close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle fir’avnu yâ eyyuhâ-lmeleu mâ ‘alimtu lekum min ilâhin ġayrî feevkid lî yâ hâmânu ‘alâ-ttîni fec’al lî sarhan le’allî ettali’u ilâ ilâhi mûsâ ve-innî leezunnuhu mine-lkâżibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Firavun, ey ileri gelenler dedi, ben, benden başka bir mabudunuz olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, balçığa bir ateş yak da tuğla yap bana ve yüksek bir köşk kur, belki oraya çıkar, Musa'nın mabudunu anlarım ve gene de şüphe yok ki ben yalancılardan sanıyorum onu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Firavun ise: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu (benim mülkümde, benim dışımda bir kanun koyucu bulunduğunu) bilmiyorum (ve kabul etmiyorum). Ey Haman, (özel fırınlarda) çamurun üstünde bir ateş yak da, bana (tuğladan) yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa’nın İlahına çıkarım (da varsa O’na rastlarım, ama) gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum" diyerek (halkın kafasını karıştırmayı denemişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun: “Ey ileri gelenler!” dedi. “Ben sizin için, benden başka ilah tanımıyorum. Bunun içindir ki, ey Hâmân! Benim için bir tuğla ocağını tutuştur ve bana öyle yüksek bir kule yap ki, çıkıp Musa'nın şu tanrısını bir göreyim. Çünkü ben, Musa'yı yalancılardan sanıyorum.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun: “Ey soylular, sizin benden başka bir tanrınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân, benim için, tuğla ocağındaki ateşi yakarak, kerpiç halindeki tuğlaları pişir, tuğla imal et. Bana bir kule yap. Mûsâ'nın ilâhı ile ilgili bilgi sahibi olayım. Onun kesinkes yalancılardan olduğunu düşünüyorum.” dedi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 26/29; 43/54; 79/23-24.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Firavun dedi ki: "Ey ileri gelenler! Ben sizin benden başka ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak da bana bir kule yap. Belki Musa'nın ilahına çıkarım. Bununla birlikte ben onu yalancılardan sanıyorum."
Ali Bulaç
swap_vert close
Firavun dedi ki: 'Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Firavun dedi ki: “- Ey millet! Ben sizin için benden başka bir ilâh bilmiyorum. Haydi, bana çamurdan kerpiç pişir, ey Hâmân!... Sonra bana bir kule yap, olur ki ben, yukarı çıkar Mûsa'nın ilâhına bakarım. Doğrusu ben, Mûsa'yı yalancılardan sanıyorum.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Firavun: “Ey meclis! Kendimden başka sizin için bir mabud bilmiyorum. Ve ey Haman(*)! Çamurları tutuştur (tuğla yap.) Bana bir kule inşa et. Belki Musa’nın ilahının yanına çıkarım. Fakat ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum.
(*) Firavunun başbakanı.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun, “Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân! Benim için çamur üzerine ateş yak; bana bir kule yap, Mûsâ'nın tanrısına çıkayım; ama ben, onun yalancılardan olduğunu sanıyorum,” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Firavun dedi ki: «Ey halk! Benden özge, size Tanrı tanımam, ey Hâman ! Benimçin ateş yakıp tuğla yap, bir de köşk yapasın, çıkayım Musa'nın Tanrısına dek, sanırım ki, Musa yalancılardan !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Firavun: “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa'nın ilâhına çıkar bakarım (!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan biri olduğunu sanıyorum” dedi.
Firavunun yüksek bir kule inşa ettirmek istemesi, Hz. Musa ve onun anlattıkları ile bir istihza olduğu gibi, köleleştirdiği zavallı halkına, Musa’nın tanrısının yeryüzüne değil gökyüzüne egemen olduğunu ve yeryüzünün hâkimiyetinin kendisine ait olduğunu anlatmak içindi. Gerçi Firavunun tanrı olmadığını kendisi de zavallı halkı da biliyordu ama tuğyan içindeki zorba düzeninin bozulmasını istemiyordu. Ve hükmettiği insanların tek sorumlusunun kendisi olduğunu iddia ediyordu. Nitekim Nâziât 79/24 ayetinde buyrulduğu gibi (Firavun toplumuna;) “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” diyordu.  
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn eşrâfına hitâben "Benim bildiğim sizin içün benden başka ma’bûd yokdur. Sen Hâmân çamurdan pişmiş tuğladan bir saray inşâ itdir, çıkayım Mûsâ’nın Allâh’ına bizzat muttali’ olayım, çünki bana yalan söylüyor gibi geliyor" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir tanrınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için, toprak üzerine bir ateş yak, tuğla hazırlayıp bana bir kule yap; çıkar belki Musa'nın tanrısını görürüm. Doğrusu onu yalancılardan sanıyorum" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Firavun, “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Mûsâ’nın ilâhına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Firavun, “Ey seçkinler! Sizin için benden başka tanrı tanımıyorum. Ey Hâmân! Haydi benim için tuğla fırınını yak, bana bir kule yap. Belki oradan Mûsâ’nın tanrısını görürüm; ama kesinlikle onun bir yalancı olduğunu düşünüyorum” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Firavun: Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân! Haydi benim için çamur üzerine ateş yak (ve tuğla imal et), bana bir kule yap ki Musa'nın tanrısına çıkayım; ama sanıyorum, o mutlaka yalan söyleyenlerdendir, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Firavun, "Ey ileri gelenler, ben sizin için benden daha iyi bir tanrı bilmiyorum. Haman, benim için balçığın üzerinde ateş yakarak tuğla hazırla ve Musa'nın tanrısına ulaşabilmem için bir kule yap. Ben onun yalancı olduğuna inanıyorum," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân, haydi benim için çamur üzerine ateş yak (ve tuğla imal et), bana bir kule yap ki, Musa'nın ilâhına çıkayım; ama sanıyorum, o mutlaka yalan söyleyenlerdendir." dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fir'avn ise dediki: ey millet, ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum, haydi benim için çamura ocağı yak da ya Hâmân bana bir kule yap belki Musânın tanrısına muttali' olurum, maamafih ben onu her halde yalancılardan sanıyorum
Emrah Demiryent
swap_vert close
Firavun dedi ki: “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Haydi, benim için çamur üzerine ateş yak, (tuğla imal ederek) bana (yüksek) bir kule yap, belki Mûsâ’nın ilâhına muttali olurum (da Mûsâ’nın bahsettiği ilâhını görürüm!) Fakat ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum.”
Mûsâ [aleyhisselâm], Firavun ve adamlarına, Allah’tan başka hiçbir ilâhın olmadığını tebliğ etti. Onlara Allah Teâlâ’nın hükümlerini bildirdi, ancak hiçbir zaman, Allah Teâlâ’ya mekân isnat etmedi, “Rabbim semâda” demedi. Firavun kendi sapık görüşü doğrultusunda, ahmakça hareket ederek zaman ve mekândan münezzeh olan Allah’ı, semâda zannetti de veziri Hâmân’a göklere çıkmak üzere kendisi için yüksek bir kule yaptırmasını emretti.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Firavun: “Ey halkımın meleleri!¹ Ben, sizin için benden başka ilah bilmiyorum.² Ey Haman, benim için çamur üzerine hemen bir ateş yak;³ bana yüksek bir kule yap. Belki Mûsâ'nın ilahı ile karşılaşırım. Onun yalancılardan olduğunu zannediyorum.”⁴ dedi.
1- Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı. 2- İfade sözcük anlamı ile böyle olmakla birlikte Mısır firavunlarının ahirete inanan kimseler oldukları dikkate alındığında; buradaki “ilahlık”, anlam olarak Firavun'un kendisini Mısır halkının ilahlarının temsilcisi olarak gördüğü anlamına gelmektedir. 3- Tuğla yap. 4- Kesinlikle biliyorum. Zan, sözcük olarak tahmin, sanı anlamında değil; cahiliye toplumunda kesinlik ifade eden; tecrübe ve gözlemle elde edilmiş bilgi anlamında kullanılan bir sözcüktü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fir'avn dedi: «Ey ileri gelenler, ben sizin benden başka bir Tanrınız olduğunu bilmiyorum! Ey Hâman, haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak da bana büyük bir kule yap. Belki ben Musânın Tanrısına tırmanıb çıkarım! Maamâfih ben onu mutlakaa yalancılardan sanıyorum ya!»
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fir'avun ise: “Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka hiçbir ilâh bilmiş değilim; ey Hâmân! Haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak da (tuğla i'mâl edip) bana bir kule yap; belki Mûsâ'nın İlâhına muttali' olurum (O'nu görürüm). Çünki şübhesiz ben onu gerçekten yalancılardan sanıyorum” dedi.(1)
(1)“Αcâz-ı Kur’ânî o derece câmi‘ ve hârıktır (çok güzellikleri toplayıcı ve hârikadır), dikkat edilse görünüyor ki: Bazen bir denizi bir ibrikte gösteriyor gibi pek geniş ve çok uzun ve küllî (büyük) düsturları ve umum kānunları, basit ve âmî fehimlere (basit anlayışlara) merhameten basit bir cüz’üyle, husûsî bir hâdise ile gösteriyor. (...) Meselâ: ياَهاَماَنُ ابْنِ ل۪ي صَرْحاً Fir‘avun, vezîrine (Hâmân’a) emreder ki: ‘Bana yüksek bir kule yap, semâvâtın (gökyüzünün) hâlini rasad edip (gözleyip) bakacağım. Semânın gidişâtından, acabâ Mûsâ (as)’ın da‘vâ ettiği gibi semâda tasarruf eden (hükmeden) bir İlâh var mıdır?’ İşte صَرْحاً [bir kule] kelimesiyle ve şu cüz’î (küçük) hâdise ile, dağsız bir çölde olduğundan dağları arzulayan ve Hâlık’ı (yaratıcıyı) tanımadığından tabîatperest (tabîatçı) olup rubûbiyet (rab olmayı) da‘vâ eden ve âsâr-ı ceberutlarını (kibirli eserlerini) göstermekle ibkā-yı nâm eden (nâm salan), şöhretperest olup dağ-misâl meşhur ehrâmları (piramitleri) binâ eden ve sihir ve tenâsühe kāil olup (öldükten sonra rûhun başka bir bedende tekrar dünyaya geleceğine inanıp) cenâzelerini mumya edip, dağ misillü (gibi)mezarlarda muhâfaza eden Mısır Fir‘avun’larının an‘anesinde (âdetlerinde) hükümfermâ (uygulanan) bir düstûr-ı acîbi ifâde eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 32)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Firavun dedi ki: “Ey önde gelenler! "Sizin için (hayatınıza müdahil olan) benden başka hiçbir ilah bilmiş değilim. Ve (alaycı bir şekilde) sen ey Hâmân! Benim için tuğla ocağını tutuştur da (tuğla imâl edip) bana öyle yüksek bir kule yap ki, çıkıp Musa’nın şu tanrısını bir göreyim! Şüphesiz ben onu (Musa’yı) gerçekten yalancılardan sanıyorum.’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun seçkinlerine “Ey bana seçkin yöneticilerim! Sizin için benden başka bir ilahınız olduğunu bilmem. (Alaycı bir şekilde) Ey Haman! Benim için toprağın üzerine bir ateş yak ve bana yüksekçe bir kule inşa et. Her ne kadar Musa’nın yalancılardan birisi olduğunu zannediyorsam da, belki onun Rabbini görebilmeyi başarabilirim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Firavun dedi: "Ey ileri gelenler! Ben sizin benden başka Alllah’ınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için tuğla yakıp bana öyle bir kule yapın ki, onunüzerine çıkıp da Musa’nın Allah’ına yükselebileyim! İşte ben Musa’nın yalancı bir kimse olduğunu çok iyi biliyorum."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Firavun da dedi ki ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir mabut olduğunu bilmiyorum, Haman! Benim için ateş yakıp balçıktan tuğla yap, bana bir köşk yap ki Musa/nın Tanrısına çıkayım da bakayım [²]. Ben Musa/yı yalancılardan zannediyorum [³]
[2] Yahut köşk üstüne çıkar; ona muttali olurum, yıldızların vaziyetlerini tarassut edeyim, bi'seti resûle delâlet eder bir şey bulabilir miyim?[3] «Allah vardır, ben de onun peygamberiyim» sözü yalandır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Firavun, “Ey ileri gelenler! Sizin için kendimden başka bir tanrı bilmiyorum. Ey Hâmân! Derhâl kerpiç/tuğla (ocağını) yak. Bana yüksek bir kule yap. Belki çıkıp Musa’nın tanrısını görürüm.⁸ Şunu kesinlikle zannediyorum ki o yalancılardan biri” dedi.
8 Firavun somut bir tanrı düşüncesine sahip olduğundan, Hz. Musa’nın, âlemlerin Rabbi olan, yüce, soyut Tanrı’sıyla alay etmek istemektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Firavun dedi ki: “Ey önde gelenler! Sizin için benden başka bir ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Tuğla ocağını körükle (balçığı pişir) de bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım. Çünkü gerçekten ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Firavun ise, “Ey ileri gelenler!” dedi, “Ben sizin için, kendimden başka bir tanrı tanımıyorum! Söyleyin bana, bütün Mısır’ın sahibi ve efendisi ben değil miyim? Fakat bu adam, sadece bu ülkenin değil, tüm varlıkların Efendisi olan bir tanrıdan söz ediyor, o hâlde ey Haman; benim için tuğla ocaklarında balçığı pişirerek sağlam tuğlalar imal et ve bana öyle yüksek bir kule yap ki, tepesine çıkıp Mûsâ’nın şu ilâhını kendi gözlerimle göreyim! Ama yukarılarda böyle bir kimsenin olmadığına eminim! Doğrusu ben, bu adamın şan şöhret peşinde koşan yalancılardan biri olduğunu sanıyorum!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Firavun: “Ey İleri Gelenler! Sizin için benim dışımda hiçbir ilah bilmedim; öyleyse benim için ateş yak, ey Hâmân, Çamur’un üzerine! Bana bir kule yap! Belki Musa’nın ilahına muttali’ olurum / görürüm! Ben, onu Yalancılar’dan sanıyorum!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fıravun o zaman: “ Hey millet! “ diye haykırdı. Ben sizin için, kendimden başka tanrı tanımıyorum. Hâmân Usta! Hemen benim için tuğla pişir. Bana öyle yüksek bir gözetleme kulesi yap ki, Musa’nın tanrısını görecek miyim bakayım. Çünkü bana göre Musa, palavracının teki... “
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun dedi ki; "Ey ileri gelenler! Ben size benden başka yasalarıyla egemen olacak tanımıyorum! İlahınız olarak ancak ben size yasalarımla hükmederim. Ey Haman! Haydi! Benim için çamurun üzerine ateş yakarak tuğlalar imal et! Ateşte pişirilmiş tuğlalarla yüksek bir kule yap! Belki Musa’nın ilahına çıkar haddini bildiririm! Çünkü ben Musa’nın söylediklerine inanmıyorum! O bir yalancıdır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Firavun: “Ey yöneticiler! Sizin için benden başka ilah tanımıyorum. [*] Ey Haman! Benim için çamur üzerine bir ateş yak (tuğla imal et); bana bir kule yap ki Musa’nın ilahına ulaşayım; onu(n Musa’nın) yalan söyleyenlerden (olduğunu) sanıyorum.” demişti. [*]
Firavun tarafından dile getirilen “ilâhlık” iddiası insanlık tarihinin en büyük ve haddini bilmez bir suçuydu. Firavun, “en yüce rab” olduğunu iddia etmemiş, adeta “tek ilah”ın sadece kendisi olduğunu, rablığı hiçbir varlıkla paylaşmayacağını ilan etmişti. Bu nedenle, Nâzi‘ât 79:24. ayetteki [el-a‘lâ] kelimesini [rabb] kelimesinin “sıfatı” olarak değil, [ene] sözcüğünün “haberi” olarak anlamak durumundayız. Böyle olunca, Firavun bir taraftan tek ilâh olduğunu, diğer taraftan da en büyük olduğunu söylemişti. A‘râf 7:127’de geçen “senin ilahların” ifadesi onun belirlediği astları veya ona ulaşmak için belirlenen ilahçıklardır.,Bu ayet Mü’min 40:36-37 ile birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Firavun: “Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân! Haydi, benim için şu çamur (halindeki kerpiçler) üzerine ateş yak¹ ve hemen bana bir kule yap ki; çıkar da belki Mûsa’nın ilâhını görürüm.² Ama ben onun kesinlikle yalancı bir kimse olduğuna inanıyorum.” dedi.³
1 Yani kerpiçleri pişirerek tuğla imal et.2 Aslında Firavun, bu sözleriyle Hz. Mûsa’yı hafife almak istiyordu. Bir de kendi saçmalıklarını deneyle ispat etmek için, güya bilimselliğe yani deneye sığınmaya çalışıyordu. Bugün de bilimsellikle aslı astarı olmayan, teori bile olma haysiyetine sahip bulunmayan birçok şeyi kendi saçmalıklarına delil gibi göstererek Allah’ın nurunu söndürmeye çalışanlar, belki de onu örnek alıyorlar. Ama Firavun’un sonunu düşünüp ibret almaya hiç yanaşmıyorlar. 3 Yani, fikrini önceden belirtti. Kuleyi yapıp Mûsa’nın ilâhını (hâşâ) görse bile inanmayacağını hemen ifâde etti. Hatta bu kuleyi sadece, “Musa’nın Allah’ını inkâr ettiğini” halkına ispat etmek için bir deney gibi kullanmak istedi. Firavun’un kulesinden Allah’ın görülmesi nasıl mümkün değilse, bugünkü bilimsellik adına dikilen teori kulelerinden de Allah’ı görmek mümkün değildir ve bu teori kulelerinin asıl amacının Firavun’un amacından bir farkı yoktur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun: “Soylular!” dedi, “Ben sizin için benden başka tanrı tanımıyorum! ³⁶ Bunun içindir ki, sen ey Hâmân, benim için [tuğla] ocağını tutuştur, balçığı pişir ve bana öyle yüksek bir kule yap ki, çıkıp Musa’nın şu tanrısını bir göreyim! ³⁷ Çünkü ben o’nun şu onmaz yalancılardan biri olduğunu sanıyorum!”
36 Mısırlılar’ın gerçekte pek çok düzmece tanrıya tapındıkları gözönünde tutulursa, bu ifadenin lafzî anlamıyla ele alınmaması gerektiği açıktır; ne var ki, Firavunlar tanrı fikrinin bedenleşmiş hali, tecessümü olarak görüldükleri içindir ki, yukarıdaki ifadenin sahibi olan Firavun, kendisini bütün tanrısal nitelikleri kişiliğinde toplayan “En Büyük Tanrı” olarak görmekte ve halkı tarafından da öyle görülüp tapınma derecesinde yüceltilmektedir (karş. 79:24).37 Yahut: “Musa’nın tanrısına çıkayım”. Ettali‘u fiiline bu anlamlardan hangisi verilirse verilsin, Firavun’un yüksek bir kulenin inşasını istemesi yalnızca Mısır’daki büyük firavun ehramlarından/piramitlerinden birinin inşasına ilişkin bir îma (bkz. yukarıda 6. not) değil, aynı zamanda Hz. Musa’nın ortaya koyduğu, var olan her şeyin mutlak manada üstünde ve ötesinde olan, yaratıcı ve hükmedici olarak her şeyi kuşatan, elinde tutan Tek Tanrı kavramına yöneltilmiş alaycı ve küçümseyici bir îma da taşımaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Firavun da: – Ey ileri gelenler, ben sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum. Ey Hâman! Sen de benim için tuğla ocağını tutuştur ve benim için yüksek bir kule inşa et ki bu sayede belki Musa’nın ilahına ulaşabilirim. Çünkü ben onun yalancı olduğuna eminim, dedi. 40/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Firavun ise, “Siz ey efendiler!” dedi, “Sizin için (hayatınıza müdahil olan)[³⁴⁰⁸] benden başka bir ilâh hiç tanımadım. Ve sen ey Hâmân![³⁴⁰⁹] Benim için tuğla ocağını tutuştur da, bana yüce bir yapı inşâ ediver! Kim bilir, belki o zaman Musa’nın ilâhına ulaşabilirim; hoş, ben onun yalancının teki olduğundan sanıyorum ya.”
[3408] Bu açıklama, Firavun’un “Ben sizin en büyük Rabbinizim” (79:24) iddiasına dayanmaktadır. Rab olma iddiası, tüm boyutlarıyla “hayata müdahil olma” iddiasıdır. Değilse, Firavunlar Mısır’ının Amon kültü çok tanrıcıydı. [3409] Bazı oryantalistler Hâmân olarak anılan kişinin, Eski Ahid’de Pers kıralı Ahaşveroş’un veziri olarak geçmesinden yola çıkarak Kur’an’ı eleştirirler. Fakat son dönemlerde, Firavunlar dönemine ait hiyerogliflerde II. Ramses’in “Âmen” isminde bir yardımcısı olduğu tesbit edilmiştir (Cabiri, Medhal ile’l-Kur’ani’l-Kerîm 330, ed-Dâru’l-Beydâ’-2006). Yine hiyerogliflerde Firavun’un imar işleriyle görevli vezirinin adının Hâmân olarak imla edildiği M. Bucaille tarafından kaydedilmiştir. Hâ-Âman, Amon dininin rahiplerine verilen isimdi ve protokolde Firavun’dan sonra gelen ikinci kişiydi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Firavun bu kez: "Ey ileri gelenler, sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân, haydi benim için çamurun üzerine ateş yak; (tuğla imal et) bana yüksek bir kule ör ki, Musa'nın ilahına çıkayım! (Onu göreyim) Ama, doğrusu onun yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun: "Ey ileri gelenler; "Ben sizin için benden başka ilah bilmiyorum! Ey Haman, benim için (tuğla) ocağını tutuştur, yüksek bir kule yap ki, çıkıp Musa’nın ilahını bir göreyim! Çünkü ben o’nu yalancılardan biri olduğunu sanıyorum!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fir'avun da dedi ki: «Ey Eşraf! Ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiş değilim, haydi ey Haman! Benim için çamurun üzerine ateş yak (tuğla yap) hemen benim için bir köşk yapıver. Umulur ki, ben Mûsa'nın ilâhına muttali olurum ve şüphe yok ki, ben O'nu (Musa'yı) yalancılardan sanıyorum.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Firavun da dedi ki: “Ey benim danışmanlarım ve devlet adamlarım! Ben sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Hâman! Haydi benim için tuğla ocağını tutuştur, balçığı pişir, fazlaca tuğla imal ettirip benim için öyle yüksek bir kule yap ki, belki de onun vasıtasıyla yükselip Mûsâ'nın (varlığını iddia ettiği) Tanrısını görürüm! Aslında, ben onun yalancının biri olduğu görüşündeyim ya (neyse! )” [26, 29; 43, 54; 79, 23-24] {KM, Tekvin 11, 3-4}
Merhum Elmalılı M. Hamdi Yazır bu âyetin tefsirinde şöyle der: “Firavun çok iyi bilirdi ki şu mahlûkatı yaratan kendisi değildir, kendisini de bir yaratan vardır. Fakat uluhiyetin yalnız Allah’ın olduğunu tanımıyor. Yaratmak ve yaratıcılık kavramlarına haksızlık ediyor. Hukuk ve yasama yetkisi kendi iradesinden ibaret imiş, hukuku kendisi koyarmış ve kendi dilediği gibi yaparmış, ne isterse o olurmuş, hükmünü ve idaresini bozacak üst bir makam ve kuvvet yokmuş gibi gösteriyor. Bu sebepten, insanlar onun idaresine boyun eğmekten başka bir şey tanımasın, hep onu sevsin, hep ondan korksun, hep ona kul olsun, ona tapsın istiyor, hem mâbudluk iddia ediyor, hem de sizin için benden başka ilahınız olduğunu bilmiyorum” diye insaflı görünmek istiyor. Göklerin ve yerin Rabbi, sanki gökyüzünü araştırmakla görünmesi gereken bir cisim ve cismi varmış gibi zannettirerek halka karşı ilim ve fen yolunda bir oyun ve tuzak yapmak üzere kule yapmayı emrediyor.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fir'avn dedi ki: "Ey ileri gelenler, ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum, ey Haman, haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak(arak tuğla imal et de) bana bir kule yap, belki Musa'nın tanrısına çıkarım, çünkü ben onu (Musa'yı) yalancılardan sanıyorum."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fir'avn: "Ey Cemâ'atim! Ben sizin içün benden başka bir ilâh bilmem (ma'bûdunuz benim). Ey Hâmân (birinci vezîri) Balçık üzerine ateş yak. (Tuğla yap.) Benim içün bir kule binâ it ki Mûsâ'nın ilâhına muttali' olayım (onı göreyim), ben Mûsâ'yı yalancılardan zan iderim" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Firavun dedi ki: “Ey devletliler! Sizin benden başka ilahınız olduğunu bilmiyordum. Haman, benim için çamuru pişir’de bir kule yap; belki Musa’nın ilahına çıkarım. Ben gerçekten onun yalancının teki olduğunu düşünüyorum.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun da:-Ey ileri gelenler, sizin için benden başka ilah tanımıyorum. Ey Hâman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak ve bana bir kule yap. Belki Musa'nın ilahına ulaşabilirim. Çünkü ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Firavun “Efendiler,” dedi. “Sizin için ben kendimden başka bir tanrı bilmiyorum. Hâmân! Bana tuğla ocağını yak, sonra da bir kule yap ki Musa'nın tanrısına ulaşayım. Çünkü ben onun yalancı olduğunu düşünüyorum.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Firavun dedi: "Ey seçkinler topluluğu! Ben sizin için benden başka bir tanrı tanımıyorum. Ey Hâmân! Benim için çamurun üzerinde ocağı yakıp bana bir kule yap ki Mûsa'nın tanrısına ulaşayım. Aslında ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti fir'avn “iy görinür cema'at! bilmedüm sizüñ hįç Tañrı benden ayruk. pes od yandur benüm içün ay hāman balçıķ üzere! pes eyle benüm içün köşk ola kim aġavan [208b] mūsā Tañrı’sındın yaña. daħı bayıķ ben śanurın mūsā’yı yalancılardan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Fir‘avn eyitdi: İy ulular, ben size benden özge tañrı bilmez‐men, didi. Yā Hāmān, benüm‐çün balçıġı yandur, ṭūb eyle. Pes baña bir yüce köşk yap.Ola kim ben görem Mūsā tañrısını. Daḫı ben anı yalancılardan ṣanur‐men,didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Fir’on (istehza ilə) dedi: “Ey ə’yanlar! Mən sizin üçün özümdən başqa bir tanrı olduğunu bilmirəm. Ey Haman! Mənim üçün od qalayıb palçıqdan kərpic bişir və bir qüllə tikdir ki, (ora qalxıb) bəlkə, Musanın tanrısına tamaşa edim. Axı mən onu, həqiqətən, yalançı sayıram!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Pharaoh said: O chiefs! I know not that ye have a god other than me, so kindle for me (a fire) , O Haman, to bake the mud; and set up for me a lofty tower in order that I may survey the god of Moses; and lo! I deem him of the liars.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Pharaoh said: "O Chiefs! no god do I know for you(3370) but myself: therefore, O Haman! light me a (kiln to bake bricks) out of clay, and build me a lofty(3371) palace, that I may mount up to the god of Moses: but as far as I am concerned, I think (Moses) is a liar!"
3370 Pharaoh claimed, himself, to be God-not only one god among many, but the only god: "I am your Lord Most High": 79:24. At any rate he did not see why his people should worship any one but him. 3371 I understand his speech to his minister Hainan to be sarcastic. But some Commentators have taken it very seriously and imagined that he actually thought of reaching the heavens by building lofty towers (Cf. 40:36).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
فِرْعَوْنُ
Firavun
يَٓا اَيُّهَا
ey
الْمَلَاُ
ileri ge-lenler
مَا عَلِمْتُ
bilmedim
لَكُمْ
sizin için
مِنْ اِلٰهٍ
hiçbir ilâh
غَيْر۪يۚ
benden başka
فَاَوْقِدْ
haydi ateş yak
ل۪ي
benim için
يَا
ey
هَامَانُ
Hâmân
عَلَى
üzerin- de
الطّ۪ينِ
çamurun
فَاجْعَلْ
ve kıl
ل۪ي
bana
صَرْحاً
bir kule
لَعَلّ۪ٓي
belki ben
اَطَّلِعُ
muttali olurum
اِلٰٓى اِلٰهِ
ilâhına
مُوسٰىۙ
Mûsâ'nın
وَاِنّ۪ي
ve gerçek-ten ben
لَاَظُنُّهُ
onu zanne-diyorum
مِنَ الْكَاذِب۪ينَ
yalancılardan
Firavun, "ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh bilmiyorum. Ey Hâmân! Haydi, benim için çamurun üzerinde ateş yak da (tuğla imal edip) bana bir kule yap ki belki Mûsâ'nın ilâhına muttali olur (onu görür)üm; çünkü ben onun gerçekten yalancılardan olduğunu zannediyorum" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
اَوْقَدَ
Fiil-IV
و ق د
Yaktı, tutuşturdu
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
هَامَان
Özel isim
هَامَان
Hâmân
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
طِين
İsim
ط ي ن
Çamur
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
صَرْح
İsim
ص ر ح
Köşk, kule, yüksek bir kule
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
طَلَعَ
Fiil-VIII
ط ل ع
Gördü, muttali oldu, vakıf oldu, baktı, tırmanıp çıktı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كَاذِب
Etken fiil
ك ذ ب
Yalancı, yalan söyleyen