close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ câehum mûsâ bi-âyâtinâ beyyinâtin kâlû mâ hâżâ illâ sihrun mufteran vemâ semi’nâ bihâżâ fî âbâ-inâ-l-evvelîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Musa, apaçık delillerimizle onlara gelince bu, uydurma bir büyüden başka bir şey değil, gelip geçmiş atalarımız zamanında böyle bir şey duymadık biz dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle (mucizelerimizle ve hükümlerimizle) geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden (ve bizi etkilemek isteyen bir gösteriden) başkası değildir. Biz önceden geçmiş atalarımızdan bunu(n gibi şeyler) işitmedik" demişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Fakat Musa, apaçık mesajlarımızla, Firavun'un ve onun seçkinler çevresinin karşısına çıkınca, berikiler hemen: “Bu uydurulmuş parlak bir büyüden başka birşey değil; biz atalarımızdan böyle birşey işitmemiştik!” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ onlara apaçık mûcizelerimizi getirince: “Bunlar olsa olsa, aklı etki altına alan uydurulmuş sihirdir. Biz, önceki atalarımız arasında böyle şeylerin olduğunu işitmemiştik.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Musa onlara apaçık ayetlerimizi getirince: "Bu uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz bunu önceki atalarımızdan duymadık" [3] dediler.
3.Veya: "(tm)nceki atalarımız arasında böyle bir şey olduğunu duymadık."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Musa, onlara apaçık ayetlerimizle geldiği zaman: 'Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmemiştik' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vakta ki Mûsa, açık mucizelerimizle onlara vardı, dediler ki: “- Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir; biz evvelki atalarımızdan dahi, bunu (bu peygamberlik davasını yahut sihri) işitmedik.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Musa, apaçık mucizelerimizle onlara geldiği zaman: “Bu, uydurulan bir büyüden başka bir şey değildir. Biz, eski atalarımızda böyle bir şey işitmedik.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ, onlara apaçık mucizelerimizle gelince, “Bu, sadece uydurma bir sihirdir. Önceki atalarımızdan, böylesini işitmemiştik” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Açık belgelerimizle, Musa gelende onlara, dediler ki: «Bu yalan bir büyüdür, biz eski atalarımızdan böyle bir şey duymadık!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Musa, apaçık mucizelerimizle onlara geldiğinde: “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmişteki atalarımızdan böylesini duymamıştık” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ mu’cizelerimiz ile ânların yanına gitdiği vakit "Bu yeni çıkarılmış bir sihirden ’ibâretdir. Bizim evvel gelen ecdâdımızdan işitmedik" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa onlara, apaçık olarak, mucizelerimizle gelince: "Bu sadece uydurma bir sihirdir. Önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mûsâ, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mûsâ onlara apaçık mûcizelerimizle gelince, “Bu, olsa olsa düzmece bir sihirdir. Geçmişte atalarımız zamanında böyle bir şeyin olduğunu da duymadık” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince: Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa onlara apaçık ayet ve mucizelerimizle gidince, "Bu ancak uydurma bir büyüdür. Biz böyle bir şeyi önceki atalarımızdan işitmedik," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince, "Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vaktâ ki Musâ. bunun üzerine açık açık âyetlerimizle onlara vardı bu, dediler: sırf uydurma bir sihir, biz bunu evvelki atalarımızda dahi işitmedik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mûsâ, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz, önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmedik!” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mûsâ onlara apaçık ayetlerimizi¹ iletince: “Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.” dediler.
1- Mucizelerimizi, kanıtlarımızı, göstergelerimizi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunun üzerine (Musa) onlara açık açık âyetlerimizi getirince dediler ki: «Bu, uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz evvelki atalarımızdan bunu işitmedik».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet, Mûsâ apaçık mu'cizelerimizle onlara gelince: “Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir; hem önceki atalarımızdan bunu işitmedik” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Musa onlara açık ayetlerimizle geldiği zaman: “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık” dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa ayetlerimizi onlara getirdiğinde, onlar “Bunlar uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değil. Biz önceki atalarımızdan bunları işitmedik” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kaçan Musa apaçık belgelerimizle onların yanına vardı. Dediler: "Bunlar olsa olsa düzme, büyü olacak. Eski atalarımız bize bunların sözünü etmemişlerdi."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa aşikâr olan mûcizelerimizle onlara varınca onlar «— Bu, düzme bir büyüden başka bir şey değildir, eski babalarımızdan [¹] bunu işitmedik». dediler.
[1] Veya eski babalarımız zamanında.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Musa onlara apaçık mucizelerimizle [âyâtinâ] geldiğinde dediler ki: “Bu, uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz önceki babalarımızdan/atalarımızdan da böyle bir şey işitmedik.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman, “Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş babalarımızdan da bunu işitmedik” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece Mûsâ, hiçbir şüpheye yer vermeyen apaçık mûcizelerimizle Firavun ve adamlarının karşısına çıktı fakat onlar hemen, “Bu olağanüstü olaylar, usta büyücüler tarafından uydurulmuş büyüden başka bir şey olamaz; zaten dediklerin doğru olsaydı bunu bizim de bilmemiz gerekirdi fakat biz, geçmiş atalarımızdan böyle bir şey işitmedik!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Musa onlara bizim açık âyetlerimiz ile geldiğinde: “Bu, uydurulmuş bir sihirden başkası değil! Bunu İlk atalarımız arasında işitmedik!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa, Fıravunlar'a varıp da mucizelerimizi açıkça sergileyince, Fıravun: " Bu tam bir sihir saçmalığı." Biz atalarımızdan böyle bir şey duymadık. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa; Firavun ve toplumuna ayetlerimizi açıkladı. Firavun ve yardımcıları; "Bunlar uydurulmuş büyülü sözlerden başka bir şey değildir. Atalarımızdan böyle şeyler işitmedik. Atalarımızdan gelen inançta, öğrendiğimiz kültürde böyle şeyler yoktur. Atalarımızın doğru yol üzerinde olduğunu biliyoruz. Atalarımız daima doğrular üzerinde olmuş, hiç bir zaman yanılmamıştır." dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Musa), onlara apaçık delillerimizi getirdiğinde “Bu, sadece uydurulmuş bir büyüdür; önceki atalarımızdan böyle bir şey de duymadık!” demişlerdi. [*]
Taklitçi, müşrik ve inkarcı anlayışı ortaya bu yaklaşımın bir benzeri Mü’minûn 23:24’te belirtildiği üzere Hz. Nuh’un kavmi tarafından dile getirilmiştir. Firavun ve adamları Hz. Musa’nın getirip tebliğ ettiği delillere karşı olumsuz tepki vermişler ve önceki atalarından böyle bir şey işitmemiş olmalarını gerekçe olarak sunmuşlardı. Benzer bir tepkiyi Mekkeli müşriklerin Hz. Muhammed’e gösterdiği Sâd 38:7’de belirtilmektedir. İnkârcılara göre peygamberlerin getirip tebliğ ettiği deliller geçmişe dayalı sağlam bir dayanağı olmayan ve kendileri tarafından “uydurulmuş, üretilmiş, beşer kaynaklı birer büyü”den başka bir şey değildir. Bütün bu deliller onlara göre insan kaynaklı olup Yüce Allah’a iftira edilen şeylerden ibaretti.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa, onlara apaçık mûcizelerimizi getirince onlar: “Bu tamamen uydurulmuş büyüden başka bir şey değildir ve biz daha önce atalarımızdan böyle bir şey işitmedik.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
FAKAT Musa apaçık mesajlarımızla [Firavun’un ve onun seçkinler çevresinin] karşısına çıkınca, berikiler hemen: “Bu [bir ölümlü beşer tarafından] uydurulmuş parlak bir büyüden ³⁴ başka bir şey değil; biz atalarımızdan böyle bir şey işitmemiştik!” dediler.
34 Bkz. sihr teriminin yukarıdaki anlamında Kur’an’da ilk defa kullanıldığı 74:24 hk. 12. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Musa onlara hak ve hakikatin apaçık belgeleri olan ayetlerimizle geldiğinde; – Bu, düzmece bir sihirden başka bir şey değildir. Biz, önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmedik, dediler. 26/34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Musa onların karşısına hakikatin apaçık belgeleri olan âyetlerimizle çıkınca[³⁴⁰⁵] “Bu tasarlanıp ortaya atılmış bir büyüden başkası değildir; zira biz önden giden atalarımızın[³⁴⁰⁶] geleneğinde[³⁴⁰⁷] böyle bir şey olduğunu işitmedik!” dediler.
[3405] Bu âyetler asâ ve yed-i beyzâdır. Birincisi rasulün uyarıcı (nezîr) oluşunu, ikincisi müjdeci (beşîr) oluşunu temsil eder. Asâ celalin, yed-i beyzâ cemalin tecellisidir. Asâ kahrın, yed-i beyzâ lutfun sembolüdür. Asâ gücün, yed-i beyzâ bilgi ve hikmetin simgesidir. [3406] Âbâine’l-evvelîni çevirimizin gerekçesi için bkz: 23:24, not 25. [3407] Çevirimiz fî edatına dayanmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Musa; onlara apaçık ayetlerimiz ile gelince, (mucizeler gösterip, alemlerin Rabbinden gayrı bir ilah olmadığını bildirip, doğru yola davet edince) onlar; "Bu (söylediklerin) uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir, biz, önceki atalarımızdan böyle bir söz işitmedik" diyerek, şirk ve küfürlerinde direndiler.
Osman Fırat
swap_vert close
Mûsâ, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki, Mûsa onlara bizim gayet açık açık âyetlerimizle geldi, dediler ki: «Bu başka değil, ancak uydurulmuş bir sihirdir ve biz bunu evvelki atalarımızdan işitmedik.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mûsa o açık belgelerimizle, mûcizelerimizle onlara geldiğinde: “Bu, ” dediler, “sırf uydurma bir sihir! Hem böylesi bir iddianın, peygamberlik dâvasının veya sihrin, önce yaşamış atalarımız zamanında bulunduğunu da işitmedik! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Musa, onlara açık açık ayetlerimizle gelince: "Bu uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. İlk atalarımız arasında böyle bir şey (olduğunu) işitmedik." dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki Mûsâ âşikâr mu'cizelerimizle Fir'avn'ın nezdine geldi. Fir'avn ve cemâ'ati: "Bu düzme bir sihirdir. Babalarımızdan böyle bir şey işitmedik" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa apaçık belgelerimizi onlara gösterince “Bunlar uydurulmuş büyüden başka bir şey değildir. Böylesini eski atalarımızdan da duymadık.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa onlara apaçık ayetlerimizle gittiği zaman;-Bu, uydurma sihirden başka bir şey değildir. Biz, bunu önceki atalarımızda da işitmedik, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa onlara apaçık âyetlerimizle geldiğinde, “Bu uydurma bir büyüden başka nedir ki?” dediler. “Evvelce gelip geçmiş atalarımızdan biz böyle birşey işitmedik.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunun ardından Mûsa onlara açık-seçik ayetlerimizi getirdiğinde onlar şöyle dediler: "Uydurulmuş bir büyüden başkası değil bu. İlk atalarımız arasında bunu hiç duymadık."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim geldi anlara mūsā nişānlarumuz-ıla bellüler eyittiler “degül uşbu illā cādūlıķ yalan baġlanmış daħı işitmedük uşbunı atalarumuzdan ilergiler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan ki geldi Mūsā bizüm beyān idici āyetlerümüzle, eyitdiler: Budegüldür, illā yalan, düzme, cāẕūluḳ daḫı. Biz bunı işitmedük ilerü‐ki atalarumuzdan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Musa açıq-aşkar ayələrimizlə (Fir’on əhlinin) yanına gəldikdə onlar: “Bu (sənin tərəfindən) uydurulmuş sehrdən başqa bir şey deyildir. Biz öz ulu babalarımızdan bu barədə (sizin təbliğ etdiyiniz din, risalət haqqında) heç bir şey eşitməmişik!” – dedilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But when Moses came unto them with Our clear tokens, they said: This is naught but invented magic. We never heard of this among our fathers of old.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When Moses came to them with Our clear signs, they said: "This is nothing but sorcery(3367) faked up: never did we head the like among our fathers of old!"(3368)
3367 This is what Moses was thinking of when he had said: "They may accuse me of falsehood". To accuse the purest Truth of lying is a favourite trick of those whose chief stock in trade is deception and sorcery and catching the attention of the vulgar by arts adapted to their ignorant minds! 3368 'As to this higher talk of the worship of the One true God, why, our ancestors have worshipped power and patronage, as concentrated in Pharaoh, from the most ancient times!'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
ve ne zaman ki
جَٓاءَهُمْ
onlara geldi
مُوسٰى
Mûsâ
بِاٰيَاتِنَا
mucizele-rimizle
بَيِّنَاتٍ
apaçık
قَالُوا
dediler
مَا هٰذَٓا
bu değildir
اِلَّا
an- cak
سِحْرٌ
bir sihir
مُفْتَرًى
uydurulmuş
وَمَا سَمِعْنَا
ve işitmedik
بِهٰذَا
bunu
ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا
atalarımızda
الْاَوَّل۪ينَ
önceki
Mûsâ onlara apaçık mucizelerimizle gelince (Firavun ve taraftarları), "bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir ve biz önceki atalarımızdan da böyle bir şey işitmedik" dediler.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
سِحْر
İsim
س ح ر
Sihir
مُفْتَرَى
Edilgen fiil-VIII
ف ر ي
Uydurulmuş
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel