close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâkinnâ enşe-nâ kurûnen fetetâvele ‘aleyhimu-l’umur(u)(c) vemâ kunte śâviyen fî ehli medyene tetlû ‘aleyhim âyâtinâ velâkinnâ kunnâ mursilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat biz, Musa'dan sonra da nice nesiller meydana getirdik de ömürleri uzayıp gitti onların ve sen, Medyen halkı içinde oturup ayetlerimizi onlardan okumak suretiyle de bellemedin, fakat biziz onları gönderen.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Velâkin Biz birçok nesiller (yaratıp) inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti. Ve Sen Medyen halkı içinde yaşayıp da (Musa’nın haberlerini ve) ayetlerimizi onlardan okuyarak (öğrenmiş de) değilsin. Ancak (bu bilgileri Sana öğreten ve) risaletle gönderen Biziz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bilakis biz, o zamandan, senin zamanına kadar nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da, ayetlerimizi onlardan okuyarak, öğrenmiş de değilsin. Ancak bu bilgileri sana gönderen de biziz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Fakat, biz birçok nesiller türettik. Onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkı arasında da ikamet etmiyordun ki, onlara âyetlerimizi okuyasın. Ama biz onlara başka peygamberler gönderdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak biz birçok nesiller yarattık da onların üzerlerinden nice zamanlar geçti. Sen Medyen halkının arasında oturup ayetlerimizi onlardan okumuş değilsin. Ancak (bunları sana) gönderen biziz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak biz birçok nesiller inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti. Ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat biz, Mûsa'dan sonra bir çok ümmetler yarattık da onların üzerine ömür uzadı (her şey çöktü). Sen Medyen halkı içinde durmuş da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Ancak biz seni peygamber olarak gönderdik (ve bunları sana öğrettik).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat Biz birtakım çağlar inşa ettik. Ömürleri uzadı da uzadı… (Musa’nın getirdiği mesaj kayboldu.) Ve Medyen ehli içinde oturup da onlara ayetlerimizi okuyan değildin. Bu haberleri sana gönderen yalnızca Biz’iz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ama biz nice nesiller var ettik. Üzerlerinden yıllar geçti. Medyen halkı arasında bulunmadığından onlara âyetlerimizi okumuyordun, fakat biz sürekli peygamberler gönderiyorduk.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizse, birçok nesiller yaratmışız, ömürleri uzundur, Medyenliler arasında bulunup da âyetlerimizi onlara okumamıştın, bizse seni, peygamberlerden kılmıştık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Fakat biz (Musa'dan sonra) nice nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ’dan sonra çok kavimler halk itdik, ’ömürleri uzun idi. Sen Ehl-i Medyen meyânında bulunmadın, âyâtımızı teblîğ itmedin, biz oraya başka rasûl gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama biz nice nesiller var etmiştik. Sen, Medyen halkı arasında bulunup, onlara ayetlerimizi okumuyordun, fakat o haberleri sana gönderen Biziz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fakat biz (Mûsâ’dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, âyetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilâkis (aranızda) biz nice nesiller meydana getirdik ve onların ömrü nice yıllar sürdü. Sen âyetlerimizi kendilerinden okuyarak öğrenmek üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değilsin; aksine (bu bilgileri sana) gönderen biziz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bilakis biz nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen, âyetlerimizi kendilerinden okuyarak öğrenmek üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değilsin; aksine (onları sana) gönderen biziz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Fakat biz bir çok nesiller yarattık. Üzerinden çok zaman geçti. Sen Medyen halkı arasında bulunup ayetlerimizi okuyor da değildin. Ancak, biz elçiler göndeririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bilakis biz (o zamandan senin zamanına kadar) nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen onlara âyetlerimizi okuyarak, Medyen halkı arasında bulunanlardan da değildin; aksine biz (başka) peygamber göndermiştik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve lâkin biz bir çok karınlar inşa eyledik de onların üzerlerine omür uzadı, sen Medyen ehalisi içinde ikamet ederek âyetlerimizi onlardan okuyub öğrenmedin de ve lâkin biz olduk risalet verip gönderen
Emrah Demiryent
swap_vert close
Fakat biz (Mûsâ’dan sonra) nice nesiller meydana getirdik. Onların üzerlerinden uzun zamanlar (nice devirler) geçti. Ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da âyetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Velâkin (lütfumuzla sana peygamberlik bahşedip bu bilgileri sana vahiyle) bildiren biziz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Üstelik nice nesiller inşa ettik. Üzerlerinden ömürler geçti. Medyen Halkı arasında âyetlerimizi okuyan da sen değildin. Fakat seni resul olarak gönderen Biziz.¹
1- Bu olaylar hakkında bilgiyi sana Biz verdik.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat biz (Mûsâdan sonra) daha bir çok nesiller yaratdık da ömürleri (uzadıkça) uzadı onların. Sen Medyen ehâlîsi içinde ikaamet edici, olub da âyetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Ancak (geçmişlerin haberlerini sana) gönderenler biziz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat biz ise, (Mûsâ'dan sonra) nice nesiller yarattık da onların üzerine ömürler uzadı (uzun zamanlar geçti)! Ve (sen, onlar hakkındaki bu) âyetlerimizi (kendilerinden öğrenerek) onlara okumak üzere, Medyen halkı arasında oturan bir kimse değildin; fakat biz (seni peygamber olarak) gönderici (ve sana bu kıssaları anlatıcı)larız.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Fakat (tarih boyunca) biz birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Ve (Resulüm,) sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz nice nesiller var (inşa) ettik ve onların üzerinden çok uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkının içinde yaşamış değildin ki, muhataplarına medyen ile ilgili ayetlerimizi okuyasın. Ancak (medyen halkı ile ilgili ayetleri) sana gönderenler biziz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz Musa’dan sonra bir çok soyları var ettik. Onlar uzun uzun yaşadılar, sen Medyenliler arasında yaşamadın ki bu belgelerimizi onlara okumuş olasın. Ancak bu belgeleri gönderen Bizdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fakat biz onu vahiyle bildiriyoruz. Musa/dan sonra birçok insan tabakası vücude getirdik, onların ömürleri uzadı [²]. Sen onlara kıssaları hâvi âyetlerimizi okuduğun vakit, Medyen ahalisi arasında mukim değildin [³], fakat biz bu haberi vermek için seni peygamber gönderdik.
[2] Ahti unuttular, ulûm kalmadı, vahiy kesildi.[3] Ki o âyetleri onlardan öğrenerek okumuş olasın veya sen uzun müddet Medyenliler arasında durup kıssayı onlardan öğrenmedin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Fakat Biz, (Musa’dan sonra) nice nesiller var ettik. Üzerlerinden de uzun seneler geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin ki ayetlerimizi onlara okuyasın. Fakat (bu haberleri) gönderen Biz’iz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak biz nice nesiller var ettik de onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkı içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Tam tersine, Mûsâ ile senin aranda bir çok nesiller yarattık ve onların üzerinden bugüne kadar nice devirler geçti. Buna rağmen, o dönemde yaşanan olayları tüm ayrıntılarıyla ve dosdoğru bir şekilde haber veriyorsun. Ayrıca, Medyen halkı içinde oturup onlara ayetlerimizi okuyan kişi de sen değildin. Bu yüzden, orada olup bitenleri bilmene imkân yok fakat Biziz, geçmiş ve geleceğin gaybını haber veren bu Kur’an’ı sana gönderen.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ama biz, kuşaklar türettik. Onlara Uzun Ömürler verdik. Nitekim Medyen ahâlisi içinde yerleşik olarak âyetlerimizi onlara okuyor da değildin; ama biz rasûl gönderenler olduk.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fakat biz bu arada, birçok nesiller yetiştirdik. Bunlar üzerinden asırlar geçti. Medyen halkına ayetlerimizi okumakla görevli olan da sen değildin. Ama, bu ayetleri indiren biz idik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz Musa’dan sonra birçok nesli yeryüzünde yaşattık. Onların üzerinden uzun bir zaman geçti. Sen ayetlerimizi öğrenmek için Medyen halkı içinde de yaşamadın! Bütün bu gerçekleri sana biz bildiriyoruz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Oysa) biz nice nesiller var etmiştik de onların üzerinden uzun zaman geçmişti. Sen ayetlerimizi kendilerine [tilavet] etmek (okuyup aktarmak) üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değildin. [*] Ancak bütün elçileri gönderen bizdik.
Yüce Allah geçmiş nesilleri yaratmış, onlara peygamberler ve ilahi prensipler göndermiş, hayat kıssaları hakkındaki bilgileri de muhataplara kendisi vermiştir. O bildirmeden bu tür bilgilere ve detaylara ulaşmak kesinlikle mümkün değildir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
(Daha sonra) Biz ömürlerini tamamlayan¹ nice nesiller yarattık. (Bir de) sen, Medyenliler arasında kalarak âyetlerimizi onlardan okuyup öğrenmiş de değilsin.² Aksine (onları sana) gönderen, kesinlikle Biziz.
1 İlk ve ikinci çağdakiler zamanla kocadılar, kalpleri katılaştı, birçok bid’at ve ihtilâflarla dinlerini bozdular. Allah da hayata yeni bir rûh vermek için, yeni bir kitap, yeni bir Peygamberle dinini yenilemek istedi ve bu sebeple sana vahiy gönderip, bunları bildirdi. Yani Tevrât’ın, ikinci çağı aydınlatmak için gönderildiği gibi, Kur’an da son çağı aydınlatmak üzere gönderilmiştir. Ayrıca âyetin bu bölümü, “Fakat Biz (Mûsa’dan sonra) nice nesiller yarattık da onların üzerinden uzun zamanlar geçti.” şeklinde de tercüme edilebilir. 2 Yani, Mûsa Medyen’e gidip orada, bir bilgi edinmiş olabilir. Fakat ey Muhammed! Sen öyle de değilsin. Bulunduğun yerde senin kimseden bir şey okuyup öğrenmediğini, herkes bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
tersine, Biz [onlarla senin aranda] nice nesiller yarattık ve onlardan sonra nice çağlar geçip gitti. Ve Sen, mesajlarımızı kendilerine okuyup açıklamak üzere, Medyen halkı arasında da yaşamadın; ⁴⁵ fakat Biz [elçilerimizi insanlara her zaman] gönderiyoruz.
45 Yani, “Ey Muhammed, peygamberlerimizin ilki sen değilsin; tıpkı Şuayb’ı Medyen halkına gönderdiğimiz gibi, seni de kendi çağının insanlarına elçi olarak gönderdik” (Râzî’nin kaydına göre Dehhâk).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kaldı ki biz o günden bu güne nice kuşaklar var ettik ve bu nesillerin üzerinden uzun zaman geçti. Yine sen, Medyen halkının arasında bulunmuş bu bilgileri onlardan öğrenmiş de değilsin. Lakin onlara elçileri gönderen hep bizdik. 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Tam aksine, Biz (o günden bu güne) nice kuşaklar var ettik ve bunların üzerinden de nice zaman akıp gitti. Dahası sen, kendilerine mesajlarımızı iletmek için[³⁴¹⁸] Medyen sakinleri arasında bulunmuş da değildin; fakat (bu mesajları) öteden beri gönderip duran da yine Bizdik.[³⁴¹⁹]
[3418] Ya da: “kendileri önünde (diz çöküp öğrenmek maksadıyla) okumak için”. Zımnen: ‘Musa okuma yazma bildiği ve Medyen’de bir üstattan eğitim gördüğü halde, sen ne okuma-yazma öğrendin, ne de bir üstattan ders aldın’! Seni Allah eğitti! [3419] Mukâtil, ‘aleyhimdeki zamirin Mekkelileri gösterdiğini söyler (Tefsir). Dahhâk ise bu zamirin Medyenlileri gösterdiği görüşündedir. Buna göre âyetin son cümlesi şöyle olur: “..fakat (bütün elçileri) başından beri gönderen yine Bizdik” (Râzî). Bu mâna da en az meale çıkardığımız mâna kadar isabetlidir. Fakat bağlam tercihimize daha münasiptir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Daha soma biz, nice nesiller yarattık, ömürleri uzadıkça uzadı onların.. (Vahiy kesilmiş, Peygamberlerin tebliğleri unutulmuş zevk ve sefaya dalmışlardı) Sen Medyen halkı arasında bulunup da, onlara ayetlerimizi okumuyordun. (Şuayb ve emsali ile de görüşmedin, onlardan bir bilgi edinmedin) O haberleri sana gönderen biziz!
Osman Fırat
swap_vert close
Fakat biz (Mûsâ’dan sonra) birçok beldeler inşa ettik İmarlı yerleri (onlar için) uzun ettik. Sen Medyen halkı arasında bulunmuş değildin ki âyetlerimizi bunlara anlatasın. Lakin biz elçiler göndereniz…
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Velâkin Biz nice ümmetler vücuda getirdik. Onların üzerlerine ömürleri uzadı ve sen Medyen ahalisi arasında ikamet edip de onların üzerlerine âyetlerimizi okumuş olmadın, velâkin Biz peygamberler gönderir olduk.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bilakis, Biz onlarla senin aranızda birçok nesiller yarattık ve onlardan sonra birçok çağlar geçip gitti. Sen Medyen halkı arasında oturmuş da, âyetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Fakat seni resul olarak Biz gönderdik ve bunları Biz vahyettik de o sebeple biliyorsun.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller yarattık da onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkı arasında oturmuş değildin ki (orada olanları görüp öğrenesin de) ayetlerimizi bunlara okuyasın. (Bu, bir yerden görme, öğrenme ile değildir, fakat) Biz seni elçi olarak gönderdik (ve bu olayları sana vahyettik).
Bunlar tamamen senin bilmediğin, vukuuna şahit olmadığın gayb haberleridir  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve lâkin Mûsâ'dan sonra peydâ iylediğimiz karnlar ve akvâmın 'ömri uzadığından (Bu vekâyi' unudulmuş ve hurâfât karışmışdı. Sana vahy ile doğrusını bildirdik.) Ve sen ehl-i Medyen nezdinde sâkin değildin ki Şu'ayb ve Mûsâ kıssasını ehl-i Mekke'ye okuyasın. (O vakit Mûsâ ve Şu'ayb arasında geçen vekâyi'i hâzır bulunub görmedin). Ve lâkin birisini rasûl olarak gönderdik. (Vahiy iyledik ve sen de haber virdin.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Üstelik yeni nesiller var ettik; uzun uzun yaşadılar. Medyenliler arasına yerleşip ayetlerimizi okuyan biri de değildin. Ama biz onlara elçiler göndermeye devam ettik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Fakat, biz,bir çok nesiller türettik. Onlar da uzun süre yaşadılar. Nitekim sen, Medyen halkı içinde kalmadın onlara ayetlerimizi okumuş da değildin .Ama onları biz gönderiyorduk.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Daha sonra Biz nice nesiller yarattık; böylece üzerlerinden hayli zaman geçti. Sen Medyen halkı arasında da bulunmadın ki, onlardan öğrenip de âyetlerimizi bunlara okuyasın. Seni peygamber olarak gönderen Biziz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ancak biz, birçok nesil oluşturduk da bunlar üzerinden ömürler akıp gitti. Sen Medyen halkı içinde oturarak onlara ayetlerimizi okuyor değildin. Biz, peygamberler gönderiyoruz, hepsi bu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
velįkin biz yarat(t)uķ bölükler pes uzandı anlaruñ üzere 'umurlar. daħı degüldün muķım olıcı medyen ķavmı içinde kim oķıyasın anlaruñ üzere āyetlerümüzi velįkin biz olduķ viribiyiciler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Lākin biz yaratduḳ muḫtelif ḳavmler her zamānda ,‘ömrleri uzun oldı.Daḫı sen muḳīm degül‐idi‐sen Medyen ehlinde ki oḳurdı‐sen anlar üstinebizüm āyetlerümüzi. Lākin biz resūller gönderürdük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin Biz (Musadan sonra) neçə-neçə nəsillər yaratdıq. Onlar uzun ömür sürdülər. (Vəhy kəsildi; bir çox xəbərlər unudulub getdi, şəriət təhrif olundu). Sən ayələrimizi onlara oxuyarkən Mədyən əhli arasında deyildin. (Sən Mədyəndə deyildin ki, onların əhvalını bilib Məkkə əhlinə xəbər verəsən. Buna görə də onlar sənin bu xəbərləri Mədyən camaatından öyrəndiyini deyə bilməzlər). Lakin Biz (bu əhvalatları onlara olduğu kimi xəbər vermək üçün səni) peyğəmbər göndərdik. [Və ya: Ancaq (bu xəbərləri sənə) göndərən Bizik].
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But We brought forth generations, and their lives dragged on for them. And thou wast not a dweller in Midian, reciting unto them Our revelations, but We kept sending (messengers to men).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But We raised up (new) generations, and long were the ages(3377) that passed over them; but thou wast not a dweller among the people of Madyan, rehearsing Our Signs to them; but it is We Who send messengers (with inspiration).(3378)
3377 That is, there were many generations that passed between Moses and the Prophet. Yet he knew by inspiration of the events of those times. Even if he had lived then, he could not have known the events that took place among the Midianites, except by inspiration, as he did not dwell among them. 3378 'Though thou was not among the Midianites, Our inspiration has told thee of the momentous events that took place among them when Moses was with them. This is itself a Sign that should make thy people understand.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلٰكِنَّٓا
fakat Biz
اَنْشَاْنَا
yarattık
قُرُوناً
bir çok nesiller
فَتَطَاوَلَ
ve uzadı
عَلَيْهِمُ
onların üzerine
الْعُمُرُۚ
ömürler
وَمَا كُنْتَ
ve olmadın
ثَاوِياً
oturan bir kimse
ف۪ٓي اَهْلِ
halkı içinde
مَدْيَنَ
Medyen
تَتْلُوا
okuyor-sun
عَلَيْهِمْ
onlara
اٰيَاتِنَاۙ
âyetler-imizi
وَلٰكِنَّا
fakat Biz
كُنَّا
olanız
مُرْسِل۪ينَ
göndericiler
Fakat Biz (Mûsâ'dan sonra) bir çok nesiller yarattık ve onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen, Medyen halkı arasında oturmuş onlara âyetlerimizi okuyor da değildin; fakat (bu olayların haberini sana) gönderen Biziz.
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
اَنْشَاَ
Fiil-IV
ن ش ا
Meydana getirdi, yarattı, vücuda getirdi, inşâ etti
قَرْن
İsim
ق ر ن
Nesil, kavim
تَطَاوَلَ
Fiil-VI
ط و ل
Uzadı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عُمُر
İsim
ع م ر
Ömür
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ثَاوِي
Etken fiil
ث و ي
Oturan bir kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
مَدْيَن
Özel isim
مَدْيَن
Medyen (Hz. Şuayb (a.s.)'ın kavmi)
تَلَى
Fiil-I
ت ل و
Okudu, tilavet etti, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُرْسِل
Etken fiil-IV
ر س ل
Gönderen, gönderici