[Bunun üzerine, vaktiyle yapılan] uyarının apaçık aleyhlerine tecelli ettiğini gören ⁶⁵ kimseler: “Ey Rabbimiz!” diyecekler, “Bunlar bizim azdırdığımız kimselerdir; (evet,) biz kendimiz azdığımız gibi, onları da azdırdık ⁶⁶ (Ama şimdi) onları Senin hükmüne bırakıyoruz; zaten onların tapındığı gerçekte biz değildik”. ⁶⁷
65 Yani Allah’ın yargısının aleyhlerine gerçekleştiğini gören kimseler (karş. 27:82 ve ilgili 73. not). Ayetin devamından da anlaşılacağı gibi, burada hitab edilen kimseler, toplumlarına yanlış ölçüler, yanlış değer hükümleri empoze ettiği farzedilen “din ve düşünce önderleri”dir; ve yandaşlarının tuttuğu eğri yoldan en başta bunlar sorumlu olduklarından, öte dünyada azabı en başta çekenler de bunlar olacaktır.66 Yani, “biz onları yoldan çıkardıysak, bu, kötü niyetimizden ötürü değildi; bizi nasıl bizden öncekiler yoldan çıkardıysa, biz de onlardan devraldığımız bakış açıları ve yaşam tarzıyla sonrakileri yoldan çıkarmış olduk”. Bu “cevap”, hiç şüphesiz, zevahiri kurtarmak için söylenmiş mesnetsiz bir sözdür; fakat burada bu söze, insanın kaba maddeciliğe dayanan sahte -ve böyle olduğu halde, yine de yüceltilmekten geri durulmayan- değer ve kavramlara karşı gösterdiği bağlılığın sadece bir “toplumsal sirayet” meselesi olduğunu; bir başka deyişle, bu maddeci sahte değerlere sırf öncekilerden intikal ettiği ve sonraki nesiller tarafından da körü körüne benimsendiği için zaman içinde reddedilemez gözüyle bakılır olduğunu göstermek için yer verilmiştir. En derin anlamıyla bu pasaj, Kur’an’daki benzer başka ifadeler gibi, zihnî ya da ahlakî bir önermenin doğruluğuna hükmetmek için öteki bütün şartları bir kenara bırakıp sadece onun önceki nesiller tarafından muteber görülmüş olmasını yeterli görmenin zihnen ve ahlaken kabul edilemez olduğunu vurgulamaktadır.67 Bir başka deyişle, onlar sadece kendi arzu ve heveslerine kulluk ediyorlar, ama bu arzu ve heveslerini haricî varlıklara yansıtıyor yahut onlarla özdeşleştiriyorlardı. Bu konuda bkz. 10:28 ve ilgili notlar, özellikle 46. not, ayrıca bkz. 34:41 ve 52. not.