Nihayet (annesi su kaçırmayacak bir sandık içinde Musa’yı Nil Nehri’ne bırakınca) Firavun ailesi kendilerine düşman ve dert kaynağı olacak olan onu (o çocuğu Nil Nehri kıyısında bir sandık içinde) bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri (sürekli) hata eden (yanlış işler yapan) kimseler olmuşlardı. *
(*)... Allah tarafından aldığı ilhamla Hz. Musa’nın annesi onu su kaçırmayacak sağlam bir sandık içinde Nil Nehri’ne bırakmış ve çocuk, firavun (II.Ramses)’un kızı tarafından bulunarak saraya getirilmiştir. 12. ayette de belirtildiği gibi Hz. Musa’nın kız kardeşi, saraya gelerek çocuğu emzirmesi için bir kadın bulabileceğini söylemiştir. Firavunun kızı, bu teklifi kabul edince çocuğun öz annesi saraya gelerek çocuğunu emzirmiştir. Ayette geçen Hâmân kimdir? Bu kişinin “taş ocakları işçilerinin şefi” olup inşaat işlerinden sorumlu en yetkili şahsın bu şekilde adlandırıldığı tespit edilmiştir. Şu hâlde Kur’an’da yer alan Hâmân bir şahıs adı veya inşaat işlerinden sorumlu en üst düzeydeki yetkiliyi ifade eder. Kaynak: (Hâmân (İslam)- Vikipedi) Not: (لِيَكُونَ)’’ liyeküne’’ üzerindeki’ ’lâm’’akıbet’’harfi olup ta’lil (gerekçe) harfi değildir. Ayrıca Âraf-179. ayette de bulunan (لجهنم)’’licehenneme’e üzerindeki (ل)’’harfi de bunun gibi akıbet harfi olup (تعليل) yani’’ gerekçe’’ harfi değildir. KUR’AN’DA ADI GEÇEN HÂMÂN İLE TEVRAT’TAKİ HÂMÂN AYNI KİŞİLER Mİ? Kur’ân-ı Kerîm’de Hâmân’ın adı Firavun’la birlikte geçmektedir. Hâmân, Kur’ân’da 6 defâ, Firavun’un en yakın adamlarından biri olarak zikredilir. Buna mukâbil, Yahudîlerin yazılı kutsal metinleri olan Ahd-i Atik’te ise, Nebiim (Nebiler) bölümünde yer alan “Ester” kitabında geçer (3-7. bablar). Burada Hâmân, İsrâiloğulları’na kötülük yapan Pers kralının yardımcısı olarak zikredilir. Dolayısıyla Ahd-i Atik’e göre Hâmân, Hazret-i Musa’dan sonraki dönemlerde yaşamıştır. Bundan hareketle müsteşrikler, Kur’ân’da hatâ olduğunu iddiâ etmişlerdir. Ancak bu iddiâlarının bâtıl olduğu, Mısır hiyeroglif yazısının çözülüp, eski Mısır kitâbelerinde “Hâmân” isminin bulunmasıyla bir kez daha ispat edilmiştir. Eski Mısır dilinde yazılmış hiyeroglif kitâbeler 18’inci yüzyıla kadar okunamıyordu. Çünkü Hıristiyanlığın bölgede yayılmasıyla Mısır’ın eski inancı da, dili de unutulmuştu. Hiyeroglif yazısının kullanıldığı bilinen en son târih, mîlattan sonra 394 yılına âit bir kitâbedir. Bundan sonra bu dil unutuldu, tâ ki 1799 yılına kadar. Yazının sırrı, “Rosetta Stone” adı verilen ve mîlattan önce 196 târihine âit bir kitâbenin bulunmasıyla çözüldü. Bu tabletin husûsiyeti, üç farklı yazıyla yazılmış olmasıydı: Hiyeroglif, Demotik (Hiyeroglif’in el yazısı şekli) ve Yunanca. Yunanca metnin yardımıyla tabletteki eski Mısır yazısı Jean-Françoise Champollion isimli bir Fransız tarafından tamamen çözüldü. Hiyeroglif’in çözümüyle çok önemli bir bilgiye daha erişilmiş oldu: “Hâmân’’ ismi, gerçekten de Mısır kitâbelerinde Hazret-i Mûsâ (a.s.) döneminde geçiyordu. Viyana’daki Hof Müzesi’nde bulunan bir târihî eserin üzerinde bu isimden söz ediliyordu. Aynı kitâbede Hâmân’ın Firavun’a olan yakınlığı da vurgulanıyordu.[2] Bütün kitâbelere dayanılarak hazırlanan “Yeni Krallıktaki Kişiler” sözlüğünde ise, Hâmân’dan “Taş ocaklarında çalışanların başı” olarak bahsediliyordu.[3] Bu arkeolojik tespitler, Kur’ân-ı Kerîm ile mutâbakat hâlindedir: ::: Dipnotlar: [2] Walter Wreszinski Ägyptische Inschriften aus dem K.K. Hof Museum in Wien, 1906, J. C. Hinrich’sche Buchhandlung: [3] Hermann Ranke, Die Ägyptischen Personennaman, Verzeichnis der Namen, Verlag Von J. J. Augustin in Glückstadt, Band I, 1935, Band II, 1952: Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Rahmet Peygamberi, Erkam Yayınları.// Ayrıca Arapça bilenler Lâm’ı akıbet konusunda aşağıdaki tefsir metinlerine de bakabilirler.
أما قوله: {لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوّاً وَحَزَناً } فالمشهور أن هذه اللام يراد بها العاقبة قالوا وإلا نقض قوله: {وَقَالَتِ (*)... Allah tarafından aldığı ilhamla Hz. Musa’nın annesi onu su kaçırmayacak sağlam bir sandık içinde Nil Nehri’ne bırakmış ve çocuk, firavun (II.Ramses)’un kızı tarafından bulunarak saraya getirilmiştir. 12. ayette de belirtildiği gibi Hz. Musa’nın kız kardeşi, saraya gelerek çocuğu emzirmesi için bir kadın bulabileceğini söylemiştir. Firavunun kızı, bu teklifi kabul edince çocuğun öz annesi saraya gelerek çocuğunu emzirmiştir. Ayette geçen Hâmân kimdir? Bu kişinin “taş ocakları işçilerinin şefi” olup inşaat işlerinden sorumlu en yetkili şahsın bu şekilde adlandırıldığı tespit edilmiştir. Şu hâlde Kur’an’da yer alan Hâmân bir şahıs adı veya inşaat işlerinden sorumlu en üst düzeydeki yetkiliyi ifade eder. Kaynak: (Hâmân (İslam)- Vikipedi) Not: (لِيَكُونَ)’’ liyeküne’’ üzerindeki’ ’lâm’’akıbet’’harfi olup ta’lil (gerekçe) harfi değildir. Ayrıca Âraf-179. ayette de bulunan (لجهنم)’’licehenneme’e üzerindeki (ل)’’harfi de bunun gibi akıbet harfi olup (تعليل) yani’’ gerekçe’’ harfi değildir. KUR’AN’DA ADI GEÇEN HÂMÂN İLE TEVRAT’TAKİ HÂMÂN AYNI KİŞİLER Mİ? Kur’ân-ı Kerîm’de Hâmân’ın adı Firavun’la birlikte geçmektedir. Hâmân, Kur’ân’da 6 defâ, Firavun’un en yakın adamlarından biri olarak zikredilir. Buna mukâbil, Yahudîlerin yazılı kutsal metinleri olan Ahd-i Atik’te ise, Nebiim (Nebiler) bölümünde yer alan “Ester” kitabında geçer (3-7. bablar). Burada Hâmân, İsrâiloğulları’na kötülük yapan Pers kralının yardımcısı olarak zikredilir. Dolayısıyla Ahd-i Atik’e göre Hâmân, Hazret-i Musa’dan sonraki dönemlerde yaşamıştır. Bundan hareketle müsteşrikler, Kur’ân’da hatâ olduğunu iddiâ etmişlerdir. Ancak bu iddiâlarının bâtıl olduğu, Mısır hiyeroglif yazısının çözülüp, eski Mısır kitâbelerinde “Hâmân” isminin bulunmasıyla bir kez daha ispat edilmiştir. Eski Mısır dilinde yazılmış hiyeroglif kitâbeler 18’inci yüzyıla kadar okunamıyordu. Çünkü Hıristiyanlığın bölgede yayılmasıyla Mısır’ın eski inancı da, dili de unutulmuştu. Hiyeroglif yazısının kullanıldığı bilinen en son târih, mîlattan sonra 394 yılına âit bir kitâbedir. Bundan sonra bu dil unutuldu, tâ ki 1799 yılına kadar. Yazının sırrı, “Rosetta Stone” adı verilen ve mîlattan önce 196 târihine âit bir kitâbenin bulunmasıyla çözüldü. Bu tabletin husûsiyeti, üç farklı yazıyla yazılmış olmasıydı: Hiyeroglif, Demotik (Hiyeroglif’in el yazısı şekli) ve Yunanca. Yunanca metnin yardımıyla tabletteki eski Mısır yazısı Jean-Françoise Champollion isimli bir Fransız tarafından tamamen çözüldü. Hiyeroglif’in çözümüyle çok önemli bir bilgiye daha erişilmiş oldu: “Hâmân’’ ismi, gerçekten de Mısır kitâbelerinde Hazret-i Mûsâ (a.s.) döneminde geçiyordu. Viyana’daki Hof Müzesi’nde bulunan bir târihî eserin üzerinde bu isimden söz ediliyordu. Aynı kitâbede Hâmân’ın Firavun’a olan yakınlığı da vurgulanıyordu.[2] Bütün kitâbelere dayanılarak hazırlanan “Yeni Krallıktaki Kişiler” sözlüğünde ise, Hâmân’dan “Taş ocaklarında çalışanların başı” olarak bahsediliyordu.[3] Bu arkeolojik tespitler, Kur’ân-ı Kerîm ile mutâbakat hâlindedir: ::: Dipnotlar: [2] Walter Wreszinski Ägyptische Inschriften aus dem K.K. Hof Museum in Wien, 1906, J. C. Hinrich’sche Buchhandlung: [3] Hermann Ranke, Die Ägyptischen Personennaman, Verzeichnis der Namen, Verlag Von J. J. Augustin in Glückstadt, Band I, 1935, Band II, 1952: Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Rahmet Peygamberi, Erkam Yayınları.// Ayrıca Arapça bilenler Lâm’ı akıbet konusunda aşağıdaki tefsir metinlerine de bakabilirler.
أما قوله: {لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوّاً وَحَزَناً } فالمشهور أن هذه اللام يراد بها العاقبة قالوا وإلا نقض قوله: {وَقَالَتِ ٱمْرَأَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّةُ عَيْنٍ لّى وَلَكَ } ونقض قوله: { { وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مّنّى } } [طه: 39] ونظير هذه اللام قوله تعالى: { { وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ } } [الأعراف: 179) (مفاتيح