close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veetba’nâhum fî hâżihi-ddunyâ la’ne(ten)(s) veyevme-lkiyâmeti hum mine-lmekbûhîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şu dünyada artlarından lanet ettik onlara ve kıyamet günü de onlar, çirkin bir azaba uğrayanlara katılacaklar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bu dünya hayatında (Firavunların ve zulümkârların) arkalarına lanet düşürdük (ki hep nefretle anılıvereceklerdir); kıyamet gününde de onlar, (kendilerinden nefret edilecek ve) kötülenip kabahatli görülecek kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü biz, bu dünyada onların arkalarına lanet taktık, daima lanetle anılacaklardır. Kıyamet gününde de, suratları çirkinleştirilerek, yani gözleri gömgök, yüzleri kapkara iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler olacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu dünyada onları arkalarından lânet okunur hale getirdik. Onlar Kıyamet gününde de, kötülenmişler arasındadır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 11/98-99; 47/13; 85/13-14.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu dünyada onların arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet gününde de onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bu dünya hayatında arkalarına lanet düşürdük; kıyamet gününde de, 'kendilerinden nefret edilen ve çirkinleştirilmiş' olanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hem kendilerine, bu dünyada, arkalarından bir lânet yağdırmaktayız, hem de kıyamet gününde onlar yüzleri çirkin olanlardandırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bu dünyada onların ardına lanet bıraktık. Kıyamet günü de onlar kovulmuş, suçlu ve kabahatlilerden olacaklar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Onlar kıyamet gününde kötülenmişler arasında olacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Bu dünyada onları lanetle kovaladık, kıyamet günü onlar, kötülenmiş olacaklar!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bu dünyada onlar hep lânete anılacaklar. Kıyamet gününde de onlar nefret edilen kimselerden olacaklardır.
Bkz. 11/98-99  
Cemil Said
swap_vert close
Bu dünyâda ânları la’nete müstağrak itdik, kıyâmet güninde de takbîh olunacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu dünyada laneti ardlarına taktık; onlar kıyamet gününde de iğrenç kimselerden olacaklardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bu dünyada onları lânete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu dünyada onların peşine lâneti taktık, kıyamet gününde de bunlar kınanmış kimselerden olacaklar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu dünyada onları lanetle yaftaladık, diriliş gününde de aşağılanacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem kendilerine bu Dünyada arkalarından bir lâ'net yağdırmaktayız hem de Kıyamet günü bunlar pek menfurlardandırlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bu dünyada onların peşine bir lânet taktık. (Onlar hep lânet ile anılırlar.) Onlar, hesap gününde de (dünyada iken yaptıkları kâfirlik sebebiyle, suratları simsiyah bir hâle getirilerek) çirkinleştirilen (ve rahmetimizden mahrum bırakılan) kimselerdendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık.¹ Kıyamet Günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.
1- Lanetle yaftaladık. Dünyada yaşadıkları sürece hep peşlerinde olacak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bununla beraber bu dünyâda biz onların arkalarına lâ'net de takdık. (Hele) kıyamet gününde onlar (suratları çirkinleşdirilen) çok menfur (adam) lardandır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve bu dünyada onların peşine bir lâ'net taktık. Kıyâmet günü ise onlar, çirkin kılınmış kimselerdendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bu dünyada (inkâr, sapıklık, zulüm ve azgınlıkları sebebiyle) peşlerine bir lânet takmıştık (kınanmakla anılmalarını sağlamıştık). Kıyamet Gününde ise, en çok nefret edilenlerden (dışlanan ve merhametten en fazla mahrum kılınanlardan) olacaklardır. *
Kıyamet Gününde ise, en çok nefret edilenlerden (dışlanan ve merhametten en fazla mahrum kılınanlardan) olacaklardır. * (*) Yani, “Firavun gibi” yahut “firavunca” sıfatının tarih boyunca insanlarda uyandırdığı lânetli çağrışımda kendini gösteren kötü şöhret. Ayrıca belirtmeliyiz ki, la‘net sözcüğü burada öncelikle “yâd görme, yabancılama”, yani iyi ve arzu edilebilir her şeyden uzak tutma (ib‘âd) anlamı taşımaktadır. Yani, kendi kötü eylemleri yüzünden Allah’ın rahmetinden uzak kalmış kişiler arasında; klasik müfessirlerden ve dilbilimcilerden çoğunun makbûh terimine verdikleri anlam bu yöndedir (karş. Lisânu’l-‘Arab, Tâcu’l-‘Arûs vb.).(M. Esed. Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu dünyada onları lanetleyerek izledik ve onlar kıyamet gününde de çok çirkin cezalara çarptırılanlardan olacaklar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dünyada onların arkalarından lanet yağdırdık. Onlar kalkış günü de iğrenç kimseler olacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu dünyada artlarından lânet gönderdik. Kıyamet günü de onlar çirkin suretlilerden olacaklardır [⁵].
[5] Kötü alâmetlilerden veya rahmet-i haktan uzak düşenlerden.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bu dünyada onların peşine bir lanet taktık⁹. Kıyamet günü de kötülenmişlerden olacaklardır.
9 Kıyamete kadar lanetle anılacaklar demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Bu dünya hayatında biz onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Zaten daha bu dünyada, yaşadıkları sürece asla kurtulamayacaklarıbir lânet takmışızdır peşlerine; mahşer gününde ise onlar, en çok nefret edilen kimselerden olacaklar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu Dünya’da arkalarından lanet ettirdik. Kıyâmet günü onlar İğrenç / Nefretlikler’dendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dünyada, üzerlerinden laneti hiç kaldırmadık. Kıyamet gününde dahi hep yuhalanacaklar...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dünya hayatında onların peşine lanet taktık. Onlar inanan kullarım tarafından dünya hayatı boyunca sürekli lanetle anılacak. Kıyamet günü yaptıklarına karşılık beklemedikleri cezaya çarptırılacaklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bu dünyada arkalarına lanet takmıştık (lanetle anılmalarını sağlamıştık). [*]Kıyamet gününde de kötülenmişler [*] arasında olacaklardır.
Benzer mesaj: Hûd 11:99.,Kur’an’da sadece bu ayette geçen [el-makbûhîne] kelimesi “kötülenmişler”, “kabahatli olanlar” demektir. Bu kelime kendileri için kullanılanlar insanlık tarihinin eşi benzeri görülmemiş azgınlığını, sapkınlığını ve zulmünü ortaya koyan Firavun ve onu destekleyenlerdir. İşte bu adamlar başka hiç kimse için kullanılmayan bir kelime ile tanıtılmışlardır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bu dünyada onların peşine bir lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de nefret edilenler arasında (yer alacaklar)dır.
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü Biz bu dünyada bir horlanma, aşağılanma taktık onların peşine; ⁴¹ Kıyamet Günü’nde ise onlar iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler arasında yer alacaklardır. ⁴²
41 Yani, “Firavun gibi” yahut “firavunca” sıfatının tarih boyunca insanlarda uyandırdığı lânetli çağrışımda kendini gösteren kötü şöhret. Belirtmeliyiz ki, la‘net sözcüğü burada öncelikle “yâd görme, yabancılama”, yani iyi ve arzu edilebilir her şeyden uzak tutma (ib‘âd) anlamı taşımaktadır.42 Yani, kendi kötü eylemleri yüzünden Allah’ın rahmetinden uzak kalmış kişiler arasında; klasik müfessirlerden ve dilbilimcilerden çoğunun makbûh terimine verdikleri anlam bu yöndedir (karş. Lisânu’l-‘Arab, Tâcu’l-‘Arûs vb.).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar bu dünyada hep lanetle anılacaklar. Kıyamet gününde de onlar rezil rüsva olmuş kişilerden olacaklar. 4/46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira Biz, lânet (halkasını) daha bu dünyada onların (yüreklerine) geçirmişizdir;[³⁴¹¹] Kıyamet Günü’nde ise aşağılık ve iğrenç olan yine onlar olacaklar.[³⁴¹²]
[3411] Kendi akıllarını doğru kullanmak yerine, başkalarının peşine körü körüne takılmak, “halkalı köle” olmak anlamına gelmektedir. Lanet’in “dışlama” anlamı için bkz: 3:87, not 79. [3412] Kişi dünyada kendine ne değer biçiyorsa, âhirette kendini o değerde bulacaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Kıyamet gününde de, onlar çirkinleştirilmiş, yüzleri kapkara olacaktır.
Osman Fırat
swap_vert close
Bu dünyada onların ardına lânet taktık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara bu dünyada bir lânet tâbi kıldık, Kıyamet gününde ise onlar çok çirkin kimselerdendirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu dünyada arkalarına bir lânet taktık, kendilerine lânet yağdırılıyor. Kıyamette, o büyük duruşma gününde ise, en çok nefret edilenlerden olacaklardır. [85, 13-14; 47, 13; 11, 98-99]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bu dünya hayatında biz onların ardına bir la'net taktık (daima la'netle anılacaklardır). Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilenlerdendir.
Tefsîrler, âyetteki (el-makbûhîn) kelimesini, el-matrûdîn şeklinde açıklar. Buna göre onlar, kovulmuşlardandır, demek olur. Fakat kabîh (çirkin); makbûh (çirkinleştirilmiş) anlamına gelir. Bu, asıl mânâya daha uygundur. Nitekim Beyzâvî de buna işâret etmiştir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlara bu dünyâda la'neti tâbi' kıldık. (Arkalarından herkes la'net ider) Ve yevm-i kıyâmetde ise ehl-i mahşerin takbîhine ma'rûz olurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu dünyada dışlanmışlık peşlerini bırakmadı. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş kimseler olacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, iğrenç kimselerden olacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bu dünyada onların peşine bir lânet taktık. Kıyamet gününde ise onlar, iyice çirkinleşmiş hal alacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu dünya hayatında da arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet günü onlar, çirkinleştirilenler arasında olacaklar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ardlarınca irürdük anlaruñ uşbu dünye içinde la'net daħı ķıyāmet güni anlar ıraķ olınmışlardandur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı tābi‘ eyledük anlara bu dünyāda la‘neti. Anlar ḳıyāmet güninde daḫırüsvāylardandur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu dünyada onlara lə’nət damğası vurduq (hamı onlara lə’nət oxuyar), qiyamət günü isə onlar çirkin (iyrənc, Allahın rəhmətindən kənar edilmiş) kimsələr olacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We made a curse to follow them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the hateful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
in this world We made a curse to follow them:(3374) And on the Day of Judgment they will be among the loathed (and despised).
3374 Power and patronage may be lauded by sycophants and selfish placehunters; but when they are misused, and when their exposure causes their fall, they suffer ignominy even in this life. If they manage to escape exposure while alive, it often happens that they are found out after their death, and the curses of many generations follow those whose oppressions and wrongdoing spoiled the fair face of Allah's earth. But even this is nothing to the true Punishment that will come in the Hereafter. There, true values will be restored, and some of the highest and mightiest will be in the lowest depths of degradation.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَتْبَعْنَاهُمْ
ve onların peşine taktık
ف۪ي
içinde
هٰذِهِ
bu
الدُّنْيَا
dünya
لَعْنَةًۚ
bir lanet
وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ
ve kıyamet günü
هُمْ
onlar
مِنَ الْمَقْبُوح۪ينَ۟
tiksindirici kimselerdendir
Bu dünyada da onların peşine bir lanet taktık (daima lanetle anılırlar). Onlar, kıyamet gününde ise tiksindirici kimselerden olacaklardır.
اَتْبَعَ
Fiil-IV
ت ب ع
Peşine taktı, peşine düştü, tabi tuttu, uğrattı, takip etti, tabi kıldı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
لَعْنَة
İsim
ل ع ن
Lanet
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَقْبُوحِين
Edilgen fiil
ق ب ح
Tiksindirici kimseler