close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Usluk yedeke fî ceybike taḣruc beydâe min ġayri sû-in vadmum ileyke cenâhake mine-rrahb(i)(s) feżânike burhânâni min rabbike ilâ fir’avne vemele-ih(i)(c) innehum kânû kavmen fâsikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Elini koynuna koy da bir hastalık yüzünden olmaksızın bembeyaz, parılparıl parlar bir halde çıksın, korkudan yanlarına düşen ellerini kavuştur göğsüne; bu iki şey, Rabbinden, Firavun'a ve ileri gelen adamlarına iki kesin delil; şüphe yok ki onlar, buyruktan çıkmış bir topluluktur.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İkinci bir alâmet olmak üzere) "Şimdi elini koynuna sok, ki kusursuz olarak bembeyaz çıksın. Ve (her türlü) dehşet ve tehlike durumunda (rakiplerini ürkütmek ve dizginlemek üzere) kanatlarını (kollarını) koltuklarının altına sok (ki bembeyaz olarak ve ışıklar saçarak çıkarasın). İşte bunlar, senin Rabbinden Firavun ve önde gelen adamlarına (yönelik) iki kesin-kanıt (mucize)dir. Gerçekten onlar, (küfür ve kötülüklere dalmış) fasıklardan olan bir kavimdir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve şimdi elini koynuna sok, lekesiz olarak bembeyaz, pırıl pırıl çıksın ve korkudan kanat gibi açılan, ellerini birbirine kavuştur yani kendini toparla. Bu iki şey, yani asâ ve beyazlaşan el, senin Rabbin tarafından, Firavun ve seçkinler çevresine gönderilen bir elçi olduğunu gösteren alametlerdendir. Çünkü onlar, yoldan çıkmış bir topluluktur.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Elini koynuna sok, kusurla ilgisi olmayan, ışıl ışıl, bembeyaz bir el ortaya çıksın. Dehşetten, korkudan indiremediğin kolunu indir. İşte bu ikisi, Firavun ve ileri gelenlerine karşı Rabbin tarafından sana verilen iki kesin delildir. Onlar doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsık, âsi, bozguncu bir kavim olmuşlardır.” denildi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Elini koynuna sok da bir hastalık olmadan bembeyaz çıksın. Korkudan açılan kanatlarını (kollarını) kendine çek. Bu ikisi Rabbinden, Firavun'a ve adamlarına karşı iki kesin delildir. Şüphesiz onlar fasık bir kavimdirler."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıksın. Ve (her türlü) dehşetten yana kanatlarını kendine doğru çek. İşte bunlar, senin Rabbinden Firavun ve önde gelen adamlarına iki kesin-kanıt (mucize)dır. Gerçekten onlar, fasık bir topluluktur.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz (ışık veren güneş gibi) çıkacaktır. Ellerini de koltuklarının altına koy, sendeki korku gidecektir. İşte bunlar (Asâ'nın yılan olması, elin embeyaz güneş gibi çıkması), Rabbinden iki mucizedir ki, (seni onlarla) Firavun'a ve kavmine gönderdik, çünkü onlar fâsık (kâfir) bir kavim oldular.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Elini koynuna sok. Hiçbir leke olmadan bembeyaz olarak çıkacaktır. Ve korku salan kanadını takın. İşte bu asa ve el, Rabbin olan Allah’tan, Firavun ve meclisine gösterilmek üzere iki açık ve kuvvetli delildirler. Çünkü Firavun kavmi, ilahî yasaları çiğneyen bir toplumdur.” (dedik.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Elini koynuna koy, lekesiz, bembeyaz çıksın. Ellerini koltuk altına çek, korkun kalmasın.” Bu ikisi, Firavun ve ileri gelenlerine karşı Rabbinin iki mucizesidir. Doğrusu onlar yoldan çıkmış bir topluluktu.
Besim Atalay
swap_vert close
Sok elini koynuna, eksiksiz ak pak çıkar, korkudan elini kavuşturasın, hem Firavun'a, hem de kodamanlara karşı bu iki şey sana, Tanrından belge», evet onlar buyrum tutmaz ulusturlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“(Şimdi) elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıksın! Korkudan (dolayı) açılan kanatlarını (kollarını) kendine çek (göğsünde birleştir ki korkudan emin olasın). İşte bu ikisi (yılana dönüşen asa ve parlayan el), Firavuna ve onun ileri gelenlerine karşı Rabbinin (sana) verdiği iki (büyük) mucizedir. Çünkü onlar (yaptıkları kötülükler ve işledikleri zulümler yüzünden) yoldan çıkmış ve yozlaşmış bir topluluk olmuşlardır.”
Cemil Said
swap_vert close
30, 31, 32. Oraya vardığı vakit o mübârek vâdîde bir ağaçdan şöyle bir nidâ geldi: "Yâ Mûsâ ben rabbu’l ’âlemîn olan Allâh’ım. ’Asânı at" Mûsâ ’asâyı atub da bir yılan gibi kımıldadığını görince hiç arkasına bakmaksızın kaçmağa başladı. Bir ses "Yâ Mûsâ yaklaş bir şeyden korkma taht-ı emniyetdesin, elini koynuna koy, hiç fenâlık olmaksızın beyaz olarak çıkarırsın. Sonra bu beyazlıkdan korkar isen koltuğının altına koy çıkar, yine eski hâline gelir. Bunlar Fir’avn’a ve eşrâfına karşu rabbinin iki delîlidir. Ânlar fâsık bir kavim oldılar" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Elini koynuna koy, lekesiz, bembeyaz çıksın. Korkudan açılan kollarını kendine çek! Bu ikisi Firavun ve erkanına karşı Rabbinin iki delilidir. Doğrusu onlar yoldan çıkmış bir millettir" denildi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şimdi elini koynuna sok; bir hastalık yüzünden olmaksızın bembeyaz çıkacaktır. Korkudan açılıp savrulan kollarını normal konuma getir (sakin ol). İşte bu ikisi Firavun ve adamlarına karşı göstereceğin, rabbin tarafından iki kesin delildir. Onlar, yoldan çıkan bir kavim olmuşlardır.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Elini koynuna sok; kusursuz, bembeyaz çıkacaktır. Korkudan (açılan) kollarını kendine çek. İşte bu ikisi Firavun ve onun adamlarına karşı Rabbin tarafından iki kesin delildir. Çünkü onlar, yoldan çıkan bir kavim olmuşlardır» (diye seslenildi).
Edip Yüksel
swap_vert close
"Elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıksın. Korkudan açılan kanatlarını katlayıp indir. Bu ikisi, Firavun ve ileri gelen ekibine Rabbinden iki delildir. Onlar yoldan çıkan bir toplum olmuşlardır."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır. Korkudan (açılan) kollarını kendine çek. İşte bu ikisi Firavun ve onun adamlarına karşı Rabbin tarafından iki kesin delildir. Çünkü onlar, yoldan çıkan bir kavim olmuşlardır." (diye seslenildi)
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Elini koynuna sok çıksın bembeyaz, bir âfetsiz, ve heybetten cenahını kendine kavuştur, işte bu ikisi sana iki bünhan, rabbından Fir'avne ve cem'ıyyetine, çünkü onlar fasık bir kavm oldular
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Şimdi sağ) elini koynuna sok, kusursuz, bembeyaz (parıl parıl parlayan bir el) olarak çıksın. Korkudan (kanat gibi) açılan kollarını kendine çek (göğsünün üzerine koy ve toparlan). İşte bu ikisi, (yılana dönüşen asa ve parlayan el,) Rabbin tarafından, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstereceğin) iki büyük mu‘cizedir. Şüphesiz onlar fâsık (kâfir) bir kavimdir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Elini koynuna sok, kusursuz beyaz olarak çıkar. Telaşlanma, kollarını kendine çek. Bu ikisi, senin Rabb'inden, Firavun ve onun melelerine¹ iki burhandır.² Kuşkusuz ki onlar, sapkın bir kavimdir.
1- Halkın ileri gelen seçkinleri. Din adamları sınıfı. 2- İlahi rehberlik. Kanıt. Allah'tan kesin doğruları ortaya koyan yol gösterici.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Elini yakanın içine sok. Âfetsiz, bembeyaz olarak çıkacakdır o. Korkudan (kanad gibi açılan) ellerini kendine (birbirine) kavuşdur (korkma). İşte bu iki (mu'cize) Fir'avna ve cemaatına Rabbinden iki burhandır. Çünkü onlar fâsıklar güruhudur» diye (buyuruldu).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Elini yanına (koynuna) sok; (bir rahatsızlık belirtisi olmaksızın) kusursuz, bembeyaz (parlayan ve nûr saçan bir el) olarak çıksın! Korkudan (açılan) kanadını(ellerini)de kendine çek; işte bu ikisi (asân ve elin), Fir'avun ve ileri gelenlerine karşı Rabbinden sana (verilmiş) iki mu'cizedir. Çünki onlar, bir fâsıklar topluluğu oldular!”(1)
(1)“İnsandaki kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye, kuvve-i akliye (şehvet, gazab ve akıl kābiliyetleri) Sâni‘ (san‘atla yaratan Allah) tarafından tahdîd edilmediğinden (sınırlandırılmadığından) ve insanın cüz’-i ihtiyârîsiyle (irâdesiyle) terakkīsini (yükselmesini) te’mîn etmek için bu kuvvetler başıboş bırakıldığından, muâmelâtta (insanlar arasındaki muâmelelerde) zulüm ve tecâvüzler (haddi aşmalar) vukūa gelir. Bu tecâvüzleri önlemek için, cemâat-i insâniye, çalışmalarının semerelerini (netîcelerini) mübâdele etmekte (değişmekte) adâlete muhtaçtır. Lâkin her ferdin aklı, adâleti idrâkten âciz olduğundan, küllî (büyük) bir akla ihtiyaç vardır ki; ferdler, o küllî akıldan istifâde etsinler. Öyle küllî bir akıl da ancak kānun şeklinde olur. Öyle bir kānun, ancak şeriattır. Sonra o şeriatın te’sîrini, icrâsını, tatbîkını te’mîn edecek bir merci‘, bir sâhib lâzımdır. O merci‘ ve o sâhib de, ancak peygamberdir. Peygamber olan zâtın da, zâhiren (maddeten) ve bâtınen (ma‘nen) halka olan hâkimiyetini devâm ettirmek için, maddî ve ma‘nevî bir ulviyete (yüceliğe) ve bir imtiyâza ihtiyâcı olduğu gibi, Hâlık (yaratıcı) ile olan derece-i münâsebet ve alâkasını göstermek için de, bir delîle ihtiyâcı vardır. Böyle bir delîl de ancak mu‘cizelerdir.” (İşârâtü’l-İ‘caz, 132)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Elini koynuna sok ki, hiç kusursuz, bembeyaz (parlayan ve nûr saçan bir el) olarak çıksın. Ve korkudan (açılan) kanatlarını (kollarını) kendine çek (göğsünde birleştir ki korkudan emin olasın). İşte bu ikisi Firavun ve onun adamlarına karşı Rabbin tarafından iki kesin delildir. Şüphesiz onlar, (yaptıkları kötülükler ve işledikleri zulümler yüzünden) yoldan çıkan bir kavim olmuşlardır (diye seslenildi).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elini cebine sok. Elin lekesiz bembeyaz çıksın. Korkudan dolayı üzerindeki stresi at. Rabbinden sana verilen bu iki güçlü delille Firavun ve onun yöneticilerine (gideceksin). Çünkü onlar gerçekten yoldan çıkmış topluluktur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Elini koynuna sok da lekesiz, ak olarak çıkar onu. Korkudan açılan ellerini birbirine kavuştur. İşte Firavun ile ileri gelenlerine senin çalabının iki tanıtıdır. Çünkü onlar karıştırıcı kimseler olmuşlardır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Elini koynuna sok ki ayıpsız, ak pak çıksın. Yılgınlık halinde kanadını kendine yapıştır [¹]» işte Firavun/a ve ileri gelenlerine karşı Rabbinden gelen iki beliğ mûcizedir. Çünkü onlar fasık kavimdiler.
[1] İki elini koltuğuna sok veya göğsüne koy ki eski haline dönsün. Veya telâş etme, kalbini üzerine yapıştır, kendini topla.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Elini koynuna sok. Lekesiz/kusursuz bembeyaz çıksın. Korkudan açılan kollarını kendine (doğru) çek/kendini toparla. İşte bu ikisi, Firavun ve ileri gelenlerine karşı, Rabbinden sana iki mucizedir [burhânân]. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış bir topluluk [kavm] oldular.” (buyurdu).
Kadri Çelik
swap_vert close
“Elini koynuna sok, hastalıksız olarak bembeyaz çıksın. Korkudan açılan kollarını kendine çekip toparlan, korkma artık! İşte bunlar, senin Rabbinden, Firavun ve önde gelen adamlarına iki kesin kanıttır. Gerçekten onlar, fasık olan bir topluluktur.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Şimdi elini koynuna sok, —herhangi bir hastalıktan değil, sana verilen bir başka mûcize olarak— koynundan ışıl ışıl, bembeyaz olarak çıkacaktır. Az önce büyük bir şok yaşadın; korkudan açılan kollarını şimdi göğsüne kavuştur ve bundan böyle ne zaman bir tehlikeyle karşılaşırsan böyle yap. Göreceksin ki, kalbinde zerre kadar korku kalmayacak.İşte bu ikisi, yani yılana dönüşen asâ ve parlayan el, Rabb’in tarafından Firavun ve ileri gelen adamlarına göstereceğin iki büyükmûcizedir. Çünkü onlar, işledikleri zulümler yüzünden yoldan çıkmışgünahkâr bir toplum hâline geldiler.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Elini koynuna sok gezdir; kötülük gayrısından bembeyaz çıksın! ‘Çekinceli Korku’dan kollarını indir! İşte bunlar Firavun ve ekibine senin rabbinden iki bürhan / kanıttır. Onlar, yoldan çıkıp sapmış (fâsık) bir kavimdiler”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Elini koynuna sokup çıkarırsan, bembeyaz olduğunu göreceksin. Korkarsan sağ elini göğsüne bastır yeter. Bu iki kanıtı, Fıravun ve hanedanına da göster. Çünkü onlar, iyice zıvanadan çıktılar. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Elini vicdanına koy. Yaşadığın hayatınla yüzleş! Pişman olduğun ne varsa hepsinden tövbe et! Aklını, iradeni, kalbini kötülüklerden temizle! Yarattıklarıma karşı, sevgiyle, saygıyla, paylaşımla kendini bilinçlendir. O zaman göreceksin; hayata sıfırdan başlayacak, kendine tertemiz bir sayfa açacaksın! Ellerinle yaptığın şeylerden dolayı utanç içinde olduğun, insanların duymalarından korktuğun tüm duygulardan kurtul. Yaptığın kötü şeylerden dolayı tövbe ederek kendini özgürleştir. Ellerine kollarına iyi güzel şeyler için hâkim ol ki; hiçbir haksızlığa, hiçbir zulme bulaşmasınlar. Rabbine güven! Rabbin seni temizlemek, sana doğru yolu göstermek istiyor. Rabbine teslim ol! O zaman hiçbir korkun kalmayacak! İşte sana ayetlerim! Sana verdiğim ayetler; Firavun ve adamlarına karşı kesin delildir. Senin nasıl arındığını, nasıl iyi bir insan olduğunu görsünler! Senden örnek alsınlar. Çünkü onlar, yoldan çıkan bir topluluk oldular!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elini koynuna sok ki kusursuz bembeyaz çıksın. [*] Korkudan dolayı (açılan) kollarını da kendine çek! İşte bu iki (olay) Firavun ve yöneticilerine karşı Rabbin tarafından (sana verilen) iki kesin delildir. Şüphesiz ki onlar yoldan çıkan bir toplum olmuşlardır.”
Benzer mesaj: Neml 27:12. Hz. Musa’nın elinin bembeyaz, kusursuz bir hal alması, elindeki bir rahatsızlığın fiziksel/bedensel anlamda iyileşmesi anlamında hakikat anlam verebileceği gibi, daha önce işlediği hataen insan öldürme suçunun affedildiğinin sembolü de olabilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Elini koynuna sok da kusursuz bir şekilde, bembeyaz olarak çıksın. (Daha sonra) korkmadan ellerini¹ (tekrar kendi haline) bırak.² İşte bu ikisi, Firavun ve ileri gelenlerine karşı Rabbin tarafından sana (verilen) iki mûcizedir. Çünkü onlar, gerçekten hak yoldan ayrılan bir toplumdur.” (dedi.)
1 İnsan için kanat el demek olduğu için tercüme bu şekilde yapılmıştır.2 Yani bembeyaz görünen ellerin tekrar eski haline dönsün. Ayrıca âyetin bu bölümü, “elini (göğsünün üzerine koy ki) senden her türlü korku gitsin.” şeklinde de tercüme edilebilir. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“[Ve şimdi] elini koynuna sok; lekesiz olarak bembeyaz [ışıl ışıl] çıksın! ²⁸ Ve bütün korkulardan sıyrılmış olarak [artık] kolunu kanadını indir! ²⁹ Bu iki şey, senin, Rabbin tarafından Firavun ve onun seçkinler çevresine [gönderilen bir elçi] olduğunu gösteren alametlerdir. ³⁰ Çünkü onlar yoldan çıkmış, yozlaşmış bir topluluk haline gelmiş bulunuyorlar.”
28 Bkz. 7:108 hk. 85. not.29 Zemahşerî’nin belirttiği gibi, yukarıdaki cümle beklenmedik bir anda korkutucu bir şeyle karşılaşan ve insiyakî olarak elini kolunu açıp korunma durumuna geçen insanın, korku sebebi ya da nesnesi ortadan kalktıktan sonra “kolunu [lafzen, “kanadını”] indirip, kendini toparlamasını” dile getiren deyimsel bir ifadedir. İfade burada, bir yandan da 31. ayetin son cümlesini yankılamaktadır: “Sen [bu dünyada da, öte dünyada da] güvenlik içinde olan kimselerdensin”.30 Burada “iki alamet” (burhânân) tabiri, Hz. Musa’nın, Allah’ın her yerde hazır ve nazır olduğundan yana duyduğu inanç sayesinde maddî ve manevî her türlü korkuya karşı bağışık kalabilme gücü olarak anlaşılabileceği gibi, görünüşle gerçekliğin her zaman çakışmadığını görme ve gösterme kabiliyeti olarak da anlaşılabilir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Şimdi de elini koynuna sok, kusursuz bir şekilde bembeyaz olarak çıkacaktır. Haydi, şimdi bütün korkulardan uzaklaşarak kendini topla ve sakin ol. İşte bu iki kanıt/mucize Firavun ve kurmaylarına karşı Rabbin tarafından sana verilmiş açık belgelerdir. Çünkü onlar yoldan sapmış/fasık bir toplum olup çıktılar. 17/101
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Şimdi) elini göğsüne sok! Her tür kusurdan arınmış olarak tertemiz, ışıl ışıl bir beyazlıkta çıkacaktır.[³⁴⁰²] Haydi tüm korku, hüzün ve kaygılarından uzaklaşarak kendini topla![³⁴⁰³] İşte bu ikisi senin, Firavun ve onun kurmaylarına Rabbin katından (gönderildiğinin) açık belgeleridir: çünkü onlar yoldan sapmış bir toplum olup çıktılar.”
[3402] Zımnen: Elinizin peygamber eli gibi olması için hatasız olmanız gerekmez. Musa’nın yed-i beyzası, bir kaza cinayeti işleyen el idi. Samimi tevbe her eli pırıl pırıl eder (26:33; 27:12, notlar). [3403] Lafzen: “kolunu kanadını indirerek toparlan”. Bu deyimsel ibârenin, “etrafından kendisine yönelen en ufak bir sesle ürküp uçmaya hazır bir kuşu” tasvir ettiği açık. Zımnen; “uçmaya hazır bir kuş gibi durma, kendini topla ve üstlendiğin sorumluluğu yerine getir” anlamı taşısa gerektir. Zemahşerî’nin dikkat çektiği “el pençe divan dur” anlamı, teslimiyete çağırdığı için, benzer imayı içermektedir. er-Rehb, Râğıb ve İbn Fâris’in de işaret ettiği gibi korku, hüzün ve kaygının bileşimidir. Yani, başa gelmesinden korkulan bir şeyden dolayı olağanüstü sakınma ve ürkme hali.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Elini koynuna sok da, lekesiz bembeyaz (nurlu olarak) çıksın. Açılan kollarını kendine çek de korkun kalmasın, işte bu iki mucize, Firavun ve onun topluluğuna karşı Rabbinden iki apaçık delildir. (Git de onları doğru yola davet et) Çünkü onlar gerçekten fâsık bir topluluk oldular" buyurdu.
Osman Fırat
swap_vert close
"Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın. Korkudan açılan kolunu kanadını kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafindan (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Elini yakanın içine sok, bembeyaz bir halde âfetsiz olarak çıkıversin ve korkudan kanadını kendine yapıştır. İşte bu ikisi Rabbin tarafından Firavun'a ve cemiyetine karşı iki kahir hüccettir. Şüphe yok ki onlar fâsıklar olan bir kavim oldular.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Elini koynuna sok! Şimdi çıkar: İşte kusursuz, pırıl pırıl ışık saçıyor. Yılana karşı korkudan ötürü tavır alma saikiyle kanat gibi açılan kollarını kendine çekip toparlan, korkma artık! İşte bunlar, Rabbin tarafından Firavun ile onun ileri gelen yetkililerine gönderilen iki mûcizedir. Onlar gerçekten iyice yoldan çıkmış bir gürûhtur. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıksın. Ve kanadını korkudan kendine çek. İşte bunlar, Fir'avn'a ve onun adamlarına (göstermek için) Rabbinden sana verilen iki delildir. Çünkü onlar yoldan çıkan bir kavim olmuşlardır.
Kendine gel, korkudan açılan ellerini kollarının altına koy, tamamen emîn ve fütursuz ol.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Elini koynuna sok. Üzerinde hiç lekesiz beyaz olarak çıkarırsın. Onun ziyâ ve parlaklığından korkar isen tekrâr koynuna sok. Bunlar sana rabbin tarafından Fir'avn'a ve adamlarına karşı iki burhân ve mu'cizedir. Zîrâ onlar fâsık kavim oldılar" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Elini koynuna sok, pürüzsüz, bembeyaz çıkacaktır. Korkudan dağıldın, kendine gel! Bunlar, Rabbin tarafından Firavun’a ve ileri gelenlerine göstereceğin iki kanıttır. Onlar söz dinlemez bir topluluk haline geldiler” diye seslenildi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıksın. Korkudan gevşeyen kollarını kendine çek. İşte bunlar, Firavun ve çevresine karşı Rabbinin iki belgesidir. Onlar, yoldan çıkmış bir toplumdur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Elini koynuna sok ki, hiç kusursuz, bembeyaz parlar halde çıksın. Korkuyla açılmış kollarını indir. Bunlar, Firavun ve adamlarına göstermen için Rabbinden iki delildir. Doğrusu, onlar yoldan çıkmış bir topluluktur.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Elini koynuna sok, lekesiz bembeyaz çıkıversin. Korkudan açılan kollarını kendine çek. İşte bunlar, Firavun ve kodamanlarına karşı Rabbinden sana güçlü iki kanıttır. Firavun ve yardakçıları yoldan çıkmış bir güruhtur."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“givür elüñi [208a] yaķaña çıķa aķ yavuzlıķsuz daħı ķavşur şendin yaña elüñi ķorķmaķdan şol iki iki ḥüccetdur çalabuñdan fir'avn’a daħı cema'atına bayıķ anlar oldılar bir ķavm fāsıķlar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Givür elüñi ḳoynuña, çıḳar aḳ nūrlu, ‘aybsuz. Daḫı ḳavuşdur özge iki ḳoluñı ḳorḳmaḳdan. Ol iki mu‘cizedür Tañrı Ta‘ālādan Fir‘avn ile beglerine. Taḥḳīḳ anlar fāsıḳ ḳavmler‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əlini qoynuna qoy ki, əlin (oradan) eyibsiz-qüsursuz, ağappaq (parlaq bir nur kimi) çıxsın. Əlini (qanadını) özünə tərəf çək (yenidən qoynuna qoy) ki, (ilanın, yaxud əlinin parıltısının səni bürüdüyü) vahimə çəkilib getsin. Bu, Fir’ona və onun ə’yanlarına qarşı sənin Rəbbindən olan iki mö’cüzədir. Onlar, həqiqətən, (Allahın itaətindən çıxmış) fasiq bir tayfadırlar!” (Musa birinci dəfə əlini qoynuna qoyub çıxartdıqda o, baxanlara bir nur kəsilib gözlərini qamaşdırar, onları qorxuya salar, ikinci dəfə qoyub çıxartdıqda isə adi halına düşərdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thrust thy hand into the bosom of thy robe, it will come forth white without hurt. And guard thy heart from fear. Then these shall be two proofs from your Lord unto Pharaoh and his chiefs: Lo! they are evil living folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Move thy hand into thy bosom, and it will come forth white without stain (or harm), and draw thy hand close to thy side (to guard) against fear.(3363) Those are the two credentials from thy Lord to Pharaoh and his Chiefs: for truly they are a people rebellious and wicked."
3363 Literally, "draw thy wing close to thy side, (away) from fear". When a bird is frightened, it ruffles its wings and prepares to fly away, but when it is calm and composed, it sits with its wings drawn close to its sides, showing a mind secure from danger: Cf. also n. 2550 to 20:22.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُسْلُكْ
sok
يَدَكَ
elini
ف۪ي جَيْبِكَ
koynuna
تَخْرُجْ
çıksın
بَيْضَٓاءَ
bembeyaz olarak
مِنْ غَيْرِ
olmadan
سُٓوءٍۘ
bir kö-tülük
وَاضْمُمْ
ve kavuştur
اِلَيْكَ
kendine
جَنَاحَكَ
kolunu
مِنَ الرَّهْبِ
korkudan
فَذَانِكَ
işte bu ikisi sana
بُرْهَانَانِ
iki delildir
مِنْ رَبِّكَ
Rabbinden
اِلٰى فِرْعَوْنَ
Firavun'a karşı
وَمَلَا۬ئِه۪ۜ
ve ileri gelenlerine
اِنَّهُمْ
şüphe-siz onlar
كَانُوا
oldular
قَوْماً
bir kavim
فَاسِق۪ينَ
fâsık olan
"Elini koynuna sok, kusursuz, bembeyaz (nûr saçan bir el olarak) çıkacaktır. Korkudan (açılan) kollarını da kendine çek. İşte bu ikisi (asan ve elin), Firavun ve (Mısır şehrinin) ileri gelenlerine karşı Rabbinden sana (verilmiş) iki mucizedir; çünkü onlar fâsık bir kavim oldular!"
سَلَكَ
Fiil-I
س ل ك
Soktu, girdi, açtı, vurdu, gitti, sevk etti
يَد
İsim
ي د ي
El
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
جَيْب
İsim
ج ي ب
Yaka, insan koynu
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
اَبْيَض
İsim
ب ي ض
Bembeyaz, beyaz
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
ضَمَّ
Fiil-I
ض م م
Soktu, kavuşturdu
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
جَنَاح
İsim
ج ن ح
Kanat, kişinin koynu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَهْب
İsim
ر ه ب
Korku
ذَانِك
İşaret zamiri
ذَانِك
O ikisi
بُرْهَان
İsim
ب ر ه ن
Delil, burhân
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık