close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
‘Utullin ba’de żâlike zenîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ayrıca da çirkin ve kötü huylu soysuza.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Zorba, saygısız, sütü bozuk, ayrıca vicdanı çürük kimselere de kıymet verme! (Rezilliği bir marifet ve meslek haline getirenlere de kulak asıp bu tiplerin peşine gitme.)
[Not: Ayette, "Utullin" geçmektedir. Arapçada bu kelime çok besili ve fazla yemek yiyen insanları anlatır. Aynı zamanda: "kötü ahlâklı, kavgacı, aniden parlayan ve masum insanları karalamak için fırsatları kötüye kullanan insanlar" için de kullanılır. Ayette geçen "Zenim" kelimesi, Arap dilinde "zina mahsulü çocuk" anlamındadır. Yani bir kimsenin aslında, bir ailenin ferdi değilken bazı hukuki ve içtimai sebeplerle o aileden sayılanlar için kullanılır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
kaba, şerefsiz ve soysuz olan kimseye,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Saygısız zorbalara, sonra da, soysuz, zina mahsulü, damgalı dalkavuklara boyun eğme.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kaba ve bütün bunlardan sonra soyu belirsiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Zorba-saygısız, sonra da kulağı kesik;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Zorbayı, bütün bunlarla beraber soysuz olan yardıkçıyı...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kaba ve koftur. Ayrıca asalaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kaba ve haşin, bütün bunların ötesinde soysuza da uyma!
Besim Atalay
swap_vert close
Onursuza, soysuza
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kaba, zorba üstüne üstlük şımarık soysuzlara,
Cemil Said
swap_vert close
11,12,13. Ânlar aslı nâ-ma’lûm furûmâye âdemdirler, hayrı men’ iderler, hadden ziyâde günâh işlerler, mücrimdirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
10,11,12,13,14. Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
10-14. Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
10, 11, 12, 13, 14. (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsafsız ve sahtekar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
zobu, sonrada dakma (zenîm)
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ve o) son derece kaba ve saygısız, (her türlü kötülüğün simgesi hâline gelmiş) nesebi belli olmayan bir soysuzdur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Zorba, kötü karakterli kimselere;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
10,11,12,13. (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
10,11,12,13,14. (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Katı yürekli (acımasız) zalime ve bütün bunların ötesinde (hiçbir kimseye) kötülükten başka hiçbir faydası olmayan (egoist, çıkarcı ve kötü karakterli) kimselere (uyma). (*)
(*) Bazı meallerde ‘’soysuz, soyu belli olmayan, şerefsiz, haysiyetsiz, aşağılık veya kulağı kesik!’ gibi ifadeler çok yanlış olup Kur’an’ın verdiği mesaja aykırıdır. Zira (عتل)’’utul’’ katı yürekli, zalim ve acımasız demektir. (زنيم) ‘’zenim’’ise, kötülük yapan, kötülükle bilinen, egoist olup sadece kendi çıkarlarını düşünen ve kimseye bir faydası olmayan kişi demektir. Ayrıca zenîm terimi, “lüzumsuz kimse” [veya “şey”] anlamında da kullanılır (Tâcu’l-‘Arûs): Bu nedenle, yukarıdaki bağlamda bu terimin sosyal anlamda tamamen faydasız bir kimseyi tanımladığını kabul etmek hem mantıklı hem de Kur’an’ın verdiği mesajla mutabık olur. (الله اعلم) Bkz: والعتل : هو الجاف الغليظ ، القاسى القلب : الفظ الطبع وقيل : الزنيم ، هو الشخص الذى يعرف بالشر واللؤم بين الناس ، كما تعرف الشاة بزنمتها . أى : بعلامتها (تفسير الوسيط ) (تفسير ابن كثير ) ومعنى هذا : أنه كان مشهورا بالشر كشهرة الشاة ذات الزنمة من بين أخواتها - حدثنا ابن حميد، قال: ثنا مهران، عن سفيان، عن جابر، عن الحسن بن مسلم، عن سعيد بن جبير قال: الزنيم: الذي يعرف بالشرّ. حدثنا وقال آخرون: هو الظلوم (القرطبى - التسهيل لعلوم التنزيل ) ابن عباس، في قوله: (عُتُلٍّ بَعْدَ ذَلِكَ زَنِيمٍ ) قال: زنيم: المُرِيب الذي يعرف بالشرّ - (زَنِيمٍ) أي معروف بالشرور والآثام، (تفسير المراغي) مأثور أو ظلوم (تفسير العز بن عبد السلام)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bundan sonra soysuzluk yapan zorbaya,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
saygısızdır, bütün bunlardan başka da soysuzdur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bununla beraber kaba ve soysuz olan herhangi bir kimseye,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kaba saba üstelik de soysuz/kötülükle damgalı olana [zenîm],
Kadri Çelik
swap_vert close
Kabaya, sonra da soysuza.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Son derece kaba ve saygısız, üstelik insanları sömüren ve her türlü kötülüğün simgesi hâline gelmiş o haysiyetsiz, şahsiyetsiz, aşağılık soysuzlara!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kaba damgalı obur, bundan da öte bayağı âdi’ye;
Mehmet Çakır
swap_vert close
hem küt hem hodula da.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Çıkarları için insanlara haksızca saldırırlar. Hareketleri kabadır. Üstelik yaptıkları işleri kötü niyetle yaparlar. İnsanlara kötülüğü bulaştırırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
10,11,12,13. Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! [*]
Bu ayetlerde sayılan bütün bu özellikler kimlerde varsa onlara itaat edilmemesi emredilmektedir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
10,11,12,13. (Ey Muhammed!) Şu boş yere yemin eden, aşağılık, (herkesi) kötüleyip duran, boşboğazlık yapan, iyilik düşmanı, saldırgan, günâhkâr, saygısız, sonra bir de soysuzların¹ hiçbirine itaat etme. ²
1 Zenîm: “zeneme” den türetilmiştir. Zeneme, keçinin, koyunun boynunda, kulağı dibinde derisinden küpeye benzer yumrucuklara yahut kulağı delinip de ucundan asılı bırakılan her tarafa sallanıp duran sarkıntıya denir. Dilimizde o koyun veya keçiye “küpeli” denildiği gibi Arapça’da da “zenîm” denilir. Burada istiâre olarak Türkçe’deki, “dalkavuk, kulağı yirik, kulağı kesik yahut kulağı küpeli” sözlerindeki mecazî mânâyı andırır. İbnu Cerir’in açıklandığı gibi tefsirciler İbnu Abbas’tan edilen rivayete göre bu kelime mecazen: “Nesebi şüpheli, nesebi başkasının nesebine katılmış, soysuz, kötülükle tanınmış, damgalı kâfir, zalim, aşağılık, fena huylu…” anlamlarına gelir.2 Bazı müfessirler, bunlarla belirli bir şahsın kastedilip edilmediğini araştırmışlarsa da; bu özellikleri taşıyan her şahsın kastedildiği, baştaki (كُلَّ) ifâdesinden açıkça anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[yahut] ihtiraslarına esir olmuş zalime, ⁷ ve bütün bunların ötesinde [hemcinslerine] hiçbir faydası dokunmayana. ⁸
7 ‘Utul terimi -‘atele fiilinden türetilmiştir: “[bir kişiye veya bir şeye] kaba ve zalimce bir şekilde davrandı”- kendisinde hem zulüm hem de ihtiras özelliklerini birleştiren kişiyi tanımlar; bu sebeple ikili bir karşılık bulmayı tercih ettim.8 Müfessirler, zenîm terimine birbirinden çok farklı yorumlar getirmişlerdir. Zenemeh isminden türetilmiş olan zenîm terimi, keçinin kulaklarının altında sallanan yumruları veya her iki gerdanı gösterir. Bu gerdanlar fizyolojik bir fonksiyona sahip olmadıklarından zenîm terimi, “lüzumsuz kimse” [veya “şey”] anlamında kullanılır (Tâcu’l-‘Arûs): başka bir deyimle, âtıl veya faydasız şey. Bu nedenle, yukarıdaki bağlamda bu terimin sosyal anlamda tamamen faydasız bir kimseyi tanımladığını kabul etmek, mantıkî bir varsayım olur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Son derece kaba, üstüne üstlük şımarık olana. 5/49, 6/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kaba ve duygusuz, üstüne üstlük[⁵²³⁷] fırıldak ve hayırsız.[⁵²³⁸]
[5237] Ba’de zalike’nin bu bağlamdaki en uygun karşılığı. [5238] Veya: “Soysuz, nesebi belirsiz, veled-i zina” ya da “sığıntı”. Veyahut da her ikisi birden avâmî tabirle: “maganda ve fırlama”. Rivayete göre bu Velid b. Muğire’dir. O ancak 18 yaşına geldiğinde babası onun kendinden olduğunu iddia etmişti (Zemahşerî). Ne var ki, 10. âyetteki kull (hepsi), bu pasajda çizilen tipin tek kişiye hasredilemeyeceğinin delilidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
13,14. -İnsanlara- kaba ve haşin davranan, soysuz damgasını yemiş olan bir kimseye, mal ve oğullar sahibi olmuş diye, sakın iltifat etme.
Osman Fırat
swap_vert close
Aylak, sonra da kötülükle damgalı,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bunun ötesinde de kötü sözlü olup fenalıklarla tanışmış bulunana.
Suat Yıldırım
swap_vert close
10, 11, 12, 13, 14, 15, 16. Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız. [74, 11-26; 6, 25; 8, 31; 46, 17]
Hz. Peygamber (a.s.)’ın karşısına böyle azgınca çıkanların burunlarının sürtüleceğini bildiren bu âyetlerle yüce Allah onların istikbaldeki perişan hallerini haber vermektedir. Zahirî şartlarda beklenmeyen bu zafer, ancak kaderlere hükmeden Allah’ın bildirmesi ile olabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kaba, sonra da kötülükle damgalı,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şerre serî' olanlara sonra da aslı nâ-ma'lûm fer ve mâyeye itâ'at iyleme
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
saygısız, daha da ötesi şımarık olanları önemseme!
Şaban Piriş
swap_vert close
Kaba, üstelik kötü ün sahibi...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kaba ve katı kalpli olup üstelik bir de soysuz olana.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kaba/obur, bütün bunlardan sonra da soyu bozuk, kötülükle damgalı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
10-14. daħı boyun virme her and içiciye çoķ ħor olmışdur ādem ardınca yavuz söyleyici yüri-y-ici ķov-ıla yıġıcı ħayrı ḥaddan geçici çoķ yazuķlu iri aśarmaz şundan śoñra ḥaramza eger oldur-ise mal issi daħı oġlanlar issi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
aġır yüklü yazuḳlardan, andan ḥarām‐zāde,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Daş ürəkliyə, (anlamaza və eyni zamanda) əsli-nəsəbi bilinməyən haramzadaya -
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Greedy therewithal, intrusive.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Violent (and cruel),-(5601) with all that, base-born,-
5601 Besides the self-deceiver and the easy-going man, there is a third type, even more degraded. He has no idea of truth or sincerity. He is ready to swear friendship with everyone and fidelity to every cause. But at the same moment he will slander and backbite, and cause mischief even between good but credulous persons. Evil seems to be his good, and good his evil. He will not only pursue evil courses himself but prevent other people from doing right. When checked, he resorts to violence. In any case, he will intrude where he has no right, claiming relationship or power or consideration in circles which would gladly disown him. He is vain of his wealth or because he has a large following at his beck and call. Religion is to him merely old-fashioned superstition.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
عُتُلٍّ
kaba
بَعْدَ ذٰلِكَ
bundan sonra
زَن۪يمٍۙ
insanlığından yüz çevirmiş
Kaba (ve saygısız), bütün bunlardan sonra (bir de) insanlığından yüz çevirmiş (kimselere),
عُتُلّ
Sıfat
ع ت ل
Kaba
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
زَنِيم
İsim
ز ن م
İnsanlığından yüz çevirmiş, soysuz