close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tuti’ kulle hallâfin mehîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve itaat etme çok yemin edenlerin, reyinde isabet bulunmayanların hiçbirine.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Şunların hiçbirine itaat etme (yüz verme): Yemin edip duran, aşağılık (tiplere),
[Not: Metinde, "mehîn" kelimesi geçmektedir. Bu hakir, zelil ve alçak insanlar için kullanılan bir kelimedir. Burada ise her sözün sonunda çokça yemin eden insanlar içindir. Bu kimse, herkesin onu yalancı bildiğini ve yemin etmeden söylediklerine önem verilmeyeceğini zannetmektedir. Bu yüzden bu kişi hem kendi nazarında zelildir ve hem de toplum içerisinde değer verilmeyen bir kişidir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde itaat edip uyma, çok yemin edip duran alçaklara,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Durmadan, olur olmaz yeminler eden, düşünme ve temyiz kabiliyetleri kıt aşağılıklara boyun eğme.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sürekli yemin edip duran, aşağılık hiçbir kimseye itaat etme.
10-16.İbnu Ebi Hatim`in Suddi`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerimeler Ahnes bin Şerik hakkında indirilmiştir. Yine İbnu Ebi Hatim`in Mücahid`den rivayet ettiğine göre ise Esved bin Abdi Yeğus hakkında indirilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de tanıma (haklı haksız) her çok yemin edeni, değersizi;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat sen, hiçbir alçak yeminciye boyun eğme!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yemin edip duran alçağa uyma!
Besim Atalay
swap_vert close
Çok ant içen alçağa
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şunların hiçbirine boyun eğip yakınlık gösterme: (Olur olmaz) yemin edip duran aşağılıklara,
Cemil Said
swap_vert close
Sen her vakit yemîn iden zelîl âdemleri dinleme.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
10,11,12,13,14. Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
10-14. Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
10, 11, 12, 13, 14. (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Edip Yüksel
swap_vert close
Şunların hiçbirine uyma: yemin edip duran, aşağılık,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve tanıma şunların hiç birini: çok yemin edici, değersiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Sürekli, yalan yere) yemin edip duran aşağılık kimseye itimat etme.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hiç durmadan yemin eden¹ düzenbazlara boyun eğme.
1- Haklı ve doğru olan kimseler olduklarına dair.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
10,11,12,13. (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
10,11,12,13,14. (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve uyma, (insanları kandırmak için yalan yere) çokça yemin eden kibirli her kişiye, (*)
(*) Not: Birçok mealde (مهين)‘’alçak’’diye çevrilmiştir, oysa aşağıdaki tefsirlere, yani İbn Abbas, Mücahid, Katade ve Hasan Basri gibi alimlere göre bu şekildeki çeviri doğru değildir. Zira bunlara göre bunun anlamı şöyledir: Hep yalan söyleyen, boş yere, yalan yere çok yemin eden, kibirli olan ve kötü işlerle bilinen kimse demektir. Yani bazı meallerde bulunan alçak vb. ifadeler ayette yoktur. Böyle olan mealler hatalıdır. {وَلا تُطِعْ كُلَّ حَلاَّفٍ مَهِينٍ} ولا تطع يا محمد كلّ ذي إكثار للحلف بالباطل قال مجاهد وابن عباس : المهين الكاذب . . قال الحسن : كل حلاف : مكابر ، (تفسير ابن كثير) الحسن وقتادة {وَلا تُطِعْ كُلَّ حَلاَّفٍ مَهِينٍ} قال: هو المِكثار في الشرّ (.جامع البيان في تفسير القران - الطبري) والحلاّف: الكثير الحَلِف. والمَهِين: الضعيف القلب؛ عن مجاهد. ٱبن عباس: الكذاب. والكذاب مهين. وقيل: المكثار في الشَّر؛ قاله الحسن وقتادة. وقال الكلبيّ: المَهِين الفاجر العاجز.( الجامع لاحكام القرآن )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sürekli yemin edip duran o aşağılıklara itaat etme.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sakın boyun eğme o kimseye ki doğruya, eğriye yemin eder, her kalıba girer,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
10, 11. Yemin eden, Tanrı yanında düşkün, ayıp araştıran, kovuculukla söz gezdiren,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şunların hiçbirine itaat etme: Devamlı yemin edip durana,⁷
7 Hz. Peygamber’in büyük düşmanlarından Velid bin Muğire olduğu rivayet edilir. Krş. Mücâdele, 58/16; Münâfik, 63/2.  
Kadri Çelik
swap_vert close
İtaat etme yemin edip duran aşağılık kimseye.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Sakın kâfirlerin “dinde pazarlık” tekliflerine aldanıp da onlara uyma; Doğru yanlış demeden yemin edip duran böylece herkesle anlaşmak ve kendi güçlerini kabul ettirmek isteyen o alçaklara!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İtaat etme, yemin edip duran her bir alçak herif’e!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Vara yoğa yemin eden adî heriflere aldırma!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu nedenle onların sözlerine aldanma! Onlara itaat etme! Zira onlar yapamayacakları şeyleri söyler! Üstelik yeminlerini yalanlarına destek yaparlar. Onlar bu davranışlarıyla aşağılık insanlardan başka değillerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
10,11,12,13. Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! [*]
Bu ayetlerde sayılan bütün bu özellikler kimlerde varsa onlara itaat edilmemesi emredilmektedir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
10,11,12,13. (Ey Muhammed!) Şu boş yere yemin eden, aşağılık, (herkesi) kötüleyip duran, boşboğazlık yapan, iyilik düşmanı, saldırgan, günâhkâr, saygısız, sonra bir de soysuzların¹ hiçbirine itaat etme. ²
1 Zenîm: “zeneme” den türetilmiştir. Zeneme, keçinin, koyunun boynunda, kulağı dibinde derisinden küpeye benzer yumrucuklara yahut kulağı delinip de ucundan asılı bırakılan her tarafa sallanıp duran sarkıntıya denir. Dilimizde o koyun veya keçiye “küpeli” denildiği gibi Arapça’da da “zenîm” denilir. Burada istiâre olarak Türkçe’deki, “dalkavuk, kulağı yirik, kulağı kesik yahut kulağı küpeli” sözlerindeki mecazî mânâyı andırır. İbnu Cerir’in açıklandığı gibi tefsirciler İbnu Abbas’tan edilen rivayete göre bu kelime mecazen: “Nesebi şüpheli, nesebi başkasının nesebine katılmış, soysuz, kötülükle tanınmış, damgalı kâfir, zalim, aşağılık, fena huylu…” anlamlarına gelir.2 Bazı müfessirler, bunlarla belirli bir şahsın kastedilip edilmediğini araştırmışlarsa da; bu özellikleri taşıyan her şahsın kastedildiği, baştaki (كُلَّ) ifâdesinden açıkça anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ayrıca, ⁶ yemin edip duran alçağa uyma,
6 Lafzen, “Ve”. Arkasından sıralanan manevî/ahlakî zaaf türleri, tabii ki, sadece, “arzu ve özlemlerine” hiçbir şekilde aldırış edilmemesi gereken insan tipinin örnekleri olarak anılmışlardır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen şu adamlara sakın boyun eğme! Durmadan yemin eden aşağılık kimselere. 2/224, 58/14...16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve sen, (çiğneyeceğini bile bile) ağız dolusu söz veren hiçbir alçağa da boyun eğme![⁵²³⁶]
[5236] Half, Kur’an’da kasem ile eşanlamlı kullanılmaz. Half, geldiği 13 yerin tümünde de bozulan yemin ve çiğnenen söz makamında gelmiştir. Çevirimizin gerekçesi budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Doğruya da eğriye de alabildiğine yemin eden, insanlık şerefini yitirmiş olan,
Osman Fırat
swap_vert close
Ve ayrıca, yemin edip duran alçağa uyma,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve itaat gösterme her çok yemîn edene, âdî fikirli olana.
Suat Yıldırım
swap_vert close
10, 11, 12, 13, 14, 15, 16. Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız. [74, 11-26; 6, 25; 8, 31; 46, 17]
Hz. Peygamber (a.s.)’ın karşısına böyle azgınca çıkanların burunlarının sürtüleceğini bildiren bu âyetlerle yüce Allah onların istikbaldeki perişan hallerini haber vermektedir. Zahirî şartlarda beklenmeyen bu zafer, ancak kaderlere hükmeden Allah’ın bildirmesi ile olabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şunların hiçbirine ita'at etme: Yemin edip duran aşağılık,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Çok, hak ve bâtılda kolayca yemîn idenlere itâ'at itme.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yemin edip duran alçakların hiçbirini dikkate alma!
Şaban Piriş
swap_vert close
Yemin edip duran alçağa itaat etme!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Uyma sen çok yemin edene, aşağılık kimseye,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunların hiçbirine eğilme, uyma: Çok yemin eden, bayağı-alçak,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
10-14. daħı boyun virme her and içiciye çoķ ħor olmışdur ādem ardınca yavuz söyleyici yüri-y-ici ķov-ıla yıġıcı ħayrı ḥaddan geçici çoķ yazuķlu iri aśarmaz şundan śoñra ḥaramza eger oldur-ise mal issi daħı oġlanlar issi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı uyma her yalan and içene ẕelīl ve ḫor,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) İtaət etmə (yalan yerə) hər and içənə, alçağa;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Neither obey thou each feeble oath monger,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Heed not the type of despicable men,-(5599) ready with oaths,(5600)
5599 The type of each of these hateful qualities is not uncommon, though the combination of all in one man makes him peculiarly despicable, as was Al WalTd ibn Al Mughiyrah, who was a ringleader in calumniating our Prophet and who came to an evil end not long after the battle of Badr, in which he received injuries. 5600 It is only liars who swear on all occasions, small or great, because their ordinary word is not believed in. The true man's word, according to the proverb, is as good as his bond.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تُطِـعْ
ve itaat etme
كُلَّ
her
حَلَّافٍ
çokça yemin edip duran
مَه۪ينٍۙ
aşağılık
(Resulüm! Sen şunların) Hiçbirine itaat etme; (yalan yere) çokça yemin edip duran, aşağılık,
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
حَلَّاف
İsim
ح ل ف
Çokça yemin edip duran
مَهِين
İsim
م ه ن
Basit, aşağılık, değersiz