close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hemmâzin meşşâ-in binemîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ayıp arayan, kovucu ve söz getirip götürücüyle.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Alabildiğine (herkesi) ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren(lere de güvenme ve değer verme).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ayıp arayan kovuculukla söz getirip götürenlere,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Devamlı kusur arayan, laf götürüp getirenlere boyun eğme.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Herkesi) ayıplayan, söz taşıyan,
Ali Bulaç
swap_vert close
Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan),
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çok ayıplayanı, koğuculukla gezeni...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O ki devamlı ayıplar, gıybet eder, dedikodu taşır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İğrenç dedikodular yapan iftiracıya da uyma!
Besim Atalay
swap_vert close
Suç arayana, kovucuya
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ayıp arayıp kınayanlara, dedikodu yapanlara,
Cemil Said
swap_vert close
11,12,13. Ânlar aslı nâ-ma’lûm furûmâye âdemdirler, hayrı men’ iderler, hadden ziyâde günâh işlerler, mücrimdirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
10,11,12,13,14. Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
10-14. Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
10, 11, 12, 13, 14. (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Edip Yüksel
swap_vert close
İftiracı, söz götürüp getiren,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
gammaz koğuculukla gezer
Emrah Demiryent
swap_vert close
O ki, daima (insanların gizli hâllerini araştırıp) kusur arayıp kınar ve koğuculuk yapar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Devamlı kusur arayıp laf taşıyan iftiracılara,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
10,11,12,13. (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
10,11,12,13,14. (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Alabildiğine (insanları) ayıplayıp kötüleyene, (ara bozmak için) söz getirip götürene,
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Dedi kodu yapıp onu bunu çekiştirip dolaşana.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
arkadan söz söyler,kovculuk eder, söz getirip götürür,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
10, 11. Yemin eden, Tanrı yanında düşkün, ayıp araştıran, kovuculukla söz gezdiren,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hep kusur arayan ve laf getirip götürene,⁸
8 Krş. Hümeze, 104/1  
Kadri Çelik
swap_vert close
Alabildiğine ayıplayıp kötüleyene, söz getirip götürene.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kalplere kin ve düşmanlık tohumları ekerek hakkınızda dedikodu yayan iftiracılara!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ayıp arayan laf götürüp getiren’e!
Mehmet Çakır
swap_vert close
mıdılcıya, laf taşıyan gezentiye de.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu aşağılıklar; haksız olarak insanları kınar, insanlar arasında ikilik çıkarmak için söz taşırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
10,11,12,13. Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! [*]
Bu ayetlerde sayılan bütün bu özellikler kimlerde varsa onlara itaat edilmemesi emredilmektedir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
10,11,12,13. (Ey Muhammed!) Şu boş yere yemin eden, aşağılık, (herkesi) kötüleyip duran, boşboğazlık yapan, iyilik düşmanı, saldırgan, günâhkâr, saygısız, sonra bir de soysuzların¹ hiçbirine itaat etme. ²
1 Zenîm: “zeneme” den türetilmiştir. Zeneme, keçinin, koyunun boynunda, kulağı dibinde derisinden küpeye benzer yumrucuklara yahut kulağı delinip de ucundan asılı bırakılan her tarafa sallanıp duran sarkıntıya denir. Dilimizde o koyun veya keçiye “küpeli” denildiği gibi Arapça’da da “zenîm” denilir. Burada istiâre olarak Türkçe’deki, “dalkavuk, kulağı yirik, kulağı kesik yahut kulağı küpeli” sözlerindeki mecazî mânâyı andırır. İbnu Cerir’in açıklandığı gibi tefsirciler İbnu Abbas’tan edilen rivayete göre bu kelime mecazen: “Nesebi şüpheli, nesebi başkasının nesebine katılmış, soysuz, kötülükle tanınmış, damgalı kâfir, zalim, aşağılık, fena huylu…” anlamlarına gelir.2 Bazı müfessirler, bunlarla belirli bir şahsın kastedilip edilmediğini araştırmışlarsa da; bu özellikleri taşıyan her şahsın kastedildiği, baştaki (كُلَّ) ifâdesinden açıkça anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[yahut] iğrenç dedikodular yapan iftiracıya,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sürekli onun bunun ayıbını arayan, söz taşıyıp kovuculuk yapanlara. 4/112, 24/4...17, 49/11-12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Arkadan çekiştirmek için mekik dokuyan arabozucuya (da)!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ötekini berikini ayıplayan, durmadan laf götürüp getiren,
Osman Fırat
swap_vert close
Söz taşıyarak (dedikoduyu) körüklüyen,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Daima kusur arayana. Lâf götürüp getirene.
Suat Yıldırım
swap_vert close
10, 11, 12, 13, 14, 15, 16. Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız. [74, 11-26; 6, 25; 8, 31; 46, 17]
Hz. Peygamber (a.s.)’ın karşısına böyle azgınca çıkanların burunlarının sürtüleceğini bildiren bu âyetlerle yüce Allah onların istikbaldeki perişan hallerini haber vermektedir. Zahirî şartlarda beklenmeyen bu zafer, ancak kaderlere hükmeden Allah’ın bildirmesi ile olabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kötüleyip duran, söz götürüp getiren,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Halkın kusurlarını arayanlara, arada söz taşıyanlara
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Arkadan çekiştirenleri, söz getirip götürenleri,
Şaban Piriş
swap_vert close
Ayıp arayana ve laf götürüp getirene..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Başkasını çekiştirene, söz taşıyana,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Alaycı/gammaz, koğuculuk için dolaşıp duran,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
10-14. daħı boyun virme her and içiciye çoķ ħor olmışdur ādem ardınca yavuz söyleyici yüri-y-ici ķov-ıla yıġıcı ħayrı ḥaddan geçici çoķ yazuķlu iri aśarmaz şundan śoñra ḥaramza eger oldur-ise mal issi daħı oġlanlar issi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ġıybet söyleyiciye, arañuzda söz gezdüriciye,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qeybət edənə, söz gəzdirənə;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Detractor, spreader abroad of slanders?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
A slanderer, going about with calumnies,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
هَمَّازٍ
arkadan çekiştiren
مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ
hep söz taşıyan
(İnsanları) Arkasından (dedikodu yaparak) çekiştiren, hep söz taşıyan,
هَمَّاز
Sıfat
ه م ز
Arkadan çekiştiren
مَشَّٓاء
Sıfat
م ش ي
Laf taşıyan
نَمِيم
İsim
ن م م
Söz