close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 64. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekîle-d’û şurakâekum fede’avhum felem yestecîbû lehum veraevû-l’ażâb(e)(c) lev ennehum kânû yehtedûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve çağırın şirk koştuğunuz şeyleri denir, onlar da çağırırlar, fakat icabet etmezler onlara ve azabı görürler; ne olurdu doğru yolu bulsalardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Tağutların ve sahte ma’budların ardına sığınanlara ise) Denilir ki: ’Ortaklarınızı (Allah’a şirk koşup peşlerine takıldıklarınızı şimdi) çağırın (bakalım, yanınıza gelebilecekler mi?)’ Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap (ve destek) vermezler ve (dehşetli) azabı görünce (acı bir pişmanlık içinde kıvranıverirler. Halbuki;) şayet hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu. (Ama bunlar nasipsizlerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra onlara: “Çağırın bakalım, tanrısal nitelikler yakıştırarak, Allah'a ortak koştuğunuz varlıkları, ya da güçleri.” Ve onlar da bu sözü geçen varlık ve güçleri yardıma çağıracaklar, fakat onlar cevap veremezler ve sonunda, göre göre sadece azabı görecekler karşılarında. Böyle umutsuz ve çaresiz duruma düşeceklerine, vaktiyle doğru yolu tutsalardı ya.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak saydığınız varlıkları çağırın” denilir. Onlar da çağırırlar. Fakat, kendilerine cevap vermezler ve karşılarında azâbı görürler. Ne olurdu, dünyada iken doğru yolu tercih etselerdi!
Ahmet Varol
swap_vert close
"Ortaklarınızı çağırın" denir. Çağırırlar ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Ne olurdu doğru yolu kabul etselerdi!
Ali Bulaç
swap_vert close
Denir ki: 'Ortaklarınızı çağırın.' Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müşriklere şöyle denecek: “- (azabdan kurtulmanız için) yalvarın bakalım ortaklarınıza (putlarınıza).” Onlar da yalvaracaklar, fakat kendilerine karşılık vermiyecekler, (hiç bir yardımda bulunamıyacaklardır. Öncüler ve düşükler hepsi) azabı göreceklerdir. Önceden onlar hakkı kabul edib hidayete ereydiler ya!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve: “Allah’a eş koştuklarınızı çağırın!” denilir. Onlar, o eş koştuklarını çağırırlar. Fakat o putlar, kendilerine cevap vermezler. İşte o zaman azabı görürler… Keşke daha önce doğru yola gelmiş olsalardı!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Allah'a koştuğunuz ortaklarınızı çağırınız” denir. Onlar da çağırırlar ama, taptıkları kendilerine cevap vermezler. Cehennem azabını görünce, “Dünyadayken doğru yolda olsalardı!” diye hayıflanırlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Denilir ki: «Eş koşmuş olduğunuz şeyleri çağırınız»; hemen çağıracaklar, onlara cevap gelmez, azabı gördüklerinde: «Ne olaydı, doğru yolu tutsalardı!» denecek
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra (Allah'tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:) “(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın (da sizi kurtarsınlar)!” denecek. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (işte o anda karşılarında o korkunç) azabı görecekler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola girselerdi!
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara "Şeriklerinizi çağırınız" denilecek, çağıracaklar, fakat cevâb alamıyacaklar, kendilerine ihzâr olunan ’azâbı görecekler o vakit tarîk-i hidâyete sülûk itmiş olmak isteyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Koştuğunuz ortaklarınızı çağırın" denir; onlar da çağırırlar ama, kendilerine cevap veremezler; cehennem azabını görünce doğru yolda olmadıklarına yanarlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara, “Haydi ortaklarınızı çağırın!” denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Allah’a koştuğunuz ortaklarınızı çağırın!” denir. Çağırırlar ama (o sahte tanrılar) onlara cevap vermezler ve azabı görürler! Keşke vaktiyle doğru yola girmiş olsalardı!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!» denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!  
 Âyetin son kısmına «azabı görürler, ah keşke doğru yola girmiş olsalardı diye yanarlar» şeklinde de mana verilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara, "Haydi ortaklarınızı (yardıma) çağırın." Bunun üzerine onları çağırırlar, ancak kendilerine karşılık vermezler. Azabı görürler ve doğru yolda bulunmadıklarına yanarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!" denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de haydin yalvarın bakalım şeriklerinize denilmiştir, binaenaleyh yalvarmışlardır fakat kendilerine icabet etmemişler ve azâbı görmüşlerdir, vaktiyle hakkı görselerdi ya
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlara, (müşriklere şöyle) buyurulur: “Haydi, (Allah’a) ortak koştuklarınızı (putlarınızı, yardıma) çağırın. Bunun üzerine onları çağırırlar, fakat (putlar) kendilerine cevap veremezler. (Böyle perişan hâllere düşmeden önce, dünyada iken) doğru yolu tercih etselerdi ya!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve onlara: “Ortaklarınızı çağırın.” denildi. Onlar da çağırdılar. Ancak cevap alamadılar ve azapla karşı karşıya kaldılar. Keşke zamanında doğru yolu seçselerdi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(O gün onlara): «Çağırın ortaklarınızı» denilmişdir (denilecekdir) de onları çağırmışlardır. Fakat bunlar kendilerine icabet etmemişlerdir ve (onların uğradıkları) azâbı görmüşlerdir. Nolurdu (o müşrikler) hidâyeti kabul etmiş olsalardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (o gün müşriklere:) “(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!” denilir de onları çağırırlar; fakat kendilerine cevab vermezler ve (karşılarında) azâbı görürler. Ne olurdu, onlar gerçekten hidâyete ermiş olsalardı?
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (o gün) onlara (Allah’tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:), “Haydi yalvarın ortak koştuğunuz o varlıklara!” denir. Yalvarırlar, fakat diğerleri onlara hiçbir cevap veremez ve (cevap olarak) karşılarında ancak azabı görürler. Eğer onlar (dünyada iken) doğru yolda olsalardı (bunu görmezlerdi).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Müşriklere “Ortaklarınızı çağırın” denilir. Allah’a ortak koşanlar ortaklarını çağırırlar ama, çağrılanlar çağıranlara cevap veremezler. Azabı gördüklerinde ise “Keşke onlar doğru yolda olsaydılar” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Eş koştuklarınızı çağırın" denilecek. Onlar da çağıracaklar. Ancak onların çağrısına gelen olmıyacaktır. Azaba uğruyacaklardır. Doğru yolu tutmuş olsalardı, ne olurdu?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara şöyle denecek: Sizi azaptan kurtarmak için şerik tuttuklarınız putları çağırın. Onlar da şaşkınlık içinde bunları çağıracaklar, bunlar ise onlara cevap vermeyecekler, azap görecekler, eğer onlar hidayet bulsalardı azap görmeyeceklerdi [²].
[2] Veya kendilerinden vazgeçmeselerdi azabın sardığını görürlerdi veya azaba bir çare bulsalardı kendilerinden azabı savuştururlardı. Veya azap görünce hidayeti temenni ederler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara “Şu koştuğunuz ortakları çağırınız”¹⁷ denir. Onlar da çağırırlar ama kendilerine cevap veremezler. Azabı görürler. Keşke (dünyada) doğru yolu bulmuş olsalardı!
17 Krş. En’âm, 6/94; A’râf, 7/193, 197-198; Kehf, 18/52-53; Fâtır, 35/14  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ortaklarınızı çağırın” denir. Böylelikle onları çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra onlara, “Allah’a ortak olduğunu iddia ettiğiniz şu sözde ilâhlarınızı çağırın da, sizi kurtarsınlar bakalım!” denecek; onlar da çağıracaklar, fakat hiçbirisi onların bu çağrısına cevap veremeyecek ve işte o anda, o korkunç azâbı karşılarında görecekler!Yazık; keşke doğru yolu izlemiş olsalardı!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ortaklarınızı çağırın!” denildi. Onları çağırdılar; onlara cevap vermediler. Azab’ı gördüler. Keşke onlar, doğru yolda gidiyor olsalardı!
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün: " Suç ortaklarınızı çağırın " denecek. Çağıracaklar ama cevap veremeyecekler. Azabı görünce, müslüman olmadıklarına yanacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara; “Sizler yeryüzünde yasalarıma karşı çıktınız. İnsanların akıllarından ürettikleri yasalara tabi oldunuz. Çıkarlarınıza göre yasa yapanları başınıza geçirerek onları ilahlaştırdınız. Bugün yaptıklarınız yüzünden cezalandırılacaksınız. Haydi! Yeryüzünde yasalarına uyarak taptığınız ilahları çağırın da sizi kurtarsınlar!” deriz. Yeryüzünde kurtarıcımız banimiz liderimiz dediklerinden ses gelmez. Artık onları cezamızdan kurtaracak da yoktur. Onlar cehennem azabıyla karşı karşıyadırlar. Hiçbir kurtuluşları yoktur. Keşke yeryüzünde akıl edip yaşarken yasalarımıza uysalardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İnkârcılara) “Ortaklarınızı çağırın!” denecektir. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (karşılarında) azabı göreceklerdir. Keşke (dünyadayken) doğru yola girselerdi!
Mehmet Türk
swap_vert close
(O gün) onlara: “(Allah’ın) ortağı olduğunu iddiâ ettiklerinize yalvarın (da sizi kurtarsınlar bakalım!)” denilecek. Onlar da yalvaracaklar fakat (o putlar) kendilerine cevap vermeyecekler ve (karşılarında sadece) azabı görecekler. Keşke onlar (vaktiyle) hak yolu bulsalardı!
Muhammed Esed
swap_vert close
Sonra onlara: “Çağırın, bakalım” denecek, “tanrısal nitelikler yakıştırarak [Allah’a] ortak koştuğunuz [varlıkları ya da güçleri]!” ⁶⁸ Ve onlar da bu sözü geçen [varlıkları ya da güçleri] yardıma çağıracaklar, ama berikiler kendilerine herhangi bir karşılık vermeyecekler; ve sonunda, göre göre sadece azabı görecekler karşılarında; [oysa, bu umutsuz, çaresiz duruma düşeceklerine] vaktiyle doğru yolu tutsalardı ya! ⁶⁹
68 Lafzen, “[Allah için uydurduğunuz] ortaklarınızı”: bkz. yukarıda 64. not.69 Lev kânû yehtedûn ibaresine verdiğimiz bu anlam için bkz. yukarıda 56. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve kendilerine, “Çağırın ortak koştuklarınızı!” denir. Onları çağıracaklar fakat onların çağrısına cevap veremeyecekler ve azapla yüz yüze gelecekler, keşke dünyadayken doğru yolu tutmuş olsalardı. 2/165...167
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonunda onlara: “Çağırın ortak (koştuk)larınızı!” denilecek ve onları yardıma çağıracaklar,[³⁴³⁹] fakat kendilerine asla karşılık verilmeyecek ama azabı görüverecekler.[³⁴⁴⁰] Ne olurdu sanki, daha önceden doğru yolu bulmuş olsalardı!
[3439] Lafzen: “..denildi.. çağırdılar.. verilmedi.” Âhirete ilişkin bir bağlamda kullanılan geçmiş zaman kipi, adı geçen eylemin mutlaka gerçekleşeceğine delâlet eder. Bu kipleme aynı zamanda gaybî bir hakikat olan âhiret hayatının zamanlar üstü oluşuna da bir îmâ taşır. [3440] Veya: “Yalvarıp yakarın ortak koştuklarınıza!” denilecek; bunun üzerine onlara yalvarıp yakaracaklar, fakat yakarışlarına asla karşılık verilmeyecek”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine onlara: "(Rabbinize eş) koştuğunuz ortaklarınızı çağırın” buyurulur. Onlar da çağırırlar, ama kendilerine cevap veren bulunmaz, karşılarında azabı bulurlar. (Cehenneme atılacaklarını anlarlar, dünyada) doğru yola girmediklerine yanarlar.
Osman Fırat
swap_vert close
(Allâh tarafindan) onlara: "(Bana), koştuğunuz ortakları çağırın!" denir. Onları çağırırlar. Fakat (çağırılanlar), bunların çağrısına cevap vermezler ve (bunlar), karşılarında azâbı görürler. Ne olurdu (sanki dünyâda) yola gelselerdi!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve denilmiş (olacak)dır ki, «Ortaklarınızı çağırınız». Artık onları çağırmış olacaklardır. Fakat kendilerine icabet etmiş olmayacaklardır ve azabı görmüş olacaklardır. Eğer onlar hidâyete ermiş olsalar idi (böyle muazzep olmazlardı).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu defa onları putlaştıranlara hitaben: “Haydin, şeriklerinize yalvarın da onlardan yardım isteyin! ” denir. Yalvarırlar ama onlar bunlara cevap veremezler. Fakat cevap olarak, karşılarına çıkan azabı görürler. Ne olurdu yani, dünyada iken bu gerçeği anlayıp hakkı kabul etselerdi! . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah tarafından) onlara: "(Bana), koştuğunuz ortakları çağırın!" denir. Onları çağırırlar. Fakat (çağırılanlar), bunların çağrısına cevap vermezler ve (bunlar), karşılarında azabı görürler (sanki çağırdıkları şey, azabın kendisi olmuştur). Ne olurdu (sanki dünyada) yola gelselerdi!
Veya: Azâbı gördüler, âh keşke yola gelmiş olsalardı! diye temennî ettiler.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlara " 'İbâdet iylediğiniz ma'bûdlarınızı çağırınız (size yardım itsünler)" dinilür. Onlar da çağırırlar ise de icâbet olunmaz. O zamân kendilerine va'd olunan 'azâbı görirler. Eğer onlar doğrı yolda olsalardı (bunı görmezlerdi).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Aldatılanlara) “Eş koştuklarınızı çağırın” denecek; onlar da çağıracaklar ama çağrılarına cevap alamayacaklar. Artık azap önlerindedir. Keşke doğru yola girmiş olsalardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ortaklarınızı çağırın, denir. Onları çağırırlar. Fakat onlara cevap veremezler, Çünkü azabı görmüşlerdir, keşke doğru yola girmiş olsalardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Çağırın ortaklarınızı” denir. Çağırırlar; fakat onlar cevap vermez. Artık azabı da görmüşlerdir. Ne olurdu, vaktiyle doğru yolu tutmuş olsalardı!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şöyle denilir: "Çağırın ortak koştuklarınızı!" Onlar da çağırırlar. Fakat ötekiler bunlara cevap veremezler; azabı görmüşlerdir. Önceden yola gelselerdi ne olurdu!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyidildi “oķın ortaķlaruñuzı.” pes oķıdılar anları pes cevāb virmediler anlara daħı gördiler 'aźābı. eger bayıķ anlar olmışlarmıssa ŧoġru yol dutarlar!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyidile anlara ki ḳıġıruñuz şerīklerüñüzi. Pes ḳıġıralar anlara, hīçcevāb virmeyeler kendülere ve ‘aẕābı göreler lāzım olmış. Eger anlar hidāyetüstine olsalardı ‘aẕābı görmezlerdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Müşriklərə) belə deyiləcək: “Şəriklərinizi çağırın!” (Müşriklər) ortaqlarını çağıracaq, lakin onlar (müşriklərə) cavab verməyəcəklər. Onlar mütləq əzabı görəcəklər. Əgər onlar (dünyada) doğru yola gəlmiş olsaydılar (axirətdə əzab görməzdilər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And it will be said: Cry unto your (so called) partners (of Allah). And they will cry unto them, and they will give no answer unto them, and they will see the Doom. Ah, if they had but been guided!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It will be said (to them): "Call upon your ´partners´ (for help)" :they will call upon them, but they will not listen to them; and they will see the Penalty (before them); (how they will wish) ´if only they had been open to guidance!´
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَق۪يلَ
ve denildi
ادْعُوا
çağırın
شُرَكَٓاءَكُمْ
şirk koştuklarınızı
فَدَعَوْهُمْ
ve onları çağırdılar
فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا
fakat cevap vermediler
لَهُمْ
kendi-lerine
وَرَاَوُا
ve gör- düler
الْعَذَابَۚ
azabı
لَوْ اَنَّهُمْ
ne olurdu onlar
كَانُوا
olsalardı
يَهْتَدُونَ
hidâyete eriyorlar
Onlara, "(Allah'a) Şirk koştuklarınızı çağırın!" denir. Onlar da çağırırlar; fakat (şirk koşulanlar) kendilerine cevap vermezler ve (onlar bir anda) azabı (karşılarında) görürler. Ne olurdu onlar (dünyada iken) hidâyette olsalardı!
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اِسْتَجَابَ
Fiil-X
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu