close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kamer Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İkterabeti-ssâ’atu venşakka-lkamer(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yaklaştı kıyamet ve yarıldı ay.
Hz. Muhammed (s.a.a)'in işaretiyle ayın ikiye bölündüğü hadislerde rivayet edilmiştir (Bakınız, Hasan Basri Çantay: Kur’an-ı Hakım ve Meal-i Kerim, c. 3, İst. 1372-1953, s. 955-956, not. 4). Ayın kıyamette yarılacağını ve bunun, kesin ifadesi olarak burada mazi sıygasının kullanıldığını söyleyenler de vardır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kıyamet vakti ve öncesi İslami Medeniyet devrimi için) Saat (zaman) yakınlaştı ve Ay yarıldı. (Ay’a varılıp iz bırakıldı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kıyamet saati yaklaştı ve ay yarıldı.
Bu sûrede de; Kur’ân’ı ve peygamberi yalanlayanlara karşı şiddetli bir korkutmayla, azap ve he-lak sahneleri sergilenir. Ayın yarılması hadisesiyle başlayan ve kıyametin yakın olduğunu bildiren sûrede Nuh, Âd, Semûd, Lut toplumlarının acı sonları tasvir edilip Mekke müşriklerinin de yok olacakları anlatılıp cennetliklerin Allah’ın meclislerinde zevk alacaklarını anlatarak son bulur.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
1.Buhari, Müslim ve Hakim, Abdullah bin Mes`ud (r.a.)`un şöyle söylediğini rivayet etmişlerdir: "Mekke`de Resulullah (a.s.)`ın çıkmasından önce ayın ikiye ayrıldığını gördüm. Mekkeliler ay büyülendi dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Tirmizi`nin Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiğine göre de müşrikler Resulullah (a.s.)`tan mucize istediler. Mekke`de iki kere ay ikiye ayrıldı. Bu olayın üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Saat (kıyamet vakti) yaklaştı ve ay yarıldı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı, kamer (ay ikiye) bölündü. (Kâfirlerin, Hz. Peygamberden bir mucize istemeleri üzerine ayın ikiye bölünme hadisesi olmuştur.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2. Kıyamet yaklaşıp ay yarılsa, onlar da bu oluşumu gözleriyle görseler, “Bu devamlı yapılan bir büyüdür” diyerek yüz çevirirler. [594][595]
[594] Kamer sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 407.[595] Ay’ın yarılması hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 410-413.  
Besim Atalay
swap_vert close
Saat yaklaştı, ay da yarıldı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Kıyamet) saati yaklaştı ve gerçekler (ay gibi) apaçık ortaya çıktı. 
Bkz. 16/1, 21/1, 33/63, 81/2Ayetteki “inşikak-i kamer” ifadesi, meallerin çoğunda “ayın yarılması” olarak tercüme edilse de Arap edebiyatında bir işin gerçek yüzünün ortaya çıkmasına bir deyim olarak “inşikak-i kamer” denir. Yani ay gibi her şey bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Bu itibarla, surenin anlam akışı içinde bu söylemi, “ayın yarılması” olarak değil de kıyamet saatinin yaklaştığına işaret eden “gerçeklerin ortaya çıkması” olarak anlamak daha doğru olur. Zira peygamberimizin Kur an dışında bir mucizesinin olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu konudaki sözde hadislerin tümü asılsız hatta iftiradır. “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve ibret vardır.” (Ankebût 29/51) Bu ayet müşriklerin mucize talepleri sonrasında nazil olmuştur.  
Cemil Said
swap_vert close
Sâ’at yaklaşdı ve kamer yarıldı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2. Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.[516]
Hadis rivayetlerine göre, “Ayın yarılması” Hz. Peygamberin gösterdiği mucizelerden biridir. Müşriklerin bir mucize istemeleri üzerine Hz. Peygamber parmağı ile aya işaret etmiş ve ay ikiye bölünmüştü. Bazı müfessirlere göre ise, “Ayın yarılması” olayı Kıyamet yaklaştığı zaman meydana gelecektir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Vakit yaklaştı ve ay yarıldı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.  
 Birçok sahâbîden gelen rivayetlere göre Mekkeliler Hz. Peygamber’den mucize istemişler, o da parmağıyla aya işaret etmiş ve ay ikiye ayrılmış, sonra birleşmiştir. Müslümanların işkenceye maruz kaldığı hassas bir dönemde ayın bu görünüşü Mekkelileri hayrete düşürmüştür. Müşrikler bu olaya bir itirazda bulunmamışlar, sadece «büyü» demişlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Saat (dünyanın sonu) yaklaştı ve ay yarıldı.
Dünyanın sonunun alametlerinden olan ayın yarılması olayı, 1969 yılının Temmuz ayında Apollo 11 uzay aracının ay toprağını yarıp yeryüzüne getirmesiyle gerçekleşti. "İnşakka = yarılma" kelimesinin geçtiği 80:26; 50:44 ayetlerine bakarsanız bu yarılmanın illa ortadan ikiye bölünmek anlamına gelmediğini göreceksiniz. Hadis uzmanları, Muhammed'in parmağıyla aya işaret etmesi sonucunda ayın ikiye bölündüğünü ve hatta yarısının Ali'nin bahçesine düştüğünü rivayet etmişlerdir. Ancak bu astronomik olayın neden dünyanın hiçbir yöresinde gözetlenmediği ve kaydedilmediği sorusuna ise inandırıcı cevaplar verememişlerdir. İnsanlık tarihinde önemli bir nokta sayılan 1969 yılındaki bu olay gerçekleştiği sıralar, Dr. Reşad Halife, bilgisayarlara Kuran'ı yüklüyordu. 1974 yılında farkettiği matematiksel sistemin ilk çalışmalarının ay toprağının yarıldığı tarihe denk gelmesi ikinci ayetle önceden haber verilir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yaklaştı Saat, yarıldı Kamer
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kıyamet vakti yaklaştı ve ay yarıldı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sa'at¹ yaklaştı ve Ay yarıldı.²
1- Kıyamet'in kopuş anı. 2- Gerçekler ortaya çıktı. “Ay yarıldı” bir deyimdir, bir şeyin gerçek yüzünün ortaya çıkması demektir. Ayette yer alan “inşikak/yarılma” sözcüğü bir şeyin iki parçaya ayrılması değil, bir şeyde meydana gelen çatlak anlamındadır. İnşikak, “şikak” sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük, herhangi bir nedenden dolayı hayvan veya insan cildinde meydana gelen çatlama, yarılma veya bir şeyin açığa çıkması anlamına gelmektedir. (Örneğin, 2:74, 90, 37, 1) “Ayın yarılma mucizesi” olarak inanılan ve bunun üzerinde geniş bir rivayet oluşturulan bu ayette, bir mucizeden söz edilmemektedir. Bu tamamen Kur'an'ın anlatım diliyle ilgili bir konudur: Ahiret ve Kıyamet sahnelerinin yer aldığı ayetlerdeki fiiller, geçmiş zaman formundadır. Böylece olacak olan şeylerin, kesinlikle olacaklarına vurgu yapılmaktadır. Kur'an, Nebi efendimize mucize verilmediğini bir çok ayette açık bir şekilde ifade etmektedir. (59,90-93; 5-6; 38; 50-51)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Saat yaklaşdı. Ay (ikiye) ayrıldı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kıyâmet yaklaştı ve kamer (ay) yarıldı.(2)
(2)“Kur’ân’ı inkâr eden o küffârdan (kâfirlerden) hiçbir kimse, şu âyetin tekzîbine (yalanlamasına), yani ihbâr ettiği şu vâkıanın inkârına ağız açmamışlar. Eğer o zamanda o hâdise, o küffârca kat‘î ve vâkıa bir hâdise olmasa idi; şu sözü serrişte ederek (başa kakarak), gāyet dehşetli bir tekzîbe ve Peygamberin ibtâl-i da‘vâsına (da‘vâsını çürütmeye) hücûm göstereceklerdi. Hâlbuki şu vak‘aya dâir siyer ve târih, o vak‘a ile münâsebetdar küffârın adem-i vukūuna (hâdisenin olmadığına) dâir hiçbir şeyini nakletmemişlerdir. (...) O hâdiseyi gören küffâr: ‘Sihirdir’ demişler ve: ‘Bize sihir gösterdi. Eğer sâir taraflardaki kervan ve kāfileler görmüşlerse hakīkattir. Yoksa bize sihir etmiş!’ demişler. Sonra sabahleyin Yemen ve başka taraflardan gelen kāfileler ihbâr ettiler ki: ‘Böyle bir hâdiseyi gördük!’ ” (Zülfikār, 19. Mektûb, 104)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O (son) Saat yaklaşmıştır ve (onun vakti geldiğinde yörüngesinden çıkarak dünya veya herhangi bir gök cismi ile çarpışması neticesinde) ay da bölünmüş (olacak)tır. *
(*) ’’ venşakkal kamer’’ cümlesi üzerinde atıf edatı olan (و) bulunuyor. Arapça dil kuralları gereği (معطوف عليه) ‘’matufu aleyhi’’nin, yani üzerine atıf yapılan cümlenin hükmü ne ise, kendisine atıf yapılan (معطوف)’’matuf’’un hükmü de aynıdır. Buna göre 1. cümlede ‘’O saat yaklaşmıştır’’, deniliyor. 2. cümle olan ‘’venşakkakl kamer’’ de atıf edatı olan (و) harfi ile ona atıf edildiğinde, bunun anlamı da ‘’inşikakı kamerin vakti de yaklaşmış’’ demek oluyor. Tabii ki bu yakınlık yüce Allah’ın ilmine göredir, bizim beşerî ilmimize göre değil, bu nedenle bu olay kısa bir zamanda olabileceği gibi, milyon veya milyarca seneyi de bulabilir. Dünyanın sonunun yaklaştığını bildiren alametlerden biridir ayın parçalanması. Kur’an, gelecek zaman ile ilgili haberleri genellikle geçmiş zaman kipi ile bildirir. Gelecekte o olayın mutlaka olacağını ve Allah’ın bunu bildiğini vurgulayan bir anlatım biçimidir. Yani kıyametin kesin ve yakın olduğunu belirtmek için, o zamana ait olan ayın parçalanması olayı, geçmiş zaman kipiyle anlatılmıştır ve pek çok ayette de bu üslubun örnekleri mevcuttur. Bkz: (39-68, 75-8/9, 25-30, 7-44/48, 6-128, 20-125/126, 23-112/114) Ayın yarılması mucizesi” olarak inanılan ve bunun üzerinde geniş bir rivayet malumatı oluşturulan bu ayette, bir mucizeden söz edilmemektedir. Çünkü bu ayette kıyametin yaklaştığını ve o an semavi olaylardan biri olan inşikakı kamerin gerçekleşeceğinden söz edilmektedir. Zaten Kur’an, Hz. peygambere maddi ve hissi bir mucize verilmediğini birçok ayette açık bir şekilde ifade etmektedir (Rad/38; Ankebüt/50-51 ve İsra-59) Hz. peygambere verilen tek ve kalıcı mucize Kur’an’dır. Ki o da sadece akla ve sağduyuya hitap etmektedir... Kur’ân’da, Allah’ın bu dünya için belirlediği sürenin sonunda kozmik düzenin bozulma ânına “es-sâat”; bundan sonra insanların hesap vermek için kalkacakları âna da ‘’yevmülkıyâme/kalkış günü’’ denir. Kur’ân, çoğunlukla geçmiş zaman kipini geleceği göstermek için kullanır. Son saat ve kıyâmet gününün geleceğinden bahseden pasajlarda da böyledir. Geçmiş zaman kipinin bu şekilde kullanılması olayın kesinlikle gerçekleşeceğini vurgulamak içindir. Hasan-ı Basrî, Ebu’s-Suud, Osman b. Atâ, Nesefî ve Belhi gibi eski ve bazı çağdaş bilginler de bu anlamı tercih etmişlerdir… Bkz: İbn Kesir, a.g.e. S. 7587; Zemahşeri, Keşşaf, 4/431) Ayrıca bakıyoruz ki, hadis kitaplarındaki inşikakı kamer olayı ile ilgili rivâyetler, İbn-i Mesud, Enes b. Mâlik, Abdullah b. Ömer, Cübeyr b. Mut‘im, Abdullah b. Abbâs’a aittir. Fakat olayın vukû bulduğu iddia edilen tarihte (Hicret’ten 5 sene önce) bu kişilerden Abdullah b. Ömer 5 yaşında idi, Enes b. Mâlik ise Medine de olup o zaman hem 5 yaşında bir çocuk idi, hem de Hz. Peygamberi hiç görmemişti, Ne zamanki Hz. peygamber Medine’ye hicret ediyor, işte o zaman çocuk yaşta iken Müslüman oluyor. Yani Mekke dönemindeki olaylara hiç vakıf olmamıştır. Abdullah b. Abbâs ise o zaman henüz doğmamıştı. Cubeyr İbni Mutim’in ise değil o tarihte Bedir ve Uhud savaşlarında bile hâlâ müşrik olduğu kayıtlıdır. Hz Hamza’yı şehit eden Vahşi, Cubeyr İbni Mutim’in kölesidir. Sadece İbn-i Mesûd reşit yaşta olarak olayı görmesi -olduğunu farz edersek- mümkündür, ama onun hem bu rivayetinde kopukluk vardır hem de bu rivayet haberi vahid durumuna düştüğünden dolayı hadis ilmine göre bu rivayet kabul edilemez. İşte böyle ciddî bir konunun bizlere o tarihte anasından doğmamış veya 5 yaşlarında olan çocukların anlatımları ile aktarılmış olması bu rivâyetin üretildikten/uydurulduktan sonra itibar gören sahabeye atfedildiğinin, onların ağzına konduğunun delilidir. Hz. Peygamberin yanından hiç ayrılmamış olan, aklı başında, yetişkin sahabelerden hiçbirinin (Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve daha niceleri gibi) adı ile bu konuda bir nakil mevcut değildir. Kur’an’da ‘Şakku’l-Kamer’ meselesi ile ilgili olarak rivâyetlere destek sadedinde en fazla ön plana çıkarılan ve ileri sürülen delil, Kamer sûresinin girişinde anlatılan bu âyetlerdir. Ancak görüldüğü gibi son saate yakın ayın başka bir kuyruklu yıldız veya astroid ile çarpışıp yarılması, parçalanması üzerinden bir anlatım mevcuttur. Amaç dünyanın ve bu sistemin fâni olduğunu ifade edip insanları biraz daha ukbaya (dünyanın sonu) yaklaştırmak, insanların dünyevî hırs ve tutkularını azaltabilmektir. (Kurandan Hayata) Yani bu, Kıyamet koparken meydana gelecek bir olay olarak değerlendirilir. Kur’an’daki güneşin dürülmesi/kararıp sönmesi, ayın karanlığa gömülmesi, göğün yarılması, ay ile dünyanın veya herhangi bir gezegen ile çarpışması vb. gibi kıyamet sahnelerine baktığımız zaman, bölünüp parçalanma olayının kıyamet koparken meydana geleceğini anlarız. Kıyametin yaklaşması da Allah’ın ilmine göredir, bize göre değil. Yine bazı müfessirler/yorumcular ve araştırmacılara göre, Kur’an’daki inşikakı kamerle ilgili ayet gerek evren gerekse daha sonra güneş sistemi yaratılırken Ay ve Dünyanın aynı anda ve tek bir cisimden ortaya çıktığı ve Ay’ın Dünya’dan ayrılarak katı bir kütleye dönüştüğü teorisini de aktarır. Kaynak: (Denis Gril, Miracles, موسوعة القرآن, Brill, 2007) (Vikipedi) Ayrıca 2. Âyetteki (وان يروا اية) ’ve in yerav ayeten’’yani‘’Şayet bir ayet (mucize) görseler’’ (يعرضوا) ‘’yu’ridû’’ yüz çevirecekler…’’ fiillerinin, gelecek kipinde olması, yani ‘’şayet onlar bir ayeti (mucizeyi, ayın bölünmesini) görecek olsalar bile, yine de yüz çevirip diyeceklerdir ki, "Sürüp giden bir büyüdür bu!’’ şeklindeki doğru meale göre onlar bu olayı görmediklerini ve sözü edilen olayın gelecekte vuku bulacağını gösterir. Peki, 2. ayette (وان يروا)’’ ve in yerev’’ yani ‘’ŞAYET görseler’’ ifadesi bize neyi anlatmaktadır? Bu ifadeyle onların böyle bir olayı görmedikleri anlaşılmıyor mu? Buradaki şart edatı olan (ان)’’în’’harfine doğru meal veridiğinde, bunun gerçekleşmediğini mantıken de anlamış olmaz mıyız? Ama maalesef meallerde bu şart edatı olan (ان) ‘’ÎN’’in anlamı hep yanlış verilmektedir. Bunun bir tek anlamı vardır, o da ŞAYET veya EĞER şeklindedir. Yani ayette bu şart adatı kullanıldığı için söz konusu olayın vuku bulmadığını gösterir. Bu nedenle ikinci ayetten de kendilerinin böyle bir mucizeyi görmedikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca hem İsra sûresi 59. ayette göre, hem de üzerinde ittifak edilen Hz. peygamberin bir hadisine göre kendisine vahiyden/Kur’an’dan başka hiçbir mucizenin verilmediği bilinmektedir. Hatta Kur’an’a göre sünnetullah gereği’’ bir topluma bir ayet/mucize gösterildikten sonra eğer yine inkârlarına devam etseler’’onların helâk olması gerekir. Ama iddia edilen bu olaydan sonra o Mekke toplumu helâk olmadı. Demek ki, inanmadıkları için helâklarına sebep olacak hissi bir ayet/inşikakı kamer gibi herhangi bir mucize gösterilmemiştir. (اقتربت الساعة) دنت القيامة وسينشق القمر لا محالة : المصدر: (المنتخب في تفسير القرآن الكريم - [مجموعة من المؤلفين] (وَانْشَقَّ الْقَمَرُ» - فهو أمارة من أمارات هذا اليوم، يوم القيامة.. الذي تتبدل فيه الأرض غير الأرض والسموات :اامصدر: (التفسير القرآني للقرآن) {ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ} قال بعضهم: أي: اقتربت الساعة، واقترب انشقاق القمر ((تأويلات أهل السنة – الامام ماتريدي) (وَانْشَقَّ الْقَمَرُ) أي وسينشق القمر وينفصل بعضه من بعض حين يختل نظام هذا العالم وتبدل الأرض غير الأرض، ونحو هذا قوله: « إِذَا السَّماءُ انْشَقَّتْ » وقوله: « إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ. وَإِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْ » وكثير غيرهما من الآيات الدالة على الأحداث الكبرى التي تكون حين خراب هذا العالم وقرب قيام الساعة الخ (تفسير المراغي) .وقال قوم : لم يقع انشقاق القمر بعد وهو منتظر ; أي : اقترب قيام الساعة وانشقاق القمر ; وأن السا عة إذا قامت انشقت السماء بما فيها من القمر وغيره . وكذا قال القشيري سـوف ينشـقّ القمـر عـند أحـداث يـوم القيـامـة و نهـاية الحيـاة عـلى الأرض ، و الله تعالى يتكـلم عـن أحـداث المسـتقـبل بصـيغة : [ المـاضي ] ، للـدلالة عـلى أن الزمـان بالـنسـبة لله هـو زمـان : [ واحـد ] ، لأنه تعالى ليـس عـنده : [ مـاضي و حاضـر و مسـتقـبل ] ، مثـال عـلى ذلك قـوله تعالى : ( و نـادى أصـحـاب الجـنة أصـحاب النـار ) الأعـراف 44 ، و لـم يقـل : [ سـوف ينـادي أصـحـاب الجـنة .... ] ، لأنـه عـندمـا ينـشـق القمـر سـوف يحـدث خـلل هـائل في حـركـة : [ الـمـدّ و الجـزر ] في البحـار و تحـدث أمـواج : [ تسـونـامي ] هـائلة تـدمّـر كـل شـيء . (د . علي منصور كيالي - تـفسـيـر الكـيـالي [ سـورة القمـر) (وَانشَقَّ الْقَمَرُ} فيه ثلاثة أقاويل ...وقال الحافط ابن حجر ذهب بعض اهل العلم من القدماء أن المراد بقوله (وانشق القمر) أي سينشق كما قال أتي أمر الله أي سيأتي والنكتة في ذلك ارادة المبالقة في تحقيق وقوع ذلك فنزل منزلة الواقع : المصدر: (فتح الباري –ص 186 ) ...وقد احسن القرطبي اذ وصف الخبر بأنه نقل لاحاد ولم يبلغ التواتر --- قال الحسن وعطاء والبلخي واختاره القشيري ان معنى قوله: ﴿انشق القمر﴾ سينشق القمر عند قيام الساعة وإنما عبر بلفظ الماضي لتحقق الوقوع القرآن الكريم – وكل ما روى بشأن انشقاق القمر لإثبات نبوة الرسول هو ادعاء كاذب وأحاديث ملفقة، ولم يثبت أن شعب ما في أيجهة على كوكب الأرض أن شاهد الانشقاق أو دونه على الجدران، فكيف يرى مجموعة من العرب هذا الحدث العظيم وحدهم مبدئيا روايات شق القمر لنصفين جاءت من خمسة رواة هم أنس بن مالك - عبدالله بن مسعود - جبير بن مطعم -عبدالله بن عباس - عبدالله بن عمر: ........ بينما تاريخ الحادثة هو السنة الخامسة قبل الهجرة، أي كان أنس وابن عمر سنهما (5 سنوات) فقط وانس كان في المدينة صبيا لم يشاهد الحاديثة وابن عباس لم يولد بعد، فكيف يروي الثلاثة حدثا لم يشهدوه رأي العاقل الواعي؟ أما جبير بن مطعم فلم يكن مسلما وقت الحادثة، لأن جبير أسلم سنة 6 هجرية، فكيف يروى شيأ خطيرا كهذا وهو مشرك؟..ولو رواها فعلا لماذا لم يسلم - أما عبدالله بن مسعود فكل الطرق (معنعنة) أي منقطعة حسب وصف المحدثين الذين وضعوا شرطين لوصل المعنعن، وهما ثبوت لقاء الرواة وخلوهما من التدليس...وأتحدى أي شيخ أزهري أو سلفي بعرض كل رواة طريق ابن مسعود وقول علماء الجرح والتعديل فيهم، فكل هؤلاء الرواة بين مجهول ومدلس، حتى الثقة منهم يصعب إثبات لقاء أحدهم بالآخر، والنتيجة أن طريق ابن مسعود هو الآخر ضعيف - الآخر ضعيف..شئ آخر في غاية الأهمية: وهو أن الإمام مالك لم يذكر حادثة انشقاق القمر في موطأه، ومالك كان يسكن بالمدينة، بينما أول من روى هذه الحادثة كان أبو داوود الطيالسي الفارسي (ت 204 هـ) ونعيم بن حماد الفارسي (ت 228 هـ) فكيف غاب عن مالك ما علمه الطيالسي وابن حماد الفارسيين؟...هذا يعني أن إشاعة انشقاق القمر كانت متداولة في بلاد فارس ولم يعلمها أهل مكة والمدينة طيلة 200 عام هي مجمل عصر الرواية الشفهية) أما مزاعم اعتراف ناسا بشق القمر فقد فندها دكتور.."ديفيد هيلمرز"..العالم بوكالة ناسا ...(الحال ألخ (خدعة انشقاق القمر - أهل القران) وقد قال بعض العلماء إن القيامة إذا قامت انشقت السماء بما فيها من القمر وغيره ...(من ويكيبيديا، الموسوعة الحرة) يرى بعض المفسرين والباحثين أن الانشقاق في القرآن يأتي بمعنى ابتعاد وانفصال الأشياء عن بعضها ولا يأتي بمعنى قسم الشيء الواحد إلى قسمين اثنين. ويستشهد هذا التفسير بنظرية أن القمر والأرض قد ظهرا معا في وقت واحد ومن جسم واحد، وعندما انشق القمرعن الأرض، تحول إلى كتلة صلبة : المرجع (.موسوعة القران) (اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ) أي دنت ساعة مماتهم وسنعاقبهم على عنادهم واستهزائهم (وَانشَقَّ الْقَمَرُ) معناها إنشق القمر من الأرض في الماضي، يعني إنفصل منها وسينشق أيضاً ح إقتراب القيامة . وسبب انشقاقه ناتج عن انتهاء جاذبية الأرض ، لأنّ الجاذبية تجمع أجزاء الجرم المجذوب ولا تسمح لها بالتفكّك ، ولَمّا كان القمر مجذوباً بالأرض فإنّ أجزاءه تتفكّك بعد انتهاء جاذبية الأرض ، فحينئذٍ ينشقّ ويكون نصفين ثم تجذبه الشمس إليها [المرجع (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل بقلم محمد علي حسن الحلي) (إقتربت الساعة وانشق القمر) بمعنى : القمر ينشق عن الكوكب المرتبط به : الأرض.] تفسر الآية : لدينا نظرية قد تفسر الآية الكريمة (اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقمر) بغض النظر عن روايات حادثة الإنشقاق كمعجزة حدثت ، ولم يسلم أحد بسببها ، ولم يؤمن بها أحد من الكفار الذين طلبوها ، ولم يؤخذ منهم عهد بالإيمان ، ولم يعاقبوا بسبب تكذيبهم ، ولم يشهدها جيران مكة من هل حديث انشقاق القمر صحيح؟ محمد الغزالي ) (وَانشَقَّ الْقَمَرُ} فيه ثلاثة أقاويل :أحدها: معناه وضح الأمر وظهر والعرب تضرب مثلاً فيما وضح أمره (النكت والعيون)) ا  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kıyamet saati yaklaştığında, ay yarılıp parçalanacak.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kalkış günü yaklaşınca ay ikiye ayrılacak.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı [⁸].
[7] Mekke'de nâzil olmuş 55 âyettir.[8] Yâni iş apaşikâr oldu veya ay kıyamette yarılacaktır. Meşhur olan mânâya göre ay mûcize olmak üzere fiilen yarılmıştır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kıyamet [es-sâ’at] yaklaşır ve ay yarılır/gerçekler ortaya çıkar.¹
1 Ayın yarılması olayı çok tartışılmıştır. Kimisi bunu, müşriklerden birinin bir mucize istemesi üzerine Hz. Peygamber’in parmağı ile işaret ederek ikiye yardığını söylerler, kimisi de Kıyamet koparken meydana gelecek bir olay olarak değerlendirir. Kur’an’daki güneşin dürülmesi, ayın karanlığa gömülmesi, göğün yarılması, ay ile güneşin çarpışması vb gibi kıyamet sahnelerine baktığımız zaman, yarılma olayının kıyamet koparken meydana geleceğini anlarız. Ayrıca Arapçada olması beklenen bir işin olması ve gerçeğin apaçık ortaya çıkmasına da “ay yarıldı” deyimi kullanılır (Mâverdî). Ayette kullanılan fiiller mazidir. Arapçada olması kesin olan olaylar için fiil mazi kipiyle kullanılır. Bunu Türkçeye çevirirken gelecek zaman kipiyle çevirenler de olmuştur. Fakat Biz, geçmiş ve gelecek zamanları da içine alan geniş zaman kipiyle çevirdik.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yaklaştı kıyamet ve yarıldı ay.
(Mekke’de nazil olmuştur ve 55 ayettir. İlk ayetinde “ay” anlamına gelen “kamer” kelimesi yer aldığı için bu adı almıştır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Tüm evrenin korkunç bir sarsıntıyla yok edileceği Kıyâmet Saati iyice yaklaştı ve kıyâmeti ispatlayan açık bir delil ve Son Elçiye bahşedilen apaçık mûcize olarak, bir gece Mekke’de, Peygamberin ve müşriklerin gözleri önünde Ay, kısa bir süre için ortadan ikiye yarıldı!
Mekke döneminin ikinci yarısında indirilmiştir. Adını, birinci ayetinde geçen “Kamer: Ay” kelimesinden almıştır. 55 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Saat yaklaştı; KAMER / Ay yarıldı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kıyamet yaklaşıp ay yarılsa ve
Mehmet Çoban
swap_vert close
Saati gelince ay yarılacak!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O (Son) Saat yaklaşmıştır ve (o zaman geldiğinde) ay yarılmış (olacak)tır. [*]
Bu surenin ilk ayeti “geçmiş zaman” kipiyle tercüme edilirse Hz. Muhammed zamanındaki bir “Ay tutulması” olayı hatırlatılmış olabilir. Buradaki konu, Kıyâmet 75:9’a göre Son Saat’te gerçekleşecek olaylardan biridir ve gerçekleşmesi kesin olduğu için de geçmiş zaman kipi kullanılmıştır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kıyamet(in vakti) yaklaştı ve ay da yarıldı. ¹
1 Ayın yarılması, Rasulullah’ın en büyük mucizelerinden birisidir. Sahabe, tabiîn ve daha sonra gelen müfessirlerin büyük çoğunluğu, bu mûcizenin gerçekleştiğinde müttefiktirler. Sahabeden Hz. Ali, İbnu Mes’ud, İbnu Abbas, Huzeyfe, Enes, İbnu Ömer (r.a) bu hadiseyi nakletmişlerdir. Buhârî, Müslim ve Tirmizî başta olmak üzere pek çok sahih kaynakta, “ayın yarıldığı” ile ilgili sahih rivâyetler mevcuttur. Muhiddîn-i Arabî’nin, “ayın yarılması mûcizesinin, nazarlarda meydana geldiğini” söylemesi, şüphecilerin düşüncelerine uygun ise de “Allah’ın her şeye kadir ve Kur’an’ın tüm ifâdelerinin tam bir hakikat olduğuna” îman edenlerin, îmanına uygun değildir. Bazılarının bu olayın, “kıyamet yaklaşacak ve ay yarılacak” diyerek kıyamette olacağını söylemeleri ise, bu âyeti takip eden âyete de ters düşmektedir ve bu görüşler, îmandan ziyade inkâra hevesli olanları, memnun edecek teviller ve bu tevillere itibardan başka bir şey değildir. Bazıların da bu olayın ayın zamanında dünyadan ayrılması veya olağan dışı bir ay tutulması olabileceğini söylemeleri mucizeleri inkâr veya etkisizleştirme çabalarının bir eserinden başka bir şey değildir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SON SAAT yaklaşacak ve ay yarılacak! ¹
1 Birçok müfessire göre bu ayet, Hz. Peygamber’in çağdaşlarının çoğu tarafından gözlendiği rivayet edilen bir olguyu kasdetmektedir. Bazı sahâbîlere kadar uzanan birçok rivayette anlatıldığı üzere, bir gece ay sanki iki parçaya ayrılmış gibi göründü. Bu rivayetlerin sübjektif gerçekliğinden kuşkulanmak için bir sebep yoksa da, gerçekte meydana gelen şeyin, alışılmamış optik bir yanılsamaya yol açan, yine aynı ölçüde alışılmamış bir tür kısmî ay tutulması olması muhtemeldir. Fakat o olayın mahiyeti ne olursa olsun, yukarıdaki ayetin ona değil de gelecekteki bir olaya, yani Son Saat yaklaşırken meydana geleceklere ilişkin olduğu kesin gibidir. (Kur’an, çoğunlukla geçmiş zaman kipini geleceği göstermek için kullanır; Son Saat’in ve Kıyamet Günü’nün geleceğinden bahseden pasajlarda da böyledir; geçmiş zaman kipinin bu şekilde kullanılması, fiilin ilişkin olduğu olayın kesinliğini vurgulamak içindir.) (M. Esed bu kesinliği ifade için kendi çevirisinde cümleyi geniş zaman kipiyle kurmuşsa da, Türkçe’de aynı kesinlik etkisi gelecek zamanla daha iyi ifade edilebildiğinden biz gelecek zaman kipi kullandık - T.ç.n.) Böylece Râğıb, inşekka’l-kamer (“ay yarıldı”) ifadesinin, Kıyamet Günü’nden önce vuku bulacak olan kozmik felaketi -dünyanın sonu olarak bildiğimiz vâkıayı- gösterdiği şeklinde yorumlanmasını haklı görmüştür (bkz. Müfredât’ta şekka maddesi). Zemahşerî tarafından zikredildiği gibi, bu yorum bazı ilk dönem müfessirler tarafından desteklenmiştir ve bana, yukarıdaki ayette ayın “yarılması” ile Son Saat’in yaklaşması arasında ilgi kurulmuş olması açısından ikna edici görünmektedir. (Bu bağlamda, Son Saat’in ve Kıyamet Günü’nün “yakınlığı”na yapılan hiçbir Kur’ânî atıfın beşerî “zaman” kavramına dayalı olmadığını aklımızdan çıkarmamalıyız.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O saat bu dünyanın sonu gelip ay yarılıp/bütün gerçekler ortaya çıktığında. 21/97
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SON Saat yaklaşır ve Ay yarılır.[⁴⁸⁰⁵]
[4805] Veya: “Gerçekler ortaya çıktı”. Ya da: “Ay tutuldu”. Kur’an’da Son Saat haberleri, kesinliği ifade için geçmiş zaman kipiyle gelir. Bu âyet de onlardan biridir. Kıyamet 8, bu manayı teyit eder. Buna göre olay kozmik kıyamete bir atıftır (İbn Âşûr). Bir ihtimal âyet, kozmik sistemin oluşumu sırasında ayın yeryüzünden kopuşuna da yorulabilir. İlk alternatif anlam olan “Gerçekler ortaya çıktı”, “Ay yarıldı”nın mecazi karşılığıdır. Araplar bir işin gerçek yüzü ortaya çıktığında “Ay yarıldı” mecazını kullanırlar (Mâverdi).İkinci altenatif anlam olan “Ay tutuldu”nun açılımı şudur: ‘Tutulma sonucu Ay, parçalanmış gibi göründü’. İbn Abbas der ki: “O günlerde Ay tutulması yaşandı; bunu gören müşrikler “Muhammed sihir yaptı” dediler. Bunun üzerine Kamer sûresi indi.” 2. nesilden Hasan el-Basri ve Ata da, bu âyeti “ay tutulması” ile tefsir etmişlerdir. Anlaşılan o ki, o dönemde bir ay tutulması yaşanmış, tutulma sonucu ay ikiye yarılmış gibi görünmüştür. Hatta müşrikler, aya yapılan sihri bozmak için, çocuklarına sokakta tencere tava çaldırmışlardır. İlk nesil müfessirlerinin Kur’an’la birebir mutabık olan bu makul açıklamalarının yerini, sonraki müfessirlerin spekülasyona dayalı mucize rivayetleri almıştır. Oysa Kur’an İsra 59 ve Ankebut 50-51’de, Hz. Rasûl’e Kur’an dışında ayet/mucize verilmediğini tartışmaya mahal bırakmayacak netlikte ifade etmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı!
(Peygamber s.a.s.’in pek parlak mucizelerinden biri olan ayın yarılması mucizesi meydana geldi)  
Osman Fırat
swap_vert close
Saat/Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı ve ay ikiye ayrıldı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kıyamet saati yaklaştı, Ay bölündü.
Ay’ın yarılması hicretten 5 yıl önce, Hz. Peygamber Mekke’nin çok yakınında Mina’da olduğu sırada vâki olmuştur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O sa'at yaklaştı, ay yarıldı.
Benzeri birçok âyette olduğu gibi bu âyette de kıyâmet zamanında vukubulacak olaylara dikkat çekilmektedir: Güneşin büzülmesi, Ayın yarılması, yıldızların dağılması da kıyâmet olaylarındandır. Kıyâmetin kesin ve yakın olduğunu belirtmek için, o zamana âidolan Ayın yarılması olayı, geçmiş zaman kipiyle anlatılmıştır. Kur'ân'da bu üslûbun örnekleri çoktur. Esasen ikinci âyetteki êÑèÇ (yerav), êïÙÑğÖïèÇ (yu'ridû) fiillerinin, gelecek kipinde olması da, sözü edilen olayın, gelecekte vukubulacağını gösterir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kıyâmet yaklaşdı ve kamer münşak oldı. (Yarıldı).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Vakit yaklaştı, her şey ay gibi ortaya çıktı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı. Ay yarıldı/gerçek ortaya çıktı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kıyamet yaklaştı, Ay yarıldı.(1)
(1) Peygamberimizin bir işaretiyle Ayın iki parçaya ayrıldığı, bunun üzerine Peygamberimizin “Şahit olun, şahit olun” buyurduğu, müşriklerin ise “Muhammed bizi büyüledi” dedikleri, en güvenilir kaynaklarda sağlam senetlerle yer alan ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde birçok Sahâbî tarafından rivayet edilmiş bir hadisedir. (Örnek olarak, bk. Buhârî, Tefsir 54:1; Müslim, Münafikun: 43-48; Tirmizî, Tefsir 54:1-5.) Az sayıdaki bazı yorumcular, âyetin kıyamete yakın gerçekleşecek bir olaydan söz ettiği görüşünü savunuyorlarsa da, bir sonraki âyetin atıfta bulunduğu müşriklerin tepkileri, olayın bu âyetler inmeden önce cereyan etmiş olduğunu açıkça göstermektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Saat yaklaştı, Ay yarıldı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yaķın oldı ķıyāmet daħı yarıldı ay.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳıyāmet yaḳın oldı, ay iki pāre oldı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O saat (qiyamət) yaxınlaşdı və ay (Peyğəmbərin mö’cüzəsi ilə) parçalandı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The hour drew nigh and the moon was rent in twain.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Hour (of Judgment)(5127) is nigh, and the moon is cleft asunder.(5128)
5127 See paragraph 2 of the Introduction to S. 53. The idea of the judgement being nigh at the beginning of this Surah connects it with the same idea at the end of the last Surah (verse 57), though the actual words used in the two cases are different. 5128 Three explanations are given in the Mufradat, and perhaps all three apply here: (1) that the moon once appeared cleft asunder in the valley of Makkah within sight of the Prophet, his Companions, and some Unbelievers; (2) that the prophetic past tense indicates the future, the cleaving asunder of the moon being a Sign of the Judgement approaching; and (3) that the phrase is metaphorical, meaning that the matter has become clear as the moon. That the first was noticed by contemporaries, including Unbelievers, is clear from verse 2. The second is an incident of the disruption of the solar system at the New Creation: Cf. 75:8-9. And the third might well be implied as in eastern allegory, based on the other two.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِقْتَرَبَتِ
yaklaştı
السَّاعَةُ
o saat
وَانْشَقَّ
ve yarıldı
الْقَمَرُ
Ay
(Kıyamet) Saat(i) yaklaştı ve Ay yarıldı.
اِقْتَرَبَ
Fiil-VIII
ق ر ب
Çok yaklaştı
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
اِنْشَقَّ
Fiil-VII
ش ق ق
Yarıldı
قَمَر
İsim
ق م ر
Ay