransız tarafından tamamen çözüldü. Hiyeroglif’in çözümüyle çok önemli bir bilgiye daha erişilmiş oldu: “Hâmân’’ ismi, gerçekten de Mısır kitâbelerinde Hazret-i Mûsâ (a.s.) döneminde geçiyordu. Viyana’daki Hof Müzesi’nde bulunan bir târihî eserin üzerinde bu isimden söz ediliyordu. Aynı kitâbede Hâmân’ın Firavun’a olan yakınlığı da vurgulanıyordu.[2] Bütün kitâbelere dayanılarak hazırlanan “Yeni Krallıktaki Kişiler” sözlüğünde ise, Hâmân’dan “Taş ocaklarında çalışanların başı” olarak bahsediliyordu.[3] Bu arkeolojik tespitler, Kur’ân-ı Kerîm ile mutâbakat hâlindedir: ::: Dipnotlar: [2] Walter Wreszinski Ägyptische Inschriften aus dem K.K. Hof Museum in Wien, 1906, J. C. Hinrich’sche Buchhandlung: [3] Hermann Ranke, Die Ägyptischen Personennaman, Verzeichnis der Namen, Verlag Von J. J. Augustin in Glückstadt, Band I, 1935, Band II, 1952: Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Rahmet Peygamberi, Erkam Yayınları.// Ayrıca Arapça bilenler Lâm’ı akıbet konusunda aşağıdaki tefsir metinlerine de bakabilirler. أما قوله: {لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوّاً وَحَزَناً } فالمشهور أن هذه اللام يراد بها العاقبة قالوا وإلا نقض قوله: {وَقَالَتِ (*)... Allah tarafından aldığı ilhamla Hz. Musa’nın annesi onu su kaçırmayacak sağlam bir sandık içinde Nil Nehri’ne bırakmış ve çocuk, firavun (II.Ramses)’un kızı tarafından bulunarak saraya getirilmiştir. 12. ayette de belirtildiği gibi Hz. Musa’nın kız kardeşi, saraya gelerek çocuğu emzirmesi için bir kadın bulabileceğini söylemiştir. Firavunun kızı, bu teklifi kabul edince çocuğun öz annesi saraya gelerek çocuğunu emzirmiştir. Ayette geçen Hâmân kimdir? Bu kişinin “taş ocakları işçilerinin şefi” olup inşaat işlerinden sorumlu en yetkili şahsın bu şekilde adlandırıldığı tespit edilmiştir. Şu hâlde Kur’an’da yer alan Hâmân bir şahıs adı veya inşaat işlerinden sorumlu en üst düzeydeki yetkiliyi ifade eder. Kaynak: (Hâmân (İslam)- Vikipedi) Not: (لِيَكُونَ)’’ liyeküne’’ üzerindeki’ ’lâm’’akıbet’’harfi olup ta’lil (gerekçe) harfi değildir. Ayrıca Âraf-179. ayette de bulunan (لجهنم)’’licehenneme’e üzerindeki (ل)’’harfi de bunun gibi akıbet harfi olup (تعليل) yani’’ gerekçe’’ harfi değildir. KUR’AN’DA ADI GEÇEN HÂMÂN İLE TEVRAT’TAKİ HÂMÂN AYNI KİŞİLER Mİ? Kur’ân-ı Kerîm’de Hâmân’ın adı Firavun’la birlikte geçmektedir. Hâmân, Kur’ân’da 6 defâ, Firavun’un en yakın adamlarından biri olarak zikredilir. Buna mukâbil, Yahudîlerin yazılı kutsal metinleri olan Ahd-i Atik’te ise, Nebiim (Nebiler) bölümünde yer alan “Ester” kitabında geçer (3-7. bablar). Burada Hâmân, İsrâiloğulları’na kötülük yapan Pers kralının yardımcısı olarak zikredilir. Dolayısıyla Ahd-i Atik’e göre Hâmân, Hazret-i Musa’dan sonraki dönemlerde yaşamıştır. Bundan hareketle müsteşrikler, Kur’ân’da hatâ olduğunu iddiâ etmişlerdir. Ancak bu iddiâlarının bâtıl olduğu, Mısır hiyeroglif yazısının çözülüp, eski Mısır kitâbelerinde “Hâmân” isminin bulunmasıyla bir kez daha ispat edilmiştir. Eski Mısır dilinde yazılmış hiyeroglif kitâbeler 18’inci yüzyıla kadar okunamıyordu. Çünkü Hıristiyanlığın bölgede yayılmasıyla Mısır’ın eski inancı da, dili de unutulmuştu. Hiyeroglif yazısının kullanıldığı bilinen en son târih, mîlattan sonra 394 yılına âit bir kitâbedir. Bundan sonra bu dil unutuldu, tâ ki 1799 yılına kadar. Yazının sırrı, “Rosetta Stone” adı verilen ve mîlattan önce 196 târihine âit bir kitâbenin bulunmasıyla çözüldü. Bu tabletin husûsiyeti, üç farklı yazıyla yazılmış olmasıydı: Hiyeroglif, Demotik (Hiyeroglif’in el yazısı şekli) ve Yunanca. Yunanca metnin yardımıyla tabletteki eski Mısır yazısı Jean-Françoise Champollion isimli bir Fransız tarafından tamamen çözüldü. Hiyeroglif’in çözümüyle çok önemli bir bilgiye daha erişilmiş oldu: “Hâmân’’ ismi, gerçekten de Mısır kitâbelerinde Hazret-i Mûsâ (a.s.) döneminde geçiyordu. Viyana’daki Hof Müzesi’nde bulunan bir târihî eserin üzerinde bu isimden söz ediliyordu. Aynı kitâbede Hâmân’ın Firavun’a olan yakınlığı da vurgulanıyordu.[2] Bütün kitâbelere dayanılarak hazırlanan “Yeni Krallıktaki Kişiler” sözlüğünde ise, Hâmân’dan “Taş ocaklarında çalışanların başı” olarak bahsediliyordu.[3] Bu arkeolojik tespitler, Kur’ân-ı Kerîm ile mutâbakat hâlindedir: ::: Dipnotlar: [2] Walter Wreszinski Ägyptische Inschriften aus dem K.K. Hof Museum in Wien, 1906, J. C. Hinrich’sche Buchhandlung: [3] Hermann Ranke, Die Ägyptischen Personennaman, Verzeichnis der Namen, Verlag Von J. J. Augustin in Glückstadt, Band I, 1935, Band II, 1952: Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Rahmet Peygamberi, Erkam Yayınları.// Ayrıca Arapça bilenler Lâm’ı akıbet konusunda aşağıdaki tefsir metinlerine de bakabilirler. أما قوله: {لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوّاً وَحَزَناً } فالمشهور أن هذه اللام يراد بها العاقبة قالوا وإلا نقض قوله: {وَقَالَتِ ٱمْرَأَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّةُ عَيْنٍ لّى وَلَكَ } ونقض قوله: { { وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مّنّى } } [طه: 39] ونظير هذه اللام قوله تعالى: { { وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ } } [الأعراف: 179) (مفاتيح  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak o çocuğu ailelerine katmışlardı. Firavun, Haman ve ikisinin ordusu (bilmeden) hata etmiş oldular.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bundan sonra Firavungiller onu bulup aldılar. Musa eninde sonunda onlar için bir düşman, bir kaygı kesilecekti. Çünkü Firavun, Haman, bu ikisinin orduları da suç işlemişlerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Firavun/un adamları bilâhare kendilerine düşman kesilecek, üzülmelerine bais olacak olan Musa/yı, alıp beslediler. Çünkü Firavun, Haman ve askerleri suçluydular.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nihayet Firavun ailesi, kendilerine düşman olacak ve bir üzüntü verecek olan (bu çocuğu) bulup aldı. Gerçekten Firavun, Hâmân ve askerleri hatalı idiler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Nihayet Firavun'un ailesi, onu kendileri için (ileride bilmeksizin) bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun da Hâmân da ve askerleri de bir yanılgı içindeydi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Mûsâ’nın içinde bulunduğu sandık, ilâhî kudretin koruması altında, akıntıyla birlikte suda süzülmeye başladı. Nehrin ilerisinde, Firavun ve askerleri kamp kurmuşlardı. Firavunun adamlarından biri, onu buldu ve Firavunun son derece dürüst ve iyi kalpli olan hanımına verdi. Çünkü ilâhî plâna göre, bu çocuk ileride onlara başkaldırıp düşmanlık edecek ve zâlimler için büyük bir üzüntü kaynağı olacaktı.Böylece, bir diktatörün daha yıkılış süreci başlamış oluyordu. Gerçekten Firavun, baş danışmanı Haman ve askerleri, tepeden tırnağa günaha batmış kimselerdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Derken onlara düşman ve dert olması için Firavun’un ailesi, onu sahipsiz buluntu bir çocuk olarak aldı. Gerçekten Firavun, Hâmân ve ikisinin orduları, yanlış yapmaktaydı / suç işlemekteydi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Derken, ileride başlarına dert ve düşman olacak olan bebek, Fıravunlar'ın eline geçti. Çünkü Fıravun da, Hâmân da, orduları da çok yanlış yapıyorlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nihayet Firavunun ailesi onu yitik çocuk olarak sudan çıkardı. Böylece Musa Firavunun ailesi içinde onlara düşman olarak yetişecek, gerçek ortaya çıktığında Firavunun pişmanlığına neden olacaktı. Firavuna düzenlerini yıkacak düşmanı büyütmesine imkân verdik. Bu imkân Firavuna kurduğumuz büyük tuzaktı. Çünkü Firavun, yardımcısı Haman ve orduları yanlış yoldaydı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Firavun ailesi (sonunda) kendilerine bir düşman ve bir üzüntü kaynağı (olacağını bilmeden) onu (Musa’yı) bulup almışlardı. [*] Şüphesiz ki Firavun, Haman ve askerleri suçlu insanlardı.
Benzer bir kalıpta ([yeltekıt]) bir kez de Yûsuf 12:10’da geçen [iltekata] fiili “bir şeyin tesadüfen bulunması” veya “yitik olarak bulunması” demektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sonunda) Firavun’un ailesi onu, ileride kendilerine bir düşman ve başlarına dert olmak üzere yitik olarak bulup aldı. Şüphesiz Firavun, Hâmân ve orduları hep cânî kimseler idi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve (sonunda) Firavun ailesi[nden biri] ⁹ o’nu buldu [ve kurtardı]: çünkü [Biz] o’nun ileride, Firavun’un, Hâmân’ın ve onların maiyetindekilerin gerçekten yanlış yolda olduklarını görerek karşılarına bir düşman ve bir üzüntü [kaynağı] olarak çıkmasını [dilemiştik]!
9 Hem sonraki ayetten, hem de 66:11’den anlaşıldığı üzere, Hz. Musa’yı nehirde bulan kişi Firavun’un kendi karısıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Firavun’un ailesinden biri, ileride kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak o bebeği bulup aldı. Çünkü Firavun, Haman ve orduları bu konuda büyük bir hata yapmaktaydılar. 79/15...26
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken, Firavun’un ailesi[³³⁷⁴] onu buldu; sonunda kendileri için bir düşman ve bir hüzün kaynağı olacak (bu bebeği) sahiplendiler. Belli ki Firavun, Hâmân ve onların askerleri yanılgı içindeydiler.[³³⁷⁵]
[3374] Arkadan gelen âyetten bu kişinin Firavun’un karısı olduğu anlaşılmaktadır. Bazı müfessirler bu kraliçenin, 66:11’de örnek gösterilen kişi (Asiye) olduğunu söylerler (Taberî). [3375] Veya: “..yanlış yoldaydılar”. Hasan Basri’nin yorumuna dayanan tercihimizin açılımı şöyledir: ‘kendi elleriyle kendilerini iktidardan edecek süreci başlatan bir yanılgıya düşmüşlerdi’ (Râzî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nitekim öyle oldu) Firavun ile Hâmân ve askerleri (farkına varmadan büyük bir) hata yapıyorlardı.
(Musa diye nice masumların canına kıydıkları halde, asıl kendilerinin helâkine sebep olacak yavruyu koruyup yanlarına alıyorlardı. Çünkü, Allah Teala'nın takdiri elbette gerçekleşecekti.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Nihayet Firavun çevresinden biri kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık O'nu Fir'avun'un adamları bulup aldılar, tâ ki, kendileri için bir düşman ve bir üzüntü olsun. Şüphe yok ki Fir'avun ile Haman ve orduları, hata eden kimseler olmuşlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Firavun'un ailesi onu, kendilerine ileride bir düşman ve başlarına bir dert olması için ırmakta bulup yanlarına aldılar. Doğrusu Firavun da, Haman da, askerleri de yanılıyorlardı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nihayet onu Fir'avn ailesi aldı ki, kendilerine bir düşman ve başlarına derd olsun. Gerçekten Fir'avn, Haman ve askerleri yanılıyorlardı.
Son cümleye: "Fir'avn ve askerleri suçlular idiler" şeklinde de mânâ verilmiştir ama bu mânâ, kanâatimize göre sözgelimine uygun düşmüyor. Önceki cümlede belirtildiği üzere Fir'avn ve askerlerinin, Mûsâ'yı almakla yanıldıkları, böylece Allah'ın takdirinin gerçekleşmesine yardımcı oldukları anlatılıyor.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara düşman ve sebeb-i hüzün ve felâket olması içün Mûsâ'yı Fir'avn 'âilesi bulub aldı. Tahkîk Fir'avn ve Hâmân ile 'askerleri hatâ işlerlerden idiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Anası onu nehire bırakınca) Firavun’un ailesi bulup aldılar ki, kendileri için düşman ve üzüntü kaynağı olsun. Çünkü Firavun, Haman ve her ikisinin ordusu suçlu durumdaydılar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun ailesi onu bulup aldılar. Sonunda onlara düşman ve başlarına dert olacaktı. Çünkü Firavun, Haman ve orduları suçlu idiler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken onu, kendilerine düşman etmek ve başlarına dert açmak için Firavun'un adamları buldu. Doğrusu Firavun da, Hâmân da, askerleri de günahkâr kimselerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nihayet, Firavun ailesi onu kayıp bir şey olarak bulup aldı. O, kendileri için bir düşman ve tasa olacaktı. Gerçek olan şu ki Firavun, Hâmân ve bunların orduları yanlış yoldaydılar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes götürdi anı fir'avn ķavmı tā ola anlara düşmān daħı ķayġu. bayıķ fir'avn daħı ḥāmān daħı ol ikinüñ süleri ya'nį işleri oldılar yanılıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes anı ṭapdı, aldı Fir‘avn ehli, özlerine ‘āḳıbet düşman olmaġ‐ıçun veḳayġu olmaġ‐ıçun. Taḥḳīḳ Fir‘avn ve Hāmān çerileri daḫı ḫaṭā üstine‐y‐idiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Musa doğulduqdan sonra anası bir müddət onu əmizdirdi, sonra mamaçanın onun oğlu olduğunu Fir’ona xəbər verəcəyindən qorxaraq körpəsini bir sandığa qoyub Allaha dua edərək Nil çayına atdı. Bu zaman Fir’on zövcəsi ilə oturub Nilə tamaşa edirdi. Suyun üzündə bir sandığın üzdüyünü görən Fir’on xidmətçilərə onu tutub gətirməyi əmr etdi). Fir’onun adamları axırda özlərinə düşmən kəsiləcək və başlarına bəla olacaq Musanı (içində olduğu sandıqla birlikdə) götürüb gəldilər. Həqiqətən, Fir’on, Haman və onların əsgərləri (küfr etdiklərinə, mə’sum uşaqları öldürdüklərinə görə) günahkar idilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the family of Pharaoh took him up, that he might become for them an enemy and a sorrow. Lo! Pharaoh and Haman and their hosts were ever sinning.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then the people of Pharaoh picked him up (from the river): (It was intended) that (Moses) should be to them an adversary and a cause of sorrow:(3334) for Pharaoh and Haman and (all) their hosts were men of sin.
3334 This was the Plan of Providence; that the wicked might cast a net round themselves by fostering the man who was to bring them to naught and be the instrument of their punishment-or (looking at it from the other side) that Moses might learn all the wisdom of the Egyptians in order to expose all that was hollow and wicked in it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَالْتَقَطَهُٓ
nihayet onu aldı
اٰلُ
ailesi
فِرْعَوْنَ
Firavun
لِيَكُونَ
olması için
لَهُمْ
kendile-rine
عَدُواًّ
bir düş-man
وَحَزَناًۜ
ve bir üzüntü
اِنَّ
şüp-hesiz
فِرْعَوْنَ
Firavun
وَهَامَانَ
ve Hâmân
وَجُنُودَهُمَا
ve ikisinin askerleri
كَانُوا
idiler
خَاطِـ۪ٔينَ
hata edenler
Nihayet (annesi Mûsâ'yı Nil'e bırakınca) Firavun ailesi (bilmeden) kendileri için bir düşman ve üzüntü olacak o çocuğu (bulup) aldı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri (bunu yaparak kendileri için) hata yapıyorlardı.
اِلْتَقَطَ
Fiil-VIII
ل ق ط
Bulup aldı
ءَال
İsim
ا و ل
Ehil (ehli), aile
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَدُوّ
İsim
ع د و
Düşman
حَزَن
İsim
ح ز ن
Üzüntü, hüzün
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
هَامَان
Özel isim
هَامَان
Hâmân
جُنْد
İsim
ج ن د
Ordu, taraftar
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
خَاطِـ۪ٔين
Etken fiil
خ ط ا
Hata işleyenler, hataya düşenler