Musa onların karşısına hakikatin apaçık belgeleri olan âyetlerimizle çıkınca[³⁴⁰⁵] “Bu tasarlanıp ortaya atılmış bir büyüden başkası değildir; zira biz önden giden atalarımızın[³⁴⁰⁶] geleneğinde[³⁴⁰⁷] böyle bir şey olduğunu işitmedik!” dediler.
[3405] Bu âyetler asâ ve yed-i beyzâdır. Birincisi rasulün uyarıcı (nezîr) oluşunu, ikincisi müjdeci (beşîr) oluşunu temsil eder. Asâ celalin, yed-i beyzâ cemalin tecellisidir. Asâ kahrın, yed-i beyzâ lutfun sembolüdür. Asâ gücün, yed-i beyzâ bilgi ve hikmetin simgesidir.
[3406] Âbâine’l-evvelîni çevirimizin gerekçesi için bkz: 23:24, not 25.
[3407] Çevirimiz fî edatına dayanmaktadır.