close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fesetubsiru ve yubsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yakında sen de görürsün ve onlar da görürler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim, sabırla bekle ve görevine devam et.) Artık yakında Sen de göreceksin ve onlar da göreceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yakında sen de görürsün, seni şimdi küçümseyenler de görecekler
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunu, sen insanlığa anlatarak, öğreterek göstereceksin, inanmayanlar da görecekler, anlayacaklar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık yakında göreceksin, onlar da görecekler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yakında göreceksin, onlar da (akıbetlerini) görecekler;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
5, 6. Sen de göreceksin, onlar da görecekler, kimde delilik olduğunu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
5,6. Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Besim Atalay
swap_vert close
Hanginiz deli imiş, hem sen göreceksin, hem dahi onlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Cemil Said
swap_vert close
5,6. Kimin mecnûn oldığını sen de göreceksin ânlar da göreceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
5,6. Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
5,6. Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
5-6. Aranızdan hanginizin aklı bozuk olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
5, 6. Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen de göreceksin, onlar da görecekler;
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen de göreceksin, onlar da görecek.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yakında göreceksin ve görecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
5-6. Kimin mecnun olduğunu, yakında sen de göreceksin onlar da görecekler.
Âyet-i kerîme, ısrarla hakkı inkâr edip, Hz. Peygambere [sallallahu aleyhi vesellem] hakaretler ve iftiralar savuran kâfirler için büyük bir tehdittir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yakında göreceksin, onlar da görecekler!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
5,6. Artık hanginizin fitneye tutulmuş (bir mecnun) olduğunu, yakında (sen de)göreceksin ve (onlar da) görecekler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
5, 6. (Sonunda) sen de göreceksin, onlar da görecekler; hanginizin akıldan yoksun (ve şaşkın) olduğunu.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Bunun sonucunu zamanla) Sende göreceksin, (seni inkâr edenlerde) görecekler ki,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
5, 6. Yakında hanginizin, divaneliğe uğradığını [⁸] göreceksin, onlar da görecekler.
[8] Yahut divanelik hanginizdedir, sende mi? Yoksa onlarda mı?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
Kadri Çelik
swap_vert close
Artık yakında göreceksin ve onlar da görmüş olacaklar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yakında göreceksin; onlar da görürler;
Mehmet Çakır
swap_vert close
5,6. Kimin aklından zoru olduğunu // yakında sen de göreceksin onlar da görecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların bilgisizce söyledikleri yalanlar için üzülme! Sonuçta sen de onlar da hesap günü gerçekleri görecekler!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
5,6. Hanginizin fitneye düştüğünü ileride sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Mehmet Türk
swap_vert close
5,6. Kimin mecnun olduğunu, yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [bir gün] sen de göreceksin, onlar, [şimdi seni küçümseyenler] de görecekler,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler. 11/39, 25/42
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve bir gün gelecek, sen de göreceksin onlar da görecekler;[⁵²³³]
[5233] Basar, Kur’an’da birçok yerde olduğu gibi burada da duyusal bir görmeden çok, “idrak etme ve aklın kesmesi” anlamındadır. Bu, geleceğe dair gaybî bir haberdir. Biz Kur’an’ın 14 asır sonra gelen mü’minleri, bunun canlı şahitleriyiz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Osman Fırat
swap_vert close
Böylece sen de göreceksin, onlar da görecekler;
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık yakında göreceksin ve göreceklerdir;
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yakında göreceksin, onlar da görecekler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Sen de) Göreceksin, onlar da görecekler;
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yakında sen ve onlar görürsünüz ki
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yakında göreceksin, onlar da görecekler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen de göreceksin, onlar da görecekler..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen de göreceksin, onlar da görecekler:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
5-6. pes tįz göresin daħı göreler ķanķıñuz delüdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sen göreçeksin, anlar daḫı görürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Tezliklə) sən də görəcəksən, onlar da görəcəklər,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And thou wilt see and they will see
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Soon wilt thou see,(5596) and they will see,
5596 Though Al Mustafa's nature raised him above the petty spite of his contemporaries, an appeal is made to their reason and to the logic of events. Was it not his accusers that were really mad? What happened to Al Walid ibn Al Mughayrah, or Abu jahl, or Abu Lahab?-and to Allah's Messenger and those who followed his guidance? The world's history gives the answer. And the appeal is not only to his contemporaries, but for all time.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَسَتُبْصِرُ
yakında sen de göreceksin
وَيُبْصِرُونَۙ
onlar da görecekler
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür