close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kamer Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Keżżebû bi-âyâtinâ kullihâ fe-eḣażnâhum aḣże ‘azîzin muktedir(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bütün delillerimizi yalanladılar, derken onları üstün ve mutlak kudretli bir helak edişle helak ediverdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ancak) Bizim ayetlerimizin tümünü yalanlayıvermiş (zulüm ve küfürde diretmiş)lerdi. Biz de onları Azîz ve Muktedir olan (Allah)ın yakalayışıyla yakalayıp (düzenlerini devirmiştik).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar da bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün, güçlü, kudretli olana yaraşan şekilde yakalayıverdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âyetlerimizin, mûcizelerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize yakışır bir şekilde cezalandırdık, işlerini bitirdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları güçlü, kuvvetli olanın yakalayışıyla yakaladık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü, kudretli olanın yakalayışıyla yakalayıverdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, mucizelerimizin hepsini inkâr ettiler. Biz de onları öyle yakalayıverdik ki, her şeye gâlib olana (Allah'a) böyle (yapmak) yaraşır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar, bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de çok güçlü, üstün bir zatın yakalayışıyla onları yakalayıverdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bütün mucizelerimizi yalanladılar. Bunun üzerine biz de, her şeye gücü yeten ve her şeyin üstesinden gelene yaraşır bir biçimde yakaladık.
Besim Atalay
swap_vert close
Bütün âyetlerimi yalanladılar, gücü yeten bir emrenin yakaladığı gibi, hemen biz de yakaladık onları !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) mutlak galip, tam muktedir olan Allah'ın şanına yaraşır şekilde cezalandırdık.
Cemil Said
swap_vert close
Mu’cizelerimizin kâffesini yalan telâkkî itdiler. Biz ânları gâlibiyet ve kudret ’azâbıyla tecziye itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ama onlar bütün delillerimizi yalan saydılar, biz de onları üstün ve güçlü olana yaraşır biçimde kıskıvrak yakaladık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Lâkin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Tüm mucizelerimizi yalanladılar ve biz de onları En üstün ve her şeye gücü yetenin yakalayışı gibi yakaladık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Lakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık. Bu kıssalardan hisseye gelince;
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Âyetlerimizin hepsini tekzib ettiler biz de onları öyle bir tutuşla alıverdik ki muktedir bir azîze öyle yaraşır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Fakat onlar) bütün âyetlerimizi (mu‘cizelerimizi) yalanladılar. Biz de onları, her işinde mutlak galip, her şeye hakkıyla gücü yeteninin kudretine yakışır bir şekilde (azabımızla) yakaladık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları gücümüze, üstünlüğümüze yaraşır bir yakalayışla yakalayıverdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar bizim âyetlerimizin hepsini tekzîb etdiler. Biz de kendilerini çok kuvvetli, kudretli bir yakalayışla yakaladık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) mu'cizelerimizin hepsini yalanladılar; bunun üzerine (biz de) onları azîz ve muktedir bir kimsenin yakalayışı ile yakalayıverdik!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) mutlak galip, tam muktedir olanın (zatımın) şanına yaraşır şekilde cezalandırdık. *
(*) Bütün âyetler, uyarı barındıran işâretler yalanlanmıştır. Allah’ın yakalaması sinsice, hâşâ pusu ile olmaz. Azîz; izzet sahibi, Muktedir ise mutlak iktidar sahibi demektir. Muktedir biraz daha yönetimle ilgili siyasî bir isimdir. Kıssada Firavun yönetiminin hırs ve doymak bilmez aç gözlülükleri sonucu izzet ve iktidarını nasıl kaybedip köşeye sıkıştığı bu iki esmâ ile özetlenmiştir. Aslında Allah’ın yakalaması, âyet, alâmet ve işâretlere kayıtsızlıkla yalanlamanın sonucu Allah’ın sünnetindeki değişmezliğe bir göndermedir (Bkz. Fetih:23)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Sonra çok güçlü bir şekilde azabı takdir edinenin azabı ile onları yakaladık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar ise Bizim belgelerimizin hepsini yalan saydılar. Biz de onları erkli, güç yetirici olanın çarpışıyla çarptık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar bütün mûcizelerimizi yalan saydılar, biz de onları yegâne galip olup güçlü, kuvvetli olana yakışır bir yakalama ile yakaladık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Mucizelerimizin [âyât] hepsini yalanladılar. Biz de onları Azîz ve Muktedir¹³ olanın yakalaması gibi yakaladık.
13 El-Muktedir: Güç ve kudretinin sonu olmayan.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü olanın yakalama tarzıyla yakalayıverdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat o zâlimler, bütün ayetlerimizi ve mûcizelerimizi yalanladılar; Biz de onları, her şeye gücü yeten mutlak otorite sahibi Allah’ın yüceliğine yaraşır bir şekilde korkunç bir azapla helâk ettik!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bütünüyle âyetlerimizi yalanladılar. Onları da “muktedir bir azîz”e yakışır şekilde yakaladık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
41,42. Firavunlara da uyarıcılar geldi. // Bizim bütün sözlerimizi inkar ettiler. Biz de kendilerini kıskıvrak yakaladık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar; iktidarlarına güçlü ordularına güvenerek ayetlerimizi yalanlamışlardı. Biz de onları yakalayıp cezalandırdık. Böylece iktidarlarına güvenemeyeceklerini gösterdik. Andolsun ki karşımızda hiçbir iktidar, hiçbir güç duramaz. Kim ayetlerimizi iktidarlarına güçlerine güvenerek inkâr ederse, onları şiddetli bir şekilde cezalandırırız. İnkârcıların iktidarı, inkârcıların gücü bize ulaşamaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Fakat) onlar da bütün ayetlerimizi yalanlamışlardı. (Bunun üzerine) biz de onları, güç ve kudretimize uygun bir şekilde yakalamıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar da âyetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları, çok kuvvetli ve kudretli birine yaraşır bir şekilde, yakaladık.
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar Bizim bütün mesajlarımızı yalanlamışlardı: bunun üzerine, yalnızca, her şeyin belirleyicisi olan Kudret Sahibinin hesap soracağı şekilde onlara hesap sorduk. ²²
22 Lafzen, “kudret sahibinin yakalaması gibi onları yakaladık”. “Firavun halkının” özel olarak anılmasının sebebi, Mısırlıların, bu pasajın ve öncekinin atıfta bulunduğu antik çağdaki en gelişmiş ve en güçlü millet olmasıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat onlar tüm ayetlerimizi/mucizelerimizi yalanladılar. Biz de onları gücümüz ve kudretimize yakışır bir şekilde cezalandırdık. 43/46...52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bütün âyetlerimizi yalanladılar: bunun üzerine Biz de, her şeye gücü yeten yüce bir güç sahibi nasıl çekip alırsa, işte öyle çekip aldık.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar bütün ayetlerimizi yalan saydılar, biz de kendilerini çok kuvvetli ve kudretli şekilde yakaladık. (Denize gark olarak helâk olup gittiler)
Osman Fırat
swap_vert close
Bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de böylece onları, muktedir ve güçlünün yakalaması gibi yakaladık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Âyetlerimizin hepsini de tekzîp ettiler, artık Biz de onları bir muktedir azîzin yakalamasıyla yakaladık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar âyet ve delillerimizin hepsini yalan saydılar. Biz de onları mutlak galip, tam muktedir olan Allah'ın şanına yaraşır tarzda cezalandırdık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları, galib ve güçlü(padişah)ın yakalaması gibi yakaladık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bütün mu'cizelerimizi tekzîb iylediler, onları Gâlib ve Kâdir'e lâyık olan bir 'azâb ile ahz ve helâk itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Belgelerimizin tamamına karşı yalan yanlış şeylere sarıldılar. Biz de onları, güçlü ve ölçülü bir biçimde yakaladık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Onları da mutlak güç ve iktidar sahibine yakışır bir şekilde yakalayıverdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar âyetlerimizin hepsini birden yalanladılar. Biz de izzetli ve kudretli bir yakalayışla onları yakaladık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ayetlerimizin tümünü yalanladılar da biz de onları onurlu ve güçlü birine yaraşır bir yakalayışla yakaladık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yalan duttılar āyetlerümüzi dükelin. pes duttuķ anları dutmaġı ġālibüñ [282b] güci yiter.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Onlar bizim Mūsāya virdigimiz āyetleriñ küllīsini tekẕīb itdiler. Biz de onlarıġālibiyet ve ḳudret ‘aẕābı‐y‐la yeñdik.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar ayələrimizin (mö’cüzələrimizin) hamısını yalan hesab etdilər. Biz də onları yenilməz qüvvət, qarşısıalınmaz intiqam sahibinə yaraşan bir əzabla yaxaladıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who denied Our revelations, every one. Therefore We grasped them with the grasp of the Mighty, the Powerful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The (people) rejected all Our Signs; but We seized them with such Penalty (as comes) from One Exalted in Power, able to carry out His Will.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَذَّبُوا
yalanladılar
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimizi
كُلِّهَا
hepsini
فَاَخَذْنَاهُمْ
Biz de onları yakaladık
اَخْذَ
yakala-yışla
عَز۪يزٍ
Azîz
مُقْتَدِرٍ
Muktedir'in
Fakat onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları Azîz, Muktedir (bütün kudret kendisine ait olan ve dilediği gibi yapan olarak kesin bir) yakalayışıyla (tutup) yakaladık.
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
اَخْذ
İsim fiil
ا خ ذ
Alması, yakalaması, yakalayışı
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
مُقْتَدِر
Etken fiil-VIII
ق د ر
Muktedir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Dilediğini yaratan, dilediğini yok eden, dilediği gibi yapan, her şey üzerinde iktidar sahibi olan demektir)