close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veeḣî hârûnu huve efsahu minnî lisânen feersilhu me’iye rid-en yusaddikunî(s) innî eḣâfu en yukeżżibûn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve kardeşim Harun, dil bakımından benden daha fasih, onu da benimle beraber gönder de bana yardım etsin, gerçeklesin beni, çünkü ben yalanlamalarından korkmaktayım.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ve kardeşim Harun; dil bakımından (lisanı ve konuşma tarzı olarak) o benden daha düzgün (fasih) durumdadır, onu da benimle birlikte (nübüvvetle görevli) bir yardımcı olarak gönder ki, beni doğrulayıp desteklesin. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum" (diyerek Allah’tan destek istemişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ayrıca kardeşim Harun'un konuşma tarzı, benimkinden daha düzgündür; öyleyse benim söylediklerimi doğrulayan bir yardımcı olarak, O'nu da benimle birlikte gönder. Çünkü gerçek şu ki, beni yalanlayacaklarından korkuyorum.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Kardeşim Hârûn'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da, yanımda beni tasdik eden bir yardımcı olarak, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlikle görevlendir. Ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.” dedi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 20/26-30.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu benimle beraber yardımcı olarak gönder beni doğrulasın. Çünkü ben onların beni yalanlamalarından korkuyorum.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder, beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kardeşim Hârûn, lisan bakımından benden daha düzgündür o. Bunun için, beni tasdik eder bir yardımcı olmak üzre beraberimde onu peygamber gönder. Doğrusu ben, beni tekzib edeceklerinden korkuyorum.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve kardeşim Harun, dilce benden daha fasihtir. Tasdik edici, yardımcı ve koruyucu olarak onu de benimle beraber gönder. Ben onların beni yalanlamalarından korkarım” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Kardeşim Hârûn'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu, beni destekleyen bir yardımcı olarak benimle gönder; çünkü beni yalanlamalarından korkuyorum” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Kardeşim Harun'u benimle bilece gönder, o benden uz dillidir, bana arkacı olur, beni gerçekler, korkarım ki beni yalanlayalar!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”
Bkz. 20/26-30  
Cemil Said
swap_vert close
33, 34. Mûsâ "Yâ rabbî ben ânlardan birini öldürdüm. Korkarım beni katl iderler. Birâderim Hârûn’ın lisânı benimkinden fasîhdir. Sözlerimi te’kîd içün ânı da benimle berâber gönder, çünki korkarım beni tekzîb idecekler" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
33,34. Musa: "Rabbim! Doğrusu ben onlardan bir cana kıydım. Beni öldürmelerinden korkarım. Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu, beni destekleyen bir yardımcı olarak benimle gönder, çünkü beni yalanlamalarından korkarım" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Kardeşim Hârûn’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kardeşim Hârûn benden daha açık ve düzgün konuşur. Onu da beni onaylayan bir yardımcı olarak yanımda gönder. Zira beni yalancılıkla itham etmelerinden endişe ediyorum.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ayrıca, kardeşim Harun benden daha iyi konuşur. Onu benimle birlikte, beni destekleyen bir yardımcı olarak gönder. Beni yalanlamalarından korkarım."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biraderim Harûn ise lisanca benden fesahatlidir beni tasdık eder bir muavin olmak üzere maıyyetimde ona da risalet ver. doğrusu ben beni tekzib ederler diye korkarım
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve kardeşim Hârûn; dil bakımından (konuşma tarzı olarak) o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder ki, (açıklamaları ile) beni doğrulayıp desteklesin. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Kardeşim Hârûn'un konuşması benden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak, benimle birlikte gönder. Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Biraderim Harun, o, lisan bakımından benden daha fasıyhdir. Binâen'aleyh onu da benimle beraber yardımcı (bir peygamber) olarak gönder ki beni tasdıyk etsin. Çünkü ben, beni tekzîb edeceklerinden endîşe ediyorum».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Kardeşim Hârûn ise, o benden lisân cihetiyle daha düzgündür; onu da beni tasdîk eden bir yardımcı olarak benimle berâber gönder. Çünki ben, (onların) beni yalanlamalarından korkarım.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ayrıca, (uzun bir süredir Medyen’de yaşayıp Mısır halkının dilinden, kültüründen uzak kaldığımdan dolayı, onların arasında yaşayan) kardeşim Harun’un dili (onlarla konuşması) benimkinden daha açıktır (daha düzgündür); öyleyse benim söylediklerimi (daha akıcı bir şekilde) doğrulayan bir yardımcı olarak onu da benimle birlikte gönder; doğrusu (kendilerine bir elçi olarak gönderilmiş olmam hususunda) beni yalanlayacaklarından korkuyorum".*
(*) Kaygıların, yersiz korkuların dile yansıması tehlikesinden dolayı Hz. Musa, içini ferahlatma isteğinin gerekçesini ifade etmektedir. Buradaki dilin bağından kasıt; telaş, panik, heyecan ve korku sebebiyle insanın kendini yeterince ifade edememesi sonucu oluşabilecek yanlış anlaşılmalardır. Hele bir insan karşısındaki kişinin (bir liderin) yanında suçlu konumda ise bu daha da belirginleşir. İşte bu nedenle sadece haklı olmak yetmez, bir de bunu insanlara doğru olarak aktarmak gereklidir. (Kurandan Hayata) Tefsirler, her ne kadar Hz. Musa’nın dilinde pelteklik olduğu konusuna delil olarak gösterseler de aslında bu izah hakikatle bağdaşmaz… Çünkü Hz. Musa, bu duasında dilinde var olduğu sanılan pelteklik gibi kalıcı bir hastalığın iyileşmesini istemekte değildir. Firavun’a söyleyeceklerini iyi ve pürüzsüz olarak aktarmayı istemektedir… Zaten ayet, risalet görevini yüklenmiş bulunan Musa’nın, azıtmış Firavun’a hakkı tebliğ etmesi bağlamında geçmektedir… Ayet Arapçasında geçen “ukdeten” kelimesinin “ma’rife” değil de “nekre” gelmesi, bu halin bilinen bir sorun olmadığı ve bu yakarış ile arizi (geçici) bir durumun kastedildiği anlaşılmaktadır. Ancak maalesef neredeyse bütün mealler, söz konusu ayette geçen “ukdeten” kelimesini “ma’rife” olarak“ Dilimdeki düğümü çöz”şeklinde tercüme ederek, Hz. Musa’nın dilinin peltek olması konusundaki israiliyat bilgisini destekliyorlar…Uydurma bir rivayetin ışığında anlaşılmaya çalışılan bu ayetin; zaman, zemin ve söz bağlamına maalesef dikkat edilmemiştir. Naklen uydurma olan bu rivayeti aklın ölçülerine vurduğumuzda aklın verilerine de muhalif olduğu görülür. Zira bir çocuk eline kor ateşi aldığı anda canı yanacağı için ağzına götüremeden hemen onu atacaktır. Firavun’un sarayında büyümüş, Mısırlı birisini istemeden de olsa hataen öldürmüş, idam edilmekten Medyen’e kaçarak kurtulmuş, istemeden katil olmanın suçluluk psikolojisini üzerinden atamamış, elçi olarak gideceği Firavun toplumunda hala suçlu olarak bilinen ve “Yed-i Beyza” ile kendisine “elin kana bulanmış olsa da artık elin tertemiz, suçlu değilsin” mesajı verilerek aklanan Musa’ın duası çok anlamlıdır… Bu durumda olan birinin; yüreğinin daralması, yürek daralması sonucu işinin zorlaşması, dilinin tutulması, sözcüklerin ağızdan zor bela çıkması, görevini hakkıyla yerine getirememe ve meramını ifade edememe korkusunu yaşaması doğal değil mi? Musa’nın dilinin peltekliği konusunda, müfessirlerin delil olarak zikrettikleri “ Kardeşim Harun dil açısından benden daha fasihtir/ efsahu minni lisanen…”(Kasas, 34) ayeti ve “Ben mi hayırlıyım yoksa nerdeyse meramını anlatamayacak durumda olan Musa mı?/ vela yekedü yübin” (Zuhruf, 52) ayetler de maalesef iddialarına delil olmaz. Çünkü Musa Medyen’de sekiz veya on yıl ikamet etmiş bu süre zarfında onların dilini konuşmuştur. Yıllar sonra memleketine dönen Musa’nın Mısır lehçesini konuşmada zorlanması, Harun gibi fasih olmaması ve meramını anlatmada, teybinde dili tam mana da kullanamaması da olağan bir durumdur. Bu gerçekten hareketle Musa kardeşi Harun’u destekçi olarak Allah’tan istemektedir… Allah’ın elçileri kendileri ile alay edilebilecek bedeni ve akli herhangi bir afetten uzaktırlar… Kaynak: (MUSA’NIN DİLİ| Cahit Karaalp -Tagged with: Dili, Hz. Musa, peltek) … Sonuç olarak bu konuyu şöyle özetleyebiliriz. 1-Bir kişi başkasının yanında suçlu konumunda ise, onun yanında konuşurken telaş, panik, heyecan ve korkuya kapılması gibi durumlar bilinen bir vakîadır. Hele karşı taraf Firavun gibi zalim gaddar ve diktatör biri ise, bu durum daha da beter olur. Ama Hz. Harun için böyle bir durum söz konusu değildi. Bu nedenle o daha rahat konuşabiliyordu. 2-Hz. Musa Mısır’ı terk edip, uzun bir süre Mısırlılardan farklı bir dil veya lehçe ile konuşan Medyen halkı içinde kalarak kayınbabasına çobanlık yapıyordu. Ama Hz. Harun ise doğduğundan beri Mısır da yaşıyordu, bu nedenle Hz. Musa Mısır dilini (Firavun’un konuştuğu dil veya lehçeyi) biraz unutmuş da olabilir. Bu yüzden Hz. Musa da böyle bir duada bulunmuş olup Harun’u da tebliğ davasında kendisine yardımcı olmasını istemiştir. Bkz: أو أن يكون لما ذكر له من الخوف والذنب ما لم يكن ذلك لهارون، ولا شك من اشتد به الخوف منع صاحبه عن التكلم والبيان، وذلك متعالم معروف في الناس، أو أن يكون ذلك لأن نشوء هارون كان فيهم وهم بلسانه أعرف، ومنطقه أفهم، ولموسى فترات كان معتزلا عنهم (تأويلات أهل السنة – الامام ماتريدي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Kardeşim Harun’un konuşması benden daha düzgün. Bu zor durum için onu benimle beraber gönder ki, beni yalanlamalarından korkuyorum. Beni yalanladıklarında bana destek olup doğrulasın” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kardeşim Harun, onun dili benimkinden düzgündür. Onu da benimle birlikte yardımcı olarak gönder ki beni doğrulasın. Çünkü ne de olsa yalancı sayılmaktan korkuyorum."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
33, 34. Musa dedi ki «— Yâ Rab! Ben onlardan bir kişiyi öldürmüştüm. Korkarım ki ona bedel beni öldürürler. Kardeşim Harun lisanca benden fasihtir, onu benimle beraber arka olarak gönder ki beni tasdik etsin [²] korkarım ki beni yalancı sayarlar».
[2] Şüphelere cevap versin, delilleri açık söylesin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Kardeşim Harun’un dil bakımından/konuşması benden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni tasdik eden bir yardımcı olarak gönder. Muhakkak ki ben onların beni yalanlamalarından korkarım.” (dedi).
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ve kardeşim Harun dil bakımından benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder de beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Üstelik, çok güzel ve etkili konuşma yeteneğine sahip değilim. Kardeşim Hârûn’un konuşması benden daha düzgün, öyleyse, benim söyleyeceklerimi daha akıcı bir üslupla doğrulayan bir yardımcı olarak onu da benimle birlikte Firavuna elçi olarak gönder; çünkü onların beni yalanlayacaklarından korkuyorum.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Kardeşim Harun, lisan bakımından o benden daha fasih / açıktır. Beni tasdik eden bir destekçi olmak üzere onu benimle birlikte gönder! Ben, beni yalanlayacaklarından korkuyorum”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kardeşim Hârûn'un dili benden daha düzgündür. Ona da elçilik görevi ver de dediklerimi tasdikleyerek bana yardımcı olsun. Çünkü ben, beni yalanlamalarından korkuyorum. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Kardeşim Harun konuşma bakımından benden daha güzel konuşur. Ben Firavun ailesinin içinde büyüdüm! Onların kültürüyle, onların iyilikleriyle yoğunlaşan bir hayatım oldu. Onlara karşı mahcubiyet duyarım! Bu nedenle rahat konuşamam! Onların karşısında dilim düğümlenir. Kardeşim Harun’u benimle gönder ki; konuşamadığım yerde bana yardım etsin! Benim konuşmalarımı tasdik ederek bana güç versin! Çünkü ben Firavunun ve toplumunun beni yalanlamalarından korkuyorum!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kardeşim Harun’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder! [*] Beni yalanlamalarından korkuyorum.” demişti. [*]
Hz. Musa’nın, kardeşinin vezîr olarak görevlendirilme isteği Şu‘arâ 26:13’te ona peygamberlik verilmesi şeklinde yer almakta, dolayısıyla risalet görevinin ona da verilmesinin arzu edildiği anlamı elde edilmektedir. Benzer mesajlar: Tâhâ 20:29-30; Furkân 25:35; Şu‘arâ 26:13.,Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:12.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Konuşması benden daha düzgün olan kardeşim Hârûn’u da beni destekleyen bir yardımcı olmak üzere, benimle birlikte, Peygamber olarak gönder. Zîrâ ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ayrıca, kardeşim Harun’un konuşma tarzı benimkinden daha açık, daha düzgündür; ³² öyleyse benim söylediklerimi [daha akıcı bir şekilde] doğrulayan bir yardımcı olarak o’nu da benimle birlikte gönder; çünkü, gerçek şu ki, beni yalanlayacaklarından korkuyorum”.
32 Karş. 20:27-28 ve 26:12-13, keza ilgili notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Kardeşim Harun’un konuşması benden daha açık ve etkili. Onu da benimle beraber elçi olarak görevlendir ki beni tasdik ederek bana destek olsun. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum. 20/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte kardeşim Harun! Onun dili benden daha açık, daha düzgün: beni destekleyip doğrulayan bir yardımcı olarak onu da benimle birlikte gönder! Çünkü ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür, onu benimle beraber yardımcı olarak gönder de beni (benim peygamber olduğumu) doğrulasın. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından kuşku duyuyorum" diyerek Rabbinden yardım diledi.
Osman Fırat
swap_vert close
"Kardeşim Hârûn’un dili benimkinden daha Fasihtir (benden daha güzel konuşur). Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni ya!anlamalarından korkuyorum. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve kardeşim Harun ise o lisanen benden daha fasihtir. İmdi onu da benimle beraber beni tasdik eder bir muin olarak gönder. Şüphe yok ki, ben, beni tekzîp edeceklerinden korkarım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Kardeşim Harun'un ifadesi benimkinden daha düzgündür, onu da benimle beraber yardımcı olarak görevlendir ki beni tasdik etsin, Doğrusu beni yalancı saymalarından endişe ediyorum. ” [20, 26-30]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kardeşim Harun, o, dil bakımından benden daha güzel konuşur. Onu da benimle beraber, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Zira ben, beni yalanlayacaklarından korkuyorum.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve birâderim Hârûn lisân cihetiyle benden daha fasîhdir, onı bana yardımcı olarak benimle berâber gönder ki beni tasdîk itsün. Korkarım ki kavim beni tekzîb iderler." didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Kardeşim Harun... Onun konuşması benden güzeldir. Onu, beni onaylayan bir yardımcı olarak gönder. Beni yalancı sayarlar diye korkuyorum.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Kardeşim Harun'un dili benden daha açık. Onu da benimle gönder bana destek ve tasdik edici olsun. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Kardeşim Harun ise benden daha güzel konuşur. Onu da yardımcı olarak benimle gönder ki beni tasdik etsin. Çünkü onların beni yalanlamasından korkuyorum.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Kardeşim Hârun var ya, o benden lisanca daha etkilidir/benden daha güzel konuşur. Onu da benimle yardımcı olarak gönder ki beni tasdiklesin; beni yalanlamalarından korkuyorum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı ķarındaşum ḥārūn ol revān dillürekdür benden dildin yaña pes viribi anı benüm-ile arķa verici girtü duta beni. bayıķ ben ķorķarın kim yalan dutalar beni.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Benüm ḳarındaşum Hārūn dili benden faṣīḥdür. Pes gönder anı benümle,baña yardım itsün. Beni girçeklesün. Ben ḳorḳarın ki beni yalanlayalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qardaşım Harunun dili mənimkindən daha bəlağətlidir. Onu da mənimlə dediklərimi (Fir’on əhlinə izah edib) təsdiqləyəcək bir köməkçi göndər. Onların məni yalançı hesab edəcəklərindən qorxuram!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
My brother Aaron is more eloquent then me in speech. Therefor send him with me as a helper to confirm me. Lo! fear that they will give the lie to me.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And my brother Aaron - He is more eloquent in speech than I: so send him with me as a helper, to confirm (and strengthen) me: for I fear that they may accuse me of falsehood."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَخ۪ي
ve kardeşim
هٰرُونُ
Hârûn
هُوَ
o
اَفْصَحُ
daha düz-gündür
مِنّ۪ي
benden
لِسَاناً
dil bakı-mından
فَاَرْسِلْهُ
onu da gönder
مَعِيَ
benimle beraber
رِدْءاً
yardımcı olarak ki
يُصَدِّقُن۪يۘ
beni tasdik eder
اِنّ۪ٓي
zira ben
اَخَافُ
korkarım
اَنْ
diye
يُكَذِّبُونِ
beni yalanlarlar
"Kardeşim Hârûn'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira onların beni yalanlamalarından korkuyorum."
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
هٰرُون
Özel isim
هٰرُون
Hz. Hârûn (a.s.)
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اَفْصَح
İsim
ف ص ح
Daha düzgün konuşan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لِسَان
İsim
ل س ن
Dil, lisan, anılan
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
رِدْء
İsim
ر د ا
Yardımcı
صَدَّقَ
Fiil-II
ص د ق
Tasdik etti, doğru çıkardı, gerçekleştirdi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı